Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması Diyanet'e yaptığı atamalar nedeniyle heyecan uyandırmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6. Din Şurası’nda yaptığı konuşma Diyanet'e yaptığı FETÖ'cü ataması ve ardında hala inatla durması nedeniyle İslami kesimde samimi bulunmadığı için artık heyecan oluşturmuyor. Erdoğan'ın Kutlu Doğum Haftası'ndan sonra tarikatların arzusu doğrultusunda Diyanet'e yaptığı FETÖ'cü ataması ve sonrasında SÖZDE EHLİ SÜNNETçilerin kadrolaşmasına seyirci kalması, Diyanet başta olmak üzere İlahiyat camiası ve İslami kesimce kıyasıya eleştiriliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması Diyanet'e yaptığı atamalar nedeniyle heyecan uyandırmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6. Din Şurası’nda yaptığı konuşma Diyanet'e yaptığı FETÖ'cü ataması ve ardında hala inatla durması nedeniyle İslami kesimde samimi bulunmadığı için artık heyecan oluşturmuyor. Erdoğan'ın Kutlu Doğum Haftası'ndan sonra tarikatların arzusu doğrultusunda Diyanet'e yaptığı FETÖ'cü ataması ve sonrasında SÖZDE EHLİ SÜNNETçilerin kadrolaşmasına seyirci kalması, Diyanet başta olmak üzere İlahiyat camiası ve İslami kesimce kıyasıya eleştiriliyor.

30 Kasım 2019 Cumartesi 13:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması Diyanet'e yaptığı atamalar nedeniyle heyecan uyandırmadı
banner310

Erdoğan'ın yaptığı atamalar nedeniyle İslami kesimin kendisine olan kırgınlığı had safhada ve böyle devam ederse 2023 seçimlerini alması büyük bir risk...

Bir siyasetçinin konuşması kadar yaptığı atamalarda halkın teveccühünü kazanması adına büyük önem taşıyor. Lakin Erdoğan'ın son yıllardaki atamalarına bakılırsa kaybedilen 6 büyükşehire rağmen güç zehirlenmesi yaşadığı yorumları yapılıyor.

MetroPOLL'ün Ekim 2019 kamuoyu araştırmasında en güvenilmez kurum sorusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2,1 ile en son sırada yer alması bile artık Erdoğan için bir anlam ifade etmiyor. Seçim sonrasında halkın mesajını aldığını söyleyen Erdoğan'ın halkı ciddiye almaz hali 2023'te sandıkta güçlü mesajla karşılık bulacağı ve siyasi hayatının sonu olacağını gösteriyor.  

Her ne kadar İslami kesimin Erdoğan'ın yaptığı liyakatsiz atamalar nedeniyle samimiyetine inancı bitmişse de karşı mahalle hala Erdoğan'dan korkuyor. Hasan Cemal T24’teki köşesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6. Din Şurası’nda yaptığı konuşmayı değerlendirdi.

Erdoğan’ın teorik açıdan son derece ufuk açıcı ve tutarlı olan şura konuşması iktidarda olan partisinin Diyanet'e yaptığı etkisiz ve sevilmeyen FETÖ'cü ataması, pratik icraatlar ve politikalarına vurulduğunda ortaya çıkan yoğun çelişkilerden ötürü olsa gerek kamuoyu ve İslami kesimlerde pek heyecan uyandırmadı. Kamuoyu, Erdoğan'dan güçlü kişiliğine paralel silik şahsiyetli, geçmişi şaibelerle dolu emir erlerinden ziyade halkın sevdiği, ilmi ile amil, liyakat ehli atamalar bekliyor.

Ama Erdoğan’ın parti pratiğinde ve somut icraatlar alanında karşılık bulmasa da bu tarz söylem ve çıkışlarının karşı mahallede ne derece kaygı ve endişelere sevk ettiğini göstermesi açısından Hasan Cemal’in yazısının bunun tipik bir örneği olduğunu düşünüyor ve aşağıda dikkatinize sunuyoruz:

Erdoğan'la Gizli Gündem...

Demokrasi amaç mı, araç mı? Demokrasi ara istasyon mu?

Yazı yazmaya niyetim yoktu.

Ama Aydın Engin'in Tırmık'ını okuyunca yazmadan olmaz dedim.

Tayyip Erdoğan 6. Din Şûrası'nın kapanış konuşmasında demiş ki:

Nefsimize ağır gelse de,

hayatımızın merkezine dönemin

koşullarını değil, dinimizin                         

hükümlerini yerleştireceğiz.

Demiş ki:

İslam, hayatımızın tüm alanlarını

kuşatan, kucaklayan, kurallar,

yasaklar manzumesidir.

Yaşantımızın her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz.

Ömrümüzün sonuna kadar Müslümanca yaşamakla emrolunduk…

Demiş ki:

İslam bize göre değil, biz

İslam'a göre hareket edeceğiz.

Nefsimize ağır gelse de

hayatımızın merkezine dönemin

koşullarını değil, dinimizin

hükümlerini yerleştireceğiz.

Erdoğan'ın bu sözlerini okuyunca geçmiş canlandı gözlerimin önünde.

Yıl 1995.

Refah Partisi’nin Ümraniye teşkilatının açılışında Erdoğan diyor ki:

Egemenlik kayıtsız şartsız

milletindir demek, koskoca bir

yalan! Allah, kesin hakimiyetin

sahibidir!

Diyor ki:

Tutturmuşlar, laiklik elden

gidiyor! Bu millet istedikten

sonra tabii elden gidecek. Sen

bunun önüne geçemezsin ki.

Diyor ki:

Bir buçuk milyarlık İslam

âlemi, Müslüman Türk

milletinin ayağa kalkmasını

bekliyor. Kalkacağız. Onun

ışıkları gözüküyor. Bu kıyam

başlayacak.

Tarih, 14 Temmuz 1996.

Milliyet'te Nilgün Cerrahoğlu’nun sorularını yanıtlarken Tayyip Erdoğan diyor ki:

Refah din değildir. Eşittir İslam

değildir. Ama referansı

İslam’dır. Referansımıza ters

hiçbir şey yapmak ve yaşamak

istemiyoruz.

Soruyor Nilgün Cerrahoğlu:

Referansınıza ters kanun

kalkacak mı?

Erdoğan yanıtlıyor:

Tabii. Kanunları da insanlar

yapar. Şu ana kadar

demokrasiyi bizim gibi

anlayan, bizim gibi

yaşayan ve yaşatmaya gayret

eden bir parti gelmedi. Ama

demokrasi amaç mı, araç mı?

Ha burada bizim bir ayrılığımız

var. Biz diyoruz ki, demokrasi

bir araçtır, demokrasi amaç

değildir.

Aradan altı geçiyor.

2002 yılı sonunda Erdoğan ve partisi sandıktan çıkıp tek başına iktidara gelince, Erdoğan değiştiğini söylemeye başlıyor.

Erbakan Hoca’nın "Milli Görüş gömleği"ni sırtından çıkardığını açıklıyor.

AKP hükümeti, Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde, Refah Partisi'nin küfür düzeni, Yunan yutturmacası diye nitelediği demokrasi yolunda somut demokratikleşme adımları atmaya başlıyor.

Türkiye'nin 2004 yılı sonunda AB ile tam üyelik müzakereleri kesinleşince bir gelişme daha oluyor.

Avrupa Konseyi’nde 12 Eylül'ün demokrasiye indirmiş olduğu darbeler nedeniyle Türkiye hakkında alınmış olan demokratik denetim süreci sona erdiriliyor.

Aradan 13 yıl geçiyor.

Tarih, 25 Nisan 2017.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Türkiye'yi yeniden 12 Eylül darbe dönemindeki gibi demokratik denetim altına alıyor.

12 Eylül askerî darbe döneminde demokrasi, hukuk, insan hakları ve özgürlüklere ilişkin değerleri çiğnediği için denetim altına alınan, 2004’te AKP hükümeti döneminde denetimden çıkan Türkiye, bunca yıl sonra iktidarda yine AKP varken, Erdoğan’ın tek adamlığı döneminde, sen artık demokrasi değilsin muamelesine tâbi tutulmuş oluyor.

Tarih, 26 Nisan 2017.

T24'de yazıyorum:

Askerî darbeden kurtuluyoruz

derken, bu defa Erdoğan’ın sivil

darbesine tutulduk!

Ve soruyorum:           

Yoksa Erdoğan’ın iç dünyasında,

İslamcı gençliğin 1979’daki,

1980’deki sloganları kutsal yerini

hâlâ koruyor muydu:

Dün İran Pakistan

Sıra sende Müslüman

Dinsiz devlet yıkılacak elbet

İslam devleti kurulacak elbet!

Erdoğan'la ilgili şu sorular yıllar içinde çok tartışıldı:

Erdoğan değişmedi mi? Gençliğinde neyse, öyle mi kaldı? "İslam devleti kurulacak elbet!" sloganı gönlündeki, "gizli gündemi"ndeki yerini her zaman korudu mu?

Erdoğan'da gizli gündem varlığını koruyor.

Bu noktayı ilk kez belirtmiyorum.

İsteyen bu konudaki görüşlerimi Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor isimli kitabımın 349-359 sayfalarıyla, Türkiye'nin Asker Sorunu isimli kitabımın 47-156 sayfalarında ayrıntılı olarak okuyabilir. Bu satırlar, Erdoğan'ın 6. Din Şûrası'ndaki konuşmasının ürünüdür.

Son Güncelleme: 30.11.2019 14:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Safa 2019-11-30 16:04:27

biz cumhurbaşkanımızı hasan cemalin gözü ile değerlendirmeyiz. diyorum ki önce devlet değil önce fert fert müslümanlar düzelecek sorun burada. bende eskiden tepe düzelirse halkda hemen düzelecek zannederdim. yanılmışım. şimdi kanaatim iş aşağının vahiyle buluşmasında sonra yukarısı inş. vahyin emirlerinin %99 u fertlerle ilgili. adalet , liyakat, meşveret ve merhamet devletin görevi. gerisi tamamen bizimle ilgili. i̇şimize gelen yukarıyı sürekli taşlamak. bunun yanlış olduğunu düşünüyorum.

Misafir Avatar
pirifani 2019-11-30 20:09:43 @Safa

seksenbin lira maas alasinlar bak nasil sapitiyorlar hep beraber seyrederiz.

Beğenmedim! (1)
Avatar
hasan 2019-12-02 10:26:00

çünkü dili ali diyor , kalbi y..
ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz

Avatar
pirifani 2019-11-30 17:53:54

inandiriciligi kalmadi ve insanlar samimiyetinden suphe eder oldular.

Avatar
köylü 2019-11-30 14:28:06

valla hiçbir siyaseten veya başka birinden vs vs hiç kimseden bir ümidim yok azıcık vardı artık ümidim tamamen kesik vaziyette arada derede yuvarlanıp gidiyoruz. ama Allahın rahmetinden yalnızca ümidim var

Avatar
imparator 2019-11-30 21:27:23

bazı imam ve müftülerle oturuyoruz. kimse memnun değil aliden. diyanet seni bunun arkasında bostan korkuluğu diktiler. diyanet sene fena tepki var. bazıları ite köpeğe kızarak erbaşın ardında onlar da büyük resmi göremiyorlar. erdoğana diyanet şöyle iyi böyle iyi diyorlar da metropollün araştırması ortada diyanet en güvenilmeyen kurum çıktı. fazla söze ne hacet