Havada provokasyon kokusu var

Geçen hafta bu köşede “Toplumsal Kutuplaşma ve Zıtlaşma” başlıklı bir yazı yazmış ve toplumsal bünyedeki ciddi bir sıkıntıyı anlatmaya çalışmıştım.

Havada provokasyon kokusu var

Geçen hafta bu köşede “Toplumsal Kutuplaşma ve Zıtlaşma” başlıklı bir yazı yazmış ve toplumsal bünyedeki ciddi bir sıkıntıyı anlatmaya çalışmıştım.

23 Mayıs 2020 Cumartesi 21:29
Havada provokasyon kokusu var
banner310

Kutuplaşma ve zıtlaşma diye tanımladığım bu sıkıntı, son günlerde reel politik düzlemdeki dilin yeniden sertleşmesi ve buna bağlı olarak siyasi havanın gerginleşmesi üzerine çok ciddi bir provokasyon imkanına dönüştü. Şöyle ki birkaç gün önce İzmir müftülüğünün merkezi ses sistemi sabote edilerek Konak, Karşıyaka gibi yerlerdeki bazı camilerin hoparlörlerinden “Çav Bella/Bella Ciao” (Mussoli döneminin İtalya’sında devrimci, sosyalist, komünist grupların marşı) isimli bir marşın yayını yapıldı; daha sonra da bazı insanlar bu provokatif eylemi övücü ifadelerle sosyal medya hesaplarında paylaşımlar yaptı.

Bu provokasyon için İzmir kentinin seçilmiş olması çok manidar… Zira “Gâvur İzmir” şeklindeki çirkin yakıştırmanın anlam ve çağrışımları malum… Camilerin hoparlörlerinden yayınlanan müziğin sol ideolojide sembolik değeri haiz “Çav Bella” isimli marş olması daha bir manidar. Zira İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bu marşla ilgili hikâyesi de malum… İzmir, CHP, CHP’li belediye başkanı, Çav Bella marşı, cami, minare, ezan… Bütün bu isimler ve semboller bir araya getirildiğinde, özellikle de “Çav Bella” gibi sembolik parmak izlerine dikkat edildiğinde, söz konusu provokasyonun toplumsal kutuplaşma ve zıtlaşma sosyolojisinden Maraş ve Çorum olayları gibi bir toplumsal infial yaratmaya matuf olduğu anlaşılır. 

1978 yılında memleketi 12 Eylül 1980 darbesine götüren Maraş olayları sırasında 100’den fazla insanımız katledildi; Alevi vatandaşlarımıza ait 200’den fazla ev ateşe verildi ve 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Tamamen siyasi saiklerle kaşınan Alevi-Sünni ihtilafının gerginliği tırmandırdığı bir süreçte, Maraş’taki Çiçek Sineması’na o dönemin milliyetçi filmlerinden biri olarak kabul edilen “Güneş Ne Zaman Doğacak” isimli filmin gösterimi sırasında patlayıcı madde atılması infialin fitilini ateşlemiş, olayların çığırından çıkma aşamasında Bağlarbaşı camii imamı Mustafa Yıldız cuma vaazında şu öğütleri (!) vermişti: “Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP’li Sünni imansızları temizleyeceğiz.” 

Geçen haftalarda Sevda Noyan’ın lüzumsuz ve sorumsuz konuşması, bu hafta İzmir’deki bazı camilerin hoparlörlerinden Çav Bella marşı çalınması memleketin havasındaki provokasyon kokusunu yoğunlaştırıyor. Bereket versin ki bu defa aklıselim ve sağduyu ülke sathında daha baskın görünüyor. İzmir Belediye başkanı Tunç Soyer’in şu açıklaması da takdiri hak ediyor: “En fazla birlik beraberlik içinde olmamız gereken günlerde, halkımızı birbirine düşürmeye, kutuplaştırmaya çalışanların bu kadar alçakça provokasyona tevessül etmeleri niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Hedefleri halkımızın dirliğini, birliğini bozmaktır. Bu oyuna gelmeyelim. Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlı bazı camilerin ses sistemine girerek bu eylemi gerçekleştirenleri devletin yetkilileri ve emniyet güçlerinin en kısa sürede yakalayarak yüce Türk adaleti önüne çıkacağına inanıyor, İzmirliler adına bekliyoruz. Asla kabul etmeyeceğimiz bu provokasyonu gerçekleştirenleri lanetliyor, güzel İzmir’in adını bu olayla yan yana getirip politika malzemesi yapanları da kınıyorum.”

İzmir’de tezgâhlanan provokasyonun üç beş densiz ya da kendini bilmez insanın marifeti olmadığını anlamak için özel harp dairesinde uzman olmaya gerek yok. Bu iş kesinlikle derin, kirli ve karanlık bir iş… Akif Beki’nin “Camide kim Çav Bella çalar?” başlıklı yazısında Özel Harp Dairesi eski Başkanı Org. Sabri Yirmibeşoğlu’ndan aktardığı şu ifadeler de bunu teyit edici mahiyette: “Eğer bir yerde halkı galeyana getirmek isterseniz, sizin saygın değerlerinize düşmanın küçültücü hareket yaptığını gösterirsiniz. Özel Harp’te bir kural vardır. Halkın mukavemetini arttırmak için, düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs’ta cami yaktık biz mesela...”

Bu pasajda da açıkça belirtildiği üzere toplumsal planda geniş çaplı infial yaratacak provokasyonlarda en etkili unsur, kutsal semboller ve değerlere saldırıda ifadesini bulur. Çünkü kutsallara saldırı toplumun çok hassas olduğu sinir uçlarına dokunmak, taze yarayı kaşıyıp kanatmak gibi bir anlam taşır. Kaldı ki bizim bazı siyasal ve toplumsal yaralarımız, Alevi-Sünni ihtilafı gibi asırlara uzanan bir geçmişe sahip olsa dahi her zaman taze ve kanamaya hazırdır. Nitekim Yavuz Sultan Selim-Şah İsmail (Osmanlı-Safevi) mücadelesi, Çaldıran muharebesi ve kızılbaşlık meselesinden bu yana her kaşındığında kanamış ve en son versiyonuyla Sivas-Madımak vakası olarak karşımıza çıkmıştır. Öte yandan, biz rasyonellikten ziyade duygusallığı ağır basan bir toplum olduğumuzdan, her daim kışkırtılmaya elverişli bir ruhsal moddayızdır. Fakat bütün bu duygusallığımıza rağmen kırk-elli yıl gibi kısa bir zaman aralığında defalarca aynı kodlarla kodlanıp tezgâhlanan provokasyonlara karşı sağduyulu, serinkanlı ve aklıselimle mukabelede bulunmak, çok zor bir iş olmamalıdır. Kısacası, ister bireysel ister toplumsal planda ne kadar kışkırtılırsak kışkırtılalım, aklıselim ve sağduyuyla adım atmamız gerektiğini asla unutmamak lazımdır. 

Mustafa Öztürk / Karar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 2020-05-24 01:56:45

mustafa öztürk hakkında yazılanlar provokasyon zühri hakkında yazılanlar ilmi yazı öyle mi? tutarlı olun bari.
ADMİNİN YORUMU: https://www.dinihaber.com/2-manset/tarikatcilarin-lincine-maruz-kalan-prof-mustafa-ozturk-ozur-diledi-h144389.html

Avatar
İmam 2020-05-24 01:01:56

Kur an inmeseydi daha iyi olurdu diyen bir kişinin yazısına bu sitede yer vermeniz sizin ne denli bir çizgiye sahip olduğunuzu ifşa etmektedir. Bu yüzden sitenizde yer verdiğiniz hadis karşıtı yazılar ve desteklediğiniz kişiler bizim size ne kadar az güven duymamız gerektiğini pekiştirmekdedir.
ADMİNİN YORUMU: https://www.dinihaber.com/2-manset/tarikatcilarin-lincine-maruz-kalan-prof-mustafa-ozturk-ozur-diledi-h144389.html

Misafir Avatar
pirifani 2020-05-24 01:31:48 @İmam

sayın imam kuranda Allah resulünü ozel vahşyle değil doğrudan kuran vahyiyle defalarca uyarıyor.kendisine indirilenden suphe etmemesi muriklere kafirlere ehlş kitaba meyletmemsi için ikazlarda bulunuyor.bu ikazlar elbet ummetin diger fertleri için daha da önemlidir.zira bizler melek degiliz duygusal iniş cıkıslarımız vardır.bazen kızgınlıkla inandığımızın aksini söyleyiveririz.cemaat kanalizasyonu olan ahlaksız seviyesiz bir ortamda değerli ilim ve fikir adamlarının bu tip cıkısları olur.muhum olan yaptıkları hatada israr etmeyip mümkünse beklenen açıklamayı yapmalıdırlar.bunların belki de istemeyerek ağızlarından çıkan sozler hic bir zaman peygamber seytan ayetlerine günlerce iman etmiş olarak müşrik olarak dolaştı demek gibi değildir.veya muhammed eşittir Allah veya bana yazdırılıyor veya kainatın tasarrufu bana verildi veya 500 ayet getirsen ne yazar gibi doğrudan ve kasıtlı sirk ve kufur içeren sözler gibi degilidri.ama yine de tevbe ve ozru gerektirir.

Beğenmedim! (3)
Misafir Avatar
imam denen... 2020-05-24 01:11:36 @İmam

bak o adamın o sözü ne amaçla söylediğini adın gibi biliyorsun. öztürke olan kininiz siizin sapık mürşitlerinize karşı oluşu. adam bu konuyla ilgili yazı bile yazıp özür diledi. dinihaber mustafa öztürkü de yeri geldiğinde eleştirdi. dinihaberin senin gibi putperestliği yok. doğruya doğru eğriye eğri der. mustafa öztürkü eleştirirsinde Allah ile görüşüp cübbeli ahmetin zamparlığını bana bırakın lafını da eleştirdin mi. azraili kovan mumut ustaosmanoğlunu, meleklere saman taşıttıran menzilin gavsını, gebermiş gitmiş geylaniden medet bekleyen cübbeli ahmet ile said nursiyi, ölmüş peygamberden medet bekleyen ihsan şeroacakı da eleştirdin mi. bunların ki şirkin daniskası. mustafa öztürkün ki sadece bir teşbih. buyur imam denen şerefsiz cevap ver.

Beğenmedim! (4)
Avatar
Murtaza Kurt 2020-05-26 13:01:52

beledi̇yeler elleri̇nden çikti pi̇sli̇kler ortaya saçildi , bi̇rde i̇kti̇darlari gi̇derse korkulari sardi , çünkü maymun gözünü açti , eli̇ni̇ nereye atsan pi̇s kokular geli̇yor , üzücü tarafi i̇kti̇darin i̇slamci olmasi ,

Avatar
Murtaza Kurt 2020-05-27 10:45:04

rahmetli ebu zer gibi müslümanları susturmayın , bunlar olmasaydı islamcı münafıkları öğrenemeyecektik , onlardan Allah razı olsun ,

banner312

banner298