Konya Baro Başkanı Aladağ'dan Kadir Şeker açıklaması

Konya Barosu Başkanı Mustafa Aladağ, Kadir Şeker'in, parkta sevgilisini darbeden kişiyi engellemek isterken bıçakla öldürmesine ilişkin, 'Mağdur bir kadına yardım amacıyla oraya giden ama eylem suretiyle de belki hayallerinden mahrum kalan bir evladımız var' dedi.

Konya Baro Başkanı Aladağ'dan Kadir Şeker açıklaması

Konya Barosu Başkanı Mustafa Aladağ, Kadir Şeker'in, parkta sevgilisini darbeden kişiyi engellemek isterken bıçakla öldürmesine ilişkin, 'Mağdur bir kadına yardım amacıyla oraya giden ama eylem suretiyle de belki hayallerinden mahrum kalan bir evladımız var' dedi.

10 Şubat 2020 Pazartesi 20:12
Konya Baro Başkanı Aladağ'dan Kadir Şeker açıklaması
banner310

Konya Barosu Yönetim Kurulu, kız arkadaşı Ayşe D.'yi darp eden Özgür Duran adlı kişiyi engellemek isterken ölümüne yol açan 20 yaşındaki Kadir Şeker olayına ilişkin olağanüstü toplandı.

Toplantının ardından açıklama yapan Baro Başkanı Aladağ, olayın 'acı, elim bir durum' olduğunu belirterek, somut delillerin toplanmasına ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titiz çalışma yürüttüğünü söyledi.

Aladağ, olaya ilişkin şunları dile getirdi:

"Edindiğimiz bilgiler doğrultusunda akşam 21.30'da evine giden evladımız kadın sesi duyuyor. O sese doğru yöneliyor. Oradaki vatandaşa 'Neden şiddet uyguluyorsunuz?' diye sorduğunda, 'Sana ne? Seni ilgilendirmez. Bu, benim karım, eşim' cevabını alıyor. Kadın da ama çocuğu ama adamı korumaya yönelik bir hareketle 'Evet, eşimdir' diyor. Çocuğun 'Eşiniz de olsa bu şiddeti uygulayamazsınız' demesinin ardından maktul, ciddi hakaret ve tehditlerde bulunuyor.

Çocuk, olay yerini terk etmek üzereyken maktul arkasından saldırıyor. Ciddi bir boğuşma yaşanıyor. Görüntülerde de var, çocuğun yüzünde, boğazında ve çeşitli yerlerinde ezilmeler meydana geliyor."

Şeker'in elindekinin meyve bıçağı olmadığını dile getiren Aladağ, "Elindeki bıçak, eskilerin tabiriyle 'açılır-kapanır', ahşap saplı bir bıçak" dedi.

KASTEN Mİ KAZARA MI ÖLDÜRDÜ?

Aladağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuğa bu bıçağı neden sakladığı sorulduğunda da 'Tekin bir yer değil. Dershanemden evime giderken korunma amaçlı üzerimde bulunduruyorum.' diye ifadesi var. Bu bıçak çocuk tarafından kasten mi maktule saplanıyor yoksa boğuşma sırasında yere düşerken kazara mı meydana geliyor, buna dair en canlı görgü tanığı, şiddete uğrayan kadın. O da net bir ifadede bulunmuyor. Görgü tanıkları basına yansıdı. Bunlar parkı gören apartman dairesinde oturan insanlar. Uzaktan, çocukla adam arasındaki bu kavga olayına şahit olduklarını söylüyorlar. Bu hususun netliğe kavuşması, adaletin tecellisi, kamu vicdanının rahatlatılması ve aydınlatılması noktasında Başsavcılığımız lehe ve aleyhe çalışmalarını yürütüyor.

Burada hassasiyet gösterilen husus, bu bıçağın kasten mi yoksa kavga sırasında mı kazara maktulün vücuduna isabet ettiği noktasında kriminal bir inceleme ve ardından ölüm nedeni."

Olayla ilgili çalışmaları yakından takip ettiğini anlatan Aladağ, yeni görgü tanıklarının olduğunu öğrendiklerini, güvenlik güçlerinin çevredeki kamera kayıtlarına ulaşmaya çalıştığını dile getirdi.

OLAY YERİNDE KEŞİF YAPILDI

Dün akşam olay yerinde keşif yapıldığını belirten Aladağ, şöyle konuştu:

"Buna dair somut değerlendirme yapılıp deliller toplandıktan sonra maddi gerçeğin, adaletin, hakkın ve hakikatin tecellisi noktasında titiz bir çalışma yürütülüyor. Mağdur bir kadına yardım amacıyla oraya giden ama eylem suretiyle de belki hayallerinden mahrum kalan bir evladımız var. Olayın bana göre ana teması bu. 'Eylem, o korku ve heyecanla meşru müdafaa, sınırın aşılması mıdır yoksa ağır tahrik kapsamında mı kalacaktır, çocuğumuz ceza alacak mıdır, almayacak mıdır' hususu, ne benim söyleyebileceğim bir ifadedir ne de savcılık makamının. Buna en doğru şekilde karar verecek, kovuşturmayı yapacak olan yüce heyettir, mahkemedir. Birlikte, titizlikle ve yakından takip edeceğiz.

Kamuoyunun Kadir Şeker'e yönelik ciddi bir desteği var. Kamu vicdanı, vatandaş anlamında bunun sergilenmesi çok doğal ancak biz bir avukat, hukukçu gözüyle değerlendirmek zorundayız. Olaya baktığımız zaman meşru müdafaa sınırları içinde kalma ihtimali de var ancak kalmadığı takdirde haksız tahriğin ağır hükümlerinin uygulanması kaydıyla, biliyorsunuz adam öldürmenin karşılığı müebbet hapistir. Haksız tahriği en ağır şekilde değerlendirdiğinizde, kanun 12 ile 18 yıldır. 12 yıl ceza düşündüğünüzde bir de buna iyi hal indirimi yaptığınızda 10 yıllık bir cezaya tekabül ediyor ancak Türk Ceza Kanunu'nun 27/2. maddesi kapsamında da olayın değerlendirilmesi mümkün."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner312

banner298