Mustafa Özbağ denen batıl tasavvuf din mensubu şahıs, rüyasında Allah'ı gördüğünü ve Allah'ın sırtının kendine dönük olduğunu, yüzünü döndüğünde ise karşısında olan insanların yüzü ile aynı olduğunu söylüyor. Video her ne kadar 2015 gibi yıllara ait olsa da güncelliğini koruması adına önemli...

Aslında tasavvuf, birbirinden habersizmiş gibi duran ama bir üst akıl tarafından sevk idare olunan organize bir hareket. Biri Peygamberi rüyasında gördüğünü ve talimatlar aldığını iddia ediyor.

Diğeri Allah'ın sıfatlarını şeyhine yükleyip bunu ballandıra ballandıra anlatıyor.

Diğeri havada uçuyor, kaçıyor, müridinin ne halt yediğini bildiğini iddia ediyor.

Bir diğeri Allah ile görüşüyor.

Bir diğeri kalplerde geçeni Allah'ın bildiğini ayetine rağmen milletin içinden geçenleri bildiğini söyleyebiliyor.

Bir diğeri tavukları diriltiyor.

Bir diğeri Azrail'i kovuyor.

Bir diğeri zamparanın biri için Allah ile görüşüyor.

Diğeri diğeri diğeri...

Ağır ağır yüz belki 300 yıllık bir zaman dilimine yayılmış şekilde her biri kaleden bir tuğla koparmayı görev bilen şeytan ve dostları çalışması.

Kur'an'ın haram kıldığı her şey bu tasavvuf denen batıl dinde bir şekilde helalleşiyor. Allah'a rağmen vahyedilen dine aykırı hüküm, tavır ve konuşmalar Allah adına yapılmakla millete yediriliyor.

Öyle bir alışma ki Kur'an ayetlerini okusanız adam size "Kur'ancı, mealci sapık" deyip saldırıyor. Saldırıyor da bir an Allah Resulü'nün Kur'ancı olduğunu dahi akledemiyor.

***

Tasavvuf Batıl Din mensuplarının yaptıkları her kepazeliğe gece Allah Resulü (as)'ı şahit kılma rezaletini sık sık duyardık. 

Lakin ne kadar anlatsak da bu insanlara böyle bir şeyin olamayacağını anlatamazdık. 

Gerekçeleri ise İslam'ın pavlusu Buhari'nin (Lütfen sitemizde hadisler bölümü ile Ferec Hüdür adlı yazarımızın dinihaberlerce genişletilmiş hadisler konulu yazılarımıza bakarak bu deyimi neden kullandığımızı düşünmenizi istirham ediyoruz.) "Rüyada beni gören beni görmüştür. Şeytan benim kılığıma giremez" zırvalığı idi. 

Peygamberimizin görülemeyeceğini, görülse de bunun dini hiçbir karşılığı ve kişinin imanına bir katkısının olmayacağını bu insanlara anlatamamışken şimdi de rüyada Allah'ı görme halisinasyonları başladı. 

Hiçbir delile ihtiyaç duymadan bu şarlatanlara şunu diyebiliriz. 

Rüyada görülen bir kimsenin gerçekte söz konusu edilebilmesi için o şahsın sosyal hayatta görülmesi gerekir. Diyelim biri, rüyada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı gördüm dedi. 

Bu iddiada olan kimsenin gerçek hayatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı görmesi gerekir ki rüyada gördüğünün Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğuna kendisi inanabilsin. 

İşin bu boyutu rüya görenin kendi vicdanında olan bir sorundur. Yani kişinin kendi kendini tatmin etmesi boyutudur.

İşin diğer boyutu ise rüyada gördüğünü başkasına anlatması boyutudur. 

Bir kimse rüyada bir şahsı gördüğünü diyelim iddia etti. 

İddiasının ispatı kendisini dinleyenlerin de söz konusu varlığı gerçek hayatta görmeleridir. Biri rüyada şu şu surette Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı gördüm diye anlattığında dinleyenlerin de o rüya sahibi kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın suretine gerçek hayatta hakim olması, görmesi gerekir.

***

Rüya ile amel etmenin saçmalığını en güzel şekilde Allah, İbrahim (as) ile örneklendirir. İbrahim (as) oğlunu kurban etmeye teşebbüs ettiği anda Allah, kendisine büyük bir kurban göndermekle rüya ile amel etmesine müsade etmez. Ve adeta Allah, İbrahim (as)'a "Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın sahih olduğunu düşünmen konusunda inanman iyi, hoş lakin uyanıkken, aklın başında iken sana vahiy gelmedikçe rüya ile amel etme!" denilir.

Mustafa Özbağ denen batıl tasavvuf din mensubunun Allah'ı gördüm meselesi tam bir zırvalıktır. Mustafa Özbağ'ın rüyasında gördüğü varlığın Allah olduğunu iddia etmesi için kendisinin Allah'ı gerçek hayatta görmesi gerekir ki rüyada ki varlığın Allah olduğunu iddia edebilsin.

İşin ikinci boyutu olan başkalarına rüyasını aktarması konusunda dinleyenlerin de Allah'ı gerçek hayatta görmeleri gerekir ki Mustafa Özbağ'ın rüyasında gördüğünün gerçekte Allah olduğunu kabul etsinler.

Ne Mustafa Özbağ'ın ne de dinleyenlerin gerçek hayatta Allah'ı görmeleri mümkün olmadığına göre bu anlatıların tamamı şarlatanlıktan başka bir şey değildir.

***

Tasavvuf Batıl Dini Şia bozmasıdır. Bu nedenle şianın tüm ritüellerinin tasavvuf üzerinden sünni dünyaya taşındığını görüyoruz. Sünni dünyanın Kur'an hassasiyetini bilen tasavvuf batıl din mensupları, şia zırvalıklarını rüya, ilham, keramet adı altında pazarlamaktadır. 

Tasavvuf, Kur'an düşmanıdır. O yüzden tasavvufçu Kur'andan kopuk din sunumu yapar. Ayet okursa da tevil edip ayetin anlamını saptırır. 

Bakın konuyla ilgili Kur'an ne diyor:

Hz. Musa (as)’ın Allah’ı görmek istemesi ile ilgili olarak Araf Suresi 143.ayet konuyu şöyle özetler:
“Ne zaman ki, Musa, mikatımıza geldi, Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayım sana." dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin." Daha sonra Ayılıp kendine gelince, "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dedi."
 
Ayet, 

1- Allah’ı görmenin imkansızlığını,

2- Bırakın Allah’ın kendisini görmeyi gözlerin onun varlığının tecellisine dahi tahammülsüz olduğunu.

3- Allah’ın, kendisinin görülmesi şeklinde bir istekte bulunmaktan kullarını men ettiğini anlatmaktadır.
 

Yine diğer bir ayette Allah kendi suretinin ne gerçek hayatta ne de rüyada görülemeyeğini şu ayetle kesip atar:

"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." (İhlas Suresi, 4.ayet) 

Hal bu iken Mustafa Özbağ'ın Kur'an'a aykırı bir şekilde küfür sözler serdetmesi kendinin İslam dininden olmadığının en azından Kur'ani bilgisinin olmadığının göstergesidir. 

Hadi Mustafa Özbağ zırvalıdı.

Anladık da...

Karşısında oturanlar koyun sürüsü olmalı ki meleşerek bu zırvalığı dinliyorlardı.

Ne zaman bu ahlaksızlara itiraz edecek müslümanlar, merak ediyoruz.

Müslümanlar daha ne zaman alelade bir kadın gibi kalkıp bir kumaş parçasının hesabını koskoca emira'l-Mü'minin Hz. Ömer'den soracak cesareti gösterecekler?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murtaza Kurt 2020-09-10 09:28:11

adaletin olduğu yerde Allah vardır , iyiliğin olduğu yerde Allah vardır anlayışı , ama biz ehli sünnete göre Allah her yerdedir diyerek sulandırdık , aslında Allahın sıfatlarının olmadığı kişi Allahsızdır , kitapsızdır , siyasal islamcıların çoğu Allahsızdır , çünkü adaletsiz iş yaparlar ,

Misafir Avatar
Yeloğlu 2020-09-10 14:12:36 @Murtaza Kurt

sen de de şeytanın sıfatlarından "ki̇bi̇r" var.bu nedenle huzurdan kovulmaya layıksın mırtaza efendi..!

Beğenmedim! (1)
Avatar
Murtaza Kurt 2020-09-10 09:35:48

evet ben bir kişide Allahın sıfatlarının olup olmadığını görüyorum , fetöcülerde yok , pekakalılarda yok , adnancılarda yok , fahişelerde yok , vb

Avatar
Murtaza Kurt 2020-09-11 13:22:30

Allahın isimlerine bakarak o kişilerde Allahın zuhur edip etmediğini görebiliriz , yaptıkları iş onları ele verir , devleti soyan iş adamlarında Allah yoktur , Allahsız kişilerdir , çünkü Allah kul hakkı yiyen değildir , koruyandır

Avatar
Murtaza Kurt 2020-09-11 15:55:27

Allahın her yerde olduğunu söyle sonra onun görünmediğini iddia et , onu gören göz adaletsizlik yapmaz , zina yapmaz , rüşvet yemez , yapanlar Allahsız kitapsız kişilerdir , bunlar genelde ebu cehil gibi dinci olurlar , peygamberi gördüğü halde inanmadı ,

Avatar
Murtaza Kurt 2020-09-12 12:44:19

Allahı görmek için onun isimlerini yaşayacaksın hayatına sokacaksın o zaman o sana kendini gösterir , sen rüşvetci hırsız zinacı içkici vb olursan o senden uzaklaşır ,