Aşağıdaki hadis diye kaleme alınan iftiraları okuyunca Fereç Hüdür'ün hadis ravilerinin zerdüşt olduğuna ve müslümanlardan intikam aldıklarına dair kanaat bir kat daha pekişiyor. Piyasada görülen hadis savunucularının "geleneksel kültürle sorgulamadan kabul ettikleri, hiç hadis okumadıkları, parça parça işlerine gelen hadisleri okudukları, hadislere peygamberden rivayet olduğu için kutsallık atfedip hayra yorduğu, yanlışta bile hikmet aradıkları, kendi tasavvufi bekaları için hadisleri savunmak zorunda kaldıkları, haham ve papaz olduklarını" müşahade ediyoruz. Ama aşağıdaki şekilde hadis metin tenkidine giridiğinde hadis altında Peygamberimiz, ailesinin aynı şekilde sahabenin rencide edildiğini görüyoruz. Anlatıldığı gibi Buhari ve diğer hadis ravilerinin öyle islamla uzaktan yakından alakalarının olmadığını anlıyoruz. Aynı şekilde hadisleri tek tek incelediğimizde hadis rivayet edenlerin Kur'ani hiçbir bilgiye sahip olmadıkları gibi öyle pek de akıllı olmadıklarını, lafın nereye gittiğini anlayacak kapasitede akıldan dahi mahrum olduklarını yada gerçekten iyi bir İslam düşmanı olduklarını görüyoruz.

60- ... Amr b. Selime dedi ki, Biz halkın Peygamber (s.a.)’i (ziyârete) gidip geldikleri (yol üzerinde bulunan) bir yerleşim bölgesinde idik. (İnsanlar ziyâretten) dönerlerken bize uğrarlar ve “Resulullah (s.a.) şöyle buyurdu."diye konuşurlardı. Ben zeki bir çocuktum. Bu sebeple Kur’an’ı Kerimden pek çok (âyetler) ezberledim. Babam (bir defa) kabilesinden bir heyet içerisinde Peygamber (s.a.)’e elçi olarak gitmişti. (Resûlullah-s.a.-) onlara namazı öğretip: “Kur’an’ı Kerimi)"“en çok bileniniz size imam olsun" buyurdu. (içlerinde) ezberinde en çok Kur’an-ı Kerim bulunan kimse olduğum için, Kur’an-ı Kerimi en çok bilenleri ben idim. Beni öne geçirdiler, onlara üzerimde sarı küçük bir hırkam olduğu halde imamlık yapıyordum. Secdeye vardığım zaman hırka vücudumdan sıyrılıp kısalıyordu. Kadınlardan biri “İmamınızın avret mahallini bizden gizleyiniz" dedi ve bana Umman kumaşından bir gömlek satın alıverdiler. Müslümanlıktan sonra onun kadar hiçbir şeye sevinmiş değilim. Onlara yedi, yahut sekiz yaşında iken imamlık yapıyordum. “Ebû Dâvud, K. Salât (2), Bâb 60 Cilt 2 S.424 H.585 Şâmil-1988. Buhari, Ezan 54; Tirmizi, salâ 60; Nesâi, imâme 3,5,11,43; Kıble 16; İbn Mace, ezan 5; ikâme 46;)

Daha önce ki örnekte, namaz kılan cemaat erkeklerinin secde ederken avret mahallerinin açıldığını rivayet etmişlerdi, bu örnekte ise secdede avret yeri açılan çocuk imam icat ediverdiler. Her halde bu rivayeti bu şekilde uydurmalarının nedeni, yetişkin imamın avret yerinin açıldığı rivayetini kolay yutturamayacaklarını düşünmeleri nedeniyledir. 

Sahabe Kur'an'ı en iyi bilenin Kur'an okuyan ve ezberleyen değil Kur'an'a vakıf olan olduğunu biliyordu. Oysa hadislere bakıldığında Kur'an'ın anlamından milleti uzak tutma adına ezberleyen ve okuyanın daha üstün olduğu vurgusu dikkat çeker. 

Diğer taraftan 7-8 yaşında bir müslümana namaz farz olmadığı gibi mükellef olmayan bir çocuk sırf Kur'an'ı ezbere biliyor diye kimse kendisine uymaz. Çünkü çocuk dini mükellefiyetlere hassasiyet gösteremediği gibi namazın rükun ve şartlarını yerine getirme kabiliyetinden ve ehliyetinden de yoksundur. Zaten avret mahalli başkalarının göreceği şekilde açılan bir kimsenin namazı batıl olurken bu batıllığa rağmen çocuğa tabi olan müslümanlar görüntüsü ancak müslümanlarla alay etmektir.

61-........Bana Ukeyl, İbn Şihâb’dan; o da Urve’den; o da Âişe (R)‘den tahdis etti (ki o şöyle demiştir): Peygamberin zevceleri geceleyin hâceti def’e çıktıklarında (Medine’nin kenârında olan) Menâsı’a kadar giderlerdi. O (Menâsı denilen yer) açık bir yerdir. Ömer, Peygambere: Kadınlarını perde arkasına koy (yâni evden çıkmalarını menet),der idi de, Resûlullah (S) onun dediğini yapmıyordu. Nihâyet Peygamberin zevcesi Sevde bintu Zem’a gecelerden bir gece yatsı namâzı vaktinde dışarıya çıktı. Sevde uzun boylu bir kadın idi. Umer, hicap emrinin indirilmesine çok arzu duyduğu için, ona: Yâ Sevde, bilmiş ol ki, biz seni muhakkak tanıdık, diye bağırdı. Bundan sonra Allah Hicap Âyeti’ni indirdi. (Buhari, Kitâbu’l-Vudû 12, C.1 S.298 Ötüken 1987)

Bu rivayette de, yine Peygamberin zevcelerine ağır iftiralar vardır. Ayrıca iddialarına göre Ömer ayıbı bilmekte ve önemsemekte Peygamberden daha ileri bir seviyede idi. Ve Peygamberin zevceleri gece Medine’nin kuytu bir yerine değil, açık bir yer olan Menâsı’a defi hacet için giderlermiş. Kadın olsun, erkek olsun hiç kimse, eğer defi hacet ihtiyacı varsa, gündüzden geceye, geceden gündüzü bekleyemez. Hatta sıkışan bir insan için birkaç dakika beklemek dahi bir sorun olabilir. Hal böyle olunca, gündüz defi hacet ihtiyacını giderecek gizli yeri olan kimse, gece oldu diye neden şehrin ta açık yerlerine kadar gidip defi hacetini görsün. İnsan gecenin herhangi bir saatinde sıkışa bilir. Yatağından kalkıp defi hacet için şehirde seyahat etmenin ne manası vardır. Hele her çeşit zarar verebilecek, fırsat kollayan kafir ve münafıkların olduğu bir ortamda. Onun için ne böyle bir davranışın pratiği vardır, nede böyle bir olay vuku bulmuştur. Ancak hakaret kastıyla uydurulmuş bir rivayettir.

Peygamber zevcelerinin gizlenme derecelerine bir örnek verecek olursam, Kur’an’dan mealen:

- Ey peygamberin kadınları! Siz başka kadınlardan herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer (Allah’ın azabından) sakınıyorsanız, ince, yumuşak konuşmayın ki kalbinde hastalık olan biri, kötü ümide kapılmasın, sözü ciddi ve güzel söyleyin. 33/32

Görüldüğü gibi, değil Peygamber zevceleri kendilerini teşhir etsin, nasıl konuşmaları gerektiği dahi Kur’an vahyiyle bildirilmiştir.

Bu konuyla ilgili olarak Kur’an’dan bir örnek daha verecek olursam, mealen:

- Ey iman edenler! Hazırlanmasını beklemeyeceğiniz bir yemeğe çağrılmanız hariç, izin verilmeden Peygamberin evlerine girmeyin, Fakat çağrıldığınız zaman girin, Yemek yediğiniz zaman, hemen dağılın, sohbete dalmayın, Çünkü bu durum, Peygamberi üzüyor. O (sizi evden çıkarmaktan) utanıyor. Halbuki Allah, hak olan bir şeyden utanmaz, Peygamberin hanımlarından bir eşya istediğiniz zaman bir perdenin arkasından isteyin. Bu durum, sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir. Resûlullah’a eziyet etmeniz, ondan sonra onun hanımlarıyla evlenmeniz asla caiz değildir. Şüphesiz bu durum, Allah katında büyük bir günahtır. 33/53

Bu duruma göre, Sahabelerin bir eşyayı dahi, Peygamberin hanımlarından yüz yüze isteyemeyeceği düşünülürse, yapılmış olan rivayetin ve benzeri rivayetlerin asılsız bir iftira olduğu anlaşılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Baba 2020-07-10 17:29:34

Bu munafiklar, bu kadar cesareti nerede buluyor, bu dinsizhaber sayfasi bunlarin borazanligini yapiyor. Bunlarin tek gayesi, içi boşaltılmış bir islam, ruhsuz, deist musluman istiyorlar. Politikacilarin da destegiyle milleti dininde soguttular. Bunun vebalinden nasil kurtulacaklar...

Misafir Avatar
dayı 2020-07-10 20:59:10 @Baba

kör müsün yoksa okuduğunu anlamaktan aciz bir ahmak mısın. hadisleri bir kez okumadınız. kuru kuruya bu güne kadar savundunuz. dinihaber de hadisler üzerinden kavgayı bırakın. buhari ve diğerleri islama hizmet değil köstek olma adına müslümanları birbirine kırdırma adına bu hadisleri uydurdurlar diyor. şu yukarıdaki hadisleri savunmak bile insanı küfre düşürürken sen dinihabere mi kızıyorsun.

Beğenmedim! (2)
Avatar
Murtaza Kurt 2020-07-11 09:06:42

ey baba iftira atma dinsizhaber dediğin site dinsiz çıkmazsa Allah seni zebanilerin eline verir ,

banner312

banner298