Geleceğimizin teminatı, en büyük sermayemiz, yavrularımız, canımız çocuklarımız.

Çok önemli ama bir o kadar üzücü olan bir konuya gecmek yerine öncelikle Hz. Muhammed (s.a.v)'i anınca içlerimizin huzurla dolduğu, kalplerimizin hızla attığı rahmet peygamberinden bir kaç hadis ve olayla siz sevgili okuyucularıma hitap etmek isterim.
Bir gün Peygamberimiz minberde hutbe okurken Hasan ve Hüseyin'in düşe kalka mescide girdiklerini görür. Konuşmasını yarıda keserek aşağı iner, onları tutar, bağrına basar.

Cenab-ı Hak; 
"Mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihan vesilesidir" buyururken ne kadar doğru söylemiştir. Peygamberimiz bu hatırlatmayı yaptıktan sonra Hasan ve Hüseyin'i görünce dayanamadığını söyler, ve hutbesine devam eder.

"Cennetteki sevinç sarayına ancak çocukları sevindirenler girer." diyen Peygamber efendimizden verdiğim mutlu edici, huzur verici örneklerden sonra şimdilerden üzücü, utanç verici bir örnek vereceğim. Bizzat kendim şahit olmadığım fakat güvenilir bir yakınımdan duyduğum, bana çok kötü hissettiren bir örnek bu.

"Hocam mahallede Ahmet adında bir çocuk var, gelip müezzin mahveline heyecanlı bir şekilde oturuyor. Müezzinin tesbihata başladığı sırada çocukta sesli bir şekilde müezzini taklit ediyor, o esnada müezzin tesbihata devam ederken bir yandan da Ahmet'in kulağını sert bir şekilde çekiyor. O gün bu gündür Ahmet'i bir daha camide görmedim hocam." İşte bu son cümle ne kadar üzünç değil mi? Geleceğimiz, en büyük mirasımız böylece kopup gitti Camiden belkide. Şimdi ne oldu Ahmet'e? Nerede Ahmet? 

Bu çocuğun vebali, geleceği, onunla birlikte genç arkadaşlarının cami sevgisi ne oldu şimdi? Senin hocalığın, müezzinliğin bu mu? Sen Peygamber vekili olmak için orada değilmiydin? Neden islam düşmanı gibi davranıpta peygamberin adetine sünnetine ahlakına sahip olamadın?

Bakınız, bir çocuk yaşadığı bir olayı asla kolay kolay unutamaz. Hangimiz unuttuk çocukluğumuzu? Camiye gelip müezzin taklidi, hoca taklidi yapan, gençliği ve yetişkinliği boyunca hep aklının en güzel köşesinde saklayacağı bir hatıra bırakmak, camiye bağını güçlendirmek hatta hoca ve müezzin gibi makamlara gelebilmesi için nasıl mı davranmamız gerekiyor yavrularımıza, gençlerimize? Peygamber efendimizden çok güzel bir örnekle bunu açıklayalım.

Küçük Mahzure tüm çocuklar gibi dışarıda oyun oynamaktaydı. Küçük çocuk, oyun esnasında müezzin taklidi yaparak, alaylı bir şekilde ezan okuyordu. Oradan geçmekte olan Hz. Muhammed (s.a.v) çocuğun yanına gitti; "Haydi bir ezan da bana oku!" dedi. Mahzure ne yaptığının farkına varmış, pişman olmuş ve utanmıştı. Hz. Peygamber ondan ezan okumasını istediği için bütün gayretini göstererek ezan okudu. Birkaç yanlış dışında Mahzure güzel bir ezan okudu. Hz. Peygamber yanlışlarını düzeltti. Sırtını sıvazlayıp "mübarek olsun!" dedi. Mahzure şaşkındı. Kendisine kızılmasını beklerken lütuf ve ikram görmüş, bir de dua almıştı.

Ahmet'in kalbini kıran, canını yakan hoca! Eğer ki sen bu dine hizmet etmek Peygamberin varisi olmak istiyorsan işte sana Peygamberin ahlakı ve davranışı. İslam adına örnek alınabilecek en güzel ve en önemli şahsiyet olan, Allahın elçisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)'ı örnek al.

Sizler saygı değer hocalarım, Allah'ın dininin hizmetçisi, yardımcısı olalım, zarar verenlerden olmayalım.

Bir çocuğu güzel, dürüst ve hoşgörülü eğitmek beş çocuğu güzel eğitmektir. Beş çocuk on çocuğa yayılmasına vesile olur. Bir çocuğa güzel örnek olmak bir nesile güzel örnek olmak, güzel yetiştirmektir. Kız çocuklarımız erkek çocuklarımız bizim hazinelerimiz, Rabbimizden aldığımızı hediyelerimizdir. Onları sevelim sahip çıkalım, asla ve asla şiddet göstermeyelim. İnsanlara, hayvanlara, doğaya saygılı, merhametli bireyler yetiştirelim. Camiye gelen çocuklar Allah'ın en tatlı misafirleridir ve Rabbimizin bizlere emanetidir.

Rabbim bizleri emanetine sahip çıkanlardan eylesin. (Âmin)

Cumamız tatil olması duasıyla, 

Hepimizin Cuma bayramı mübarek olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.