Allah ve Resulü'ne rağmen Türkiye Gazetesi, "Ölüden yardım isteyin!"

Onlarca ayet ve hadis ortada iken 1860'larda yaşayan Ali Behçet isimli kişi PEYGAMBER OLMAYIP DİNDE DELİL DE DEĞİLKEN; daha kıyamet kopup mizan kurulmamış, kimin cennetlik veya cehennemlik olduğu dahi belirsizliğini korur hatta Ali Behçet'in bir papaz olma ihtimali dahi olabilirken Türkiye Gazetesi onun sözleriyle Müslümanları ölüden yardım dilemeye çağırdı. 3 gündür Hz. Hatice için seferber olan ÇAKMA EHLİ SÜNNETÇİLER ile DİYANET'in İslam'ı dejenere eden bu yapıya da bir açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.

Allah ve Resulü'ne rağmen Türkiye Gazetesi, "Ölüden yardım isteyin!"

Onlarca ayet ve hadis ortada iken 1860'larda yaşayan Ali Behçet isimli kişi PEYGAMBER OLMAYIP DİNDE DELİL DE DEĞİLKEN; daha kıyamet kopup mizan kurulmamış, kimin cennetlik veya cehennemlik olduğu dahi belirsizliğini korur hatta Ali Behçet'in bir papaz olma ihtimali dahi olabilirken Türkiye Gazetesi onun sözleriyle Müslümanları ölüden yardım dilemeye çağırdı. 3 gündür Hz. Hatice için seferber olan ÇAKMA EHLİ SÜNNETÇİLER ile DİYANET'in İslam'ı dejenere eden bu yapıya da bir açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.

11 Şubat 2020 Salı 12:33
Allah ve Resulü'ne rağmen Türkiye Gazetesi, "Ölüden yardım isteyin!"
banner310

Kur'ansız ve Peygambersiz din modelleyen Batıl Tasavvuf Dini'nde şeytanın veli ve evliyalarının özel bir yeri vardır.

Allah Resulü dahi öldükten sonra "bana nasıl muamele edileceğini dahi bilmiyorum" deyip vefat eden için "cennetlik" ifadesini kullananları sakındırırken tasavvuf batıl dininin kendi velilerini cennetliğin ötesinde adeta Allah'tan alınmış özel taahhütleri varmışçasına yüceltmeleri Allah'ın hakimiyet sıfatına müdahaledir. Allah adına hüküm vermedir. İnsanlık hala devam etmekte ve ölenler de kabirde kıyametin kopmasını beklerken tasavvuf mensuplarının kendi din adamlarını "Allah'ın sevgili kulu" ilan etmeleri apaçık küfürdür. 

MÜSLÜMAN ALLAH VE RESULÜ'NE TABİDİR MÜSLÜMAN OLMAYAN İSE...

Müslüman bir kimse GAYBİ bir konuda önce Allah'ın ne buyurduğuna yoksa Resulullah'ın ne buyurduğuna bakar. Konu GAYBİ ise Müslüman bir kimse ne kadar mübarek de olsa, havada da uçsa denizde de yüzse, ilmi dağlar kadar da olsa Allah ve Resulü dışında kimseye itibar etmez. Çünkü GAYBİ konularda kim ne derse desin vahiy ile desteklenmedikçe o kişinin söylediği zanndan öteye geçmeyecektir. 

Diğer taraftan Allah ve Resulü'nün beyanda bulunmadığı bir konu Müslümanı da bağlamayacağı için bu konuda konuşanların sözlerinin hiçbir dini değeri de yoktur. 

Zaten Allah ve Resulü'nün açıklamadığı bir konuda konuşan ŞEYH/MÜRŞİT/VELİ'nin yaptığı MÜNASEBETSİZLİKTİR/HADDİ AŞMAKTIR. Bir İslam alimi şu ayetin tehdini bildiği için gaybi konularda susar. Şeytan alimleri ise gaybi konuda ileri geri konuşarak mide bulandırırlar: "Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz? Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz? Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi yazılı)? Yoksa, «Ne hükmederseniz mutlaka sizindir» diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var? Sor onlara: Bu iddiayı onların hangisi savunacak? Yoksa ortakları mı var onların? Sözlerinde doğru iseler, hadi getirsinler ortaklarını!" (Kalem Suresi 36-41.ayetler)

TASAVVUF ALLAH'I YARATTIĞI TABİATIN BİR PARÇASI OLARAK GÖRMEKTEDİR

Işıkçıların dinine göre ölmüş peygamberlerin ve kendilerine göre adına veli/evliya dedikleri ŞARLATANLARIN adını anarak Allah'tan yardım dilemek Allah’ın yaratıcılığını inkâr etmek değilmiş. Tıpkı bulut vasıtası ile Allahü teâlâdan yağmur beklemek, ilaç içerek Allahü teâlâdan şifa beklemek, bomba, füze, uçak kullanarak Allahü teâlâdan zafer beklemek gibiymiş. Bu ahmakların kafasının basmadığı ise verdikleri örneklerin Allah'ın sünnetullah'ı üzere kader olarak yaratılan sebepler ve sonuçlar bağlamında yağmur için bulut; şifa için ilaç; zafer için gerekli teknolojik silahın olması gerektiğidir. 

Oysa Allah'tan bir şey isteme konusunda yapılan duada; tarikat/tasavvuf erbabının kurduğu sebep sonuç ilişkili bir denkleme gerek duyulmadığıdır. Allah sebep sonuç ilişkisini kendisi dışındaki varlıklar için yaratmıştır. 

Allah'ı sebep ve sonuç ilişkisi içine sokmak veya benzetmek Allah'ı yarattığı varlıkların bir parçası yapmak/benzetmektir. Ki bu durum her halükarda şirkin daniskasıdır. 

MEAL VE TEFSİRE KARŞI OLMALARI KİRLİ EMELLERİNİN ORTAYA ÇIKMASI KORKUSUNDANDIR

Kıldığımız namazların bütün rekatlarında Fatiha suresini okumamız emredilmiş ve günde kırk kere “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım isteriz.” (Fatiha 1/5) ayeti tekrarlattırılarak Allah’tan başkasından yardım istenmeyeceği vurgulanmıştır.

Kur’an-ı Kerim’in bir çok ayetinde müşriklerin özelliklerini belirtirken “Allah’tan başkasına/başkasını araya katarak dua ettiklerini” (Nisa 4/117; En’am 6/40,41,56,71,108; Araf 7/37,194,195,197; Yunus 10/38,66, l06; Hûd 11/101; Ra’d 13/14; Nahl 16/20,86; İsra 17/56, 57,67; Kehf 18/14; Meryem 19/48; Hacc 22/12,13,62,73; Müminun 23/117; Furkân 25/68; Şuarâ 26/213; Kasas 28/64,88; Ankebût 29/42; Lokman 31/30; Sebe’ 34/22; Fatır 35/13,14,40; Saffât 37/125; Zümer 39/38; Mümin 40/20,66; Fussilet 41/48; Zuhruf 43/86; Ahkâf 46/4,5; Cin 72/18. 26) dua ettiklerini tekraren belirtilmiştir.

Yine Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi vesellem)’e verdiği bir emirde şöyle buyurmuştur: “De ki: Ben yalnızca Rabbime dua ederim. Ona hiç bir şeyi ortak koşmam.” (Cin 72/20)

“…Bu böyledir. Çünkü hak olan yalnızca Allah’tır. Ondan başka dua ettikleri şeyler ise batılın ta kendisidir. Her şeyden yüce ve her şeyden büyük olan yalnız Allah’tır.” (Hac 22/62)

“Onların Allah’tan başka dua ettikleri şeyler bir nesne bile yaratamazlar; zaten onların kendileri yaratılmıştır.” (Nahl 16/20)

“Hak olan dua yalnız Allah’a yapılan duadır. Onların Allah’tan başka dua ettikleri ise, hiç bir isteklerine cevap veremezler. Böylesi, ağzına gelsin diye avuçlarını suya doğru uzatan, fakat ona bir türlü ulaşamayan kimseye benzer.” (Ra’d 13/14)

“De ki: Eğer duanız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz olur?” (Furkan 25/77)

Kabirdekilerle ilgili olarak da Allah, Vehbi Tülek gibilere ikazen der ki:

“Dirilerle ölüler bir olmaz. şüphesiz Allah dilediğine işittirir. Ama sen kabirdekilere bir şey işittiremezsin. “ (Fatır 35/22)

Biz demiyoruz... Allah, şu ayetinde tarikat/tasavvufçu olup ölmüş bulunan sözde büyük zat diye yücelttikleri şarlatanların ruhaniyetine sığınan ve onlardan yardım isteyenlerin yanlış yolda olduklarının belirtip kendilerine SAPIK demektedir.

“Allah’ı bırakıp da kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek olanlara dua edenlerden daha sapık kim olabilir? Oysaki bunlar onların dualarından habersizdirler.“ (Ahkâf 46/5)

Resulüllah Efendimiz de kendisiyle istiğase edenlere, yani gıyabında ‘İmdat Ya Resulellah’ diyenlere: ‘Benimle istiğase olunmaz (La-yüsteğâsü bî…), istiğase sadece Allah ile olur’ (Heysemi, Mecma’), buyurur. Abdullah bin Abbas’a: ‘Bak çocuk, sana faydalı bazı sözler öğreteyim: İstediğinde sadece Allah’tan iste…’ (Tirmizi, Ahmed, Hakim) diye tembihler.

Vehbi Tülek ve Türkiye Gazetesi'ne tavsiyemiz İslam dinini tekrar gözden geçirmeleri, Osmanlı'nın son döneminde birçok haham ve papazın şeyh/veli/mürşit altında Müslümanları saptırma adına ortaya çıkması nedeniyle daha ciddi araştırma içinde olmalarını salık veriyoruz.

İşte sözde Peygamber aşığı pozlarında Türkiye Gazetesi'nin bırakın ayetleri Peygambere rağmen kim ve ne olduğu belli olmayan Ali Behçet adlı vatandaşı kaynak göstererek ölülerden yardım dilenebileceğine dair şirki unsurlarla dolu yazısı:

Bu ayetlerden habersiz olan"Bir kimse, kerâmete hiç inanmıyor ise, hiç ehemmiyeti yoktur. Sözlerini ispat edemez."

Ali Behçet Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1860 (H.1277) senesinde İstanbul’da doğdu. Babası Şeyh Feyzullah Efendî'dir. Bir taraftan babasının sohbetlerinde bulunuyor, bir taraftan da ilim tahsîline devam ediyordu. Vefatından sonra babasının yerine şeyhlik makâmına oturarak, talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1901 (H.1319) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

"Çok kimse kabir ehlinden istifâde edildiğine inanmıyor. 'Ölü yardım yapamaz' diyenlerin, ne demek istediklerini anlayamıyorum. Duâ eden, Allahü teâlâdan istemektedir. Duâsının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vâsıta yapmaktadır. 'Yâ Rabbî! Kendisine bol bol ihsânda bulunduğun bu sevgili kulunun hâtırı ve hürmeti için bana da ver' demektedir. Yâhut, Allahü teâlânın çok sevdiğine inandığı bir kuluna seslenerek; 'Ey Allahın velîsi, bana şefâat et! Benim için duâ et! Allahü teâlânın dileğimi ihsân etmesi için vâsıta ol' demektedir. Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Allahü teâlâdır. Velî, yalnız vesîledir, sebeptir. O da fânîdir, hiçbir şey yapamaz. Tasarrufa gücü, kuvveti yoktur.

Böyle söylemek, böyle inanmak şirk olsaydı, Allah'tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de duâ istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden duâ istemek, bir şey istemek dînimizde yasak edilmemiştir. Hattâ müstehâb olduğu bildirilmiştir. Her zaman yapılmıştır. Buna inanmayanlar, öldükten sonra kerâmet kalmaz diyorlarsa, bu sözlerini isbât etmeleri lâzımdır.

Evet, evliyânın bir kısmı öldükten sonra, âlem-i kudse yükseltilir. Huzûr-i ilâhîde her şeyi unuturlar. Dünyâdan ve dünyâda olanlardan haberleri olmaz. Duâları duymazlar. Bir şeye vâsıta, sebep olmazlar. Dünyâda olan, diri olan evliyâ arasında da böyle meczûblar bulunur.

Bir kimse, kerâmete hiç inanmıyor ise, hiç ehemmiyeti yoktur. Sözlerini ispat edemez. Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîfler ve asırlarca görülen, bilinen olaylar, onu haksız çıkarmaktadır. Evet bir câhil, bir ahmak, dileğini Allahü teâlânın kudretinden beklemeyip, velî yaratır, yapar derse, bu düşünce ile ondan isterse, bunu elbet yasak etmeli, cezâ da vermelidir. Fakat bunu ileri sürerek, İslâm âlimlerine, âriflere dil uzatılmaz. Çünkü, Resûlullah efendimiz kabir ziyâret ederken, mevtâya selâm verirdi. Mevtâdan bir şey istemeyi hiç yasak etmedi. Ziyâret edenin ve ziyâret olunanın hâllerine göre, kimine duâ edilir, kiminden yardım istenir. Peygamberlerin kabirde diri olduklarını her Müslüman bilir ve inanır."

Son Güncelleme: 10.02.2020 23:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erdal 2019-07-31 23:55:31

Ne kadar ustaca yazılmış bir yazı aslında Allah’a dua ediyorlarmış ama onun veli kulunu da aracı yapıyorlarmış, cahiliyenin müşrikleri de putları aracı yapıp Allah’a dua ediyorlardı. Hem o kulun Veli şefaat edecek olduğunu nereden biliyorlarmış? Yine kendileri uyduruyorlar. Kimse kimseyi tezkiye edemez. Allah affetsin, rahmetiyle muamele etsin denilebilir. Şimdi bu konuda Reis-i Ekber’den açıklama bekleniyor, tabi yapabilirse.

Avatar
melih aşıkoğlu 2019-07-31 21:14:54

zamanlama süper... buyur diyanet hadi konuş. hz. haticeye yapılan sözde hakareti solda bırakacak bir şirki yazı. hadi cevap ver diyanet

Avatar
pirifani 2019-08-01 00:21:02

dunya ve ahiret hayatina bir de kabir hayati eklenince ve bir de ruhlar alemi uydurulunca ustune bir de insanin biri maddi digeri madde otesi iki varliktan olustugu inanci kabul edilirse olacagi insanalar mumin olsun kafir olsun peygamberler ve evliya zannedilenler dahil olunce gercek manada olurler.ta ki diriltilecekleri gune kadar bir varliklari yoktur ne nimetlenirler ne azab gorurler ne de insanlarin dua ve selamlarini alirlar.ayrica ne peygamberler ne de digerleri giyablarinda kendilerinden isteneni duyamazlar.yukardaki ayetler yeterli olmakla beraber konuyla ilgili iki kitab tavsiye edeyim.1-ibrahim sarmis rivayet ve yorumlarla akaid olusturmak ve kabir azabi dusun yay.2-mehmet okuyan kurana gore kabir azabi ve devami olan kurana gore yedi asamada ahiret ikisi de dusun yay da cikmis.bir de iskender sahinin kuranda dirilis gercegi ekin yay var.tarikatci tasavvufcu kisilerin tuzagina dusmus kisilere tavsiye ederim.alin gizlice ve dusunerek okuyun.gorurlerse elinizden alirlar.

Avatar
derviş bilal 2019-07-31 21:13:27

dinihaber yapacağını yaptın taşı gediğine koydun....

Avatar
leyla fetheden 2019-07-31 21:15:48

çok süper bir yazı. dinihaber tam kendine yakışanı yaptı onikiden vurdu:))

Avatar
mina 2019-08-01 23:57:00

Alimler peygamberlerin varisleridir sözüdemi yanlış acıklarmısınız evliyalardamı yurt dışı destekli eba eyyül el ensari gibi güzide zatlar,kendi kafanıza göre değerlendirmeler yapmayın lütfen,bir tane ehli sünnet yolu vardır oda rasülün yolu iyice okuyup araştırın rasulün sünnetlerini ve o güzel peygamberin izinden gidenleri,ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak bir tek ehli sünnet olan kalacak diyor,hadis-i şerifte bu sözdemi yanlış o zaman...sen ne zorsun be ahırzaman ne dost belli ne düşman...
ADMİNİN YORUMU: MİNA HAZRETLERİ, 1-O SÖYLENEN HADİS SAHİH DEĞİL. 2- ALLAH'IN VELİ/EVLİYA TANIMI TÜM İMAN EDENLERİ KAPSAR 3-TARİKATÇILARIN VELİ/EVLİYALARI İSLAMDA YOKTUR. TARİKATIN VELİ/EVLİYALARI İSTİSNASIZ KENDİNİ KAMUFLE ETMİŞ PAPAZLARDIR. YA DA PAPAZLARA ALET OLAN SAFLARDIR. 4- SENİN VELİ/EVLİYA DEDİĞİN ADAMI HANGİ ÖLÇÜYLE BELİRLEDİN. HERKES KENDİ LİDERİNİ PEYGAMBERİN VARİSİ GÖRÜYOR. ÖLÇÜ KUR'ANDIR. TARİKATIN O SENİN DE SÖZÜNÜ ETTİĞİN ŞARLATANLARIN HATALARINI BİZ YAZDIK CEMAATLER KISMINDAN BAKIVER. 5- BİZ YETERİNCE BAKIYORUZ KUR'AN'A SÜNNETE. ELİNE TEK KİTAP ALMAYIP SAY DESEK 10 HADİS SIRALAMAYN SEN HADDİNİ BİL VE BİZE OKUYUN ARAŞTIRIN DEME. AHLAKSIZ, HADDİNİ BİLMEZ

Misafir Avatar
pirifani 2019-08-02 12:40:21 @mina

sayin mina sahislarla ilgili takintinizin sebebi nedir?ebu eyyubun evliya ve alim zannettiklerinizin veya islamoglunun derecelerinden size ne? postaci size bir fatura getirirse yapacaginiz is o faturayi odemektir.yoksa postaci soyleymis boyleymis demkle fatura odenmeyecegi gibi postaciyi yollayani da razi etmezsiniz. bizlerin kurana olan mukellefiyetimiz hz muhammedin en buyuk peygamber olmasindan veya diger ozelliklerinden degil sadece Allahin emri oldugu icindir.eger hz muhammed en kucuk peygamber de olsaydi kurana karsi olan mukellefiyetimiz ne artar ne de azalirdi.umarim dediklerime peygamberi onemsizlestiriyormus manasini cikarmazsiniz.sunu bilin ki islam sahis merkezli degil mesaj merkezli bir dindir ve mesaji da kurandir.hayirli cumalar

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
pirifani 2019-08-02 10:46:14 @mina

alimler peygamberlerin varisleridir sozunden ne anliyorsin?alimler peygamberlerin neyine varis olabilirler?ayrica alim kim?gulen mi?tunali mi? hilmi isik mi?cubbeli mi? yoksa ibni teymiyye mi?sah veliyullah dehlevi mi? sizin birbiriyle alakasi olmayan zatlari yanyana koymaniz cehaletinizi gostermiyor mi?ebu eyyubla senin evliya zannettiklerinin ne ilgisi var?ebu eyyub muslumandi senin alim ve evliya zannettiklerinin cogu sirk propagandasi yapan sapiklar.resulun bir olan yolunu parca parca eden ve kendi adiyla anilan tarikatlari icad edenler mi temsil ediyor? tarikatlar ehli sunnet ise peki ehli bidat kim?butun zikir ve uygulamalri bidat olan uydurma inanclari millete islam diye pazarlayan bu tarikatlarin islam yolundan ayrilmis oldugunu ne zaman anlayacaksiniz? emin ol bunlar kelimei tevhidi bile degistirip 73 firkanin da disina ciktilar.bi zahmet anti tasavvuf yayinlarinin kitablarini ve benzer kitablari oku ki tasavvufun ne oldugunu iyice anlayabilesin ve cevrene de bir yardimin olsu

Beğenmedim! (0)
Avatar
Bilal 2020-02-11 12:53:24

İddia eden gazete ayrıca kanıtla Diyanet diyenler nesine ve neyi kanıtlayacak azıcık aptal olmayın dini haberler de çanak tutuyor yani bu konunun Diyanet ile alakası bile yoktur kendin çalıp kendin oynuyorsun Diyanetin neden gale almadığını şimdi anladım serbest kalman gerekiyormus meğersem uç kuşum benim.kkö imam müftü deyip yorum atanlar eğer ki sevmiyorsanız Diyanet kurumunu istifa edebilir başka kurumlara geçebilirsiniz bu kadar kendinizi zorlamayın yahu çok kendinize ele veriyorsunuz :):):):)

Avatar
kahraman 2020-02-12 11:40:03

yalan söylüyorsunuz, iftira atıyorsunuz. tek tek bunların hesabını size soracağız. ehli sünnet hareket ilahiyat ve diyanetin kökünü kurutacak. hazır olun