Cemaatler acilen denetlenmeli peki ya Cumhurbaşkanını kim denetleyecek?

Resul Tosun ve İsmail Saymaz'a son dakikada Akif Beki de katılıp cemaat ve tarikatların üzerindeki yasakların kaldırılıp denetime tabi tutulması yönünde görüş beyan etmeleri bir noktaya kadar güzel gibi görünebilir. Lakin "medreseleri överek ilahiyatlara haddini bildiren, Kur'an merkezli düşünenleri hedef alan, tarikatlara pozitif ayrımcılık gösterip kuruluşlarının açılışına katılan, tüm yanlışlarına rağmen iki tarikatın operasyonuna seyirci kalıp Diyanet'i çakma ehli sünnetçilere açan.." Cumhurbaşkanı Erdoğan konusunu ilgili yazarların pek düşünmediği anlaşılıyor.

Cemaatler acilen denetlenmeli peki ya Cumhurbaşkanını kim denetleyecek?

Resul Tosun ve İsmail Saymaz'a son dakikada Akif Beki de katılıp cemaat ve tarikatların üzerindeki yasakların kaldırılıp denetime tabi tutulması yönünde görüş beyan etmeleri bir noktaya kadar güzel gibi görünebilir. Lakin "medreseleri överek ilahiyatlara haddini bildiren, Kur'an merkezli düşünenleri hedef alan, tarikatlara pozitif ayrımcılık gösterip kuruluşlarının açılışına katılan, tüm yanlışlarına rağmen iki tarikatın operasyonuna seyirci kalıp Diyanet'i çakma ehli sünnetçilere açan.." Cumhurbaşkanı Erdoğan konusunu ilgili yazarların pek düşünmediği anlaşılıyor.

14 Ağustos 2019 Çarşamba 17:32
Cemaatler acilen denetlenmeli peki ya Cumhurbaşkanını kim denetleyecek?
banner310

Dinihaber.com'un Yorumu: Resul Tosun ve İsmail Saymaz'a son dakikada Akif Beki de katılıp cemaat ve tarikatların üzerindeki yasakların kaldırılıp denetime tabi tutulmaları konusunda görüş birliğine vardıkları anlaşılıyor.

Üç yazarımıza göre 677 sayılı kanun kaldırılıp tarikat ve cemaatler meşru alana çekildikten sonra cemaatleri denetleyen anayasal bir kuruluş kurulmalı...

Kendilerine Kutlu Doğum Haftası sürecinde Diyanet Genişletilmiş İstişare Kurulu kararına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kurulu byPass eden Ali Erbaş ataması ve sonrasında alimleri adam yerine koymayıp haftayı iki tarikatçı grubun arzusu doğrultusunda Mevlid Kandili'ne alması üzerinde düşünmelerini salık veririz.

Diyanet ve ilahiyatın değerli alimlerini pas geçen Erdoğan'ı acaba hangi kurul frenler diye bu üç yazarımızın tavsiyelerini tekrar tekrar gözden geçirmelerini kendilerine hatırlatıyoruz. Üç yazarımız cemaatleri denetleyen ve kontrol eden bir mekanizmayı düşünmeden önce oy uğruna bu mekanizmayı devre dışı bırakacak Cumhurbaşkanlarını denetleyecek, tasavvuf/tarikatların İslam ile alakalı olmayıp haçlı batının İslam ülkelerini sömürge haline getirmede kullandığı en güçlü bir araç konusunda da bilgilendirici bir kurul üzerinde kafa yormaları İslam ve ülkenin ali menfaatleri açısından zaruret arzediyor.

Mesele cemaatlerin denetlenmesinden ziyade siyasi partilerin organize yapıları oy deposu olarak görmesi...

Bu sadece siyasetin de sorunu değil...

Medyaya da bakıldığında "para kasası tarikat ve cemaatlerin üç beş kuruşluk attığı kemiğe tenezzül etmeyen kaç yayın organı var?" diye düşünüldüğünde dinihaber.com dışında tek bir yayın organını gösterme imkanı dahi bulunmuyor.

***

Cemaatlere denetimde kurban yakınlaşması

Diyanet’in “Allah’a yakınlaşma ve muhabbetimizi pekiştirme vesilesi” diye hutbe verdiği, “Kurbanını paylaş kardeşinle yakınlaş” sloganıyla bağış topladığı Kurban, bu bayram da bütün kesimleri yakınlaştırmaya vesile olamadı ya...

Bir yanda kötü muamele, eziyet ve vahşet örneği usulsüz kesimlere tepkiyi aşan; kesenleri toptan ‘ilkellik’, kesimi de ‘cinayet’le bir tutanlar...

Diğer yanda bu tepkileri, hayvanseverlikten öte din ve ibadet karalaması, kategorik düşmanlık ve nefretin dışavurumu olarak görenler...

Fakat bu kutuplaşmanın dışında, sürpriz bir yakınlaşma da aynı vesileyle uç vermeye başladı, karamsarlığa düşmeyin.

Star yazarı AK Partili Resul Tosun’la Şehvetiye Tarikatı’nı yazan gazeteci İsmail Saymaz arasında yeşeren uzlaşmadan bahsediyorum.

Tosun, kurban vesilesiyle dün ikinci “Cemaatler denetlenmeli” yazısını da yayınladı.

Özetle diyor ki; “Ancak kendi aralarında ihtilaf doğunca yahut da şeyh kılıklı sahtekarların ahlaksızlıkları gün yüzüne çıkınca ya da birileri zarar görünce dinin nasıl istismar edildiği gündeme geliyor.

Yasaklar, bu cemaatleri bitirmediğine göre...Hayır adı altında topladıkları muazzam bağışların nereye, nasıl harcandığının yanında...Bunların, denetime tabi tutulması gereken en önemli yönleri fikri yapılarıdır. Sahih İslam’a uygun mu, değil mi; bunun kontrol edilmesi şart.

Önce bu tarikat ve cemaatler üzerindeki kanuni yasak kaldırılmalı ve varlıkları resmen kabul edilmeli. Gizli yapılanma ve faaliyetlerine izin verilmemeli. 

Sonra da bunları kontrol edecek, bağımsız yetkin ilahiyatçılardan bir anayasal kurul oluşturulmalıdır.

Bu otorite; cemaat liderliği, tarikat şeyhliği ve idaresi gibi konularda denetim yapmalı, itikadi sapmaları ikaz etmelidir...”

Saymaz da, kitabında aynı gerekçelerle benzer bir çözüm öneriyor.

Sapkın ve dolandırıcı şebekeleriyle polisiye mücadeleyi ayrı tutmak kaydıyla...İkisi de tekke ve zaviye yasağını kaldırmayı ve yasal statü tanımayı teklif ediyor.

Tarikatları yeraltına itecek yasaklamalara ben de karşıyım. Legal statü kazandırıp amaç ve faaliyetlerini denetlemeye de taraftarım. Ama inanç ve itikat teftişi derseniz, orada durun!

Kaçtır söylüyorum, suça bulaşmadıkça inanç ve itikat denetimi, din üzerinde devlet tekeli kurulmasıyla sonuçlanır. Devlete, resmi bir din anlayışına uymayanları aforoz hak ve yetkisi vermeyi sakıncalı buluyorum.

Yine de denetim modellerini tartışmak, din sömürüsünün üstünü örtmekten evla mıdır? Bin kat evla.

Akif Beki / Karar

Son Güncelleme: 15.08.2019 02:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2019-08-15 07:39:36

tarikatlar nefsi emmarenin tavan yaptigi yerlerdir.her ne kadar hefsle mucadele ettiklerini idda etseler de tarikat cevrelerinde kalan herkes bu tip iddalarin hic bir asli olmadigini gorur.nefsi ezilmek istenen sadece alt tabakadir ki usttekilerin nefsani arzulari tam olarak yerine getirilebilsin.her tabaka kendinden alttaki tabakanin nefsini ezmek isterken kendi nefsini yuceltir.bunu ayet hadis veya alim evliya zannettikleri kisilerin sozleri arkasina yaparak ta kendilerini gizlerler.yani gulenin nefsi neyse nursinin tunalinin menzilin mamutun isigin nefsi de odur hatta bazilari daha da haindirler.

Avatar
suriyeleşen türkiye 2019-08-19 01:55:23

alevi bektaşi mason vesair tarikatlar da denetlenecek mi? yoksa tarikatları kontrol altına alma adı altında başka tarikatların önü açılarak suriye tipi azınlık diktasına doğru mu gidiliyor?