Hakan Albayrak'tan beklenmeyen tarikat yazısı...

Hakan Albayrak, Senegal gezisi yapıp tarikat şehri olan Tuba'ya dair gözlemlerini hayran bir şekilde aktardı.

Hakan Albayrak'tan beklenmeyen tarikat yazısı...

Hakan Albayrak, Senegal gezisi yapıp tarikat şehri olan Tuba'ya dair gözlemlerini hayran bir şekilde aktardı.

15 Ağustos 2019 Perşembe 13:13
Hakan Albayrak'tan beklenmeyen tarikat yazısı...
banner310

Dinihaber.com'un yorumu: Hakan Albayrak'ın etkisinde kaldığı Kadiri tarikatının Cuma'yı ülkede hafta tatili yapması, sigaranın kentte yasak olması, misyonerlere karşı koruyucu tampon olması güzel işlerden.

Aynı tampon özelliğini bir zamanlar İsmailağa cemaati içinde gündeme getirmişlerdi: "İstanbul Patrikhanesi'nin etrafında İsmailağa Cemaati var ve bu nedenle Patrikhane bir yere sıkışıp kaldı. Patrikhane genişlemek için trilyonlar vadediyor ama İsmailağacılar evlerini ne pahasına olursa olsun satmıyor..."

Patrikhane üzerinden güzel bir reklam çalışmasıydı bu söylenti. Genişlemek isteyen patrikhane çalışacak olduktan sonra 10 mahalle öteden de yer alabileceği gibi patrikhanenin tekliflerine kendini kapatan tek mürid örneği de gösterilememişti. Sonradan İsmailağa'nın vaizleri sosyal medyaya düştükçe görüldü ki cemaatin İslam'a dair tüm görüşlerini bidat ve hurafeden oluşuyordu. 

Hakan Albayrak'ın hesaba katmadığı pekçok yön var. Aslında bu yönlerden birini Albayrak'ın kendi de bir noktada özetlemiş durumda... Cumhurbaşkanların tamamının seçilir seçilmez Tuba şeyhinden randevu alıp elini öpmek için sıraya girmesi...

Tarikat kitlesel hareket etmede etkili bir güç olduğunu kabul ediyoruz. Ama İslam'ın böyle bir iddiası olmadığı gibi bu durum İslam'a taban tabana zıt bir durum. Çünkü yönetimsel/siyasal alanda krallık yıkıcı gücü ne ise manevi alanda tasavvuf/tarikatında özgür düşünceyi bitirmede aynı işlevi görüyor. 

Kral nasıl kendisi dışında muhalefeti kendine tehdit görüyorsa tarikatta kendi dışında yeşeren tüm düşünceleri kendine tehdit görüp yok eder.

Krallıkta her babanın oğlunun akıllı olması imkansız olup farklı zaaflarının kurbanı olmakla devleti riske etme durumları tarihen sabittir. Tarikatlarda da babadan oğula veya tarikat hanedanlığının uygun gördüğü adama geçen imtiyaz, ve bu imtiyazı belirleyen yönetimin kimlerden oluştuğunun belirsizliği, tek adamın satın alınma durumu, seçilen liderin akli ve ilmi yeterliliğinin çoğunlukla sadakatin gerisinde yer alması gibi durumlar şeyh merkezli tarikatların manevi alan için bir tehdit olduğunu ortaya koymaktadır. 

Bunun dışında Senegal en fakir ülkeler içerisinde yer alıyor. Bilim ve teknolojide Senegal'in geri kalmasında sözünü ettiği tarikatın rolü ise inkar edilemez. 

Aslında Hakan Albayrak fakir veya fakirleştirilen ülkelerde yaygınlaşan tarikatlara dahi bakacak olsa tarikatların yorumlama/araştırma/akletme konusunda insanın ufkunu daralttığını çok rahat görebilirdi.

***

Hakan Albayrak'ın "Senegal'de bir tarikat şehri" başlıklı yazısını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

Senegalli falan futbolcu, Senegalli filan futbolcu… “Türkiye veya Avrupa ülkelerinde top koşturan Senegalliler olmasa, basınımızda Senegal’in adı anılmayacak” diyordum ki, Anadolu Ajansı Senegal’deki Kurban Bayramı kutlamalarıyla ilgili bir haber geçti.

Dakar’ın Ulu Cami’si bayram sabahı dolup taşmış, Cumhurbaşkanı Macky Sall da oradaymış, namazdan sonra Senegalliler kurbanlarını kesmeye başlamışlar…

Allah, namazlarını ve kurbanlarını kabul etsin.

Futbol ötesi bir Senegal haberi -hele Senegal’in bize kardeş bir ülke olduğunu hatırlatan bir haber- iyi hoş, ama bu vesileyle Ümmet-i Muhammed’in Senegal cüzü hakkında biraz daha bilgi verilseydi güzel olurdu.

2009 senesinde ziyaret ettiğim Senegal’de en çok Tuba’dan etkilenmiştim; bu vesileyle Tuba notlarımı paylaşayım.

***

Senegal’in 12 milyonluk nüfusunun yüzde 90’dan fazlası Müslüman. İki başkent var: Resmi başkent Dakar ve ‘manevi’ başkent Tuba.

Tuba deyince, şehirden evvel, o şehri o şehir yapan tarikat (Kadirilikle akraba olan Müridi tarikatı) anlaşılıyor.

Adıyaman’ın Menzil köyünü metropol olarak düşünün, Tuba öyle bir şey.

Senegal’in Dakar’dan sonra en büyük ikinci şehri olan Tuba’da ahali -yüzbinlerce insan- külliyen mürit.

Taç Mahal misali görkemli camiler dolup taşıyor, her taraftan zikir sesleri yükseliyor.

Metropol diyorum ama aslında imparatorluk.

Ülkenin dört bir yanında; evlerde, dükkânlarda, dolmuşlarda, taksilerde, özel arabalarda, tişörtlerde, her yerde Tuba yazısına ve Tuba şeyhinin resmine rastlamak mümkün.

Tuba’nın ‘nüfuzunu’ devlet de kabul ediyor.

Senegal laik bir cumhuriyet, ama Tuba söz konusu olduğunda laiklik haddini biliyor.

Göreve başlayan her yeni cumhurbaşkanı, ilk iş olarak, Tuba şeyhinden randevu istiyor ve onu ziyaret edip elini öpüyor.

Ülke genelinde hafta tatili Cumartesi-Pazar, ama Tuba’da Cuma günü.

Bir şey daha: Tuba’da sigara yasak.

***

Bir Pazar günü arkadaşlarla Dakar’dan Tuba’ya gittik.

Yollar kalabalıktı.

Adeta bütün trafik Tuba’ya akıyordu.

Şehrin kapısından içeri girmemiz bir saat sürdü.

Erken gelmeseymişiz saatlerce bekleyebilirmişiz.

Ana baba günü...

Türbe ziyaretleri için sırada bekleyen binlerce, binlerce, binlerce insan...

Türbelerin başında bazı aşırı hareketler...

Şeyhin bir yakını kızdı:

“Ellerinizi türbe kapılarına sürmeyin, türbelere para atmayın, türbeleri tavaf etmeyin, Kur’an ve Sünnet’te bunun yeri yok deyip duruyoruz, ama dinletemiyoruz.”

***

Tuba’da çok eleştirilecek şey var; ama Senegal’i kasıp kavurmaya can atan misyonerlerin önündeki en muhkem barikatı Tuba oluşturuyor.

Allah ıslah etsin ve korusun.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2019-08-15 15:42:12

new yorkta bati afrikali bir taxici bilirim artik senegalli miydi degil miydi bilmiyorum ama boynunda koskoca bir kuran asili olarak calisir dolasirdi.o asili olan kuran miydi orasi da belli degil.tasavvuf muritlerini normal disi davranislarta surukluyor. bir tane pakistanli tahirul kadrici vardi kimseye selam vermez acaib bir tipti. bakin bizdeki orneklere ne kadar da cok benziyorlar.kimini biyi trasindan kimini sakalindan kimini basortusunden kimini takkesinin renginden kimini konusma tarzindan ne mal oldugunu anlarsiniz.

Avatar
pirifani 2019-08-15 15:47:02

yetmisli yillarda newyorkta bir mehdi turemisti ikiyuz kadar kitabi vardi.sudan mehdisinin soyundan gelldigini idda ederdi.sonra selefi ebu amina philips ne mal oldugunu ortaya cikaran bir kitab yazinca once papaz kisa bir sure sonra da haham oldu arkasindakiler de kendisini takip etti.ben bu durumu hep merak ederim cubbeli yarin hz isayi ruyada gordum hristiyan olmamizi istiyor deyip vaftiz oolsa pesindekiler ne yapar acaba.ayni durum menzilciler sulocular gulenciler nurcular vs icin de gecerli.haa yukardaki mehdi su anda cocuk tacizinden 135 sen yatacak.

Avatar
Hiç 2019-08-15 21:38:31

Üzülmeyin sayın admin beşer şaşar... Hakan bey de beşer yanılır hatta son yıllarda daha fazla yanılır oldu ama hayirlisi