Şok olacaksınız! Serdar Tuncer ve Ömer Tuğrul İnançer ile Muhammedilik dinine adım adım...

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte tasavvufun gerçek yüzü ortaya çıkarken tasavvufun ele başlarının eylem ve söylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde İslam'ı dejenere etme adına MUHAMMEDİLİK dini oluşturma gayretine şahit oluyoruz. İmamı Rabbani ile başlayıp İsmailağa cemaatinden Bayram Ali Öztürk'ün ifade ettiği, "Muhammed eşittir Allah" söylemi bu amacın dışa vurumundan başka bir şey değildi. İşte bu amacı gerçekleştirme adına Kanal D ekranlarında yaşanılan bir başka iğrenç diyaloğu okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

Şok olacaksınız! Serdar Tuncer ve Ömer Tuğrul İnançer ile Muhammedilik dinine adım adım...

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte tasavvufun gerçek yüzü ortaya çıkarken tasavvufun ele başlarının eylem ve söylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde İslam'ı dejenere etme adına MUHAMMEDİLİK dini oluşturma gayretine şahit oluyoruz. İmamı Rabbani ile başlayıp İsmailağa cemaatinden Bayram Ali Öztürk'ün ifade ettiği, "Muhammed eşittir Allah" söylemi bu amacın dışa vurumundan başka bir şey değildi. İşte bu amacı gerçekleştirme adına Kanal D ekranlarında yaşanılan bir başka iğrenç diyaloğu okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

07 Mayıs 2019 Salı 15:28
Şok olacaksınız! Serdar Tuncer ve Ömer Tuğrul İnançer ile Muhammedilik dinine adım adım...
banner310

Kur’an-ı Kerim’de Allah Teala, “Ben, cinleri ve insanları, Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat/56) buyurmakla Peygamber efendimiz dahil tüm insan ve cin neslinin kulluk amacıyla yaratıldığını belirtir. 

Hal bu iken Serdar Tuncer ve Ömer Tuğrul İnançer, TASAVVUF denen BATIL DİN üzerinden edindikleri çarpık fikirlerle "Peygamberimize kulluğun Allah'a kulluk olduğu" iddiasını dile getirebildiler.

Müslüman bir kimsenin elbette böyle sapkın görüşlere sahip olması düşünülemez. MUHAMMEDİLİK dinini oluşturma gayretinde olan Tasavvuf Batıl Dini'nin "Peygambere tapınmayı normal görmesi" olağan bir durum. İslam'ın arı duru yaşanması, ahlaklı erdemli olma yolunda bir adım olarak düşünen vatandaş maalesef tasavvufun  adı konulmamış "MUHAMMEDİLİK" isimli bir din olduğunun farkında bile değil.

Vatandaş güzel ahlaklı olacağı inancıyla tasavvufu yücelte dursun EHLİ SÜNNET ve HADİS SAVUNUCULUĞU altında örgütlenen tasavvuf gruplarının amacının İslam'dan Yahudiliğe geçişte MUSEVİ, Hristiyanlığa geçişte İSEVİLİK gibi bir ara form din oluşturma gayretinde olduğu anlaşılıyor. 

Yazı konumuz olan Serdar Tuncer ile Ömer Tuğrul İnançer'in konuşmalarında da görüldüğü gibi tasavvuftaki tali gaye "Allah'a ulaşmanın yolu Peygambere kulluk" iken asıl gaye "peygambere ulaşma adına gavs/kutup/şeyh/mürşitlere kul olmaktır." 

Bu gayeyi Serdar Tuncer sözün girişinde "Kula kulluk etmem diyenler..." sorusuyla açık ediyor. Ve aklınca şeyh/gavs/kutuplarına tabi olmayanları "nefsine kulluk etmek" olarak niteleyip İnançer'e sorusunu yöneltiyor.

Serdar Tuncer ile Ömer Tuğrul İnançer arasında geçen o akıllara zarar diyalog:

Serdar Tuncer: "Kula kulluk etmem diyenler nefsine kulluk etmektedirler. Peygamber (as)'a kulluk olunmadan Allah'a kulluk olunmaz" Bu ne demek diye soracağım efendim. Biraz açalım dedik.

Ö. T. İnançer: Hz. Mevlana'nın bu husustaki beyanını konuşuyorduk... "Ey kullarım!... sözü kimin ağzından çıkıyor. Bunu düşündünüz mü," diyor. Düşünceye tefekküre bırakıyor. Tefekkür ne? Allah kitabında mümini tarif ederken; Onlar sözlerinde dururlar, ırzlarını muhafaza ederler... tefekkür ederler. Yani mü'minin tefekkür etmeyeni Allah tarafından Müslüman dahiline girmiyor... İşte tefekküre bırakıyor Hz. Pir... Kim dedi "Ey kullarım" sözünü. Peki bunun fıkhi dayanağı ayetler varda bize lazım olan ayet: "Kim Resule itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur." Bu ayet bu kelimelerle sınırlı olarak algılandığı zaman tam algılanmamış demektir. Bunu formül olarak algılayacağız. İtaat kelimesini kaldırıp yerine istediğin kelimeyi koy formül bozulmaz. "Kim Resulü sevmiş olursa Allah'ı sevmiş olur. Kim Resulü memnun ederse Allah'ı memnun etmiş olur... Kim Resulullah'a kul olursa Allah'a kul olmuş olur."

Serdar Tuncer: "İyyakena'budu" ayetini nasıl anlayacağız o halde"

Ö.T. İnançer: "Allah'a kul olmak, yalnızca O'ndan yardım dilemek, sığınmak bizim yalnız becerebileceğimiz bir iş mi? Değil... Muhammed Mustafa neci... "

***

MÜSLÜMANLAR DİNİ KİMDEN ÖĞRENDİĞİNE DİKKAT ETMELİ

Zümer Suresi 53. ayette Allah, Peygamberin ağzından "De ki: 'Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!' Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir." diyor. Ayette "Kullarım..." hitabı peygamberin kendi seslenişi değil Peygamberin dilinden Allah'ın bir seslenişidir. Ve bunu teyitle ayetin başında "De ki" denilerek Peygambere, "Kullarım..." şeklinde benim mesajımı ilet denmektedir.

Kur'an'da "De..." hitabı ile başlayan her ayet, Allah adına iletilen bir mesajın başlayacağını gösterir.

Bereket versin ki İnançer Kur'an cahili..

İnançer şu ayeti görse tıpkı TASAVVUF ALİMİ kıllı şeytan adıyla maruf zatın dediği gibi "Allah, ete kemiğe bürünmüş Hz. Muhammed olarak görünmüş" deyip Peygambere kul olmakla Allah'a kul olunacağından öte doğrudan Peygamberin Allah olduğunu iddia edebilirdi:

"Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl." (Taha, 14)

Tam İnançerlik bir ayet... 

İnançer'in haberi yoksa biz kendisine hatırlatmış olalım ve çıksın yine Kanal D ekranlarından şöyle bir açıklama yapsın: "Arkadaşlar! Biz bu güne kadar yanılmışız... Meğer Hristiyanlıkta İsa, Yahudilikte Musa'nın rab kabul edildiği gibi bizim dinimiz İslamda da Muhammed bir rab imiş. Bundan sonra Muhammed'e tapıyoruz. Bakın Taha Suresi 14. ayette görüldüğü gibi Muhammed kendisinin rab olduğunu söylüyor" diyebilir.

ALLAH, PEYGAMBERLERİN KUL OLDUĞUNU HATIRLATIR

Pirleri Mevlana ile Serdar ve Ömer Tuğrul'un şu ayetleri bilmemesi mümkün mü?

Elbette hayır...

Kur'an'ın geneli, Allah Resulü'nün tebliğ süreci ile aşağıda zikredilen türden ayetlerde de görüleceği gibi "Peygamber de olsa yaratılana kulluk etmenin haram kılınması apaçık belirtilmişken ayetin murat etmediği bir anlamla tevilen Müslümanları Yahudililerin Musa'ya, Hristiyanların İsa'ya tapındığı gibi Muhammed'e tapınmasını istemek art niyetin ötesinde İslam'ın genlerini bir proje dahilinde planlı bozma faaliyetidir."

“Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona, Benden başka ilâh yoktur, o halde Bana kulluk edin diye vahyetmiş olmayalım” (Enbiyâ, 25) 

“Gerçek şu ki, Biz, her toplumun içinden ‘Allah’a kulluk edin, tağuttan kaçının (mesajıyla gönderdiğimiz) bir elçi çıkardık. ” (Nahl, 36) 

"Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara "Allah’ı bırakıp bana kul olun" demesi düşünülemez. Aksine "Okuyup öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince rabbin halis kulları olun!" der. Ve onun size melekleri ve peygamberleri rab edinmenizi emretmesi de (düşünülemez). Müslüman olmanızdan sonra size inkârcılığı emreder mi hiç?" (Ali İmran, 79-80)

"De ki: Ey kitap ehli, gelin aramızda eşit olan tek söze: Ancak Allah'a kulluk edelim, ona hiçbir şeyi eş ve ortak etmeyelim, Allah'ı bırakıp da bazılarımız, bazılarımızı ilah tanımayalım." (Ali İmran, 64)

Ayetlerin şirk olarak nitelediği bir inanç, BATIL TASAVVUF DİN MENSUBU İnançer ve Serdar Tuncer tarafından hem de Müslüman bir ülkede canlı yayında İslam olarak millete sunulabilmektedir.

“Göklerde ve yerde var olan her şey sınırsız rahmet sahibinin huzuruna ancak ve ancak birer kul olarak çıkmaktadırlar”(Meryem, 93)Hz. Muhammed (as) kadar diğer peygamberler de kulluk ve ubudiyet açısından Kur'an'da farklı bağlamlarda ve çeşitli ifadelerle tanıtılmaktadır. Hz. İsa için “Ne İsa, Allah’ın kulu olmaktan kaçınacak kadar gurura kapıldı, ne de ona yakın olan melekler. O’na kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler ve küstahça böbürlenenler (bilsinler ki Hesap Günü) Allah hepsini kendi katında toplayacaktır” (Nisâ, 172) denilmektedir. Yine Hz. İsa’nın ağzından “Ben Allah’ın kuluyum. O, bana ilahi mesajı bahşetti ve beni peygamber yaptı” (Meryem, 30) denilerek, Hz. İsa’nın “abdullah” oluşuna dikkat çekilmektedir.

Hz. İsa’nın “onurlandırılan ve İsrailoğulları için örnek kılınan bir kul” (Zuhruf, 59) olduğu vurgulanmaktadır. Hz. Nuh ve Hz. Lut’un hanımlarının kıssaları anlatılırken, bu iki peygamber “kullarımızdan iki sâlih kul” (Tahrîm, 10) denilmek sûretiyle dile getirilmektedir.

Hz. Nuh, “O, gerçekten de çok şükreden bir kuldu” (İsrâ, 3) ifâdesiyle tanıtılmaktadır. Hz. Zekeriya, “Kulu Zekeriya’ya Rabbinin bahşettiği rahmeti dile getiren bir anmadır, bu” (Meryem, 2) ifâdesiyle anılmaktadır. Hz. Süleyman’ın “ne güzel bir kul” olduğu ve “her zaman Rabbine yöneldiği” (Sâd, 30) anlatılmaktadır. “Kulumuz Eyyûb’u da hatırla” (Sâd, 41) denilerek, yine bir peygamber, Rabbine kul olarak nispet edilmektedir.

Kur'an'ın bir çok ayetinde ve pek çok hadiste peygambere, peygamberlere ve her tür yaratılmışa tapınma/kulluk yasaklanmışken hem de bir ayetin murat etmediği anlamla insanları peygamberimize kulluğa çağırınan ahmaklığı; davar sürüsünün içine koyun seçmek için giren kimsenin koskoca sürü içinde bir davar bulamayıp davar köpeğini alıp gelmesine benzer. 

GÜYA BUNLAR EHLİ SÜNNET VE HADİSÇİ

Her zaman söylediğimiz gibi tasavvuf ehlinin hadis savunuculuğu hak namından öte müslümanları Kur'an'dan uzak tutmakla hem kendi rüyalarını hadis diye millete yedirmek hem de MUHAMMEDİLİK dini oluşturmaktır.

Yukarıda sıraladığımız ayetlerin yanısıra şu hadislerde peygambere kulluğu açıkça yasaklamaktadır:

“Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı övmede haddi aştıkları gibi, beni övmede siz de haddi aşmayın. Bilin ki ben sadece bir kulum. Benim hakkımda Allah’ın kulu ve elçisidir, deyin." (Buhari, Enbiya 48)

Ashâb-ı Kiram’ın kendisine hürmeten kullandığı bazı ifadeleri düzelten Allah Resûlü (asm), bir defasında kendisini,

“Ey kâinâtın en hayırlısı.” diye çağıran kişiye dönmüş ve

“O, İbrahim idi.” demiştir. (Müslim, Fezail 43) 

Başka bir rivayette ise,

“Beni Yunus b. Matta’ya üstün tutmayın. Peygamberler arasında tafdil (daha faziletli olduğunu söyleme) yapmayın. Beni, Mûsâ’dan daha hayırlı görmeyin. Ben şüpheye düşme hususunda İbrahim’e göre daha zayıfım. Yusuf’un kaldığı kadar hapiste kalsaydım kralın davetine hemen uyardı." (Buhârî, Enbiyâ, Kitabu’t Ta’bîr) ifadeleriyle kendisine aşırı ta’zimde bulunulmasını yasaklamıştır.

Yine Hz. Aişe annemiz anlatıyor: Peygamberimiz (as) geceleri mübarek ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi. Ben kendisine,

“Ey Allah'ın Resûlü, geçmişte işlenmiş ve gelecekte işlenmesi muhtemel bulunan günahlarını Allah Teâlâ bağışladığı halde niçin bu kadar yoruluyorsunuz?” dedim. Peygamberimiz (as):

“Ya Aişe, Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (Tirmizî, Şemâil 44)

_______________________________

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 06.05.2019 01:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serdar lafsokanoğlu 2019-04-23 14:05:09

babası belirsiz olanların yorumları yayınlanmıyor. o yüzden o küfür ve hakaretlerini annene iletiver serdar efendi

Avatar
pirifani 2019-04-23 16:58:46

al'i imran 79 muslumanlar icin gereken aciklamayi iceriyor.digerleri mevlana ne demis rabbani ne buyurmus desinler dursunlar.

Avatar
pirifani 2019-04-23 19:43:17

meal okurken veya okudugumuz kitablardaki ayet meallerini okudukca bu tasavvu erbabinin kurani nasil terk etttiklerini gormezlikten geldiklerini gorur ve sasirmam. zira esas sasilacak nokta baskalarini hadis inkarcisi hadis dusmani peygambersiz din sahibi olmakla sucladiklari ve guya hadis bayraktarligi yaptiklari halde kendi sapikliklarini ortaya doken sahih eserlerde bulunan hadisleri de gormezden gelmeleridir.objektif bir yaklasim olmazsada hadislerin sihhat derecesi yukseldikce kendilerini destekleyecekleri malzemenin azaldigini gormuyor degillerdir bunun icindir ki iclerinden bazilari sadece kurana degil hadise de karsidir.

Avatar
darakutni 2019-04-23 20:20:47

her zaman ki gibi destan yazıyorsunuz dinihaber ekibi, allah razı olsun sizden. bu sapıkları deşifre etmeye devam. ama benim kanaatim o ki bunlar sapıklığın ötesinde müslümanların dinini bozmak üzere hareket eden bir ermeni teşkilatı

Avatar
pirifani 2019-04-24 11:25:51

bu sapiklar milleti kendilerine kul edebilmek icin once peygambere kul etmek gerektigini cok iyi biliyorlar.peygamber ucmazsa kendileri de ucamaz.sasarim bu zalim necislerin arkasina giden zavallilara.onun bunun hatalarini gormeyi marifet bilirler de onlerinde el pence durduklari putlarin sahteligini bir turlu anlamak istemezler.yoktur birbirlerinden farklari kimisi az b.k kimisi cok b.k.fark niteliklerinde degil niceliklerindedir.bunlar kendilerinin pesine takilan suruleri kendilerine ilmi ledun verildigine inandirmis ve boylece kuran ayetlerinin manalarini sadece kendilerinin bilebilecegini hangi hadisin sahih oldugunu sadece kendilerinin bilebilecegini soylerler.bu konuda calisan alim ve hocalardan hoslanmamalari onlar aleyhinde her firsatta baglilarinin beynini yikamalari onceden aldiklari tedbirlerdir.zira ilmi calismalari okuyan baglilari gercekleri ogrendikce kendilerinin ne mal olduklarini ogrenip terkedebilirler.ancak karakterleri menfat iliskileriyle bozulmuslar haric.

Avatar
Turuncunun1tonu 2019-05-08 02:18:31

Peygambere itaatten ne anlaşılıyor?
Sahabeler nasıl yapiyordu?
Herşeyi peygamber efendimize sormuyorlarmiydi?
Hatta yolda yurumelerini bile Peygamber efendimize benzetiyor onun ayağının surctugu yerde onlarda kasıtlı olarak yapmıyorlar miydi? Eğer maksat Allah degilse ise peygamber niye geldi ?
Veya Allahtan gayri birşey mi söyledi?
Ona tabi olmak Allaha tabi olmak demek degilmidir?
Boyle bu şekilde diye diye parça pincik oluyoruz. Her halükarda üzücü nerden bakarsan bak.
Yok bilmem kafirlerin cehennemde sonsuz kalması zoruna gidiyormuş. Onun zoruna gidiyor sana ne olmuş güzel abim? Müslüman mi müslüman. Bırak hesabını Allah kessin. Sen niye birde kotuleyip kötü oluyorsun.
Değil müslümanım diyen birini kafiri bile tenkid edemeyecekken niye bunca hizmette bulunani tenkid ediyorsun. Ya Allahın sevdiği kulu ise hesabını nasıl vereceksin? Allah rızası için artık birbirinizle ugrasamayi bırakın.
İçim parçalanıyor okudukça. Ayrılmayın birleşin bir olun.

Avatar
isa 2019-05-08 03:26:04

bunları sokakta görmrk istemiyorum. nasil hamile kadin ı sokakta gormek istemiyorsa bu zat bende bunu istemiyorum. herkes haddini bilecek... ayar oldum buna ya... bide tasavvuftan bahsediyo ya...