ÜlkeTV ile Muhsin Bay'ın güzide alimi İhsan Şenocak, Şamanist görüşleriyle izleyenleri şok etti

İhsan Şenocak'ın vefat eden Allah Resulü'nün ruhaniyatından yardım istenebileceğine dair yaptığı açıklama takipçilerini hayli şaşkına çevirdi. Ruh/Ruhaniyattan yardım dileme bilindiği gibi ayetle şiddetle yasaklanırken bu sapkın inanç, Şamanizm ve Animizm denen ilkel dinlerin bir enstrümanı...

ÜlkeTV ile Muhsin Bay'ın güzide alimi İhsan Şenocak, Şamanist görüşleriyle izleyenleri şok etti

İhsan Şenocak'ın vefat eden Allah Resulü'nün ruhaniyatından yardım istenebileceğine dair yaptığı açıklama takipçilerini hayli şaşkına çevirdi. Ruh/Ruhaniyattan yardım dileme bilindiği gibi ayetle şiddetle yasaklanırken bu sapkın inanç, Şamanizm ve Animizm denen ilkel dinlerin bir enstrümanı...

14 Haziran 2019 Cuma 23:48
ÜlkeTV ile Muhsin Bay'ın güzide alimi İhsan Şenocak, Şamanist görüşleriyle izleyenleri şok etti
banner310

Ülke Tv’de Muhsin Bay’ın sunumuyla "Gerçeğin Peşinde" adlı programın konuğu olan İhsan Şenocak'ın "Şamanizmin sapkın inancını" İslam'a transfer etmesi kamuoyunun tepkisine neden oldu.

Bilindiği gibi Şamanizm ve Animizm inancında iyi ruhlardan yardım, kötü ruh ve hastalıklardan korunma adına şamana başvurulur. Şaman, ateş veya duman etrafında davul veya tef eşliğinde dans edip iyi ruhlardan yardım isterken kendince kötü ruhları da kovarak milletin bu talebini yerine getirir. 

Şamanizm ve Animizm'de var olan bu sapkın inancın efsane olmak dışında vehim ve vesveseden başka bir anlamı bulunmuyor. Ruh/Ruhaniyattan yardım isteme İslam'da şiddetle reddedilen bir inanç olup bu şekilde bir davranış büyük günahın ötesinde şirk olarak vasıflandırılmaktadır.

İhsan Şenocak, konuşmasında “Yetiş ya Muhammed!” demenin hiç bir mahzuru olmadığını çarpıttığı ayete getirdiği uydurma hikayelerle ispat etmeye çalıştı.

Şenocak, ruhlardan yardım isteme adına; “Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.” (Nisa, 64) bu ayeti bağlamından koparıp kendince delil üretti.

Şenocak Nisa 64. ayetinden hareketle, “Peygamberimize birileri geldi ve kendilerine istiğfar etmelerini istediler. Allah Resulü'de onlara istiğfar etti. Allah Resulü'nün bu istiğfarı o an olmuş bitmiş kabul edebilir miyiz? Kıyamete kadar Kur’an baki ise ki bu ayettin hükmü de bakidir ve Muhammed (as) imdat dileyene yardım edecektir” sözleriyle vefat eden peygamberin hala yardımının devam edebileceğini CİN ALİ MASALLARI türünden hikayelerle destekledi. 

İHSAN! DİNDE HİKAYELERLE DEĞİL NASSLARLA AMEL EDİLİR

İnandırıcılığına dair İhsan Şenocak, İbni Teymiyye'nin talebelerinin görüşlerinden hareketle getirdiği örnekler ilmilikten çok uzaktı.

Özellikle "Her konuda selefiler, vahhabilerin delil yaptığı İbni Teymiyye'den örnek veriyorum" deyip konuyu sürdürmesi dikkatlerden kaçmadı.

Oysa dinde asıl olan Kur'an'dır. Sonra Kur'an'ı hayatına tatbik eden Peygamberdir. Peygamberimiz Muhammed (as)'den bize nakledilen her tür söz ayet gibi korunmadığı için hadis bağlamında rivayet edilen her sözü de biz müslümanlar Kur'an'a arz etmekle mükellef iken İbni Teymiyye adına sığınıp "Ne olur bana inanın! Bakın falanlarda böyle demiş demek" Şenocak'ın çıktığı ekrandaki alimlik pozuyla bağdaşmadı. 

Hadislerin dahi rivayetinin sıhhatinin şüpheli bulunduğu yerde İhsan Şenocak'ın "aç gelen birilerinden için peygamberimizin birine rüyada görünüp "kalk doyur" demesi" gibi bir zırvalığa inanması gerçekten şaşırtıcı. Halk arasında kocakarı hikayeleri, efsane, masal olarak anlatılan bu hikayelerin Şenocakça ilmi veri olarak değerlendirilmesi sahip olduğu ilmin seviyesini göstermesi açısından oldukça anlamlıydı. 

Haşa aç olanların halinden anlamayan ve yardım etmeyen ZALİM ALLAH'ın karşısında, merhametiyle imdatlarına yetişen herşeyden haberdar, yaratma gücü olup rüyalara hükmeden yarı ilah konumunda MERHAMET TİMSALİ PEYGAMBER tasviri ile buradan hareketle GAVS VE KUTUPLARA pay çıkarma cingözlüğü takdir edilecek bir hokkabazlıktı. 

Dikkat edilirse tasavvufta Allah her zaman zalim rolündedir. Mürşitler ise her zaman birer merhamet elçisi olarak lanse edilirler.

HİKAYELERİ AYET GİBİ ALGIYALAYAN İHSAN ŞENOCAK!

İhsan Şenocak program sonrası kendi dediği sözleri bile aktarma yeteneğinden mahrumken Kabe'de bir bedevinin şiirini orada birinin duyup aynen ezberleyip aktardığına inanması gerçekten çok komikti.

Peygamberimiz Utbi'ye "Git o bedeviye söyle Allah onun günahlarını affetti, de" şeklinde bir hikayeye Şenocak'ın inanması izleyenleri oldukça güldürdü. Allah Resulü vefat ettikten sonra kendisine dahi nasıl muamele edileceğini bilmediğinden söz ederken bir rüyada bir bedevinin cennetlik olduğunun müjdelenmesi ve buna inanılması bu dine yapılacak en büyük kötülüktür. Dini basite almaktır. 

Hayatında kimseyi cennetle müjdelemeyen peygamberin rüyada birilerini cennetle müjdelemesi olsa olsa şeytanın Utbi'ye yada Utbi adına bu hikayeyi uyduranlara bir oyunu olabilir. Şenocak sakın cennetle müjdelenen sahabelerden söz etmesin! O rivayetin uydurma olduğunu burada kendisine izah edecek değiliz...

Bu nasıl bir peygamberdir ki doğrudan o bedevinin rüyasına girip müjdelemek yerine onbinlerce hacının ziyaret ettiği bir mekanda adı, sanı olmayan, evi adresi belirsiz, kamera kaydı denen bir nimetinde bulunmadığı yerde zavallı Utbi'nin sırtına bir ton pirincin içindeki bir tane beyaz taşı bul der gibi "Git! Şu adamı bul ve ona şunu de" gibi bir emirle zulm ediyor. 

Haa! İhsan diyecek ki "Bedeviye görünse diğer insanlar inanmazdı. Hayırlı bir işi başkasının söylemesi gerekti."

Biz yine inanmadık İhsan!

Biz, Hz. Muhammed'e ve O'nun getirdiği ayetlere iman etmekle emrolunduk. Başkalarının Allah ve Resulü adına söylediği şeylere değil...

RUHLAR HUSUSUNDA ELİMİZDE YETERLİ VERİ YOK!

İhsan Şenocak konuşmanın başından sonuna kadar iddia ettiği peygamberin vefatından sonra ruhundan yardım dilenebileceğinden söz etti.

Konu ruh olduğuna göre "ruhlardan yardım istemenin şekli, istenip istenmeyeceği, onların da cevap verip vermeyeceğine..." dair Kur'an'a müracaat kaçınılmazdır. Kur'an'a baktığımızda ise "Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir." (İsra, 85) ayeti dışında ruh/ruhaniyyat konusunda bize yardımcı olacak doyurucu bir ayet göremiyoruz.

Bu ayete göre İhsan'ın anlattığı ve inandığı ruh/ruhaniyat konusu, havada asılı kalıyor. Ayet bağlamında konuyla ilgili yapılan tüm yorumların mesnetten yoksun olduğu anlaşılıyor. Ruh konusunda Allah Resulü susmuştur. Bize de susmak düşer. Çünkü Allah'ın açıklamadığı, Resulü'nün sustuğu bir yerde kim hangi açıklamayı yaparsa yapsın inandırıcılıktan uzaktır ve bağlayıcı değildir.

ALLAH RESULÜ'NÜN KİME DUA EDECEĞİ DE KENDİSİNE ÖĞRETİLDİ

Şenocak Nisa 64. ayeti bağlamından koparıp Kur’an’ın kıyamete kadar bakiliğini dile getirerek anlattığı olayında hükmünün baki olduğuna hamletti. Yani Şenocak’a göre “Peygamber diri iken nasıl istiğfar ediyorsa vefatından sonra da Peygamber (as) kendinden imdat isteyenlere istiğfar etmektedir.”

Oysa burada yaşayan bir peygamber vardır. Ve kendisinden istiğfar dileğinde bulunanlar yaşayan bir peygamberden dua istemektedirler. Gerek istiğfar isteyenler gerekse kendilerine istiğfar eden peygamberin durumu, "Mü'minin mü'mine yaptığı bir dua" formatından başka bir şey değildir.

Her mü'min bir diğer mü'min için hayır dua edebilir, isteyebilir. Allah Resulü'nün burada yaptığı da nihayetinde ümmetinden bir parça olan o kişilerin affedilmeleri için yaptığı bir duadır.

Yaşayan peygamberden istiğfar istemek zaten imanın bir göstergesidir. İstiğfar eden zaten peygambere tabi olmuştur.

Vefat eden peygamberden istiğfar onun tebliğ ettiği kitaba tabiiyyetle Allah'tan bağışlanmayı dilemektir. Elbette Kur'an'a tabi olan tıpkı hayatta iken kendisinden istiğfar istemek gibi öldükten sonrada o hayatta imişçesine bir istiğfar talebidir.

Allah Resulü'nün diri iken istiğfarını isteyenlere Allah'ın affı müjdesini öldükten sonra da aynı şekilde Peygamberin istiğfarı ile affolunabileceği anlamını çıkarmak zorlama bir yorumdur. Nihayetinde Allah Resulü'nün bağışlama dilemesi Kur'an'a tabiiyeti olanlaradır. Peygamberimiz kendi annesi Amine ile kendi amcası Ebu Talip hakkında yaptığı istiğfar kabul edilmeyerek reddedilmiş hatta bu şekilde bir istiğfarda bulunması ayetle reddedilmiştir.

SAHABE, ÖLÜ İLE DİRİYİ AYIRDEDECEK ZEKAYA SAHİPTİ

Kur’an ve sünnetin hiçbir yerinde ölülerden yardım dilendiğine dair bir işaret yoktur. Ne peygamber efendimiz ne sahabe ne de devamında gelenler ölülerden asla yardım dilememişlerdir. Çünkü Peygamberimiz ve O'nun izinden giden sahabe her tür duyu yeteneğini kaybetmiş ölü ile diriyi ayırdedebilecek zekaya sahipti.

Hanefi mezhebi alimlerinin tamamı ölülerden yardım dilemeyi küfür saymaktadır.

ŞEHİTLER, ÖLÜDÜRLER LAKİN ALLAH KATINDA DİRİDİRLER

Şimdi İhsan Şenocak ile tarikatçılar, “Şehitlerin diri olduğunu söyleyen Allah’ın ayetleri ortada iken Peygamberler şehitlerden aşağı mı ki ölü olsunlar” gibi batıl bir mantık yürütmektedirler.

“Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.” (Bakara, 154) ayetinde görüldüğü gibi şehitler bizim bilemeyeceğimiz bir şekilde diridirler. Ama bu dünya hayatı açısından birer ölüdürler. Yine şehitlerle ilgili olarak "Şehitlerden imdat dilemek, bizi gördükleri, görecekleri, yardım ettikleri..." gibi şeylerin ne ayette ne de hadislerde yeri yoktur. Bu konuda Allah bize Şehitlerden için "ölü" dememizi nehyederken onların bizim bilgimiz fevkinde "diri olduklarına" iman etmemizi emretmiştir.

Şu hadiste görüldüğü gibi şehitler bu dünya hayatı kapsamında ölmüş ve bu dünya ile ilişikleri kesilmiştir. Geri dönmeleri de imkansızdır. Halkın dilinde dolaşan "falan savaşta filan savaşta şehitlerin gelip Müslümanlara yardım etmesi" gibi hikayelerin de gerçekleşmesi imkansızdır. Allah’ın elbette meleklerden kurulu orduları vardır. Yardım edilecekse Allah, Meleklerden kurulu ordusuyla darda kalan insanlara yardım eder. Ama bu bizim bilemediğimiz bir şekilde yapılan bir yardımdır.

PEYGAMBERİMİZ ÖLMÜŞTÜR

Peygamberimizin öldüğüne dair şu rivayeti İhsan Şenocak'a hatırlatmak isteriz:

Peygamber (as) vefat etmişlerdi. O sırada annesi tarafından Hz. Resulullah son anlarını yaşadığını haber alan Hz. Usame hareket etmeyip ordusuyla Mescid-i Şerife gitmişti. Hane-i Saadette feryat ve figanın yükseldiğini duyan ashap, kalplerinden vurulmuşa döndüler.

Cesaret ve adalet timsali Hz. Ömer bile kendisini bu dehşetli anın tesirinden kurtaramadı. Hatta herkesten daha çok dehşete kapılarak şöyle bağırdı:

"Resulullah ölmemiştir ve sağdır. Ona sadece Hz. Musa'ya arız olan saika gibi bir saika arız olmuştur. Kim Muhammed öldü derse onu kılıcımla iki parça ederim."

Hz. Ebu Bekir o sırada Sünh Mahallesindeki evinde bulunuyordu. Yürekleri dağlayan haberi kendisine ulaştırdılar. Gönlünün bir parçasının adeta koptuğunu fark eden Hz. Ebu Bekir süratle Hane-i Saadete girdi.

Dehşet ve hayret içinde Fahr-i Kainatın mübarek yüzlerini örten örtüyü kaldırdı. Eğildi, tazim ve hürmetle alnından üç kere öptü. Akan gözyaşları arasında dilinden dökülen kelimeler şunlar oldu:

"Ölümün de hayatın gibi temiz ve latif, ya Resulallah!"

Hz. Ebu Bekir, Hane-i Saadetten çıktıktan sonra Mescid-i Şerife vardı. Hz. Ömer'in "Resulullah vefat etmedi." sözlerini duymuştu. Bunun üzerine şöyle konuştu:

"Kim ki Muhammed'e (as) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (as) ölmüştür. Kim ki Allah'a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy'dır, ölümsüzdür."

Sonra da şu ayet-i kerimeyi okudu:

"Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah'a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükafatını verecektir." (Ali İmran, 144)

Bu ayet-i kerime, Uhud Muharebesinde, "Muhammed öldürüldü" şayiası üzerine nazil olmuştu. Ashab onu belki yüzlerce, binlerce defa okumuş oldukları halde, o andaki teessür sebebiyle bir anda unutuvermişlerdi.

İşte, yalnız metanetini muhafaza eden Hz. Ebu Bekir bunu unutmamış ve ashaba hatırlatmakla en büyük hizmeti ve vazifeyi ifa etmiş oluyordu. Bu hitabe ve bu ayet-i kerimeyi hatırlamaları üzerine sahabiler kendilerine geldiler. Bir anda toparlandılar ve şaşkınlıklarını üzerlerinden attılar.

Daha sonra Hz. Ebu Bekir şu mealdeki ayet-i kerimeyi okudu.

"Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler." (Zümer, 30)

Metanetini yitirmeyen Hz. Ebu Bekir bu hitabesiyle o zamanki İslam cemaatına büyük bir hizmet ifa etmiş oluyordu. Ashab-ı Güzin artık Kainatın Efendisinin bu dünyadan göçmüş olduğunu anlayıp kabul ettikleri gibi, Hz. Ömer de; "Resulullah ölmemiştir" sözünü söylemekten vazgeçerek kendine geldi.

Ayetler ortada…

Sahabenin tutumu ortada…

Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer’in ayetler karşısındaki tutumu da ortada…

Allah, peygamberine bir gün “öleceksin” diyor ve gün geliyor Allah Resulü ölüyor. İhsan Şenocak ile içinde yer aldığı Tasavvuf/tarikat erbabı ise ayete ve sahabenin tutumuna rağmen ısrarla "ölmedi" demeleri gerçekten manidar.

Sahabe bunu kabullenmekle de kalmıyor. Sonraki hayatlarında iyi yada kötü her tür hal ve şartta asla Peygamberi ve başka ölülere tevessül edip imdat dilenmezken İhsan Şenocak, ayetin içeriği ve sahabenin kavline rağmen Allah Resulü’nün imdat isteyenlere yardım edecek şekilde yaşadığını söyleyip muhalefet edebiliyor.

Şu ayetler de Peygamberimizin öldüğüne diğer delillerdir:

“Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar?” (Enbiya, 34)

“Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut, 57)

RUH/RUHANİYYATTAN YARDIM DİLEMEK AYETLE YASAKLANMIŞTIR

Şu ayette İhsan Şenocak ve aynı düşüncede olan Tasavvuf/tarikat erbabına bir ikaz ve tehdittir:

“Eğer onlara dua ederseniz sizi, dualarınızı işitmezler. Şâyet işitmiş olsalar (bile) size icabet edemezler. Kıyâmet günü sizin şirkinizi inkâr edecekler. Ve sana bunun (bu haberin) mislini (benzerini) verecek (kimse, şey) bulunmaz (Allah’tan başkası haber veremez).” (Fatır, 14)

Fatır Suresi ve nice ayette Allah ölülerden veya kendisi dışında birilerinden yardım istememeleri gerektiğine dair uyarı yaparak bu tür davranış içinde olanları müşrik ilan etmektedir.

Şu ayetler de İMDAT dileme konusunda tek merciin Allah olduğunu açıklıyor. Aşağıdaki ayetler göstermektedir ki Allah dışında kimse insanlara vekil değildir. Allah dışında başkalarından yardım dilenenler müşriktirler. Dönülecek yer Resulullah değil Allah’tır.

“Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.” (En’am, 107)

“'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın.” (Rum, 31)

“Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.” (Zümer, 54)

“Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.” (Yunus, 18)

“İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.” (Zümer, 3)

“(Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.” (Fussilet, 29)

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 15.06.2019 14:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2019-06-15 03:12:33

uydurmuslar uydurmuslar din demisler uydurmuslar uydurmuslar ehli sunnet demisler. alemi ervah,ruhlar alemi, kabir alemi de bunlardandir. bu meselelerde hristiyanlar ve yahudiler de daha onceden sapitmislar ve muhtemelen muslumanlara da israiliyat olarak gecen sapikligin kaynagi olmuslardir.son donemlerde hristiyan aleminde de bazilari bu konuya dikkat cekmektedir.

Avatar
Türkoğlu 2019-06-15 09:46:56

başta diyanet, imamlar olmak üzere, sifiller, zübbeliler, mamut delisi, masum zibidisi,ihsan-ı şeytanlar , beşergiller, silimaniler, nurcu şeytanlar, said-i kürdiler, cemaatler ve tarikatlar islamı istismar ederek veya kullanarak( ben bunlara ajan diyorum çünkü bunlar gerçek yüzünü saklamakta insanlara dindar imajı vermekte çok ustalar) sülük gibi milletin kanını emmekte dini afyon, esrar haline getirerek insanları zehirlemekte, insanların beynini uyuşturmaktadırlar. arabın ve iranlıların masallarını örfünü adetini sapıklığını fantazisini,islam diye türk milletine yutturmaya çalışmakta, türk milletini araplaştırmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar

Avatar
aliye çiçek 2019-06-15 10:38:26

bu ihsan kendini bir halt biliyor. her konuşması faullü, bir kaç bir şey okumuş ezberlemiş, onu söyleyince alim olduğunu sanıyor. iyi oldu şunun havasını alın şöyle

Avatar
.... 2019-06-15 23:30:18

Dini haber iyice sapıttı yazık

Avatar
Abdullah 2019-06-15 09:11:52

Siz medine-i münevvere ye peygamberimizi selamlama ya ,umre ye gittiniz mi peygamberimizi hz ebu bekir r.a i hz ömer ra i selâmladınız mi .ihsan şenocak hocayı eleştirdiniz e gore sizin oralara gitmemeniz icap eder sonra sürekli eleştirdiğiniz ihsan şenocak hocaefendinin karşısına dini mevzuları delilleri ile tartışmak üzere televizyona çıkmaya cesaretiniz varmı ,bırakın kardeşim alimleri eleştirmeyi başkalarını eleştirin

Misafir Avatar
mülkiye gemici 2019-06-15 14:44:33 @Abdullah

sizden öğrendik alim eleştirmeyi. siz değil miydiniz bardakoğlunu, görmezi , akifi, seyit kutubu fazlurrahmanı falan eleştiren, ne oldu iğne batınca hemen feryad ettiniz. ihsana da alim dediğine göre kendin çok cahilsin. şahsen benim yanımda zerre kadar alimliği yok. bol bol hata yapıyor

Beğenmedim! (1)
Avatar
Elbistan 2019-06-15 05:45:21

Dini haberler götün yetiyorsa karşısına çık konuş. Ve bir zamanlar genç alim diyerek haber yapıyordun ne oldu şimdi. Yorumu yayınla lan
ADMİNİN YORUMU: TASAVVUF AHLAKININ NE OLDUĞUNU MİLLETİN BİLMESİ İÇİN YAYINLIYORUM LAN. SİTENİN SAHİBİ DEĞİŞTİ, KÖPRÜNÜN ALTINDAN ÇOK SULAR AKTI. O GÜNKÜ MÜFTÜYE GÖRE İHSAN GENÇ ALİMDİ. ŞİMDİKİ SİTENİN SAHİBİ HARBİ BİR ALİM VE İHSAN YANINDA SİNEK BİLE ETMEZ.

Misafir Avatar
yok denen cahile 2019-06-16 17:14:18 @Elbistan

sende sineğinki kadar beyin olsa ihsan şenocak cahili ile şu yazının arasındaki ilmi farkı anlardın. gerçekten tarikatlar eline aldığı insanları hayvanlaştırıyor, içinde var olan beyinleri boşaltıp beyinsizleştiriyor tıpkı aptal şeyhleri gibi

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
yok 2019-06-16 14:31:36 @Elbistan

adminin yorumu nam koçero -i̇hsan ağanın ne edip etmeyeceği yarın belli olurda senin nemrut bir sinekle göçtü haberin olsun .dikkat et köprü altında kalma.bunuda yayınla bakam. milleti tahrik edip hangi odaklara çalıştığınız anlaşılamadı .sadece şahsi menfattiniz mi yoksa kendi doğru zannettiğiniz yanlışları din olarak görmeniz mi ...

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
pirifani 2019-06-16 14:21:58 @Elbistan

sayin elbistan sizde yeterli ilim olsaydi senocak ve benzerlerinde ciddi bir ilmi birikim olmadigini rahatca anlariniz.bunu anlamaniz icinde oyle senelerce peslerinden gitmenize hic gerek yoktu birkac konusmalarini dinlemeniz yeterli olurdu.falasida nafile olurdu zaten.kendisi tam bir showmendir.bunun gibi daha niceleri de var ve bunlarin prim yapmasi halkin islami konulardaki cehaletindendir. islerine geldiginde halk her seyi biliyor derler islerine gelmediginde ise halk hic birsey bilmiyor derler.yalan konusmaktan utanmayan ve yuzleri kizarmayan bu gibilerle niye tartisilsin ki?adamlara kuran ayeti okursan hadisle cevab verecek kadar kurandan nefret eden bu tiplerin ne oldugunu herkesin anlamasi gerekmez mi ki tartisilsin?gayeleri tartisarak birsey ogrenmek degil de demagojiyle uste cikip prim yapmaya calisan bu tiplere verilecek en iyi cevap muhattab almamktir.

Beğenmedim! (0)
Avatar
isa 2019-06-15 15:36:17

şirk demek ortaklaşa ALLAH la iş tutmak eya tutturmak diye anlamak gerekir. bazı ortadosk müslümanlar bunu anlayamıyor sefeat gibi. birisi şefeat edecekse onu ALLAH etmiş olur. yardımın bir vesileyle olmasıda aynıdır. yardımın tümü ALLAH ındır. bağimsız bir varlık düşunmek şirktir. şeytanı dahi bağimsiz zannetmek şirktir. bu mesele ciüz i iradenin olduğunu zannının bir yansimasıdır. halbuki his mertebesinde olan dunyamız rüyanın bir tık ustüdür. zaman gibi zannidir. bu olünce bir derece anlaşilacak dunyanin rüya oldüğu. artik gözun keskindir diye bir alemi ahiret seyredeceksin uyanmis olacaksın lakin cennetin dahi keskin bir rüya oldügu anlaşilamayacak çünkü bir daha uyanma seriveni yaşamayacaksın. quantum un gerçeği bakınca görüen bir alem. ama görülenler sana bakar görmez yani rüyadaki insanlar görmez seni... sen onları bakar görürsun fakat onlar görmezler bileden kasıt budur. onlarin cüsseleri hoşuna gider diyor ayet ama onlar içi boş kutük,.. onlar hayvan gibidirler şuur sahibi diğidir diyor ALLAH.. gibi. tum gördügun Allah in tecellisi olduğundan seninle olan bütun temaslar direk ALLAH ındır. yani ortak falan yok, vesilenin hukmü Allaha bağlanmazsa şirk olur..

Avatar
Abdullah 2019-06-15 23:14:41

Mülkiye gemici benim isimlerini yazdıklarınızı eleştirmedim işte siz bu sunuz iftira atıyorsunuz fakat siz benim sualime cevap vermediniz sualim siz medinede peygamberimizin ruhaniyetinde selam vermeye gittiniz mi .sonra siz ihsan şenocak hocaefendi yi eleştirebilmeniz için önce usulü fıkıhı okuyun ve anlayın

Misafir Avatar
pirifani 2019-06-16 14:25:15 @Abdullah

yahu dunya ruhaniyetlere selam verenden gecilmiyor.sizin sapik dedikleriniz de bahsettiginiz zatlarin ruhaniyetlerine bolca selam veriyorlar. hayatinda sakali yok diye muslumanin verdigi selami almayan saskalozlarin peygamberin ruhaniyetine selam vermesinden ne cikar?

Beğenmedim! (0)