(Adminin Yorumu: Okuyucularımız İbni Abbas (ra)'ın sahabe olup 1400 sene sonra yaşayan Said Nursi'den için nasıl şeytan diyebileceği gibi bir itirazda bulunabileceklerini tahmin ediyoruz. İbni Abbas keramet(!) ehliydi. Said Nursi kendinden 400 sene önce Hindistan'da yaşamış İngiliz Ajanı İmamı Rabbani'nin kendisine hitap ettiğini söyleyip hurafe dolu kitabında ona cevap veriyorsa İbni Abbas, Said Nursi için neden bu sözü söylemesin ki.. Hem bu akıl yürütmeler biz Müslümanlara da ait değil.. Selefiyye'nin ehli sünnet maskeli tasavvuf erbabının yürüttüğü akıllardan bir akıl yürütme.. Biz çakma ehli sünnetçilerden öğrendik bu akıl yürütmeleri.. Rahmetli Aytunç Altındal Said Nursi'nin Vatikan'ın bir kardinali olup cesedinin Vatikan'da olduğunu söylemişti. Bakmayın siz Bediüzzaman deyip nurcuların bu kardinali yücelttiğine... Risaleler baştan aşağı Hristiyan öğretisi ve şia'nın sünniliğe aşılanmış hali ile doludur.)

Sufilerin Gavslar tarafından kullanılan bilgi kaynaklarından cifr ve ebced hesapları da dini ilimler açısından tutarı olmayan bir yöntem olarak tenkit edilmiş ve itibar görmemiştir.

İbn-i Haldun; “Huruf-u esrar’ın ilk defa haddi aşan sufilerle İslam dünyasında görüldüğünü söyler. Bunlar; yıldız ve burçların ruhlarının kemal/ilahi isimlerin yansımaları ve görüntüleri olduğunu, harflerin tabiatları ve sırlarının da bu isimlere sirayet ve yine bu düzen içinde onların da varlıklarla sirayet ettiğini söylerler.

Mukaddime’sinin 54. faslında cifircilerin, insanların geleceklerini bilmek için, bu mesleği geçim vasıtası yapmış kimselere gittiğini, bu cefircilerin dükkanlar açtıklarını ya da yol kenarlarına oturarak kendilerine akıbetlerini öğrenmek için başvuran bu aklı kıt kimselerin gelecekleri hakkında kehanette bulunduklarını anlatır.

Özetle; cefr ve ebced adı verilen rakam değerli harf sistemiyle, İbn-i Arabi ebced hesabıyla Mehdi’nin H.683 yılında geleceğini söylemiş lakin bu kehanet tutmamıştır. Kimisi Deccal’in H. 743 yılında zuhur edeceğini, kimisi İsa’nın 698 yılında ineceğini söylemiş olmasına rağmen hiçbiri tutmamıştır.

Büyücülerin kullandığı gelecekten haber verme konusunda harfler ve rakamlarla ifade edilen ve gerçekte ilimle alakası bulunmayan “huruf ilmini” kullanır. Bununla batını yorumlar ve gelecekle ilgili haberler verir.” (Ortaçağda Müslümanların Yaşayışı, Ali Mazeherî, S. 204)

Gazali’nin de belirttiği gibi; harflerin belli anlamlar ve sayısal değerler ifade ettiği konusunda hiçbir tutarlı ve ilmi bir delil yoktur.

İslam alimlerinden Şâtıbî’nin de belirttiği gibi cifr hesabını kullanarak bir takım çıkarımlar yapmak, İslam’ın ilk nesillerinin hiç bilmediği, Yahudi Kabala kültüründen sızmış bir anlayıştır. Dolayısıyla bu hesapla yapılan yorumların hiçbirisi, Kuran tefsirinde kullanılmamalıdır, bu yorumların hiçbir tefsir değeri yoktur.

İbn-i Abbas (r.a) bu ilmi bir şekilde sihir saymış ve bu hesabın şeriatta yeri yoktur demiştir. Kur’an göre gaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Gaybın bilgisine ulaşmaya çalışanları Allah; ‘şeytan, şeytanlığa soyunmuş kişiler’ olarak nitelemiştir. (Mülk/5) (Sadettin Merdin, İslamın Pavlusları, s:284)

Said Nursi de birçok yerde cifr ve ebced hesabını kullanmış olmasına rağmen sonunda bütün bunları reddedercesine şunları söylemektedir:

“İlm-i cifir, meraklı ve zevkli bir meşgale olduğundan, gerçek görevden alıkoyup meşgul ediyor… Açık Kuranî esaslarla ümmete ders vermek hizmeti, cifr ilmi gibi gizli ilimlerden yüz derece daha üstün bir meziyeti ve kıymeti sahiptir. O kutsal görevde kesin deliller ve muhkem kanıtlar suiistimale imkân vermezler. Fakat cifir gibi, belli kurallara bağlı olmayan gizli ilimlerde suiistimal girip şarlatanların istifade etmeleri mümkündür. (Dokuzuncu Lem’a)

Sonuç Olarak;

Şeriat zahire yani görünene göre hüküm verirken tasavvuf batın yani görünmeyen manalar yükleyerek karar verir.

Şeriata göre hüküm koyucu Allah iken, tasavvufa göre şari olan yani hüküm koyma yetkisinde bulunan yani müridi üzerinde söz hakkı bulunan gavs hazretleridir.

İslam hukukunda delil Kur’an iken, tasavvufta delil gavs hazretlerinin keşf ve mükaşefesi olmaktadır.

Kur’an’a inanan insanların bu durum karşısında göstermeleri gereken tavır ne olmalıdır diye akla gelecek sorunun cevabını İbn-i Haldun Şifa’us-Sail’inde şöyle veriyor;

“Müteahhir dönem sufilerin tarikatı apaçık küfür ve çirkin bidatlerle doludur. İbn-i Arabi’nin ve diğerlerinin kitapları yakılmalı ya da okunmayacak şekilde mürekkebinin silinmesi için su ile yıkanması gerekir. Çünkü din ve toplum yararı için bu ve benzeri sapık inançların yok edilmesi gerekir.” (İbrahim Sarmış, Tasavvuf ve İslam, s.125)

Bütün bunlardan sonra İmam Azam’ın, “El alim vel müteallim”de “Allah’ın velileri varsa bunlar ilim sahipleridir, değilse veli yoktur” dediğini hatırlatarak “başka söze ne hacet” demeli.!

Said Nursî ise, cefr ve ebced hesabının her zaman ve zeminde makbul ve geçerli bir ilmi prensip, edebî bir kanun, hatta gaybın anahtarı olduğunu ileri sürmüş.(Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s.80-81)

Said Nursi, Kur’an ayetlerinin harflerini Cifr ve Ebced hesabıyla rakamsal olarak değerlendirip onlardan işaretler çıkarmak suretiyle Kur’an’da zikredilen Kur’an’ın vasıfları olduklarını ve Kur’an’daki Peygamberimizin vasıflarının da aynı zamanda kendi vasıfları olduklarını söylemiştir.

Allah katında yegane hak din İslam’dır.. (Al-i İmran :19) mealindeki ayetin tefsiri olarak diyor ki: “Bu Risale-i Nur demektir.” (Zülfikar’ın ikinci makamı:102)

Yine, “Ey Müzzemmil (örtünüp bürünen) Peygamber!...” (Müzzemmil:1) ayetinde ki “Müzemmil” kelimesinin Kürdi (Said Kürdi) demek olduğunu söylemektedir. (Tılsımlar:189)

Yine “Allah odur ki müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderdi.” (Saff:9) ayeti için de; “Yani Allah Said-i Bediuzzaman’ı Risale-i Nur ile gönderdi”, demektir. (Tılsımlar:189)

Yine Kur’an’daki Muhammed’in Bediuzzaman’ı El-Kürdi demek olduğunu söylemektedir.” (Tılsımlar:190)

“Ey iman edenler, seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin!” (Hucurat:2) ayetinde ki Peygamberin sesinin Risale-i Nur demek olduğunu söylemektedir. (Tılsımlar:190 s:51)

Mümin, 2.ayetinde ki “Tenzülü’l Kitap (Allah tarafından indirilmiş kitap) tamlaması için ‘Bu üç rakam farkla Risale-i Nur’a tevafuk eder’ demektir.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi:85)

Allâh, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer. Lamba cam içerisindedir. Cam, sanki inciden bir yıldız. Ne doğuya ve ne batıya ait olmayan mübârek bir zeytin ağacı (nın yağı) ndan yakılır. (Öyle mübârek bir ağaç) Ki, neredeyse ateş değmese de yağı ışık verir. Işığı parıl, parıldır. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlara misaller verir. Allah her şeyi bilir.”[Nur/35] ayeti cifr hesabı ile yapılan yorumlara göre;  “Risaletü’n-Nur”a tevafukla işaret eder.  (Abdulaziz Bayındır, Aracılık ve Şirk, s.136-172)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bilal h. 2020-05-30 15:17:14

"İşi gücü şeytanlıktı" Ne de güzel kendinizi tarif etmişsiniz ..

Avatar
sevil şeker 2020-05-30 15:44:28

bu ehli sünnetçi yeni seleficiler başkasına öğüt verir. ama kendileri hakkında edilen sözleri hi ç görmezler. başkalarının bunlar hakkında ettikleri sözleri okusalar kendilerinin yahudi bile olamayacak aşağılık birer şeytan olduklarını görürler

Avatar
Abdullah A 2020-05-31 00:44:41

Allah belanizi versin

Avatar
Mttb 2020-05-31 05:25:43

Yazarın tipine bakarmısınız

Misafir Avatar
yanılan gözler 2020-05-31 14:14:56 @Mttb

hayırıdır eleman, tipine n e olmuş ki yazarın. said nursici tarikatçı zihniyete sahip olunca eleştiren herkes sana şeytan görünüyor. tıpkı müşriklere peygamberlerin şeytan göründüğü gibi. bana da said nursi tam papaz gibi görünüyor. ne yapacağız şimdi. tipine göre mi karar verelim millete. gel sen de ben de kur'an'ı esas alalım. bakalım hamdi kalyoncu rahmetlik mi said nursi papazı mı daha kur'ani. buyur söyle ne yapalım.

Beğenmedim! (0)
Avatar
M. Selim 2020-05-31 18:55:42

Siz ne yaptınız. Rahat yatağınızda insafsız bir şekilde yerden yere vurmak kolay. Kaç sene sıkıntı çektiniz. Hapislerde zehirlediniz mi, kışın en soğuk vaktinde ve en soğuk yerinde ölüm tehlikesi geçirdiniz mi. Yok. İnsafsız olmayın. Peygamberler hariç herkes hata yapabilir. Herşeyin iyisine bak kuralı hiç yok mu sizde. Bu zamanda yazılmış hangi eserde bu zamanın itikadi sorularına ikna edici cevaplar bulabilirsiniz. İnsafsız ve vicdansız olmayın.
ADMİNİN YORUMU: :))) GÜLDÜRMEYİN ADAMI ALLAH AŞKINA. CEVABI VERİLMEYEN NE VARMIŞ DA İLK KEZ SAİD NURSİ VERMİŞ. AYNI CEVAPLAR HER KİTAPTA VAR. BİR ARA SENİN NURCULARA SOHBET VERİYORUM. BİRİ ÇIKTI NE GÜZEL ÜSTATTAN ÖRNEKLER VERİYORSUN DEDİ. HANGİ ÜSTAT DEDİM. SAİD NURSİ. ADAMI BOZMAK İSTEMEDİM.. HII HII DEDİM GEÇTİM. OYSA ELİME BİLE ALMIŞ DEĞİLDİM RİSALELERİ. GEÇELİM ŞU HAPİS SÜRGÜN MESELESİNE. BİR DEFA BUNLARIN ÇOĞU UYDURMA KAYDIRMA ŞEYLER. KAHRAMAN ÜRETMENİN EN İYİ YOLU MÜCADELE EDERKEN ZULME UĞRADI FALAN FİLAN EDEBİYATI. BRE AKILSIZ O DÖNEMDE ZULME UĞRAMAYAN MI VAR. DİĞER KONU İSE HER ZULME UĞRAYAN HAKLI OLMAZ. SENİN SAİD DAĞDA ÇAMURDA KARDA YAĞMURDA AÇ SUSUZ MÜCADELE EDEN PKKLILAR KADAR MI FEDAKAR. ŞİMDİ PKKLILARIN MÜCADELESİNE BAKIP HAKLI MI DİYELİM. SENİN SAİD BİR YIL HAPİS YATTIYSA ABDULLAH ÖCALAN 10 YILDIR HAPİS. GİT ABDULLAH ÖCALANA BİAT ET.

Avatar
S, a 2020-05-31 19:05:18

Kur'anı ikinci plana atan herşey risale'i nur da (nursuz) var diyen müslüman olamaz.bu adamn görevi milleti kur'an dan uzaklıştırmaktı ve yaptı o na helal onu takip eden müslümanlara yazıklar olsun kim ki kur andan başka kaynak ararsa o ne dini ne de Muhammed s.a.v anlamıştır.

Avatar
Tolga BAHADIR 2020-06-01 14:30:12

Risale-i Nur külliyatını yıllar önce okudum ... Kur'an okuyunca Said Nursi'nin HALLÜSİNASYON GÖREN biri olduğunu anladım ... Okuduğum eserlerindeki KUR'AN'A AYKIRI yönlerini şimdi ortaya koyuyorum ... Başkaları kandırılmasın diye

Said Nursi, ilginç bir psikoloji ile Risale-i Nur'u övüyor. Oysa Rabbimiz ÖVGÜNÜN SADECE ALLAH'A YAPILABİLECEĞİNİ çok sayıda ayette vurguluyor

Said Nursi ise Risale-i Nur'u yere göğe sığdıramıyor

Ayetlerde Rabbimiz: "Övülmeye değer olan yalnızca alemlerin Rabb'ı Allah'tır." diyor. Said Nursi Risale-i Nur'u yere göğe sığdıramıyor
Dedim ya Risale-i Nur'u yıllarca okudum ... Tabi Kur'an'ı ANLAMIYLA OKUMADAN EVVEL ... Ama ne zaman KUR'AN'I ANLAMIYLA OKUDUM ... Ve tevbe ettim ... Risale-i Nur'un zihnime nakşettiği ŞİRK DÜŞÜNCELERİNDEN

Kur'an'ı ANLAMIYLA okuyunca KUR'AN'A AYKIRILRILIKLARI görebiliyorsun ... Önceden Kur'an'ı sadece makamlı olarak HARF SESLENDİRMESİ olarak algılardım ... Ancak ANLAMIYLA OKUYUNCA; Risale-i Nur'un ŞİRK KİTABI olduğunu

Avatar
Murtaza Kurt 2020-05-31 08:39:08

abd-ullah bey Allah bela vermez , sen vereceksin , işiniz kolay tüm sorumluluklarınızı Allahın üzerine atın kenara geçin seyredin , millet birbirini yesin sizlerde cebinizi doldurun , Allah vedr diyor sende müşrikler gibi Allahın vermediğini bizmi verecez diyorsunuz ,

banner312

banner298