Görüntüde AK Parti'nin arka planda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaybetmesini bekleyenler arasında ABD, İsrail, Sisi, Esed, PKK, FETÖ, ABD güdümündeki Arap ülkeleri gibi on, belki bin kat fazla şeytan ve dostları var.

İstanbul seçimlerinin eşiğindeyiz. Durum oldukça kritik..

AK Parti ilk kez bu kadar çaresiz, yorgun, misyon ve vizyondan uzak. Ne yapacağını bilemez durumda...

Tabi bunun iki nedeni var?

Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sağlam ve kaliteli dostlarını harcaması veya harcattırılması sonucunda çevresinde samimi ve yetenekli dostların bitmesine bağlı yalnız kalıp hiçbir işe yetişememesi...

Veya bilgi ve beceriden yoksun, edindiği bilgileri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aktarma cesareti gösteremeyen, gündemi ve sorumlu olduğu kurumun gidişatını okumaktan habersiz danışman kadrosunun eksikliği...

Aslına bakarsanız ikinci ihtimal ağır basıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kimseyi tanıması elbette mümkün değil. Dost bildiği insanlar ile danışmanlarının tavsiyesi üzerine yaptığı atamanın faturası kendine çıkıyor. Nihayetinde atanan bürokratın alnında kendini tavsiye eden kişinin adı yazmıyor ama Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafınan atandığı bal gibi biliniyor.

***

Neredeyse tüm başarılar ve yatırımlar, AK Parti'nin 2014 yılından itibaren kademeli olarak liyakatsiz atamaların gölgesinde kalmakla boşa çıkmış oldu. 

Tüm kurumlardan benzer şikayetler yükseldiğine göre son 4 yılda yapılan atamalarda Cumhurbaşkanı'na tavsiye edilen bürokratların kimler tarafından yapıldığı önem taşıyor. Zaten ekranlardan görebildiğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etrafında eski Milli Görüşçü bir grup, Milli Görüşten kopma bir kaç HAS Partili, bir kaç zengin kodaman ile tarikatların varlığı dikkat çekiyor.

Bu insanların tamamına bakıldığında evrensel düşünemeyip nüfuz arttırma derdinde, ufku dar, küçük hesaplar peşinde koşan insanlar olduğu net olarak görülebiliyor.

AK Parti'nin ilk yıkımı ve aldığı en güçlü darbe Kutlu Doğum üzerinden iki tarikatçı grubun Diyanet'e çektiği operasyonla başladı. Bu operasyona AK Parti içindeki FETÖ ve Süleymancı geçmişe sahip bir bakan, HAS Partiden gelme diğer bir bakan, İsmailağa cemaatini yol eden eski milli görüşçü bir vekil ve bunların tesirinde kalan bir eski başbakanın "eski diyanet başkan dediğimizi yapmadı, bizi kapıda karşılamadı" gibi sıradan istekle Diyanet'e yapılan operasyona çanak tuttukları hatta teşvik ederek kurumu hallaç pamuğu gibi dağıttığına tüm ülke şahit olmuştu.

Bu akıllı zevatın eski Diyanet Başkanı'na çekilen operasyonda şahsi kinlerinin yanında yüzde 0,6'lık tarikatları çekeyim derken yüzde 99,4'lük seçmen kitlesini karşılarına alma ahmaklığı olsa olsa gündemi algılama sorunu yaşamanın yanında strateji değiştirmeyi bilmeyen vekillerin eseri olabilirdi.

Oysa Diyanet'e çekilen operasyonun hedefinde AK Parti vardı ve gerçekten o gün bu gündür AK Parti bir türlü sırtını doğrultamıyor. Diyanet'e çekilen operasyon AK Parti'nin ilk kez sahadan çekilip kendi atadığı adama sahip çıkamadığı, sahip olduğu en güçlü kuruma yapılan saldırıyı tribünlerden seyretmekle yetindiği uluslararası boyutu olan en güçlü operasyondu. 

AK Parti bu operasyon sonrasında Vatikan ve ABD'nin direktifleriyle Vatikan'ı yol edinen FETÖ ile geçmişi şaibeli birine kurumu teslim etmek zorunda kalmıştı. 

***

Bu günlerde birileri AK Parti'yi kıyasıya eleştirirken birileri de kıyasıya düşmanı gösterip AK Parti'nin desteklenmesi kanaatini dile getiriyor. Var olan sorunları dile getirmeden "AK Parti kaybederse düşmanlar sevinir" jargonu Cumhurbaşkanı Erdoğan severlerin tek savunma stratejisi..

Bu savunma içine giren kesimin hesaba katmadığı yer ise birilerinin sevinmesi adına bildiğinden şaşmayan, tabanı dikkate almayan bir lidere de Müslümanların tevessül etmeyeceği gerçeğidir. Gerçekten Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti müslüman mahallenin asla CHP'ye gitmeyeceğini düşünmekle büyük bir hata ediyor. Şu an AK Parti tabanı yapılan yanlışlar karşısında partiyi savunamaz durumda, suskun, utanç içinde ve oldukça kırgın...

Eskiden 'Cumhurbaşkanı için kefenimi giyerim' diyen kişi sayısı son iki yılda neredeyse kalmadı, dense yeridir. 

Müslümanlar yaşamazlarsa da dürüstlüğe, adalete, ahlaka, başlarına atanan adama, hesaplardaki şeffaflığa özellikle dikkat ederler. Bu konularda yapılan hatalara alternatifi yok veya belki düzelir diye bir süre sabrederler. Ama bu sabrın sonunda Müslümanların tepesi atmaya görsün! Muhalefet partisinin lideri Firavun da olsa Müslümanlar gider, o kızgınlıkla muhalefeti desteklerler. Müslümanın TOPLUMSAL MAYASINDA kızdığı an pire için yorgan yakan bir yapı vardır. 

Tarih bunun örnekleriyle doludur. 

Hz. Osman (ra)'ın yaptığı atama hatalarıyla son dönemde AK Parti'nin dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı atama hataları aynıdır. 

Peygamberin iki kızının kocası olması, peygamberimizin beyanıyla meleklerin bile kendisinden haya ettiği insan olması, zor gününde peygamberin yanında durması, zekat ve bağışta sahabeyi geride bırakması Hz. Osman (ra)'ın adil olmayan idareci atamasına doğan tepkiler önünde perde olamadı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın atadığı bürokratların zulmü nedeniyle tezgahı kapanmak, sürgün edilmek, siciliyle oynanmak, meslekten ihraç edilmekle çok kişi zulme maruz kaldı. 

Bu zarar gören adamlar öyle kimselerdi ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın atadığı adamların belki bin misli AK Parti'ye ve Erdoğan'ın kendisine destek olanlardı. Bu adamlar yokluk gördü. Çoluğunun çocuğunun gözü önünde beş parasız onur ve şerefinden oldu. Bu feryatlar birdi, on oldu, yüz oldu, binleri buldu. Canı yananlar AK Parti'ye koştu. Milletvekillerine koştu. Cumhurbaşkanlığına yazdı. Sonuç ne oldu biliyor musunuz?

Koskocaman bir hiçç!

Bu yazıyı okuyanların aklına FETÖ'den atılanları savunduğumuz falan gelmesin. O konuda da iktidar hiç iyi ders vermedi. Ama yazının konusu ne FETÖ'den dolayı ihraç edilenler ne de FETÖ'nün yaptığı zulümler...

Milletin gözü önünde bir kurum tarihinde olmadığı kadar en güçlü konumdan sıfırın altına düşmüş durumda. Bu gün yurt içi ve yurt dışında tek bir alim dahi Diyanet'i muhatap almıyor. Bir Diyanet Başkanı gelip "hayırlı olsun ne de güzel atama yaptınız" demiyor. Eski başkanlardan, İlahiyatçılara, merkez teşkilatından taşraya herkes şikayetçi. Yeni yönetim atanalı iki yıl olmuş şu "Diyanet Vakfı'nın geliri ne durumda, geldiğinizden beri kaç cami temeli attınız, kaç kur'an kursu yaptırdınız, kaç imam hatip ve ilahiyata katkı sundunuz, eski yönetimin projelerine ilave hangi projeniz var?" diye bakılsa kurumun ne durumda olduğu anlaşılacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın atadığı bürokrat, hakkında aleyhte çıkan haberlere makam nüfuzunu kullanarak erişim engeli çıkarmakla meşgul. Erişim Engeli'nin yanında devleti ve AK Parti'yi koruma refleksi içinde haber yapan herkesle mahkemelik... Kendisi ömrünü FETÖ'de geçirmiş, AK Parti'ye zerre katkısı olmayan şaibeli bürokratımız var olduğu günden bugüne canını dişine takmış AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çalışan kişilerle medyayı "hain oldukları iddiasıyla" mahkemeye verip milleti canından bezdirmiş durumda.

Ama bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı'nın yanında bu yönetim eksik olmuyor. Hem de geçmişi şaibelerle dolu olup sağından soluna tüm medyanın hedefinde olan bu bürokrat, Cumhurbaşkanı Erdoğanca millete nispet edilircesine yanında boy gösterebiliyor.

Milletten oy için kırk takla atan Cumhurbaşkanı'nın kendine oy kaybettirdiğini göre göre bir bürokratı el üstünde tutuyor olması gerçekten şaşırtıcı bir durum.  

Tam bir akıl tutulması...

Bitişin resmi...

Bu resim karşısında milletin çektiği resim gayet doğal olarak şu oluyor: "Diyanet'ten haberi olmayan Cumhurbaşkanı'nın memleketten ne haberi olur ki?"

Her kurum için aşağı yukarı aynı şeyleri milletten işitmeniz mümkün...

***

AK Parti'nin ilk yıllarında iltimas ve rüşveti bitirme adına yaptığı en güzel iş başarı göstermeyenlerin yerine yeni bürokrat ataması ve var olanların yerlerini değiştirmesi idi.  

Sonra ne olduysa oldu. Atanan adamın başarısı bir kenara bırakılıp Emevi hanedanlarının yaptığı gibi "ben atadım siz itaat edeceksiniz. Siz zaten itaat etmekle musulsünüz" deyip çirkin bir görüntü veren atama makamı ve kendisini bile savunamayan çaresiz bir meclis var. 

Son günlerde icraat yapmak yerine eski güzel işlerini anlatmakla milleti ikna etme derdinde olan bir Cumhurbaşkanını hayret ve dehşetle millet izliyor.

Millet laf değil eskiden olduğu gibi icraat ve atama bekliyor. Başarısızlığı tescillenmiş bakan ve bürokratların değişimini bekliyor. 

Solun dile getirdiği TEK ADAM söylemi artık müslüman mahallenin dilinde...

Neden mi?

Var olan sorunlar halledilmiyor, kimse dinlenmiyor, dile getirenlerde cezalandırılıyorsa burada bu söz haklı olarak toplumda taban buluyor.

Kimseyi dinlemeyip bildiğine giden, hırsız da olsa, FETÖ'cü de olsa, liyakatsiz de olsa "ben atadım siz de katlanacaksınız" diyen bir Cumhurbaşkanı profili var ortada ve milletin kızdığı profil de buna...

3 yılı var Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın..

Milleti dinlerse, memnun ederse zaten Cumhurbaşkanı seviliyor, beğeniliyor, hala kendisine olan güven gayet güzel...

Millet Erdoğan'a sitem ediyorsa düşmanlığından değil, sevdiği için, bu duruma üzüntüsü nedeniyle sitem ediyor. Müslüman mahallenin sitemi "Sen bu yanlışı yapmamalıydın, sana yakışmıyor" sitemi. Yoksa düşmanın yaptığı gibi boynunu vurmak değil...

Ve yine tekrar ediyoruz. 

Eğer AK Parti kaybeder de birileri bu durumda sevinç çığlıkları atarsa bu durumun sorumlusu sadece millet değil, milleti bu şekilde karar almaya iten Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onu uyarmayıp millete sırtını dönen AK Parti teşkilatıdır.

Çözüm muhalefet mi denirse...

Hayır! Tarihsel tecrübeyle muhalefetin millete baskı ve zulümden başka bir şey vermeyeceği ortadadır. AK Parti'yi terbiye etme adına muhalefete giden her oyun kurulacak yeni partiyi de engelleyeceği hesaba katılmalıdır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 23 Haziran seçimleri sonrasında kamuda ciddi bir değişim yapmaması söz konusu olursa ki durum onu gösteriyor. Artık AK Parti içinden bu durumu yadırgayan vekillerin yeni bir lider etrafında yeni bir parti çalışması yapması kaçınılmazdır.

Bir lider dinamizmini yitirmiş de statikleşmeye başlamışsa, millete rağmen atamalar yapıp atadığı adamların arkasında duruyorsa artık o liderden bu ülkeye ve ümmete bir hayır gelmeyeceği bilinmelidir.

Biz müslümanlar elbette kimsenin hayırlı çalışmasını inkar etmeyiz ama  öncelikli görevimiz İslam'ın ahlak ve adalet sancağının dalgalanmasını sağlamak, layık olduğu yere taşımaktır. O sancağı taşırken Müslümanların düştüğü en büyük tuzak ise en çok emek verene biat etme takıntısıdır. 

Elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ülkeye verdiği emeği, Müslümanlara faydası inkar edilemez. Ne kadar kendisine teşekkür etsek azdır. Lakin atanan bürokratlardaki kalitesizlik artık miadın dolduğunun göstergesidir. Bir lider atadıklarıyla vardır. Güçlüdür ve yıkılmazdır. 

Adam seçme yeteneğini kaybeden bir CEO nasıl fabrikayı iflas ettirirse kaliteli bürokrat atama yeteneğini kaybeden bir liderde neden olacağı kaosla tez zamanda ülkenin birikimlerini bitirip ülkeyi çökertir ve çökertmektedir de..

Herkes biliyor ki AK Parti'nin şu an kendisine perde yaptığı ekonomik kriz de atanan başarısız bakan ve bürokratların gelen krizi görmeyip tedbir almamasından başka bir şey değildir. Beceriksiz bürokratlar tedbir almak yerine tam bir bel'amlık sergileyen havuz medyası ile kendilerine gelen krizi haber edip tedbir alınmasını isteyenleri kötülemek ve onların karizmasını çizmekle meşguldüler.

Sonuç ortada...

Fazla söze ne hacet...

Bir musibet bin nasihattan evla imiş gerçekten...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hatice kübra 2019-06-22 15:42:14

yazıya tamamen katılıyorum. çok doğru görüşler... krallık/padişahlıkla yönetilmeyip 4-5 yılda bir halkın önüne sandık konulan bir yerde liderlerin halkla sürtüşmesini anlamış değilim.

Misafir Avatar
GUBUZ gibi de... 2019-10-04 13:51:29 @hatice kübra

biliyor da işine gelmiyor.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Mert Dogan 2019-06-22 20:03:49

Üşenmeden yazıyı sonuna kadar okudum. Malesef çok haklısınız. Umud edelim ki Reis yaptigi hatalari gorup onlem alsin. Yoksa bu liyakatsizlik sistemi koskoca ulkenin sonu olacak.

Avatar
Elemanın... 2019-06-27 08:36:20

kırmızı bültenle aranan osman ocalan'dan heberi yokmuş, diyanetten haberi nereden olsun be admin. elemandan çok şey istiyorsunuz siz de.

Avatar
Ben 2019-06-23 00:50:06

Mükemmel tesbit

Avatar
ismail 2019-06-29 18:24:13

amacınız ne kime çalışıyorsunuz bilemedim
ADMİNİN YORUMU: UYARI GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ. BAŞKA AMAÇ YOK RAHAT OL. BU SİTE AK PARTİYE DESTEK VERDİ YİNE VERİR. AMA MÜSADE ET BİR PARÇA KUMAŞIN HESABINI HZ. ÖMER'DEN SORAN SAHABENİN TAKİPÇİSİ OLAN BİZLER DE KOSKOCA BİR MAĞLUBİYET VE HERKESİN BİLDİĞİ ADALETSİZLİKLERİ DİLE GETİRELİM Kİ 3 YIL SONRAKİ SEÇİME AK PARTİ HAZIRLANSIN. SEN SUSARSAN BEN SUSARSAM GEREKLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILMAZ. BU ŞEKLİYLE SEÇİME GİRİLİRSE TOPTAN KAYBEDERİZ. SONRA SEN KEŞKE DİNİHABEREDESTEK VEREYDİK DERSİN. ANLADIN MI SAYIN İSMAİL

Avatar
Ömer 2019-07-08 12:26:08

açlıktan karnına taş bağlayan bir peygamberin doğum gününü, kutlu doğum diye 400 bin liralarla kutlayan eski yönetimi mi savunuyorsunuz? ne içiyorsunuz, doğrusu merak ediyorum. bilmiyorum mevcut yönetimin sorunları vardır ama eskilerde çok temiz değildi.

Avatar
Enver 2019-06-25 12:34:26

daha önce de başka bir bayan yazar yazmıştı.oraya da yazdık,asıl kayıp gözle görünen toplumdaki manevi yozlaşmanın zirveye çıkması bunu teşvik eden ve duyarsız kalan yönetim,6284,medeni kanundaki 175,istanbul sözleşmesi,zorunlu eğitim,aile hayatına gereğinden fazla müdahale,aileden çok çocuğu koruma,ailenin çocuğuna müdahale yetkisini sıfırlama,boşanmalardaki artış,kariyerci,feminist,batıl,haçlı ve sömürgeci kadınların taleplerini yerine getirme ama evhanımı,ailesine değer veren çalışmayan kadınların hiç sayılması önemsenmemesi.bir çok düzenleme muhalefetin zoru ile yapılması.milli ve manevi değerlere yönelik hiç bir yaptırımın olamaması.

Avatar
ismail 2019-06-30 13:44:00

bu site artık benim için yok hükmündedir.kumanda başkalarının eline geçmiş. admin bana cevap yetiştiriyor çok yazık
ADMİNİN YORUMU: İNSAN YERİNE KONULDUĞUNA SEVİNECEĞİNİ ÜZÜLDÜN DEMEK.. HEM BİZE YAZIN DA GÖRELİM DİYORSUN. CEVAP VERİNCE DE BASİTLİĞİMİZE HAMLEDİYORSUN. İLGİNÇ BİR İNSANSIN İSMAİL EFENDİ.

Misafir Avatar
ismail 2019-06-30 21:59:41 @ismail

i̇nsan yeri̇ne konulduğuna sevi̇neceği̇ni̇ üzüldün demek diyor admincik aynen iade ediyorum hakaretlerini.işte sizin gerçek yüzünüz.si̇z önce kendi̇ni̇zi̇ düzelti̇n

Beğenmedim! (0)