Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüsle mücadele için kurulan Bilim Kurulu’nun üyelerine, tarikatların medreselerinde yetişen bir imamın “sumak suyunun virüse iyi geldiği” iddiası soruldu. Kurul üyeleri, sumağın virüse hiçbir etkisinin olmadığını söyleyip Güney Kore’de yaşanan “31. hasta" olayını örnek göstererek “Rüya ile anlatılan sumak suyu gibi önerilerin koronavirüslü hastalarda patlama etkisi yapmasından endişe ediyoruz” sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.

İşin aslına bakacak olursanız bu gerçeği, Bilim Kurulu üyelerinin demesine de gerek yoktu.

İnternetten yayın yapan medreseli imam, internette on dakikalık araştırma yapsa hiçbir bitkinin belli oranlarda karışımı yapılıp kimyevi bazı maddelerle güçlendirilmeden tek başına virüsleri durdurma yeteneğinin olmadığını görürdü.

Medresede kevni ayetlerden (pozitif bilimler) uzak yetişen imam efendi bitkilerin kendi başına sadece metebolizmayı düzenleyici, bağışıklığı arttırıcı özelliği olduğunu bilme imkanından yoksundu.

İmam efendi, tasavvufun referanslarının ayetler değil ayetler yerine ikame edilen "ilham, keşf, rüya, keramet, sezgi ve hadisler" olduğunu bilse büyük ihtimal bırakın bir kadının görmesini kendisi de görse bu rüyayı itibar etmeyecekti.

Okuyucularımız, "Tasavvuf Allah'ın kitabını neden dışlasın?" diye itiraz edebilirler.

Kendilerine hodri meydan diyoruz.

Koyun, Allah'ın kitabını merkeze..

Kitabın (Kur'an'ın) onuncu sayfasına dahi gelmeden ortada tasavvuf diye bir şey kalmayacağını kendileri de görecektir.

Bu yazıyı okuyan tarikatçılar, tasavvuf erbabının yazdığı Kur'an tefsirleri ile anlatımlarına da bakıp kendilerini kandırmasınlar... Gözlerini açar da kendi mahallelerinden başka tefsircileri dinler, başka tefsirler okurlarsa tarikatçı liderlerinin, Kur'an'ın anlamını tıpkı yahudilerin kelimelerin anlamını kaydırdığı kaydırdığını net olarak göreceklerdir.

Biz konumuza dönelim...

Malum, Tasavvuf batıl dininde rüyalar önemli bir yer tutar.

Tasavvufun fikir babası hadislere göre rüyada görülen peygamber gerçektir ve şeytan, asla peygamberin kılığına giremez.

***

(Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü, şeytan hiçbir şekilde benim suretime giremez.) [bk. Buharî, Tabir 2, 10; Müslim, Rüya 10; (2266); Muvatta, Rüya 1, (2, 956)]

(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Ben her surette görünürüm.) [Deylemi] İslam'ın pavlusları, rüyada farklı kılıkta görülebilecek peygamberi hesaba katarak hadis uydurmaktan geri durmamışlardır. 

(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez. Ebu Bekri Sıddıkı gören de, gerçekten onu görmüştür. Şeytan onun da suretine giremez.) [Hatib]

(Beni rüyada gören, uyanıkken görmüş gibidir.) [İbni Mace]

(Beni rüyada gören, Cehenneme girmez.) [İbni Asakir] 

İnandırıcılığı bu rüya ile test edilip birer yalan mahsulü bu kitap ve ravilerin adını yazı boyunca aklınızda iyi tutun: Buhari, Müslim, Muvatta, İbni Mace, Deylemi, Hatip, İbni Asakir...

Ne diyordu arkadaşlar! Bir hadis için 4 yıl yol tepen falan ravi, hadis alacağı adamın bir atın önüne bir tutam otu tutup ahıra girdirmek istediğini görünce, "Bu gün atı kandıran ümmeti de kandırır" deyip o vatandaştan hadis almadan geri dönmüştü. Aynı mantıkla düşünecek olursak "rüyada peygamber kılığına şeytanın giremeyeceği" hadisinin bir yalan olduğu ortaya çıktığına göre geri kalan hadislerin nasıl doğru ve inandırıcı olacağı üzerinde ümmetin tekrar tekrar düşünmesi gerekir.

Ki bu ilk değil! Allah ve cehennemi yaratması, Kur'an'ın toplanması, Kur'an'ın peygamberimizin vefatı sonrasında yazıldığı, Kur'an'ın yedi kıraat üzere okunması, ayakta yemek yeme ve içme, Kandil geceleri, yolculukta namaz, ehli sünnet, müceddit, gaybü'r-rical, kıyamet alametleri, kabir azabı, azrail, sorgu melekleri, mirac, ramazan orucunun keffareti, şevval orucu, üç aylar, ölülere yasin okunması, salavat getirme... gibi hangi konuyu müstakil olarak ele alsanız o konunun uzmanlarının konuyla ilgili rivayetlerin mevzu olduğunu söylediğini göreceksiniz. 

İnsan tek tek bakıp sonra genel düşündüğünde olur olmaz, "Yahu nereye el atsan o konudaki hadisler uydurma ise bu hadislerin doğru olan tarafı nere?" demeden edemiyor.

***

İşte bu uydurma rivayetlere aldanan son kurban bir imam idi.

Zavallı, hadislerin sahihliğine öylesine kendini kaptırmıştı ki bir kadının dahi anlattığı rüyaya inanacak kadar saflık gösterip dünya aleme rezil olmaktan geri durmadı.

Ne de olsa şeytan kendilerini Peygamber ile aldatıyordu. Kendilerinin cahilliğini bir an düşünmeden şeytanın vesvesesini Allah'tan bir buyruk sanıp peşine takılmayı tercih ettiler. 

Allah'ın huzurunda Hz. Adem'in varlığına dahi itiraz edip her tür şarlatanlığı yapan şeytanın girdiği rüyada dürüst olacağını düşünmek ne büyük budalalıktır.

"Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: 'Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.' Âdem ile eşine, yeminler ederek: “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim" dedi" (Araf, 20) 

Tarikatın şeytanları da müridlerine aynı ifadelerle, "Biz sizin ebedi cennete kavuşmanız için rehberlik ediyoruz. Biz tasavvuf yolunun yolcuları ancak İslam'ın en güzel yaşanması için varız. Tasavvuf en güzel şekilde Kur'an'ı yaşamaktır. Tasavvuf, İslam'ın özüdür. Biz gerçekten size öğüt verenlerdeniz. Biz sizi terbiye etmek için varız. Biz sizi günahlardan alıkoymak için varız.." diyordu.

Adem (as) ve eşi Allah'ın yaratma sıfatına ve yarattıklarının pekçoğuna doğrudan şahit olduğu halde şeytana kanar da zavallı mürid nasıl kanmasın?!

Kandılar...

İnandılar...

Adem (as) müslüman olduğu için hemen hatasını anlayıp tövbe etmişti.

Ama bizim tasavvufçular kendilerinden o kadar emindiler ki başladılar, "Efendim peygamber rüyada görülür... Koskoca Buhari ile Müslim yalan mı söyleyecek? Siz, Buhari'den daha mı iyi bileceksiniz? Sizi gidi hadis inkarcıları sizi... Bunlar zaten Kur'ancı... Mealci... Vahhabi... Şii.." deyip zavallı imamın rüyasını doğrulama peşine düştüler.

Rüyada görülen peygamberi ispat etmek için tarikatçılar boş durmadılar.

Süslü püslü resimler ile arkada verdikleri güzel bir fon müziği eşliğinde tüm şeytanlıklarını kullanıp yalanları ortaya çıkmasın, şeytan rivayetlerinden millet şüphe etmesin diye videolar hazırlayıp sosyal medyada pazarladılar.

Arkadaşlar milleti rüyada görüldüğüne inandıkları peygambere odaklarken kendilerine koronavirüsün tedavisi olarak gösterilen sumağı ise ustaca gizliyorlardı. 

***

"Şeytan'ın rüyada peygamber kılığına giremeyeceği" iddiası görülen varlığın peygamberin asli suretinin olduğunu iddia etmektir. Yani görülen peygamberin kendisidir. Yani peygamber ölmemiş, ruhu ile ortalıkta gezmekte, inananları görmekte duymakta ve onların yardımına yetişmektedir.

Tasavvuftaki ruhaniyyat inancının dayanağı burasıdır. Ruhların insanlarla bir şekilde iletişime geçtiği inancı animizm ve zerdüştlüğün de temelidir.

Yani bırakın şeytanın peygamberin kılığına girip girmeme meselesini müslümanların peygamberin rüyalarında gerçek suretiyle görüldüğünü iddia etmeleri ölenlerle ilgili onlarca ayeti inkar ile küfre girmektir.

Onlarca ayette Allah, peygamberimizin de bir beşer olup öldüğünü, ölenlerin duymayacağını, görmeyeceğini, kendisine seslenenlere cevap veremeyeceğini... ta ki dirilme günü kabirlerinden diğer insanlar gibi kalkıp mahşer yerine gideceklerini söylemesine rağmen tarikatçılar, Allah'a değil Allah ve Resulüne oturdukları yerden iftira atan ravilerin sözlerine inanmayı tercih etmişlerdi.

Üstüne üstelik bunların rüyada gördüğü peygamber yalan söylemiş, yalan reçete ile sumağı çözüm olarak sunmuştu. Ama sumağın koronavirüse karşı hiçbir etkisinin olmadığı bilim kurullarınca açıklanınca rüyada görülenin peygamber değil peygamber kılığına girmiş bir şeytan olduğu ortaya çıkmıştı.

Bu zerdüştlerin iddialarına göre Peygamber rüyada görülüyorsa kesin o idi. Şeytan onun kılığına giremiyordu.

Ama bu peygamber her nasılsa yalan söylemiş kendilerine yanlış bilgi vermişti.

Bu peygamber aynı zamanda Allah'ın yarattığı bilimden habersiz idi. Bilime aykırı veriler ortaya koymuş ve tüm dostlarını yanıltmıştı.

Aslında görülen peygamber de yanlışlık yoktu. 

Onlar gerçekten bir peygamber görmüşlerdi. Ama şeytan peygamberlerini görmüşlerdi.

Sadece dost edindikleri şeytan onların görmediği/bilmediği yerden kendilerine yaklaşmıştı.

Şunu da belirtmek gerekir ki rüyalar apayrı bir gaybi konudur. Kur'an'da Hz. Yusuf'un rüya tabirinde görüldüğü gibi rüyalar görene pek çok işaret verir. Rüyanın tabir olunduğunu ayetlerde görmekte isek de mahiyeti hakkında bize verilen en ufak bir ipucu yoktur.  Rüya daha önce vefat etmiş sevdiklerimizin de görülebildiği farklı bir süreçtir. Bu süreci beynin kendisinin mi ürettiği, melek veya şeytanların mı bize farklı görüntüler seyrettirdiği, ruhun bedenden ayrılıp ortalıkta mı gezindiği konusu tamamen belirsizdir, gaybidir ve bu gayb alemine dair ortaya sürülen tüm iddialar da nihayetinde zanndan öteye geçmemektedir. Konu gaybi olduğuna göre bu konuda susmak tutulacak en doğru yoldur. Nihayetinde gaybi olan bu konuda şeytanın isyan ettiği anda insanların diriltilecekleri güne kadar aldığı iznin içinde Hz. Muhammed'in kılığına girmemek müstesna şeklinde bir ayrıcalık da kendisine tanınmadığına göre bu konuda temkini elden bırakmamak gerekir. 

"İblis, beni azdıran sensin dedi, onun için ben de andolsun ki onları senin doğru yolundan çıkarmak için pusu kurup oturacağım. Sonra andolsun ki önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından çıkıp çatacağım onlara ve göreceksin ki çoğu şükür bile etmeyecek sana. (Allah da) şöyle dedi: "Oradan kınanmış ve kovulup aşağılanmış olarak çık. Onlardan kim sana uyarsa (bilin ki) cehennemi hep sizinle dolduracağım." (Araf 16-18)

Mesele rüyanın künhüyle alakalıdır ve Kur'an bu konuya dair somut verileri bize sunmuş değildir. Durum bu iken rüyada görülenin Peygamberimizin olduğunu iddia etmek durumunda sumak gibi yanıltıcı bilgilerin aktarılması durumunda peygamberi yalancılıkla itham etme durumu da göz ardı edilmemelidir. Hz. İbrahim kıssasında da anlaşılacağı gibi Allah rüyalarla hareket edilmemesini vahiy gelmedikçe oğlunu kurban etme fiilinin yanlışlığını gönderdiği kurbanla ikazen bildirir.

***

"Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık." (Araf, 27)

Müridler şeyhlerinin, tasavvufun kirli dehlizlerinde şeytandan ilhamla yazdıkları kitapları anlamak için oyalanırken ustaca kendilerini Kur'an'dan uzak tutmuşlardı. 

Şeytanın yaklaşma yerlerini en iyi bilen Allah'ın uyarılarının yer aldığı Kur'an'dan yüz çevirmiş, Allah'ın kitabından uzak şeyhlerinin kendilerine yol göstermesini beklemişlerdi. Şeytan da onlara layık oldukları şekilde kendi girdiği yolu kendinden medet bekleyenlere göstermişti.

Peki kabullendiler mi bu hatalarını?

Hayır!

Neden?

Dost, dostu satar mı?

Satmaz...

Araf, 27'de Allah'tan yüz çevirip şeytanı dost edinenlerin birbirlerini satmadığı çok güzel resmedilmiştir. Hatalarını görüp tövbe etmek yerine yüzsüzce şeytanlarını, yalanlarını savundular.

İşte o dostluğun resmini Allah kitabında şöyle özetler:

"Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler: “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?” (Araf, 28)

Koronavirüs nelere kadirdi yarabbim!

Allah, bir virüsle kimlerin maskesini indirmemişti ki...

Süper güçleri rezil ettiği gibi kendi dinini hurafelere boğan şeytan ve dostlarını da afişe etmişti.

Tayyi zaman tayyi mekan yaptığını söyleyen; müridini sabah namazlarına kaldıran, yatağında uzandığı halde Çeçenistan'da Ruslarla savaştığı iddiasında bulunan; zamparanın biri için Allah ile görüşen; depremleri durduran; Azrail'i kapısından kovan; kalplerden geçenleri bilen... tüm yalancı, sahtekar gavs/kutup/mürşitlerin maskesi koronavirüsle düşüverdi.

Olayın ciddiyetini kavrayamayan bir cübbeli şeytan yaptığı bedduanın ardından hemen ertesi gün koronavirüsün Çin'de görüldüğünü iddia ile piyasaya çıkmış Yeni Akit'te reklamına soyunmuşsa da bu yalancı/sahtekarların virüsün kuluçka süresi ile Çin'in resmi açıklamasını bile bile dünyadan gizlemesi alçak oyunlarını bozmaya yetti. Cübbeli şeytanın kerameti elinden patladı.

Çin'in başına koronavirüsü bir bedduası ile musallat ettiğini iddia eden/yapılan haberlere kayıtsız kalan cübbeli şeytan, müslümanların başına musallat olan virüs için her nasılsa kudretini gösteremiyordu.

Hamdolsun tasavvufun temel direkleri bir bir koronavirüs karşısında yıkıldı.

Arşı alada gezinen tasavvufun din adamlarının sıradan birer insan olduğu koronavirüsle tekrar tekrar anlaşıldı.

Sumaklı su ile tasavvufun liderlerinin maskesi değil uydurulan hadislerin de maskesi bir daha düştü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murtaza 2020-04-18 14:03:03

Allah islamı insanların sorunlarını çözsün diye gönderdi , şeytan ontolojik bir varlık değildir sembolik bir varlıktır , şeytan sensin , veya ben veya biz , başka yerlerde arama , ey müselman kardeş ,

Misafir Avatar
pirifani 2020-04-18 14:34:30 @Murtaza

seytanın ontolojik bir varlık olup olmadığı konusuna girmeyeceğim ama kuran okumaya baslarken sığınılması gereken recm edilmiş seytan insanın kendi egosudur.tasavvuf erbabı kendilerinden Allaha sığınmadıkları için tefsir edeceğiz derken kendilerini rezil kepaze ediyorlar da farkında değiller.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Murtaza 2020-04-19 10:05:41

rüyaları inkar vahvi inkara kadar götürür , rüyalar rahman ile bağlantı kurma yollarından biridir ,

Avatar
Mahmut 2020-04-18 01:50:38

Siz daha ne yazdığımızı bilmiyorsunuz nedemek Hz Adem as ve eşi Allahın yaratılışına diye başlayan cümleniz de nedr bu nadıl bir akıl tutulması dır kime ne anlatıyorsunuz neyi savunuyorsunuz ha siz ha şikayet ettikleriniz

Avatar
Safa 2020-04-18 13:34:58

Şurada Allah diye bişey görülüyorsa neden bu şeytandır deniyorsa aynı şeytan peygamber suretine giremiyor. Halbu ki haşa Allahın suretine girememesi lazım. Rüyada insan en saçma şeyler görebilir yanlız bu hakikat değildir olamaz zaten. Bu bilinçaltı ve beyin meselesi. Zaten bu kimse için asla delil olmaz hatta göreni bile bağlamaz. Saçmalığa bakın İslamı ruya ve hurafe dinine dönüştürdüler. Tv lerde sorulan soruların yarışı rüya ile ilgili. Merhum Akif in ifadesiyle " Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir, Müslümanlık bilmem ammaa galiba göllerdedir."

Avatar
Mahmut 2020-04-18 02:01:14

Güya düzelttiniz hata olmuştu değilmi
ADMİNİN YORUMU: HATA YOKTU. AMA SEN ANLAMINI YANLIŞ ANLAYINCA SENİN GİBİ YANLIŞ DÜŞÜNEBİLECEKLERE KARŞI DÜZELTTİK. YİNE DE TEŞEKKÜRLER

Avatar
pirifani 2020-04-18 07:03:24

bu yazinin sebeb oldugu bazi cagrisimlar var.halkimizin bu sarlatanlara olan ragbetinin sebebi nedir?hangi sebebden dolayi insanimiz modern tibbi kucumserken kendilerine fahis fiyatlarla baharat satip koseyi donen bu arada din peygamber vatan millet edebiyati yapanlara kanmaktalar?bunun ardindaki psikolojik kirikligin sebebi ne olabilir?tedavisi olmayan kanser vakalari ve bazi kronik hastaliklarda caresiz kalan insanlarin denize dusen yilana sarilir misali bunlardan medet ummasini da anliyorum ama bu sarlatanlari modern tibla karsilastirip bunlari ustun goren zavallilarin cehaletini ve ezilmisligini anlamiyorum.dunyanin her tarfinda geleneksel tib varken ve bazi durumlarda cidden faydali olabilirken bu benmerkezcilik nedir?arkadasim sinuzit icin gitmedigi doktor birakmiyor cinde gittigi geleneksel sifaci uc tane sigara sariyor bunlari kullanan arkadasim kesin sifa buluyor.bobrek tasi problemimi uzakdogulu bir arkadasimin tavsiyesiyle atlatabildim.dunyaya at gozluguyle bakmaktan ne zam

Avatar
Kuddusi 2020-04-18 08:02:00

Neidü belli olmayan bir şahsin ruyasindan yola cikarak islama olan hincini da almişsin. Tasavvuf üzerinde söylediklerine yüzde yüz katilirkan diyer taraftan hadisleri kulliyen inkara kalkişman kabul edilebilr bir durum deyildir. Buhari Müslimi ve Ibni Maceyi birer Pavlos telakki etmen ve de ayetlerle de desteklenen bir kisim dadisleri dahi uydurmadir bunlarin hepsi demeniz, bu insanlarin bu yolda ömürlerini vermeleri ne de olan tutumunuz sizde bir hadis duşmanliğinin var olduğunu göstermektedirki sünnetler yoksa bu dini sadece Kurana bakarak anlayamaz ve de yaşayamazsin. Netice iribarile sizin amaciniz ne bu ruya nede sumak amaciniz tarikatlardaki yozlasmaladan yola cikarak islamin yaşanilabilir hale getiren hadis ve sünnete ağir bir darbe indirmek olmuş ki bunda da kısmen başarılı olmuş gibi görunuyorsunuz.
ADMİNİN YORUMU: BAK ORADA SANA YIĞINLA KONU BAŞLIĞI VERİLDİ. GİR TEK TEK HEM DE BAŞKA YERDEN DE DEĞİL TDV İSLAM ANSİKLOPEDİSİNDEN ARAŞTIR. HANGİ KONUYU ARAŞTIRSAN MİLLET BU HADİSLER UYDURMA DEMİŞ. O UYDURMA BU UYDURMA. GERİYE NE KALIYOR. İNCİLİ, TEVRATI BEŞER UNSURU DEYİP REDDEDEN BİZ HADİSLERE GELİNCE NEDEN GENEL BİR KABUL GÖSTERİYORUZ. 6 ADAM OTURMUŞ HADİS YAZMIŞ BUNU NEDEN GÖRMEK İSTEMİYORSUNUZ. Kİ BUNLAR SAHABE DEĞİL. ZERDÜŞTLÜĞÜN YAYGIN OLDUĞU KÜLTÜRLERİN ADAMI. İNTİKAM ALMIŞ OLAMAZLAR MI BİZDEN. İYİ DÜŞÜNESİN. BİR DE ANNEN, BABAN, KARDEŞİN, EŞİN VEYA BİR BAŞKASI SANA BİR DEĞİL HER KONUDA YALANINI GÖRSEN BİR DAHA DOĞRU SÖYLEDİĞİNE İNANIR MISIN. BAK ORADA VERDİĞİMİZ KONULARI TEK TEK ARAŞTIR SONRA BİZE NE DİYECEKSEN DE. BU ARADA FEREC HÜDÜR ADLI YAZARIMIZIN KÖŞESİNİ TAKİP EDİN. ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ EMİNİM. BİR DE BUHARİ'NİN EBU HANİFEYE KUR'ANI ESAS ALDIĞI İÇİN KAFİR DİYECEK İLERİ GİDİP SUSTURMA ADINA HADİS ÜRETİMİNE BAŞLADIĞINI ARAŞTIRIN GÖRECEKSİNİZ. BUNLARIN HADİS TOPLAMA AMACI BİR DEFA İSLAMA HİZMEET DEĞİL. KUR'AN'I SUSTURMAK, HAYATTAN SİLMEK. YAYILMASINA ENGEL OLAMADIK BARİ YAŞANMASINA ENGEL OLALIM.

Avatar
Nida 2020-04-18 09:04:18

Benim anlamadığım hadisleri yalanlayacağınıza böyle bir rüya gördüm diyenlerin yalan söylemediğini nereden biliyorsunuz onu araştırmıyorsunuz.
ADMİNİN YORUMU: BAK ORADA SANA YIĞINLA KONU BAŞLIĞI VERİLDİ. GİR TEK TEK HEM DE BAŞKA YERDEN DE DEĞİL TDV İSLAM ANSİKLOPEDİSİNDEN ARAŞTIR. HANGİ KONUYU ARAŞTIRSAN MİLLET BU HADİSLER UYDURMA DEMİŞ. O UYDURMA BU UYDURMA. GERİYE NE KALIYOR. İNCİLİ, TEVRATI BEŞER UNSURU DEYİP REDDEDEN BİZ HADİSLERE GELİNCE NEDEN GENEL BİR KABUL GÖSTERİYORUZ. 6 ADAM OTURMUŞ HADİS YAZMIŞ BUNU NEDEN GÖRMEK İSTEMİYORSUNUZ. Kİ BUNLAR SAHABE DEĞİL. ZERDÜŞTLÜĞÜN YAYGIN OLDUĞU KÜLTÜRLERİN ADAMI. İNTİKAM ALMIŞ OLAMAZLAR MI BİZDEN. İYİ DÜŞÜNESİN. BİR DE ANNEN, BABAN, KARDEŞİN, EŞİN VEYA BİR BAŞKASI SANA BİR DEĞİL HER KONUDA YALANINI GÖRSEN BİR DAHA DOĞRU SÖYLEDİĞİNE İNANIR MISIN. BAK ORADA VERDİĞİMİZ KONULARI TEK TEK ARAŞTIR SONRA BİZE NE DİYECEKSEN DE. BU ARADA FEREC HÜDÜR ADLI YAZARIMIZIN KÖŞESİNİ TAKİP EDİN. ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ EMİNİM. BİR DE BUHARİ'NİN EBU HANİFEYE KUR'ANI ESAS ALDIĞI İÇİN KAFİR DİYECEK İLERİ GİDİP SUSTURMA ADINA HADİS ÜRETİMİNE BAŞLADIĞINI ARAŞTIRIN GÖRECEKSİNİZ. BUNLARIN HADİS TOPLAMA AMACI BİR DEFA İSLAMA HİZMEET DEĞİL. KUR'AN'I SUSTURMAK, HAYATTAN SİLMEK. YAYILMASINA ENGEL OLAMADIK BARİ YAŞANMASINA ENGEL OLALIM.

banner312

banner298