Diyanet, 06/12/2019 tarihili hazırladığı son hutbede batıl inanç ve hurafelere yer verdi.

Lakin hutbe baştan aşağı çelişkiler yumağı…

Bakın, şu cümleler aynen hutbeden;

“İslam... Allah’a kulluk etmeyi, O’na güvenmeyi, O’nun rahmetine sığınmayı ve yalnız O’ndan yardım dilemeyi emreder… insanların bilgisizlik ve çaresizliklerini fırsat bilerek, duygu ve değerlerini istismar etmeyi büyük bir günah sayar…

Gelecekten haber verme, kısmet açma, şans getirme, şifa dağıtma iddiasında bulunmak ve bundan yardım ummak İslam’ın özüne aykırıdır. 

...umudunu fala bağlayıp geleceğini ona göre planlamak, büyü ve kehanetten medet ummak asla doğru değildir. Yıldızların hareketlerine bakarak insanların kader ve kısmetine dair sonuçlar çıkardığını iddia etmek mümince bir duruşa yakışmaz. Rakamlara, günlere, aylara, hiçbir gücü ve kudreti olmayan nesnelere gizem ya da uğursuzluk atfetmek, inancımızla bağdaşmaz. Kötülüklerden koruduğuna inanarak bir boncuğu kutsal saymak, ağaca bağlanan çaputta, havuza atılan parada kısmet aramak yüce dinimizin yasakladığı davranışlardır.”

Gayet güzel, haklı ve süslü cümlelerin ardından sanıyorsunuz ki Diyanet gerçekten toplumun bir yarasına merhem olacak.

Heyhat!...

Ne gezer…

Bu güzel cümlelerin muhatabı olarak Diyanet şunları bulmuş:

“…insanoğlu zaman zaman dinimizin bu ilkelerini göz ardı etmiş falcı, büyücü, kâhin, sihirbaz ve medyumlardan medet umar hâle gelmiştir…”

El insaf!...

Şimdi dünyadan manzaraları bırakıp ülkemizde Diyanet’in söylediği türden, “Yardım istenen, duygu ve değerleri istismar eden, kısmet açma iddiasında olan, şifa dağıtma iddiasında bulunan, gelecekten haber veren, büyü ve sihirle dertlere çare arayan” kimler var diye şöyle bir hafızamızı yokluyoruz.

Birinci sırada açık ara ile Menzil,

İkinci sırada İsmailağa cemaati,

Üçüncü sırada diğer Nakşi tarikatları,

Dördüncü sırada Kadiri tarikatları (Süleymancılar),

Beşinci sırada Rufailer,

Altıncı sırada diğer tarikatlar…

Tabi Said Nursi'yi bu sırada ilk üçe katmak gerek...

Yukarıda sayılanların yanında halkı aldatma noktasında Diyanet’in falcı, büyücü, sihirbazlarına sıra bile gelmeyeceği gün gibi ortada.

Diyanet çıksın falcılar, büyücüler, medyumlar ile türbe, gavs / kutup / mürşit adı altında mekan işgal eden yerler arasında bir araştırma yapsın... Açık ara tarikat liderleri ve tarikat kalıntısı türbe ve mezarlıkların birinci geldiğini görecektir. 

Daha açık konuşalım!

Diyanet, Eyüp Sultan başta olmak üzere pir, baba ve dede denilen şahısların türbe ve yatırları önünde biriken kalabalıkların, bağlanan çabutların, tutulan dileklerin çeyreğinin bile medyum ve falcıların kapısında birikmediğini adı gibi biliyor.

Diyanet hala bu test sonucundan da ikna olmadıysa gitsin kitap satan sitelere baksın. Falcı / medyum / büyücülerin mi yoksa tasavvuf kafalı tarikatçıların dua ve tılsım kitapları mı daha çok satıyor?

Ben söyleyim peşinen de Diyanet pek şaşırmasın!

Tarikatçıların dua / tılsım kitapları satışta da açık ara birinci sırada... 

Hem bu falcılar,  sihirbazlar ve büyücüler tarikatlar gibi insanları Allah ile de aldatmıyor.

Adamlar kendince duygu sömürüsü yapıyor o kadar.

Bunlara giden hiç kimse bunları Allah’ın sevgili kulu, Allah’ın velisi, Allah dostu falan da görmüyor.

Yine bunlara gidenler bunların vahiy aldığına, Allah ile doğrudan görüştüğüne de inanmıyor.

Bu arada falcı, büyücü ve sihirbazlara gidenlerin gitme nedeni de tarikatların sırlı, tılsımlı bidat ve hurafelerle dolu anlattıkları din ve menkıbelere dayanıyor.

Yahu Diyanet! Falcı, büyücü, sihirbaz ve medyum haddini bilip en fazla cinlerle irtibata geçtiği yalanını söylüyor. Senin gölgelediğin, dokunmaya kıyamadığın, ehli sünnet inancının bekçisi gördüğün tarikatlar ise doğrudan Allah ile görüştüğünü söyleyip milleti kandırıyor.

Geçen günlerde çocuğu olmayanlar için elma okuyup üfleyen İsmailağa cemaatinin bir mübtezeliydi.

Ama Diyanet çıkıp bu ahlaksıza, “Allah Resulü’nün eşi Hz. Aişe’nin de çocuğu olmuyordu. Lakin Peygamberimiz çıkıp ne bir elmaya ne de bir hurmaya üfürerek var olan sorununa çare aramadı” diyemedi.

Cifir ve ebced hesabıyla Nurcu kardeşlerine yol, yordam yöntem gösteren Said Nursi idi.

Yine bir başka İsmailağa şeyhi, “Halidilerdenim derseniz melekler sizi salıverir” deyip ahiretten, gelecekten haber veriyordu.

İhsan denen bir başka İsmailağa hocası Animizm ve Şamanizm görüşüne uygun olarak, “Allah Resulü’nün ölmediğini, ruhaniyeti üzerinden iletişime geçileceğini, insanlara yardım edebileceğini” dile getiriyordu.

Mamut denen İsmailağa şeyhi, ultrasonda ve idrar / kan tahlili ile çocuğun kız olduğu tespit edilmesine rağmen “Erkektir.. Şu ismi verin” deyip gaipten haber verebiliyordu.

Fatih isimli bir Uşşaki lideri, Amerikan seçimlerine dair kesin kanaat belirtip Hillary Clinton’un kazanacağı kehanetinde bulunabiliyordu. Yine aynı zatı muhterem gökte kutuplarla bir araya geldiklerini “Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleminin kırıldığını, görevi bırakması gerektiğini, Ahmet Davutoğlu’nun başbakan olarak atandığını” söyleyebiliyordu.

Yalancı Uşşaki liderinin gökte kutuplarla atadığı Ahmet Davutoğlu’nu Cumhurbaşkanı Erdoğan aradan bir hafta geçmeden görevden alıyordu.

Melekler sadece Allah'tan emir alır ayeti ortada iken Meleklere saman taşıttıran Menzil'in şeyhi idi. Tabi kendisini Allah yerine koyup Azrail'i kovan İsmailağa'nın Mamut'unu da unutmamak gerek..

İçki, kumar, uyuşturucu bırakmak için Menzil’in yolunu düz edenlerin haddi hesabı yok…

Adamın Menzil’e gidişi dahi bırakmak için bir ön adım, bir inanç, bir irade iken buradan hareketle bırakılan kötü alışkanlığı kendinden bilip insanların duygusunu sömürüp evine döndükten sonra zekat, sadaka ve ilgili cemaatin firmaları üzerinden alış veriş yapmayı vecibe gören on binlerin dolaylı yoldan alınan paraları insanları aldatmak olmuyor mu?

Kur’an okumayın diyen tarikatlar..

Kur’an meali okumak sapıklıktır diyen tarikatlar..Tefsir okumak sapıklıktır, diyen tarikatlar…

Kadın ve çocuklar camiye gitmesin diye kampanya yapan tarikatlar…

Falan adam öldü de cesedi çürümedi deyip türbe seferleri düzenleyenler tarikatlar…

Kalplerden geçeni Allah'ın bildiği ayetle sabitken bizim mürşit kalbinden geçeni bilir diyen tarikatlar...

İlim sahiplerini karalayıp toplumda kendileri gibi bidat ve hurafe ehli cahil cühelanın konuşmasının önünü açan tarikatlar...

Azrail'i kovup ömür uzatan tarikatlar...

Mezardaki ölülerin azabından söz edip gaipten haber veren tarikatlar...

Gavs ve Kutup ismi ile vasıflanarak Allahlık iddiasında olan tarikatlar...

Çakma Ehli Sünnet iddiasını ortaya atıp ülkeyi kutuplaştıranlar tarikatlar...

İranla yakınlaşsak Şii, Arabistan'a yakınlaşsak Vehhabi, Mısır ile yakınlaşsak Selefi edebiyatıyla ümmetin bir araya gelmesine engel olan yine tarikatlar...

Kutsal hadis mantığıyla hareket edip doğru yanlış her hadisi göklere çıkarıp İslam’ı bidat ve hurafeye bulayan tarikatlar iken Diyanet falcıları, büyücüleri, sihirbazları toplum için büyük bir tehlike görüyor.

Yahu bu toplumda falcıya, büyücüye, medyuma gidiliyorsa bidat ve hurafe yuvası tarikatların varlık nedenlerindendir.

ali erbaş’tan sonra bu Diyanet’e zaten bir haller oldu. Hutbeler ilimden, bilgiden, akıldan uzak bir şekilde sanki İsmailağa cemaatince hazırlatılıp onay için Diyanet’e sunuluyor gibi… Gerçi hutbeleri hazırlayan heyetin başındaki eleman İsmailağa cemaati kurslarında yetişen biri... 

Diyanet, 15 Temmuz’un sonrasında yakalanan psikolojik ortamı da ali erbaş ile kaybedip en son tarikatlar raporunu yayınlayan Kaynak Yayınlarına açtığı dava ile zaten kimden yana olduğunu net olarak ortaya koymuş oldu.

Sözün özü şu ki, ali erbaş ile birlikte Diyanet'e hakim olan çakma ehli sünnetçiler falcıları ortaya sürüp asıl falcılar olan tarikatları gizlemekle Firavun'un sihirbazlarını dahi solda sıfır bıraktı.

İpi (falcı ve büyücüleri) gösterip cambazı (tarikatları) gizlemede üstün başarı gösteren Diyanet'i bu sihirbazlığından dolayı tebrik etmek gerek...

(Bu yazıyı bitirdikten sonra müftülükte çalışan bir arkadaşıma gönderip bir bakıver yanlışım eksiğim var mı dedim. Baktı ve tarikatlar yerine din istismarcıları desen daha geniş olmaz mı dedi. Kendisine tarikatlardan başka din istismarcısı yok ki dedim. Hatta bir tane göster hemen ilgili ifadeleri değiştireyim dedim. Emin olun bir tane din istismarcısı bulamadı. Yani bu ülkede dini istismar eden ne kadar mübtezel varsa hepsi bir şekilde tarikatçı / çakma ehli sünnetçi..)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fatma 2019-12-06 13:24:02

islam rahmet dinidir .Düşmanca davranıp halkı bölmek bir müslümana yakışmaz.

Misafir Avatar
fatma'ya 2019-12-06 13:36:40 @fatma

ooovvvww! taş size gelince rahmeti hatırladınız demek... maşAllah. cübbeli şeytan ile ihsan iflas holdingle el birlikte mehmet görmeze, mehmet akif ersoya, mehmet okuyana, islamoğluna saldırırken hiç aklınıza rahmet birlik falan gelmiyordu..

Beğenmedim! (4)
Avatar
Alaattin hc 2019-12-06 22:38:40

Menzil kadar taş düşsün kafaniza. Delikanliysaniz yayinlayin bu yorumu fitneciler

Avatar
Hakan 2019-12-06 13:01:07

evet doğru söylemiş yazar ümmetin bir araya gelmesine engel olan baz8 tarikatlar var malesef .Allah biriliğimizi daim etsin birligimizi dirliğimizi bozanlata fırsat vermesin

Avatar
nilgün başgan 2019-12-06 07:36:26

bu yazarı nereden takip edebiliriz. yazıları muhteşem. ne güzel ifade etmiş. allah razı olsun kendisinden

Avatar
neriman karakurt 2019-12-06 01:28:19

dört dörtlük bir yazı, Allah razı olsun yazandan

Avatar
fatih avşar 2019-12-06 00:49:42

ali erbaş geleli diyanetin şekli şemali değişti, gerçekten bu adamım diyanette niye tutuyorlar

Avatar
Safa 2019-12-06 00:55:35

yazı çok güzel lakin istisna olan iki nakşi grubu hangisi acaba?

Avatar
nilgün başkan 2019-12-06 09:58:22

çok güzel bir yazı, hakikaten hiç böyle düşünmemiştim. gerçekten diyanet ipi gösterip canbazı gizliyor