Ali Erbaş sonrasında Diyanet'in hutbeleri kıyasıya eleştiriliyor

Diyanet'in Müslümanların işlerini bırakıp resmi prosedüre tabi bir şekilde hazırladığı hutbeler ile yapılacak vaazlarda din görevlilerini yönlendirmesi nedeniyle girdiği girdapta ne asaya ne de musa'ya yaranması artık neredeyse imkansız bir hal aldı. Konu her ne kadar milli bayramlar, Atatürk, sünnet, hadis sarmalarında gelişiyor ve eleştirilerin dozu ve frekansı katlanarak artıyorsa da burada Ali Erbaş'a olan tepkinin de payı büyük...

Ali Erbaş sonrasında Diyanet'in hutbeleri kıyasıya eleştiriliyor

Diyanet'in Müslümanların işlerini bırakıp resmi prosedüre tabi bir şekilde hazırladığı hutbeler ile yapılacak vaazlarda din görevlilerini yönlendirmesi nedeniyle girdiği girdapta ne asaya ne de musa'ya yaranması artık neredeyse imkansız bir hal aldı. Konu her ne kadar milli bayramlar, Atatürk, sünnet, hadis sarmalarında gelişiyor ve eleştirilerin dozu ve frekansı katlanarak artıyorsa da burada Ali Erbaş'a olan tepkinin de payı büyük...

01 Eylül 2019 Pazar 10:27
Ali Erbaş sonrasında Diyanet'in hutbeleri kıyasıya eleştiriliyor
banner310

Diyanet bu güne kadar kendi işine bakıp devletin anayasal yapısı gereği adı ilan edilmemiş İnkılap Tarihi'ni kendine rehber edinmeyip İslam çizgisinde yol alsa bu gün Atatürk'e dua dahil bu tartışmaların hiçbirini yaşıyor olmayacaktı.

Bir devletin anayasası ve kurucusu ile tabeasının farklı olabileceği konusunda anlayış sahibi bireylerinin olmadığı ortamda herkes haklı olarak eline bir fikir sopası alıp diğerini dövmeye başlıyor.

Bu ülkede Diyanet dışında hiçbir din mensubunun kendi tabiileri arasında milli bayramlar konusunda tartışma yaşamamasının nedeni de o din mensuplarının kendi dinlerini yaşama istediğinden başka bir şey değildir.

Milli Bayramları devlet kutlar. O devletin vatandaşı olan din mensupları da bu kutlamalara katılır ya da katılmaz. Katılan vatansever katılmayan da vatan haini olmaz. Bu bir tercihtir. Kimin vatan için ne yapacağı ya da yapmayacağını zaten 15 Temmuz'da net olarak gördük. Vatan haini ilan edilenler sokakta canını dişine takmış mücadele ederken kendini vatanın sahipleri görenler ise evlerinde çaylarını yudumluyordu.

Sözün özü devletin resmi ilan ettiği bayramlar karşısında vatandaşın tutumu asla ve asla bireyin vatana bağlılığının kıstası olamaz. 

Devletin milli bayramları hangi bakanlığın organizasyonunda tertip edileceğide yönetmeliklerle kayıt altına alınmışken Diyanet sana ne milli bayramlardan...

İşte bu konuyu Haksözden Ekram Kuşçu mülteciler bağlamında yazdı...

***

Vatan Bize Emanet! Peki, Ya Kardeşlerimiz?

Diyanet İşleri Başkanlığı, muhacirlere yönelik yapılan ırkçı-ayrımcı propaganda ve şiddete karşı en ufak bir açıklama dahi yapmazken 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı unutmamış…

Ne yazık ki, memleketin baş belası konumundaki milliyetçilik ve devletçilik bir takım politik ittifakların neticesi olarak gündemi belirlemeye devam ediyor. Türkiye’de Kemalist tarih anlayışının temel dayanakları olan milli gün ve bayramlar bu ideolojinin kurgusal tarih anlayışı ile güçlü şekilde muhkemleştirilen bir dünya görüşünü içerisinde taşıyor. Milliyetçi popülizm rüzgârlarına Diyanet de katılmış olacak ki vatan, toprak, bayrak kutsaması bol, üzerine birlik beraberlik sosu boca edilmiş bir cuma hutbesi yayımlandı.

“Vatan bize emanettir” başlığı ile okunan hutbe ayet ve hadislerle desteklenmeye çalışılarak Müslümanlar açısından oldukça sıkıntılı ve tartışmalı olan bir mesele üstü örtülüp aklanmaya çalışıldı.  Yazık ki Diyanet İşleri’nden aynı rikkat ve dikkati Müslüman coğrafyayı gerçekten ilgilendiren meselelerde göremiyoruz. Oysaki Kemalizm’in Zafer Bayramından, ilahi kelimetullah için cihad anlayışını çıkartmaya çalışmak kompleksli ve müdahaneci bir halin göstergesidir. Diyanet İşleri kimleri dikkate alarak bu hutbeleri hazırlıyorsa eleştiriye öncelikle kendisinden başlayarak gerekli ıslahı gerçekleştirmek zorundadır.

Şüphesiz ki yeryüzü kendisine mescit kılınan bir peygamberin ümmeti toprağa ve ulusal sınırlara değil ümmete ve kardeşlik ruhuna yapılacak olan teminatları önemser. Diyanet İşleri –bir zamanlar olduğu gibi- milliyetçi sembollere değil İslam’ın sınırları ve kan bağını aşan ilkelerini ön plana çıkartan hutbelere imza atmalıdır. Ümmetin bugün paramparça hali karşısında İslam düşmanlarının coğrafyamızda istedikleri zulmü işlemeleri öncelikli olarak bizlerin sorumluluğundadır. Durum böyleyken gerçekliği dahi tartışmalı “milli” bayramları mübarekleyip iman kardeşlerimizi unutmak nasıl bir iştir? Sırada hangi bayram var?  Kabotaj Bayramını bu sene kaçırdınız… Üzülmeyin 29 Ekim’e ne kaldı şunun şurasında?!

Erkam Kuşçu / Haksözhaber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yunan seviciler 2019-09-01 12:06:31

Milli bayramlar o kadar zorlarına gidiyor ki. Gitsinler imam olarak milli bayramlarada gidicez hutbede vercez. Mustafa Kemal ♥️ bazılarının epey zoruna gitti. İsteseniz de sildiremeyecrksiniz. Kemalist değilim ama Mustafa Kemal ♥️ i seviyorum dinsiz diye iftira düzmeye gerek yok. Farklı yorumlarla yazdığım diğer haberinizde yorumum hemen kaldırılmış. Hurafe konusunda dini haberleri destekliyorum. Ama Mustafa Kemal Atatürk konusundaki tavrınız hic hoş değil.

Misafir Avatar
pirifani 2019-09-01 15:55:20 @Yunan seviciler

sayin yunan sevmeyici insanlarin neye inanip neye inanmadikalrina kendileri karar verirler.biz musluman olmayan birisine musluman dememizle musluman olamayacagini her halde izah etmemiz gerekmiyor.insanlarin neye inandiklari ve hangi konuda nasil dusundukleri yike kendi soz ve yazilarina basvurularak anlasilir. bunun icin size ataturkle ilgili iki calismayi tavsiye edecegim. 1-kemalist devrim din ve Allah 2-ataturk din ve laiklik uzerine her iki calisma da dogu perinceke aittir ve kaynak yayinlarindan cikmistir. kitablar ataturkun din islamiyet gibi konularda kendi soz ve yazdiklarinin bir antolojisi mahiyetindedir tabi perincek gerekli gordugu yorumlarla ilavelerde bulunmus. ataturkun neye ne kadar inanip inanmadigi konusunda birakin kendisi karar versin.

Beğenmedim! (0)
Avatar
polat 2019-09-01 13:56:26

öncelikle bir müslüman dürüst olmalı olayları nefsine göre çarpıtmamalıdır. ali erbaş ı sevende var sevmeyende var başkanlık için yeterli veya değildir bunu bilemem ama dürüst olmak gerekirse mehmet görmez başkanlığa geldikten sonra milli bayramlarla ilgili hutbelerin içeriği tamamen değişti benim çok dikkatimi çekmişti daha görmez in başkanlığındaki ilk milli bayramla ilgili hutbe. 2 ifade değiştirildi veya kaldırıldı gelenek olan gazi mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşları ifadesiyle türk milleti ifadeleri mehmet görmez döneminde hutbelerde okunmamaya başladı. ama mehmet görmez öncesinde her başkan döneminde bu iki ifade resmi bayramla ilgili hutbelerde yer alıyordu. kimse kafadan sıkmasın mehmet görmez öncesi ve görmez dönemi hutbelere bakın herkes bu durumu görecek.

Avatar
pirifani 2019-09-01 16:15:15

turklerin batiya gocu islamiyetin zuhurundan once baslamistir.anavatanin kuraklasmasi nufusun ihtiyaclarini karsilayamamasi sebebiyle yeni yerlesim yerleri arayan turk topluluklar doguda guclu bir devlet olan cine nufuz edemeyince gocun yonunu batiya cevirmisler ve hem karadenizin guneyinden hem de kuzeyinden batiya goc etmislerdir.bu topluluklardan bircogu islamiyetten onceki donemde hristiyanlasmislardir.iste karaman turkleri de bu hristiyan turklerdendir.milli mucadelede turkiye tarafinda mucadele eden bu hristiyanlar aslen turk olduklari rumca da bilmedikleri halde mubadelede yunanistana gonderilmislerdir. (karmanlisler)bu toplulugun dini lideri olan papa eftim turkiyede kalmayi basarmis ve ataturk tarafindan fener patrikanesi ile mucadele etmesi icin kurulan turk ortodox patrikhanesinin basina getirilmistirl.yani cumhuriyetin ilk yillartinda sadece diyanet degil bir de patrikane kurulmustur.fenere sizdirilmayinca ayri bir patrikhane kurarak mucadele etmek istenmissede basarili olm

Avatar
pirifani 2019-09-01 16:24:21

basarili olmamistir.bircoklarinizin basinda adini duydugu sevgi erenerol papa eftimin neslindendir.turkiyeyi hristiyanlatirmak atesiyle yanan bu hanim nedense sonradan farkli politik cizgilerde gozukmeye basladi.kitabpyurdunda ararsaniz turk ortodox patrikhanesiyle ilgili birkac kitab var eskilerinin hepsini okudum son cikanlarla ise ilgilenmedim.ilgilenenler turkiyede neler olup bittigini anlmak icin okuyabilir. laik devletin dine mudahalesinin basarisizligina bir ornek olarak ilginc bir konu.benzer seyler sovyetler doneminde de denendi.halen kuzey korede de uygulaniyor.

Avatar
Diyanetli 2019-09-01 21:43:50

Diyanet ve mensupları milli bayramları kutlayacak .Bu hususta hutbeler okunacak.kusura bakmayın burası Kanada Fransa Suriye Mısır falan değil.Ayip.