'Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim'

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş'ten 'Organ Bağışı ve Nakli Haftası' ile ilgili açıklama

'Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim'

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş'ten 'Organ Bağışı ve Nakli Haftası' ile ilgili açıklama

08 Kasım 2018 Perşembe 16:21
'Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim'
banner310

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş, organ bağışının önemine işaret ederek, "(Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim) gibi çeşitli mülahazalar dile getiriliyor. Dini açıdan bu tür tereddütlerin yeri yoktur. Biz ruhumuzla insanız, bedenimizle insan değiliz." dedi.
Keleş, Organ Bağışı ve Nakli Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, organ bağışıyla ilgili dini değerlendirme konusunda, Din İşleri Yüksek Kurulunun İslam dünyasındaki öncülerden biri olduğunu söyledi.

Kurulun, 1980'li yıllarda organ bağışının caiz olduğuna dair kararlar aldığını anımsatan Keleş, bağışın bazı şartlarla caiz görüldüğüne dikkati çekti.

Keleş, kurulun belirlediği şartları şu şekilde sıraladı:

"Şartlardan birisi, organ bağışının tedavi için zorunlu olması. Ölmüş insandan organ alınacaksa, o kişinin organının, ölmeden alınmaması gerekiyor. Sağ insandan bir doku alınacaksa, alınacak dokunun o kişiye zarar vermemesi, onun hayati fonksiyonlarını etkilememesi büyük önem arz ediyor. Bir de organ bağışında bulunan kişinin, bu konuda rızasının olması gerekiyor. Diğer bir şart ise kesinlikle organın satışının yapılmaması çünkü insan organları paraya konu edilecek bir şey değildir. Dolayısıyla organların bağışlanması büyük önem arz ediyor."

"Dini bakımdan önemli bir sadakadır"

Keleş, en başta İslam Fıkıh Akademisi olmak üzere pek çok fıkhi kurulun, Din İşleri Yüksek Kurulunun koyduğu şartlar çerçevesinde, tedavinin nakle bağlı olduğu, başka imkan kalmadığı durumlarda organ bağışını caiz gördüğünü dile getirdi.

Bir insanın sıkıntısını gidermenin, mümin açısından son derece önemli bir insani vazife olduğunu vurgulayan Keleş, şöyle konuştu:

"(Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim) gibi çeşitli mülahazalar dile getiriliyor. Dini açıdan bu tür tereddütlerin yeri yoktur. Biz ruhumuzla insanız, bedenimizle insan değiliz. Elbette insan bedeninin belli bir saygınlığı var, o saygınlığın korunması gerekiyor. Bir zaruret olmadıkça müdahale edilmemesi gerekiyor. Ancak öldükten sonra kişinin organlarının alınıp başka insanların hayatının kurtarılması, hayatlarının devamının sağlanması dini bakımdan önemli bir sadakadır. Mümin kardeşlerimizin bu sadakadan geri kalmaması gerekir. Ancak Din İşleri Yüksek Kurulunun ortaya koyduğu şartların kesinlikle göz önünde bulundurulması gerekiyor."

***

 ''5-Organ nakli caiz midir?”

Yeni Asya Gazetesi Fıkıh Günlüğü Yazarı Süleyman Kösmene'nin konuyla ilgili verdiği soruya verdiği cevap şu şekilde:

Organ Nakli

Kur’ân, “Kim bir insanı ihya ederse, bütün insanları ihya etmiş gibi olur.”3 buyurur. Yine Kur’ân ölü hayvan etini, kanı, domuz etini yemeyi haram kılar; ancak açlıktan darda kalanlar için, zaruret miktarını aşmamak şartıyla ruhsat verir.4

Organ naklini haram kılan bir ayet veya hadis yoktur. Yukarıdaki ayetler incelendiğinde, ölümle pençeleşen hastanın derdine, ölmüş birisinin organı ile eğer derman olunacaksa, buna ruhsat çıkar.

Nitekim Diyânet İşleri Başkanlığı Din işleri Yüksek Kurulu5; Kuveyt Evkaf ve Din İşleri Başkanlığı Fetvâ Kurulu6; Dünya İslâm Birliği Fıkıh Akademisi7, Mısır Ezher Fetvâ Kurulu ve en son, İslâm Konferansı Teşkilâtı Fıkıh Akademisi8, organ nakline belli şartlar içerisinde cevaz vermişlerdir.

Bu şartlar özetle şunlardır:
1-Organ naklinde zaruret bulunmalı.
2-Hastanın organ nakli ile iyileşeceğine dair uzmanların güçlü kanaatleri bulunmalı.
3-Organı alınacak kimsenin sağlığında kendi hür onayı alınmış olmalı, eğer ölmüş ise mirasçılarının onayı alınmış olmalı. 4-Tıbbî ve hukuki ölüm gerçekleşmiş olmalı.
5-Kendisine organ nakli yapılacak hasta buna razı olmalı.
6-Organ bir ücret veya menfaat karşılığında verilmemiş olmalı.
7-Organ verecek kimse eğer sağ ise, bu operasyon kendi hayatını ve sağlığını olumsuz yönde etkilememeli.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2018-11-08 17:21:16

organ nakli sebebiyle Allahin insanlari diriltecegi gunde acze dusecegini vehmeden zavallilar var. kotu amel sahibi birinin eli salih birine takilinca ne olacak diye salak salak soruyorlar. hesab zamani organlar konusturulunca kargasa meydana gelir zannediyorlar. untmayalim buyuk depremde hukumette bulunan bazilari amerikan ordusunun kan bagisini kabul etmemisti. dinden yani kurandan uzaklasmak insani nerelere surukluyor ornekleri guncel olarak goruyor ve okuyoruz.

Avatar
Enver TAŞTAN 2018-11-09 11:37:27

ayet deki ihyanın anlamı manası asla organla bağlı değil.buraya bağlamak da doğru değil.kişinin rızası deniyor ama Allah her kişiyi imtihan ettiğini de göz ardı ediliyor.ayetlerde dünyalıklarla insanların birbirine yardımcı olunması,destek olunması olmasın.diyelim ki bir kişi bulunduğu durumda sağlığına ve yaşamına engel olmayan iki organdan birini verdi sonra yaşadığı sorun neticesi kalan organı hasar görse verdiği organdan dolayı vebali,günahı ne olacak.?kendi hayatını tehlikeye düşürmüş olmanın vebali günahı kime ait olacak fetvayı verenlere mi.? organı bağışlayana mı.?

Avatar
İmam hatib 2018-11-09 20:47:47

Benim yorumumu neden yayınlamadınız
Hakk geldi batıl zail oldu zail olmaya da mahkumdur

banner312