Diyanet'e kimin zarar verdiği ortaya çıktı

Emevi zihniyeti toplumun genlerine işlediği için özellikle dini kurum ve dini kimliği ile tanınan şahsiyetler eleştirildiğinde Müslümanlar "kurum yıpranıyor... müslümanlar küçük düşürülüyor... kol kırılır yen içinde kalır..." gibi tamamen Kur'an'a ve Allah Resulü'nün sünnetine aykırı laflarla hataları/günahları kapama yolunu gidiyorlar. Oysa Müslümanların örnek aldığı sahabe, şahsi hataları örterken İslam adına yapılan veya lider konumunda olan kimselerin hatalarını asla affetmiyordu. Hz. Ömer'e bir parça kumaşın hesabını soran kadın örneğini her yerde ballandıra ballandıra anlatan müslümanlar, kendileri ve ümmetin hakkına girme pahasına yönetilemez kılınmakla yıpratılan kurumun açık ve eksiklerini konuşmayı abesle iştigal olarak görebiliyor. İlaveten cesurca hataları eleştirenleri İslam düşmanı ilan ederken Allah bu emevi zihniyetindeki müslümanların aksine kötülüğe müdahaleyi farz kılmaktadır. Bu güne kadar her konuşanı Diyanet düşmanı ilan eden zevata ithafen Yeniçağ'dan Batuhan Çolak'ın yazısını yayımlıyoruz. Kurumu yıpratanlar eleştirenler mi yoksa eleştirilmesine neden olanlar mı hep birlikte okuyalım?!.. İşte o yazı:

Diyanet'e kimin zarar verdiği ortaya çıktı

Emevi zihniyeti toplumun genlerine işlediği için özellikle dini kurum ve dini kimliği ile tanınan şahsiyetler eleştirildiğinde Müslümanlar "kurum yıpranıyor... müslümanlar küçük düşürülüyor... kol kırılır yen içinde kalır..." gibi tamamen Kur'an'a ve Allah Resulü'nün sünnetine aykırı laflarla hataları/günahları kapama yolunu gidiyorlar. Oysa Müslümanların örnek aldığı sahabe, şahsi hataları örterken İslam adına yapılan veya lider konumunda olan kimselerin hatalarını asla affetmiyordu. Hz. Ömer'e bir parça kumaşın hesabını soran kadın örneğini her yerde ballandıra ballandıra anlatan müslümanlar, kendileri ve ümmetin hakkına girme pahasına yönetilemez kılınmakla yıpratılan kurumun açık ve eksiklerini konuşmayı abesle iştigal olarak görebiliyor. İlaveten cesurca hataları eleştirenleri İslam düşmanı ilan ederken Allah bu emevi zihniyetindeki müslümanların aksine kötülüğe müdahaleyi farz kılmaktadır. Bu güne kadar her konuşanı Diyanet düşmanı ilan eden zevata ithafen Yeniçağ'dan Batuhan Çolak'ın yazısını yayımlıyoruz. Kurumu yıpratanlar eleştirenler mi yoksa eleştirilmesine neden olanlar mı hep birlikte okuyalım?!.. İşte o yazı:

12 Şubat 2020 Çarşamba 15:42
Diyanet'e kimin zarar verdiği ortaya çıktı
banner310

Diyanet İşleri Başkanlığı son yıllarda en çok tepki çeken kurumlardan biri haline geldi.

AK Parti'nin Diyanet İşleri Başkanlığı'na getirdiği ilk isim Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'ydu.

Bardakoğlu yaklaşık 7 yıl görevinin başında kalırken; Cuma hutbelerine siyaset sokulmadı, FETÖ'nün Diyanet içindeki faaliyetleri konuşulmadı, Diyanet'in kurum kültürü zor da olsa korundu.

Ancak bu durum hükümeti rahatsız ediyordu. Bardakoğlu, Diyanet'in Cumhuriyet'in bir kurumu olduğu ve liyakat sisteminin bozulmaması gerektiği üzerindeki ısrarı AK Parti'den tepkiyle karşılanıyordu. "Bizim zor günlerimizde siz olmayacaksanız ne anlamınız kalıyor, bizi buraya halk seçti, getirdi, sizin de destek vermeniz gerekiyor" gibi baskılar Bardakoğlu'nu bunaltmıştı.

O günlerde, Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik algı operasyonları da devam ediyordu.

Bardakoğlu, "Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdiği önemi ve itibarı bugüne kadar hiçbir zaman görmedik. O yüzden resepsiyonlara katılmayı uygun görmüyorum. Onun için iyi giyimliler arasında, sırada yürüyen bir kişi olmayı ben kurumuma ve konumuma karşı haksızlık olarak görüyorum" sözleriyle çarpıcı bir çıkış yapmıştı.

Ama bu çıkış cezasız kalmayacaktı. Diyanet'in birçok alanda gücü azaltılırken, kurum içinde Bardakoğlu aleyhine bir kadrolaşma ve atama zinciri gerçekleşti.

Bardakoğlu daha fazla devam edemeyeceğini anlayarak, istifasını verdi.

İşte o günden itibaren Diyanet, tamamen siyasetin kanatları altına girdi.

Siyasallaştı, liyakat ortadan kalktı.

Diyanet'i kuran Atatürk'e, Diyanet içinden hakaret ediliyor, Cuma hutbelerine siyaset karışıyor, lüks merakı her yanı sarıyordu.

Mehmet Görmez'in başkanlığı döneminde kendisine verilen ama kabul etmediği ve binmediği Mercedes marka lüks makam aracı günlerce konuşulmuş, Erdoğan ise "çerez parası" olarak değerlendirmişti.

***

Diyanet İşleri'nın mevcut başkanı Ali Erbaş'ın yaptığı son açıklama epey konuşuldu.

Erbaş, Peygamber Eefendimiz Hz. Muhammed'e dayandırarak "Bir kuş yuvası kadar mescid yapan ve bu mescidlerin yolunu açan Kur'an kurslarına, Kur'an eğitim merkezlerine katkı sağlayan insanlara karşılığı cennette verilecektir" açıklaması yaptı.

Hz.Muhammed'in böyle bir sözünün bulunup bulunmadığı tartışması bir yana, sadece Kur'an kursu üzerinden cennetin müjdelenmesi İslam'a da aykırı... Ama Ali Erbaş için sorun yok!

Neyse, konumuz bu değil.

Konumuz Diyanet'te neler olduğu...

Diyanet'in siyasallaştığından, liyakatın ortadan kalktığından bahsetmiştik.

Ama kurumun içinde hâlâ direnen isimler ve yaşananlara tepki gösterenler var. Prof. Dr. Ramazan Muslu bu isimlerden biri. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı... Kurumda başkandan sonra gelen ikinci kişi. Ama yaşananlar onu bile isyan noktasına getirmiş olmalı ki ani bir kararla sessiz sedasız istifasını verdi. İstifa kamuoyuna duyurulmadı.

Muslu'nun istifasının arkasında çok ciddi olaylar var.

Bunlardan biri Diyanet İşleri Başkanı'nın eşi Seher Erbaş'a tahsis edilen araç. Başkan Ali Erbaş'ın onayıyla Seher Hanım'a Diyanet'in araçlarından biri veriliyor, üzerine bir de şoför. Olay kurum içinde bazı isimlerin "doğru değil" çıkışıyla tartışılıyor. Bunun üzerine araç geri çekiliyor.

Sonrasında ne mi oluyor?

Diyanet Vakfı'ndan Toyota marka bir araç getirilip, Seher Hanım'ın kullanımına veriliyor. Aracın piyasa değeri 140 bin lira civarında.

Diyanet Vakfı'nın parası nereden geliyor? Tabi ki camilerde toplanan paralarımızdan... Hani her Cuma çıkışı Diyanet'in talimatıyla toplanan paralar var ya... Onların büyük bir kısmı bu vakfa aktarılıyor. Geri kalanı cami derneklerinin kontrolünde. Onların da nasıl harcandığını bilen yok.

Diyanet ile ilgili bilgiler bunlarla sınırlı değil tabi ki...

Diyanet İşleri Başkanı, Ankara Bilkent'te 3 katlı bir villada yaşıyor. Bu konut, Diyanet İşleri Başkanlarına ait. Ama Ali Erbaş'a yetmemiş olacak ki, İstanbul müftüsünün kullandığı konut da boşaltılıyor. Müftüye "sen çık" diyorlar. 

İstanbul'un kalburüstü yerlerinden biri olan Florya Şenlikköy mahallesinde dairenin içine epey bir tadilat yapılıp, Diyanet İşleri Başkanı'nın kullanımına veriliyor. Oysa bugüne kadar daireyi İstanbul müftüleri kullanıyordu. Buranın tadilat giderlerinin de Diyanet Vakfı üzerinden karşılandığı ifade ediliyor. Çünkü dairenin mülkü vakfa ait.

Asıl bomba Viyana'da yaşananlar.

İddianın sahibi "Ankara Kuşu" isimli Twitter hesabı.  İddiaya göre, Diyanet Vakfı'nın Viyana sorumlusu akçeli işlere bulaştığı için görevden alınıyor. Bunu sindiremeyince Viyana'da para karşılığı bazı kadınlarla birlikte olduklarını itiraf ederek Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çalışan 3 kişinin adını veriyor.

Soruşturma başlatılıyor ve olaya karışan 3 kişi de ihraç ediliyor.

Diyanet'te tüm bunlar yaşanırken önceki gün Başkan Ali Erbaş'ın Kur'an Kursu açıklaması aklıma geliyor.

İçim daha da sıkılıyor.

Batuhan Çolak / Yeniçağ

Son Güncelleme: 12.02.2020 16:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abreg 2020-02-12 17:30:41

eğer bunlar doğru ise başkan beyin hemen istifa etmesi lazım yok yalan sa derhal soruşturma açılsın milletin iyi niyetini suistimal etmek hiç kimsenin hakkı değil

Avatar
ALİHAN BATUHAN 2020-02-12 17:23:56

bi̇lmem neden süleymanci i̇si̇mleri̇ gi̇bi̇

Avatar
bayram erdoğan 2020-02-12 18:15:10

giriş metni üzerine bir yazı yazsanız keşke. ortalıkta dolaşan çakallar sizin cefakar mücadelenizi bu diyanetteki zani hb'nun çıkardığı dedikoduyla diyanetten birşeyler istediğiniz ama vermedikleri için mücadele ettiğiniz tezviratı yayıyorlar. bu aptallar ortalıkta dolaşan anketleri, kurum aleyhine yapılan yayınları görmek istemiyorlar. zaten sizin diyanetten alacağınız herhangi bir ücret sair olsa belgesini yayınlayacaklar ama yok işte. tebrik ederiz sizi. sizin dik duruşunuz bunları çıldırttı. site olarak gelip hayırlı olsun, bize düşen ne varsa kuruma desteğe hazırız mesajınızı dahi kahpece çarpıtan ahlaksız görevdden alındı. allah belasını verdi. bu itlere ancak kaendileri gibi itler itibar ediyor

Avatar
gerilim 2020-02-12 22:14:17

ak parti dine müdahale etti. en son emeviler dönemine edilmişti. ali erbaş ile diyanet bitti. allah rahmet eylesin. zoraki 28 şubattan sonra diyanet diyanet oldu demiştik ama sağolsun erdoğan tarikatçıların dümen suyuna gireli tüm diyanet ve ilahiyat camiasını sattı

Avatar
imam 2020-02-13 11:52:20

ali erbaşı oraya getirenin hiç suçu yok mu
fetöyle sözde mücadele edildiğinin en büyük kanıtı ali erbaştır
mücadele ediyoruz görüntüsü verenlerin çoğu zaten fetö piçi

Avatar
Metehan 2020-02-13 21:45:19

Bunlar yalan haberler.İyi biliyorum İstanbul müftüsü o lojmana hiç taşınmadı.İftira atmayın ayıp.Zararı dinimiz diyanetimiz görüyor.

Avatar
Aytunç Çağatay 2020-02-14 06:55:41

etrafımda kurum yıpranmasın diye bu kadar olumsuzluğa rağmen milleti susturan aptallar görüyorum. kardeşim sen sus ben susayım da peki iyiliği emir kötülüğü nehiy farzını nasıl yerine getireceksiniz. senin diyanet kurumun allahın emrinden büyük mü. bu başarısız ve şaibeli insanı atayan erdoğan ve hala o koltuğu terketmeyen utansın kurumu bu duruma düşürmekten. adam atanırken aleyhinde yüzlerce fetöcü haberi, ardından medreseelere aleyhine konuştu sonra lafını yedi, diyanete saldıranların ayağına gitti hilei şerifi ellerinden aldı, konuşması yerinde değil, ilim desen yok, hitabet yok, gelir gelmez herkesin üzerine müfettişlerini gönderdi, daire başkan ve genel müdürleri tehditle istifa ettirdi. istifa etmeyenleri soruşturma ile sürdü. tek bir fetöcü atılmadı. aksine fetöcüleri baştacı etti. ordulular torpilli. yakınlarını atattırdı. tek bir islam konferansına güvenilmediği için çağrılmadı... neler neler ve hala birileri kurum yıprayor deyip kötülükle mücadele edenleri engelliyor.

Avatar
Bilal 2020-02-14 23:48:57

Dinihaberler sitesinin sahibi lojman iddiasına sahip Twetter adresinden alıntı yapıyor ve Gazete ne şekilde Siyasi yayın yaptığını da biliyorum pekala sen gittin mi Dinihaberler bu iddiayı burada yayınlıyorsun çok boş işlerle uğraşıyorsunuz bütün bugüne kadar Diyanet ile ilgili iddialar boş hükmünde ayrıca bu gazeteyi de iyice araştır yani her kaynaktan alabilirsin ancak iddiayı kanıtlamak kaydıyla bu kadar komik sitesiniz Diyanet ile uğraşmak sikletiniz yetmez :)))))

banner312

banner298