"Diyanet personeli dahil" İnsanlarımız neden mutsuz

Yeni Şafak gazetesi yazarı Kemal Öztürk “Sessiz devrimin çocukları nerede?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

"Diyanet personeli dahil" İnsanlarımız neden mutsuz

Yeni Şafak gazetesi yazarı Kemal Öztürk “Sessiz devrimin çocukları nerede?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

01 Kasım 2018 Perşembe 15:26
"Diyanet personeli dahil" İnsanlarımız neden mutsuz
banner310


Öztürk yazısında, AK Parti’nin ilk döneminde bürokraside görev yapan insanları küsüp gittiğini yerlerine de yetersiz isimlerin geldiğini belirtti.

Kemal Öztürk yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardan beri Ankara’da önemli görevler yapan dostumun cümleleri doğrusu beni etkiledi. ‘AK Parti kim ne derse desin, sessiz bir devrim yaptı. Ülke, tarihinin en büyük değişimini yaşadı. Bu devrimi yapan liderin etrafında insanlar vardı. Hepsi sağlam çocuklardı. Adeta kendilerini feda eder gibi bu devrimi gerçekleştirdiler. Şimdi bu sessiz devrimin çocukları nerede? Büyük kısmı sağa sola dağıtıldı. Bürokraside pasif yerlere gönderildiler ya da küsüp Ankara’dan gittiler.’

Uzun zamandır, yeniden şekillenen devlet bürokrasisi nedeniyle bu sıkıntıyı duyuyorum. Bana yazan çok kişi oldu. Gerçekten işinin ehli insanlar, yıllardır sessiz devrimin taşıyıcı kolonları olmuş nice değerli insanlar, hak ettikleri yerlerde değiller şimdi.

Bulundukları görevler öyle kolay yerler değildi. Orayı başarıyla yönetmek de herkesin harcı değildi. Zor yetiştiler. Çok emek verdiler. Kervan yolda giderken, bir yandan da ülkenin en iyi insan kaynağı yetişmişti aslında. Şimdi bu güçlü insan kaynağı Türkiye’yi dünya sahnesinde önemli bir aktör haline getirecekti.”

“LİYAKAT VE EHLİYET SORUNU OLAN İNSANLAR GELİYOR”

Öztürk yazısını şu satırlarla sürdürdü:

“Hep soruyorum, 16 yıllık iktidarının sonucunda, aslında AK Parti en yüksek nitelikte insan kaynağına sahip olması gerekir. Bu kadar tecrübeye, bu kadar deneyime sahip AK Parti kadroları, şimdi dünya ile rekabete girecek kadar kuvvetli hale gelmiş olması gerekirdi.

Çıraklık, kalfalık, ustalık döneminden sonra, şimdi ‘bilgelik’ dönemini yaşamamız icap eder. O derece donanımlı, o derece birikimli insanlar yetişti bu sessiz devrim esnasında.

Ama öyle olmadı. Şaşırtıcı derecede insan kaynaklarında bir kalifikasyon düşüşü yaşanıyor. Ankara’da konuştuğum herkesin şikâyet ettiği şey bu. dinihaber.com AK Parti’nin ilk on yılında, ülke yönetimine damgasını vuran, bilgi, birikim sahibi, ehil insanların yerine, liyakat ve ehliyet sorunu olan insanlar geliyor.

Bu yüzden de devlet bürokrasisinde iş üreten, proje üreten, açılım yapan insanlar yerine, bir makam sahibi olmak için her şeyi yapan tuhaf tipler türedi.

Benim dikkatimi çeken başka bir şey daha var. Bürokraside insanlar mutsuz ve içlerinde bir kaygı taşıyorlar. Mutsuz ve belirsiz bir korku taşıyan bürokrasiden kimse iş beklemesin. Hiç kimse risk almaz, proje üretmez böyle ortamlarda.

Eminim benim bu yazdıklarımdan daha sıkıntılı durumlar da vardır. Belki de devletimizi yönetenler de bunun farkında değildir. Lakin Ankara’da gördüğüm şey, koca devlet bürokrasisinin mutsuz, ne yapacağından emin olmayan bir halde olduğudur. Güvenlik bürokrasinin daha motive, daha planlı hareket ettiğini söylemeliyiz. Ama bizim güvenlik-özgürlük dengesini de kurmamız lazım.”

“NİTELİKLİ İNSAN KAYNAKLARINI İSTİHDAM SORUNU VARDIR”

Kemal Öztürk yazısında ayrıca şunları kaydetti:

“Yeni sistemin sancılarını yaşıyoruz bir anlamda. Bir genel müdürlükte bile yeniden yapılanma çalışması yapıldığında ortaya dünya kadar sorun çıkar. Kaldı ki koca devlet baştan aşağı değişiyor. Bu sorunların yaşanması da doğaldır. Önemli olan bu sorunların varlığını tespit etmektir. Sorunun varlığını kabul etmek, sorunun çözümü için atılmış önemli bir adımdır.

Başbakanlık teşkilatının lağvedilmesiyle sağa sola gönderilen, bir anlamda savrulan yüzlerce kadronun yaşadığı sıkıntılara birinin kulak vermesi gerekir. Ekonomi, dış politika, güvenlik ya da iletişim uzmanı nitelikli kadroların tapu kadastro, tarım ya da spor gibi bakanlıklarda istihdam edilmesi, insan kaynakları mantığına da aykırıdır, hakkaniyete de.

Ne ilginçti ki, devletin önemli mekanizmalarını işletecek insan kaynağı bulmakta sorun yaşandığına dair serzenişler de duyuyoruz. Oysa, Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağı sorunu yoktur, nitelikli insan kaynaklarını istihdam sorunu vardır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta liyakat ve ehliyete göre istihdam, atama, seçme yapılacağını söylüyor. Ancak aşağıda işlerin böyle olmadığını gösteren çok emare var. Belki hakkaniyetli biri, yeni sistemden dolayı sağa sola gönderilen yetişmiş insan kaynağı raporu hazırlar da sunar Cumhurbaşkanımıza. O zaman sessiz devrimin çocuklarının nasıl küstürüldüğünü görmüş oluruz hepimiz.”

“ANCAK ELİMİZDE BU SANCILARI AZALTACAK REÇETELER VAR”

“Sadakat tek başına yetmez” diyen Kemal Öztürk şu ifadeleri kullandı:

“Büyük değişimler sancılıdır. Eyvallah. Ancak elimizde bu sancıları azaltacak reçeteler var. Bunu görmemiz gerekiyor. Kuşkusuz sadakat, güven çok önemli kriterler. Ancak tek başına yetmez, yetmiyor görünüyor. On yıl boyunca ülkesine ve devletine sadakatle hizmet etmiş bu insanların, bundan sonra da aynı özveriyle hizmet edeceğine inanmamız gerekiyor.

Hepimizin içinde bir memleket derdi var. Hepimiz daha güzel, daha güçlü, daha adil, daha refah bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bunun için çabalıyoruz. O zaman başka seslere de kulak vermek gerek. İnsanlarımız neden mutsuz diye sormanın kimseye zararı olmaz. Bilakis faydası olur.”

Son Güncelleme: 02.11.2018 19:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kimsesiz 2018-11-01 20:33:23

Allah razı olsun ne güzel dile getirmiş, kurumlardaki 15-20 yıllık memurları bir kenara atıp kariyer uzmanlık diye bir proje geldi. memurluk dahi yapmayanlar kpss ile kariyer uzman oldu. iş bilmeyene yetki verildi. eskiler bir kenara atıldı. örneğin diyanet merkez buyurun inceleyin. bütün resmi kurumlar böyle.. irdeleyin, araştırın. sorun.

Avatar
memur 2018-11-01 20:29:31

bende bu görüşlere iştirak ediyorum. ancak benim endişem daha büyük. ehil kadroları iş başına getirmek yerine iş beceremese de idare edilmeye uygun insanlar getirilmek isteniyor endişesindeyim. inşAllah yanılıyorumdur.

Avatar
SAMİ 2018-11-01 20:00:10

çok doğru bir yorum....millette buna isyan ediyor zaten...hiçbir günah işlemese bu zat -i muhteremler hemşehricilik ve hediyecilik ruhuyla atandirdiklari zatlarin vebaili günah olarak yeter...önceki görev yerlerinde zulmedenlerin ,idarecilik ruhu olmayanlarin kurumda daire başkanliklarina getirilmesi tam bir kiyamet alameti...

Avatar
Recep Arığ 2018-11-01 17:00:27

Ağzına yüreğine sağlık. Allah sizin ve sizin gibi cesur basın görevlileri nden razı olsun.

Avatar
AKDENİZ 2018-11-02 06:13:38

çok güzel yazi kaleme almiş

Avatar
Ahmet Arif 2018-11-04 08:06:23

Maalesef diyanet sağlık işkur milli eğitim sgk vb çoğu kurumda sendika siyaset tarikat cemaat hemşehri faktörü gözetilerek bırakın üst atamaları sıradan atamalarda dahi bunu yapıp işin ehli asıl hak sahibine değil torpili olana yapıldı yapılmaya devam ediyor. Bunun sonucu hiç ama hiç iyi olmayacak gibi Rabbim bu tip ayrımlar ile gerçek hak sahiplerinin kul hakkına giren bu güruha akıl fikir versin. Sorsanız bu kul hakkına hepsi karşı ama boğazlarına kadar batmış zavallılar. Fetö ile mücade gibi kamuda kul hakkı yiyen bu tip insanlar ve idareciler ilede mücadele şart.

Avatar
emin 2018-11-05 11:41:08

bir toplumda emanet bilinci ve adalat olmazsa; o toplumda kıyametten önce kıyametler yaşanır. liyakat ve ehliyetin yerini torpil almış. adam yeteli puan almış ama liyakat ve ehliyet yoktur. bu durum devleti baştan aşağı sarmaktadır. efendimiz sas. den, valilik isteyen bir sahabeye efendimiz sas in cevabı: sen zayıf bir kimsesin, valilik sana göre değil, ahirette; pişmanlık ve perişanlık var diyerek vaz geçirmiştir. şimdi arkası olan işi götürüyor. milletin ve devletin yetki verdikleri; kendi çıkar ve menfaatlerini; devletin,ülkenin, milletin ve yetimin haklarının üzerinde tutmaktadırlar.i̇sraf, savurganlık ve gereksiz işler ve harcamalar hala devam etmektedir. söyleyin Allah aşkına; devlet, devletten habersiz olu mu? dolayısıyla da; kırgın,dargın, mutsuz ve huzursuz olanların sayıları gittikçe artmaktadır.bir türlü bu görülmemektedir. bu ülkede; huzur, güven, barış ve kardeşlik nasıl olur? biri yer biri bakar, kıyamette ondan kopar.

Avatar
Eş Durumu Tayinleri 2018-11-08 22:21:27

ne mutluluğu, keyfi yaşayan bir kurumdayız. iki beyefendi oturmuş eş durumuna olmaz olmaz der durur. ve insanlar mağdur.. mevla'dan dileğim kendilerininde keyfi bozulsun.

banner312