Diyanet ve din görevlileri gerçekten bu konuyu ciddiye almalı

Diyanet ve din görevlileri basında pek çok defa dile getirilen ama karşılık bulmayan hoparlör ses ayarı konusunda sesi daha uzağa duyurmayı marifet bilebilirler. Lakin gerçekten elektronik ortama bağlı her tür sese maruz kalan ve günün stresi içinde yaşayan insanlar için dini de olsa insanın normal frekansının üzerinde bir ses karşısında tahammüllerinin kalmadığı görülmelidir. Eskiden laikçi medya bunu dile getirdiğinde din düşmanlığı der geçerdik ama artık bu sesler öyle rahatsız dereceye ulaştı ki müslüman mahallede de lütfen sesi düşürün talepleri gelmeye başladı. İşte konuyla ilgili Akit'ten İlhan Oral'ın o yazısı...

Diyanet ve din görevlileri gerçekten bu konuyu ciddiye almalı

Diyanet ve din görevlileri basında pek çok defa dile getirilen ama karşılık bulmayan hoparlör ses ayarı konusunda sesi daha uzağa duyurmayı marifet bilebilirler. Lakin gerçekten elektronik ortama bağlı her tür sese maruz kalan ve günün stresi içinde yaşayan insanlar için dini de olsa insanın normal frekansının üzerinde bir ses karşısında tahammüllerinin kalmadığı görülmelidir. Eskiden laikçi medya bunu dile getirdiğinde din düşmanlığı der geçerdik ama artık bu sesler öyle rahatsız dereceye ulaştı ki müslüman mahallede de lütfen sesi düşürün talepleri gelmeye başladı. İşte konuyla ilgili Akit'ten İlhan Oral'ın o yazısı...

20 Ekim 2019 Pazar 14:32
Diyanet ve din görevlileri gerçekten bu konuyu ciddiye almalı
banner310

Dünyada çok alanda sarsıntı vardır. Sarsıntılar şiddetlerini artırırken ve dünyayı yönetenlerin de dengeleri bozulurken kendi içimizde de birçok değerimizin ayarı bozulmaya devam ediyor. Bunca sıkıntı, toplumu bunaltırken din hizmeti verenlerimiz de gereksiz sıkıntılar üretiyorlar.

“Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” derler ya katılmamak elde değildir. İnsaf ölçüleri çerçevesinde değerlendirelim. Herkesi aynı kategoride değerlendirmek doğru değildir, biliyoruz. Amma genele baktığımız zaman camilerimiz ve din hizmeti verenlerimiz açısından hizmet, hiç iç açıcı değildir. “İmamın sarığı beyazdır” leke kabul etmez. Hem de göze batar. Camilerimizde, âdeta cemaate işkence uygulamaları yapılmaktadır. Genel olarak müezzin kardeşlerimiz okudukları ezan ile herkesi ikrah noktasına getirdiler. Gürültü kirliliği artıyor.

Camiye gelen cemaati tedirgin eden vaizler, hocalar ve müezzinler, âdap, usul ve erkân sahibi olma zorundadırlar. Bu, iman meselesidir. Ahlâkî ilkelerimiz hemen her yerde değer kaybediyor. Din hizmeti çok amma çok önemlidir. Buna peynir ekmekten daha çok muhtacız. Din hizmeti veren hocalarımız, üstün değerlerimiz; âdap, usul ve erkân gibi ahlâkî ilkeleri öğrenmelidirler, zarafet ve asaletleri gereği, kimseyi rahatsız etmeden hizmet yapmalıdırlar.

Sesin ölçü birimi vardır. Sesinin ayarını tutturamayanlara, Kur’an’ı Kerîm ağır ifade ile ders vermektedir. Desibel denilen ses ve sinyaller ölçüm birimini, din hizmeti verenlerimizin bilmesi şarttır ve elzemdir. Bu ölçüm birimi, yaşadığımız yüzyılda hızla gelişen elektronik ve haberleşme alanının en büyük sorunlarından olan sinyal ve gürültünün ifade edilmesinde kullanılmaktadır. 40-50 desibele kadar düşük düzeyde sesler, pek rahatsız edici değildirler. 60-70 desibelden sonraki seslerin gürültüsü rahatsız edici boyuttadırlar. 80 desibel ses, fabrika ve benzeri makine gürültüsüdür. Uzun sürede işitme bozuklukları yaptığı bilinmektedir.

Hele 90, 100 ve 110 desibel sesler tamamen doğallığını kaybeden ve vahşeti andıran seslerdir. Bunlar Rock konseri, sanayi gürültüsü, düğün salonları müziği ve havalı matkap sesleridir, genellikle bunlar hemen zarar verebilirler. 120-150 desibel sesler konumuzu çok aşmaktadırlar. Desibeli yüksek oranda olan sesler tehlikelidirler. Kur’an-ı Kerîm’de sesin tonu ile ilgili ilginç bilgiler vardır. Henüz sese dönüşmemiş vesveseden başlar, fısıltıdan devam eder, eşeğin sesini örnek gösterir ve kavimleri, istisnasız helâk eden sayhaya kadar sesleri anlatır. 

Bu açıklamadan sonra desibeli yüksek olan sesin ne tür netice verdiğini, Kur’an anlatımı ile şiddetinin etkisini görmek mümkündür. Şuayb ile Salih aleyhimasselamın kavimlerinin helâk oluşları ses ile gerçekleşmiştir. Bu iki kavim de sayha denen korkunç gürültü ile helâk edildikleri bilgisi verilir. O zalimleri “sayha” korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabaha çıktılar. (Hud:11/67) İlginçtir, bu ses, Kaf suresinin kırk ikinci ayetinde sayha, bütün ölülerin “kıyamette dirilip çıkışlarına” sebep olan sestir.

İşte camilerimizde gürültü boyutunu aşırıp Müslümanın ezan gibi bir değeri ile cami içinde ve dışında başta Müslümanlara işkence eden imam ve müezzinlerin haddi aşmaları zulümdür. Ezanı ve vaazı gürültü kirliliği haline çeviren bu tür görevlilerin millete işkence etmemeleri arzumuzdur. Bunu gerçekleştirecek olan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hocamızdır.

Bu işkence, birçok köyümüzde bile insanlarımızı yıldırmaktadır. Milletimizin hocalarına saygısı vardır. Bu saygıyı, hocaların kötüye kullanmaları asimilasyonun bir parçası olduğu kanaati ile üzüntü uyandırmaktadır. Gürültü halinde okunan ezanlar başlarken evinin kapı ve penceresini kapatan insan sayısı artmaktadır. Bu ise ağır vebaldir. Mikrofonların hiç olmazsa 60-70 desibele indirilmesi beklentimizdir. Hizmetlinin sesini, metalik ses yapması ihanettir.

Nice güzel ses vardır ki, o sesi metalik gürültü haline getirmek çok inciticidir. Keşke o güzel sesleri doğal nameleriyle dinleyebilsek! Bunu, Ali Erbaş hoca ayarlar, kanaatindeyiz.

Hiç olmazsa ezan seslerimizin ayarı bozuk olmasın! Esselamu aleykum.

İlhan Oral / Yeni Akit

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Safa 2019-10-20 17:38:17

i̇şte bu yüzden her yerde merkezi sisteme derhal geçilmelidir. maharetmiş gibi çoğu ilde bu iptal edildi bu defa şikayetler başladı. ezan kötü okunuyor diye. kardeşim Allah herkese aynı yeteneği vermemiştir. hocamızın sesi kötü diye görevden mi alınsın. sözün özü derhal merkezi sisteme dönülerek bir heyet tarafından desibeller ayarlanmalı.

Avatar
Bilal 2019-10-20 15:43:36

Böyle şikayet ede ede İl Merkezlerinde Ezan Sesleri iyice kesilmiş VAllahi ne ara Hristiyan olduk biz dedim yani demek ki birşeyler olacaz yakındır.

Misafir Avatar
Safa 2019-10-20 18:04:47 @Bilal

rahatsız olan iki kesim var 1- ezanın kendinden rahatsızlar. 2- ezandan değilde sesin yüksekliğinden rahatsız olanlar. bu kesim önemli hakikaten. minare hapörlörü adamın evinin içine direkt vuruyor ve oturanı yerinden sıçratıyor. i̇şte bunların düzeltilmesi gerekir. 1. kesimde olanlar kendilerine mabetsiz bir yer bulmalarını tavsiye ediyorum. 2. kesimin haklı olduğu yerler var. bunu da düzeltmeliyiz.

Beğenmedim! (0)
Avatar
abreg 2019-10-20 18:58:56

ezandan rahatsı olan insanlar kilise çanı çalınsa aynı tepkiyi koyarlarmıyda acaba o zamanda kiliseye saygı derlerdi islamın nişanelerden biriside ezandır

Avatar
Niğdeli 2019-10-21 22:31:22

Müslüman olan kişi yada kişiler ezan vaktinden birkaç dakika önce gelip camiideki yerlerini alsa o zaman ezan sesi kısıkda olsa ,desibeli azda olsa önemli değil.
Lâkin müslüman dinin direği olan namaz ibadetine davet edilirken desibel ayarı yapmaya gerek duyuyorsak şayet ;toplum olarak müslümanlığımızın değer birimine göre kendimizi bir özeleştiriye tabi tutsa iyi olur bence.
100 haneli bir yerde 10 tane cemaat camiiye gelmiyorsa ezan ayarı değil toplumsal ve bireysel iman ve ibadet rektefiyesine ihtiyaç var diye düşünüyorum

Misafir Avatar
pirifani 2019-10-22 08:40:28 @Niğdeli

camiye gidenler ezani duyduklari icin gitmiyorlar.yurt disinda ezan aciktan okunmadigi halde camiye giden gidiyor.camiye gitme gunumuzde takvim yapragiyla ayarlaniyor.ezan ise bir sembol bir adet olarak devam ediyor.yurt disinda eksikligini hissetiginiz ilk sey ezan.turkiyede ise en cok ozledigimiz yurt disindaki camiler oluyor. cami cemaatinin azliginin sebebi tabi ki ezana indirgenemez.baslica sebeb olarak son iki yuzyillik donemde yapilan islam aleyhtari propaganda ve egitim sistemindeki carpikliklar buna sebeb oldugu inkar ediememekle beraber.butun topluma bu arada imamlara da sirayet etmis yanlis din algisinin sebeb oldugunu zannediyorum.ayrica insanlarin cogunun hakikat uzere olamayacagi gercegini de goz onunde bulundurmaliyiz.aslinda camiye gidenlerin sayisi icin cok fazla bile diyebiliriz.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Zeki Birbilen 2019-10-21 23:59:23

belediyelerden yapılan birden fazla cenaze ilanları insanları artık son derece rahatsız etmeye başladı.. kim buna dur diyecek... defalarca yapılan yedisi kırkı mevlit ilanları hakikaten gına getirdi..

Misafir Avatar
pirifani 2019-10-22 08:50:03 @Zeki Birbilen

ulkede duzen intizam kanun saygi gorgu yerlerde surunuyor.adam evin altinda kafe acmis actigi muzuk butun mahalleyi rahatsiz edecek kadar yuksek,kimse birsey demiyor diyemiyor.adam evinde insaat yapiyor molozlari bos arsaya ativeriyor.cekme kata insaat yapiyor kimse birsey demiyor.cocuklar soforun kucaginda,kapali yerde sigara iciliyor.kimsenin kanundan korktugu olmadigi gibi insanlara da saygisi yok.copun yaninda donusum var adam hepsini cope atiyor digeri de copleri donusume atiyor.acilan mahkemelere bakarsaniz kanunlarin olmaasi ve uygulanmamasindan kaynaklandikalrini gorursunuz.magdur insan dava acarak ikinci defa magdur oluyor.kis aylarinda plastik kopuk hersey sobaya atilip insanlar zahirleniyor.posetler parali ama kullanilmayan ilac ve kimyevi maddelerin toplanacagi yerler yok.yani nereden bakarsaniz tam bir anarsi yasayan bir toplumuz.burada ezani konu edinmek bile abestir.yukarda saydigim maddeler ve digerleri hem ezani sevenleri hem de sevmeyenleri magdur ediyor.

Beğenmedim! (0)