Diyanet’te çalışmakla paraya kavuşan kadınlarda boşanmalar gittikçe artıyor

Prof. Dr. Hayrettin Karaman Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde, çalışan kadınların özellikle de Diyanet'te çalışan kadınların boşanmasını eleştirdi.

Diyanet’te çalışmakla paraya kavuşan kadınlarda boşanmalar gittikçe artıyor

Prof. Dr. Hayrettin Karaman Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde, çalışan kadınların özellikle de Diyanet'te çalışan kadınların boşanmasını eleştirdi.

17 Ekim 2019 Perşembe 13:36
Diyanet’te çalışmakla paraya kavuşan kadınlarda boşanmalar gittikçe artıyor
banner310

Paraya kavuşan boşuyor boşanıyor

İki uçtan birinde ısrar etmek diğer ucu besler, sonun da aşırılıklar yer değiştirerek devam eder.

Örf âdet dedikleri şey dini de bastırarak veya dînî kisveye bürünerek cemiyette hakim olunca bid’atlar, hurafeler, din istismarları alıp başını gidiyor. Bunlarla mücadele ve ıslah faaliyeti de oldukça zor hale geliyor; bir bid’atı, bir hurafeyi, örfte adette yerleşmiş sünnete aykırı bir uygulamayı değiştirmek isteseniz, dinin farzları ve haramları çiğnendiğinde gösterilenden daha sert ve yaygın tepki ile karşılaşıyorsunuz.

Benin okuyup öğrendiğim kadarıyla İslam hukukuna göre kadın ister evli, ister bekar, ister çalışan, ister çalışmayan olsun onun geçimi, para kazanmak için çalışmaya mecbur olmaksızın duruma göre erkek akrabası ve kocası tarafından sağlanacaktır. Kadın aç ve açık kalma korkusuyla bir yerlerde çalışıp para kazanma mecburiyetinde kalmayacaktır. Bundan sonrasında kadının ev dışında çalışmasının başka ferdî veya sosyal sebepleri olabilir, bu sebepler ve ihtiyaçlar çalışmasını meşru hale getirebilir.

Kadına evlilik hayatı içinde haksızlık edildiğinde, zulme, baskıya, işkenceye, köleleştirmeye maruz kaldığında ne yapacak?

Kadın boşandığı takdirde baba evine dönmesinin de ayrılıp geçimini sağlamasının da imkansız veya zor olması halinde ya bu zulme katlanarak dünyada cehennem hayatı yaşayacak, ya intihar edecektir. Bu durum eskiden beri İslam dünyasında ve ülkemizde zaman ve mekana göre azlık veya çokluk bakımından değişse de var mıdır, vardır.

İşte bu iki uçtan biridir. Dinden kadın aleyhine sapışın getirdiği ifrattır, aşırılıktır.

Diğer ucu, bir başka aşırılık ise yukarıda tasvir ettiğim duruma tepki ve isyan olarak gelişen aşırılıktır. Bu uçta da kadınlar dinden sözde kadın lehine saparak pek çok kırmızı çizgiyi çiğniyor, mesela ev işlerini beraber yapmayı, çocuğa beraber bakmayı bırakın çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geliyorlar. Cinsel eşitlik çerçevesinde söylenen ve uygulanan birçok fıtrat dışı rezaletler de bu uçta gerçekleşiyor.

Yazının başlığına dönersek:

Kadının meşru ve makul ihtiyaçlarını -onu çalışmaya mecbur etmeden- sağlama vazifesi ihmal edilince ve kadın boğaz tokluğuna köle gibi kullanılınca (bunların olduğu yer ve zamanlarda) ortaya bir fikir atıldı: Kadının bu zulümden kurulmasının çaresi ekonomik özgürlüğe kavuşmasıdır.

Peki çalışıp kazanarak ekonomik özgürlüğüne kavuşan kadın ne yaptı?

Ne yazık ki, bu imkan yalnızca kadının zulümden kurtulmasını sağlamadı, ortada çekilemez bir durum bulunmadığı halde nefse yenilerek hürriyeti seçme sonucunu da doğurdu.

İstatistikler, giderek evlenmelerin ve evlilerde çocuğun azaldığını, boşanmaların ise çoğaldığını gösteriyor.

Yakın zamanda bir tanıdık bir hususa dikkatimi çekti: Diyanet kadrosunda çalışan hanımlarda da boşanmalar gittikçe artıyormuş! Eğer bu tespit doğru ise durum daha da vahim demektir; çünkü din, kültür, medeniyet, değerler için vazgeçilemez kurum olan ailenin devamı boşanmaların değil, evlenmelerin ve iyi aile terbiyesi almış çocukların artmasına bağlıdır. Buna örnek olacak kişiler yapmaya değil de yıkmaya örnek oluyorlarsa yandık demektir!

Birçok bakımdan farklı olan iki şahsın bir ömür boyu nispeten mutlu olarak bir yastığa baş koymalarının şartları nedir?

Ortada bir zaruret yok iken boşanmaların aileye ve cemiyete getirdiği zararlar nelerdir?

Bu iki soruya cevap vermek için yazmaya devam edelim.

Hayrettin Karaman / Yeni Şafak

Son Güncelleme: 17.10.2019 13:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatandaş 2019-10-17 18:10:47

Bir kadın her zaman kocasına maddi yönden ihtiyaç olmalı.Yuvasına bağlı kalmalı.Ayrıca Bu şekilde boşanan varsa Aile ve toplumsal hizmetlerde asla görev verilmemelidir. Kurumkar bu konuları ciddiye almaz ise milli ve manevi değerlere sadık nesil yetiştirmeyiz.

Misafir Avatar
pirifani 2019-10-19 15:14:20 @Vatandaş

kopegi ac birakirsan kapida bekler mantigi ile aile yonetimi nereye kadar gider? osmanli bunu denedi.bir tas corbaya muhtac edip corba kuyrugunda mlletin duasini aldilar.sadakaya muhtac edip sadaka tasiyla vakiflarla ovunduler.ganimet icin kuransiz ilayi kelimetullah seferleri duzenleyip ganimet masasindan yere dusen kirintilarla milleti kapiya bagladilar.iste netice daha dune kadar tehdit altindaki ulkelrden 1000-1500 sene geri kalmis bir islam cografyasi.kadinlardan bu kadar korku niye?anneleriniz bu kadar mi kotu ornek oldular size?

Beğenmedim! (1)
Avatar
Arkadaş 2019-10-17 14:01:05

İlahiyatçı ve diyanetteki bayanlardan uzak durun. Tanıdıklarımdan kaç kişi diyanetteki ve ilahiyat mezunu bayanlarla evlendiyse çok geçmeden boşandılar.

Avatar
Dadaş 2019-10-17 23:09:11

Bayan hocaların yüzde doksanı fuzuli,haftanın bir iki günü gidiyorlar, oda çay kahve sohbeti ,okadar ihtiyaçlı insan varken devletin parasının bunlara gitmesi gerçekten çok üzücü....

Avatar
Safa 2019-10-22 23:22:35

arkadaşlar evlilik hukuki bir meseledir. dindarı veya dine mesafeli olanı farketmez. ö nemli olan geçinmeyi becerebilmek. lakin asıl sıkıntı kadınlar aleyhindeki uydurma rivayetlerdir. bunları kitaplardan çıkarmalı . önce ayetlere sonra ayetlere uyan sahih hadislere yer vererek hayatımıza yön vermeliyiz. kuran kursu hocalarının geçimsiz oluşuyla bu işin alakası yok. geçimsizlik iki taraflıdır. kadının suçu olduğu kadar kocanında kabahati mutlaka vardır. olayı erkek gözüyle değil hakikat yönüyle değerlendirelim derim.

Misafir Avatar
pirifani 2019-10-23 08:44:54 @Safa

kardesim adamlar butun kadinlari ya kendi anneleri kardesleri kizlari veya kendi karilari gibi goruyorlar.yoksa bu kadar kadin aleyhtarliginin izahi yok.uydurma hadisler kadar uydurma ve islamin ruhuna aykiri atasozlerinin de kendine muslumanim diyenlerin islam algilarini bozdugu bir hakikat.ancak bu kisiler hasta olduklarinin bilincinde olmadiklari icin de tedavileri bir o kadar zor.kadinlarin camiye gitmesine cuma ve bayrama katilmasina calismasina okumasina vs her seye karsilar.yazilan yorumlardan kadinlardan nasil korktuklarini anmalamaiz mumkun.turk toplumunda da diger toplumlarda da aslen kabahatin buyuk kismi erkelerden kaynaklanmaktadir.magdur cogunlukla kadin oldugu halde bunu kabullenmesi istenmektedir.cevremizde o kadar cok ornegi varken bunlari gormezden geleme ve erkegi magdur gosterme ancak ideolojik olabilir.zira insanlar ancak sapik inanc ve ideolojiyle bu kadar kor olabilir bu kadar kotu niyetli olabilir.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Handan 2019-10-18 14:17:03

maalesef çalışan kadınların hakkını araması güzel ama dün erkeklerin para bulunca kadın değiştirme huyu bu gün kadınlara geçmiş görünüyor.

Avatar
Toprak 2019-10-18 17:23:04

zaten kadın bakanlığı ve diyanet bizim mahvolmamız için var edildi. reis bile mezhepsizlik dayatıyor.