İmamoğlu, cemevi konusunda AK Parti'yi Diyanetle vurdu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Meclisi'nde cemevlerinin ibadethane sayılmasıyla ilgili teklifin reddedilmesine ilişkin soruya, "Diyorlar ki 'Bir yerin ibadethane olup olmayacağına ilahiyatçılar karar verir.' Hangi ilahiyatçılar, faiz kararını veren ilahiyatçılar mı?" diyerek yanıt verdi.

İmamoğlu, cemevi konusunda AK Parti'yi Diyanetle vurdu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Meclisi'nde cemevlerinin ibadethane sayılmasıyla ilgili teklifin reddedilmesine ilişkin soruya, "Diyorlar ki 'Bir yerin ibadethane olup olmayacağına ilahiyatçılar karar verir.' Hangi ilahiyatçılar, faiz kararını veren ilahiyatçılar mı?" diyerek yanıt verdi.

18 Ocak 2020 Cumartesi 15:05
İmamoğlu, cemevi konusunda AK Parti'yi Diyanetle vurdu
banner310

AK Parti'nin ilminden pek memnun olduğu ali erbaş'ın Diyanet başkanı olarak atanması sonrasında kurumda oluşan boşluk nedeniyle tarikatlar etkin bir şekilde her yerde faaliyetlerini arttırırken, cemevleri de ibadethane statüsü kazanmaya başladı. 

Bu güne kadar cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasının önünde en büyük engel Diyanet ve atanan etkin, yetkin, temsil kabiliyeti yüksek, toplumda karşılığı olan başkanları idi. Maalesef AK Parti'nin Diyanet'e atadığı tartışmalı başkandan sonra piyasadan silinen kurumla birlikte dini alanda önü alınamaz bir boşluk çıktı. 

Diyanet'in oluşturduğu boşluk nedeniyledir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde alınan bir kararla cemevleri ibadethane olarak tanındı. 


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir gazetecinin İBB Meclisi'nde 'cemevlerinin ibadethane sayılmasına ilişkin teklifin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmesi' hakkındaki sorusuna Diyanet'in TOKİ evleriyle ilgili faiz kararıyla cevap verdi. İmamoğlu cemevleriyle ilgili teklifin reddedilmesine çok üzüldüğünü ve bu konuda mücadele vermeye devam edeceğini belirterek, "Diyorlar ki 'Bir yerin ibadethane olup olmayacağına ilahiyatçılar karar verir.' Hangi ilahiyatçılar, faiz kararını veren ilahiyatçılar mı?" dedi.

İmamoğlu söz konusu soruya şu şekilde cevap verdi:

"İstanbul halkının bir eşitlik arayışı duygusu var. Cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki sürecin İstanbulluların hukukunda da 'evet böyledir' demesi kadar manevi tatmin olamaz. Diyorlar ki 'Bir yerin ibadethane olup olmayacağına ilahiyatçılar karar verir.' Hangi ilahiyatçılar, faiz kararını veren ilahiyatçılar mı? Bir inanışa sahip ilahiyatçıların bir başka inanışa sahip bir hususta karar vermesi ne kadar doğru. Alevi vatandaşlarımızın yüzyıllardır ibadethane kabul ettiği sürecin, sistemin, mabedin biçimine nasıl bir başkası karar verecek. Kaldı ki hukuksal tüm alanlarda bu kararlar verilmiş. Çok üzüldüm. Bu şansı kullanamayan iki siyasi gruba da üzüldüm. Ben bu mücadeleyi vermeye devam edeceğim."

DİYANET'İN FAİZ KARARI NEDİR?
Diyanet, "TOKİ tarafından uygulanan Sosyal Konut Projesinin dini hükmü nedir?" sorusuna şu cevabı vermişti:

"İslam'da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. İş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir. TOKİ aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. Bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır. Bu itibarla, devlet TOKİ'nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkanı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir."

İKİNCİ KEZ AÇIKLAMA YAPIP AÇIKLIK GETİRMEK İSTEDİ
Diyanet'in bu açıklaması üzerine "Faize caiz" dedi haberleri medyada yer aldı. Bu gelişmeler üzerine ise Diyanet bir açıklama daha yaparak konuya açıklık getirmek istedi.

TOKİ tarafından uygulanan "sosyal konut projesi" özelinde vatandaşlardan gelen yoğun sorular sebebiyle Din İşleri Yüksek Kurulunun söz konusu projenin dini hükmünü bütün boyutlarıyla değerlendirdiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kurulumuz, halkımızla paylaştığı görüşünde, öncelikle faizin kesin olarak haram kılındığını, konut veya araç satın almak için faizli kredi kullanmanın caiz olmadığını çok açık ve kesin bir dille belirtmiştir. Bahse konu projenin, kira ödediği takdirde asgari geçimini zorlukla sağlayan ve ev sahibi olabilmek için faizsiz ödünç borç bulamayan alt veya orta gelirli vatandaşlara yönelik üretilen bir sosyal proje olduğu kanaatine ulaşmış ve bu projeden yararlanarak ev sahibi olmanın, dinen haram kılınan faizli işlem kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna varmıştır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2020-01-18 16:46:42

iki mesele var birincisi insanlar neye inanip neye inanmayacakarina kendileri karar verirler ve buna gore de kendi ibadethanelerini belirleyip kendi inanc ve anlayislarina gore ibadetlerini yapar veya yapmazlar.burada asil sorun cemevleri degil diyanet ve tarikatlardir.laik bir devlette hic olmamasi gereken diyanet tarikatlarin varligi sebebiyle bir zaruret icabi vardir ve var olmalidir.peki laik ve demokratik bir sistemle yonetilen tc deki alevilerin gayri muslumlerin din ve devlet iliskilerindeki statuleri ne olacaktir?askerlik vergi vs meselelerde diyanet camisine giden vatandasla esit sorumluluklara sahib olduklari halde kendi ibadethaneleri ve din adamlarinin giderlerinde fazladan sorumluluklari bulunmaktadir ayrica devletin saglamak istedigi dini hizmeti kabul etmeyen veya yararlanmayan ateist deist dinsiz hristiyan yahudi satanist alevi suleymanci nurcu falci ruhcu ve kisilerin diyanetin sorumluluguna katlanmalari adil bir durum degildir.

Avatar
pirifani 2020-01-18 16:53:23

ikinci mesele faizin hukmudur.daha once suleyman ates yasar nuri ozturk ve suleymancilarin da faiz konusunda farkli fetvalar verdiklerini biliyoruz.baskalari da darul harbde faizi alan taraf olmasi sartiyla caiz gorenler de var.erbasin fetvasi da boyle aykiri bir fetva olarak degerlendirilebilirdi ancak basina getirildigi kurumun devletle olan saibeli iliskilerinden dolayi bu fetvayi salt fetva olarak algilamak hatali olur.tc maalesef ikibinli yillarda osmanliya dogru u donusu yapmaya basladi. erbas asla ve kata caiz degildir deseydi ne olurdu?cevabini sizvern.osmalida olsaydi kelle giderdi.

Avatar
Oğuz 2020-01-18 21:22:29

Çok yazık. Toki'nin işlemi tamamen faiz sistemine bağlıdır. Korkunç kazançlar elde etmektedir Toki, banka, diğer yüklenici firmalar. Vadeli satış ile alım satım sağlansaydı. Satılan malın fiyatı belli olurdu.

Cemevlerin mabet olarak tanınması çok tehlikeli ve izahı mümkün değildir.
Kitapları nedir, peygamberleri kimdir?
Bu işin sonu gelmez. Tüm tarikat ve cemaatlerin her biri kendi merkezlerini (cami, mescit dışında) mabet olarak tanınmasını isteyeceklerdir. İşte Türk Milletinin parçalanma oyunları.
Gerçi şuan zaten örtülü olarak işlerine devam ediyorlar.

Misafir Avatar
pirifani 2020-01-19 01:24:47 @Oğuz

abd de binlerce farkli dini topluluk var bunlar toplumu ve devleti yikmiyor bilakis zenginlestiriyor.mesele devletin herkese esit mesafede durmasi ve gerken haklarini vermesidir.ben muslumanim diyenlerin bile zihinlerine isleyen fransiz tipi laiklik anlayisi ile bu asla gerceklesemez.korkuya gerek yok.isteyen yerli ve yabanci tarikat ve din cogunlugun dini/mezhebi kadar serbest olarak esit vatandaslik haklarindan yararlanabilmelidir.alevinin kitabi ve peygamberi kim ise zaten aleviyi ilgilendirir.aleviye veya v]baskasina neye inanacagi ve nasil ve nerde ibadet edecegine ne siyasiler ne de alevi olmayan ilahyatcilar karar veremez.keza diger tarikat ve cemaatler icin de ayni durum soz konusudur.nurcu risaleleri kurana esdeger goruyorsa,sulocu kainatin tasarufunun tunaliya verildigine inaniyorsa,oteki muhammed esittir Allah diyorsa bunlarla medenice mucadele etmek ve gercekleri soylemek muslumanlarin vazifesidir.20.yuzyil ideolojik devletlerin mezarligi oldu biz de bu yuzyilin misali olma

Beğenmedim! (0)
Avatar
Vatandaş 2020-01-18 23:57:37

Çok hoşunuza gitti ellam haberin başlığına bakılırsa öyle gözüküyo

Misafir Avatar
pirifani 2020-01-19 08:54:06 @Vatandaş

acilimlar sacilimlar hepsi sahteymis,bunlar hedefe giden yolda kullanilan basamaklarmis,alevilere kizardim demek ki tarihsel tecrubelerinin onlara kazandirdigi sagduyu acilim sacilim oyununa gelmelerini engelledi.

Beğenmedim! (0)
Avatar
ferhat ünlü 2020-01-20 01:59:46

ali erbaş nedeniyle diyanete bu muhalefet yapıldı. bunu herkes biliyor ve basında kimse kendine sahip çıkmadı. erdoğanın atanan en nefret edilen bürokratı. müftüler kılı kadar sevmiyor bu adamı. almanyadayım ve bizim ditip yetkilileri ile görüşüyorum. bu adama ne biz ne diğer diyanet başkanları güveniyor. karanlık adam diyorlar

banner312

banner298