Mehmet Şevket Eygi'den Diyanet ile ilgili doğru tespit, yanlış öneri

Mehmet Şevket Eygi "Silivri Seyehati" başlıklı yazısında namaz kılmak için uğradığı bir köyü ve tebliğ etmekten uzak imamın görev yaptığı cemaati olmayan camiyi konu aldı.

Mehmet Şevket Eygi'den Diyanet ile ilgili doğru tespit, yanlış öneri

Mehmet Şevket Eygi "Silivri Seyehati" başlıklı yazısında namaz kılmak için uğradığı bir köyü ve tebliğ etmekten uzak imamın görev yaptığı cemaati olmayan camiyi konu aldı.

13 Eylül 2018 Perşembe 11:02
Mehmet Şevket Eygi'den Diyanet ile ilgili doğru tespit, yanlış öneri
banner307

Mehmet Şevket Eygi yazısında cemaati olmayan cami ve namaz kıldırma karşılığında maaşını almaktan başka herhangi bir tebliğ faaliyeti göstermeyen imamlar ile ilgili çok güzel tespitler yaptı. 

Konu ile ilgili öneriler de yapan Eygi, yaşının ve içinde bulunduğu kültürün etkisi ile tavsiyelerde bulundu. İcazetli şeyhlerin kontrolünde tebliğ eden derviş misali imamların köy camilerini tekrar cemaatle dolduracağını belirtti.  

Oysa son FETÖ olayında görüldüğü gibi şeyhlerle çıkılan yolda cemaat, akıl ve iradeden uzak koyun sürüsünden farksız bir hale geliyor. Bu sürü mantığı nedeniyledir ki Eygi kendini illa sürüye bir çoban bulma zorunluluğunda hissedip icazetli şeyh arama derdine düşüyor. 

Bu konuda çözüm, her tür vicdan ve cüzdan sömürüsüne açık tarikatlar değil Diyanet'in derhal özerkleştirilerek siyasetin emrinden kurtarılmasıyla gerçek hüviyetine kavuşturulmasıdır. Her konuşan imamdan rahatsız olan karşıt görüşlü partilinin iktidar partisine yüklendiği bir ortamda elbette Diyanet'in imamlarının tebliğ faaliyeti ile uğraşması abesle iştiğaldir. 

Son atanan Diyanet yönetiminde olduğu gibi iki sorumsuz bakanın "Benim adamım. Benim sözümden çıkmaz. Ne dersek onu yapar. Ne kadar kadro o kadar oy..." mantığı ile ilmi yetkinliği, liyakati ve tüm ilahiyat camiasını gözardı edip dünya müslümanlarının yarasına merhem olup olmayacağını hesaba katmadan atattırdıkları Diyanet Başkanı ile yol alan bir kurumda elbette dinihaber.com Diyanet personelinin tebliğ faaliyeti imkansızdır. 

Mehmet Şevket Eygi olgun yaşına rağmen hala ne şiş yansın ne kebap deyip Diyanet'in asıl sorunlarını görmezden gelip gerçekleri haykırmadığı bir yerde köy camileri değil şehir camilerinin bile dolması imkansızdır. 

ÇÖZÜM TEKKELERDE DEĞİL ÖZERK DİYANET'TE

Eygi gibi güngörmüş yazarlar cesurca gerçekleri dile getirmeli ki bu sorunlar çözümlenebilmelidir. 

Diyanet'e atanan Başkandan merkez teşkilata alınan kapıcıya, Din İşleri Yüksek Kurulu'na atanan alimden alınan köy imamına kadar liyakattan uzak yapılan atamalara tepki konulmalı; çalışan ve konuşan müftü, imam ve vaizler hakkında ipi kopuk herhangi bir kimsenin yaptığı şikayete binaen soruşturma açılıp yalnızlaştırıldığında bu kişilere destek verilmeli ki, derviş imamlar aramaya gerek kalmadan mevcut Diyanet imamları ile bu iş rahatlıkla çözülebilsin. 

Eygi'nin Derviş imamları İslam'dan çok kendi ekmeğini yediği, icazetini aldığı şeyhin ve cemaatin reklamını yapmaktan uzak durmayacaktır. Ama elimizde var olan Diyanet'i layık olduğu şekliyle çalıştırabilirsek Diyanet personelinin her hangi bir maişet kaygısı olmadığı için arı duru İslam'ı anlattığı gibi cemaatine milli şuuru da en güzel bir şekilde verip cemaati devlete minnet dışında kimseye kul köle etmeyecektir.

Mehmet Şevket Eygi'den beklentimiz zülfiyare dokunan yazılarla ümmete rehberlik etmesi gerektiğini belirtirken okuyucularımızı gözlemlediği cemaatsiz cami ile başbaşa bırakıyoruz:

Öğle namazını Küçüksinekli köyü camiinde kılacağız.

Cami küçük ama çok güzel. Duvarları tavana kadar çiniyle kaplı.

Namazdan sonra bahçede oturan yaşlı bir zata, vakit namazlarında bu camiin kaç cemaati var diye sordum. Köyün nüfusu 200 kişiymiş.

En fazla dört kişi oluyormuş. Bir tek genç bile gelmiyormuş.

Adamcağız, "En genci benim, 60 yaşındayım, bizden sonra ne olacak" dedi.

Üç tekel bayii, bir cami, onun da cemaati de yok sayılır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Köyler ve Din” konusunda bir planı ve programı var mıdır?

Trakya’da, nadir istisnalar dışında dinî hayat ve uygulama zayıf.  Çok zengin dinî cemaatlerimiz, tarikatlarımız, vakıflarımız, sivil toplum kuruluşlarımız var. Bunların birkaçı bir araya gelseler, “Köylerde, kırsal kesimde Müslümanlık” konusunda çok ciddî, ilmî, sosyolojik bir araştırma yaptırsalar, sonra bir ıslah planı programı ve hemen harekete geçseler ne iyi olur.  Başta Trakya olmak üzere bütün Türkiye planlı programlı medenî din hizmetleri bekliyor. Buna büyük ihtiyaç var. Din ile hayat birbirinden koptuğu takdirde sosyal, kültürel, mânevî büyük yıkım olur.

Küçüksinekli köyünde yaşlı dört cemaat vefat edince  cami fiilen olmasa bilemânen kapanacak. Sadece Cuma namazında biraz cemaat olacak.

Profesör Ömer Lütfi Barkan’ın, Kolonizatör Dervişler kitabı hatırıma geldi.

Türkiye köylerine o eski kolonizatör dervişler gibi imamlar lazım. Bu imamları kim yetiştirecek?

Köy imamlarımızın Tebliğ Cemaati gibi çalışması gerekir.

Köy imamlarının, namaz dışı saatlerde fennî tarım, arıcılık, el sanatları ve din eğitimi hizmetleri ile meşgul olmalıdır.

Bu imamların başarılı ve etkili olması için gerçek tarikatlara, icazetli gerçek şeyhlere bağlı olması gerekir.

 
Diyanet İşleri Başkanlığı, öteki Özel Diyanetler bütün güçleriyle, en yüksek kültürün ışığında halkı uyarmakla, aydınlatmakla, bilgilendirmekle, eğitmekle, irşad etmekle, İslam’ı tebliğ etmekle, nasihat etmekle, dindarlaştırmakla yükümlü ve vazifelidir.

Kendilerine nasihat edilmediği, irşad edilmedikleri, eğitilmedikleri, başı boş bırakıldıkları için, cahil kalan halkın vebali BİLEN Müslümanların üzerinedir. Öncelikle muazzam bir bütçeye, kadroya ve teşkilata sahip olan Diyanet’e.

Hollanda’da cemaati kalmadığı için satışa çıkarılmış bin kilise varmış. Allah bizi bu duruma düşürmesin.

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 13.09.2018 17:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahsun 2018-09-13 11:46:01

şu an yapılan hakkın değil, milletin duymak istedikleri söylenmektedir. adeta din toplumun inisiyatifine bırakılmış durumdadır. ilk defa geçtiğimiz ramazan ayında faizle alakalı muhteşem bir hutbe yayınlandı. kim nasıl yaşıyorsa ona göre din odur. suya sabuna dokunma,toplumu karşına alma bu işi o şekilde götür anlayışı hakim durumda diyanette.dini anlatanda diyanet, bozan da diyanettir.toplumun hali içler acısı,yüzde doksan dokuzu müslüman olan ülkemizin profili i̇slamı andırıyor mu?vaazlar adete iki sahabe bir menkibeyle ninni söylüyor. hutbeler samimiyetten, yüklü mesaj ve hakikatlerden uzak.toplum: bu milletin vebali günahı hocaların boynuna diyor.

Avatar
Zeki Maboçzade 2018-09-13 16:06:50

tespitler çok yerinde ve tedavisine acilen başlanmalıdır..

Avatar
Berkant gizemli 2018-09-13 20:21:58

diyanet işleri başkanlığı çok ivedi bir şekilde yeni den yapılanmalı.köy camileri hepten bitme noktasında.cami hocaları ezan bile vermiyor. merkezi ezanla oyalanıp duruyorlar. bu gidişten hiç bir vatandaş memnun değildir.hele sürekli cami avlularında yardım sergileri insanları ibadetten de soğuttu derhal önlem alınmalı Allah rızası için.

Misafir Avatar
Enver TAŞTAN 2018-09-15 09:06:49 @Berkant gizemli

cami haflusunda açılan hayır sergisine karşısın,kaldırılması için Allah rızasını ön plana alıyorsun ne çelişki.?Allah rızası için yardım yapma,camiyinin masraflarına katkıda bulunma yapanın da ulaşmasını zorlaştır,o sergide kimsenin önünün kesildiğini,hiç bir dilencinin kişiden zorla parasını aldığını görmedim.vermeyen vermez,verende hayrına,sevabına veriyor sen verme ama malını,paranı,varlığını kaybettiğinde de kimsede suç arama kendini biraz sorgula.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Enver TAŞTAN 2018-09-15 09:01:10

öncelikle habere,başlığa bakınca bir şey var zannettim.bizim bildiğimizden,düşündüğümüzün çeyreği yok.?haberi alıntılayan da hangi mantıkla 1987 yılına ait bir foto bırakmış.?aklınca dürüst birini 30 yıl sonra desifre olanla kötülemeye çalışmak mı?bilinen ama ülkenin en kötüleri ile yıllarca bir olan,batılı,yahudileri dost edinenleri bir arada olanları göremiyorlar?diyanet görev verdiği personel sadece namaz değil tebliğ görevi üstlenmek zorunda.camide cemaatin olmaması da ki köy camisi,şehir camileri de ondan fazla değil.asıl sorun toplumda,ümmet,islam değerlerini öğrenmeyen,yaşamayan bizleriz.