Melih Altınok, "Diyanet İşleri Başkanı kafamı karıştırdı"

Sabah Gazetesi'nden Melih Altınok bu günkü köşesinde "Diyanet İşleri Başkanı dün kafamı çok karıştırdı" başlıklı yazısında Ali Erbaş ile ilgili çekincelerini yazdı.

Melih Altınok, "Diyanet İşleri Başkanı kafamı karıştırdı"

Sabah Gazetesi'nden Melih Altınok bu günkü köşesinde "Diyanet İşleri Başkanı dün kafamı çok karıştırdı" başlıklı yazısında Ali Erbaş ile ilgili çekincelerini yazdı.

10 Şubat 2019 Pazar 21:03
Melih Altınok, "Diyanet İşleri Başkanı kafamı karıştırdı"
banner310

Daha önce bazı yazarlarla kendisini bu toplantıya hazırlayan Ali Erbaş; Melih Altınok'un anlatımına göre kalemi güçlü, yılların tecrübeli, ulusal yazarlarını Ertuğrul Tekkesi'ne davet etti. Altınok'un ismini verdiği Oral Çalışlar, Mustafa Kartoğlu ve Ahmet Kekeç yazarlarına bakılırsa epey bir yazar toplantıya çağrılmış.

Lakin Ali Erbaş beklediği karşılığı görememiş olacak ki adı verilen yılların usta yazarları köşelerinde tek bir satırla dahi Ali Erbaş'tan söz etmedi.

Usta gazeteci Melih Altınok, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan hürmetinden konuya derinlemesine girmese de Ali Erbaş'ı eleştirmeden de duramadı. Diyanet'in dev bütçesinin nereye harcandığı yönünde cevabını alan Altınok bu bütçe ile ne yapıldığı konusuna gelince gerekli cevabı bulamamanın hüznüyle şüphelerinin depreştiğini belirtiyor. 

Melih Altınok haklı!

Dev bütçesine rağmen Diyanet, Prof. Dr. Mehmet Görmez'den sonra hatırı sayılır FETÖ ve aynı genlere sahip cemaatlere yönelik tek bir ciddi çalışma yapamadı. Diyanet'in yeni yönetiminin tek yaptığı; Prof. Görmez'in büyük emek vererek çalışma arkadaşlarıyla ortaya koyduğu "FETÖ'nün Günah Galerisi" kitabı üzerinden mücadele ettiği görüntüsünü vermek oldu. 

Melih Altınok, "Dev bütçeye rağmen FETÖ ve FETÖ ile aynı genlere sahip tarikatlarla neden ciddi mücadele edilmediği" konusunu irdelerken neden mücadele edilmediğinin sebebini şu maddelerde yeterince bulacağı kanaatindeyiz:

1- "FETÖ'nün 134 dava açtığı ve susması karşılığında 500 milyon Yeni Türk Lirası teklif ettiği, tarikatların tehdit ettiği ve yüzlerce kapatma kararı çıkarıp başaramadığı, Diyanet'teki DEAŞ ve PKK'lı personele karşı etkin mücadele eden, İlahiyat ve Diyanet'in korkusuz sesi, sahih İslam'ı en cesur şekilde savunan DİNİHABERLER.COM'u hangi gerekçeyle nasıl kapattırdınız? Bu kapattırmada Diyanet'e operayon yapan tarikatçıların etkisi oldu mu? DİNİHABERLER.COM'a 4 kez anasayfadan kapattırma kararı alırken burada biz basına size destek vermemizi nasıl beklersiniz?

2- "Görevinden ihraç ettiğiniz DİNİHABERLER.COM ile bağlantılı olduğu iddiasıyla bir imamı CHP haberi yapmaktan dolayı meslekten ihraç ederken CHP'nin Diyanet'e verdiği bir dilekçe mi vardı da CHP'nin sözcülüğüne soyundunuz? Bir terörist peşine düşmüşçesine devletin imkanlarını seferber ederek 55-60 kurumu gezdirip ilgili imam aleyhine bilgi topladığınız konusunda görüşleriniz nedir?"

3- "Diyanet'e ve İlahiyatlara düşmanlıkları açık olan tarikatçılarla boy boy resim çekip paylaştığınızı gördük.  Kurumsal olarak dini açıkça tahrif ettiği, bir çoğunun Vatikan kontrolünde olduğu ve desteklendiği bilinir ve siz bunlara ses edemezken DİNİHABERLER.COM bunlarla ilgili ciddi mücadele vermekteydi. Bu siteyi kapatmakla tarikatçılar adına hareket ettiğiniz izlenimi verdiğinizi hiç düşündünüz mü? Bu siteye alternatif olarak açtığınız site de Diyanet'in anasayfasında olduğu gibi FETÖ VE DİNİ TAHRİF EDENLERE TEK BİR SÖZ ETMEYEN bir site olup çıkıvermişken DİNİHABERLER.COM'un tarikatlarla mücadelesinde önünü neden kestiniz?"

4- "DİNİHABERLER.COM'un kapatılması sürecinde size iftira attığını belirttiniz. Oysa dinihaberler.com'a açılmış tek bir iftira davanız yok. İftira olduğunu iddia ettiğiniz haberlerle ilgili olarak CHP'de AK Parti'ye bir soru önergesi verdi. Ama AK Parti bile sizin "FETÖ ile irtibat ve iltisakınız olmadığını" söyleyememişken tamamen alıntı haberlerden yola çıkarak bu siteyi neden kapattırdınız?"

5- "DİNİHABERLER.COM'un haberlerinde dile getirdiği ciddi iddialarla ilgili Genel Müdürlerinize başlattığınız her hangi bir soruşturma oldu mu?"

6- "Aleyhinize çıkan haberlerde ve aldırdığınız erişim engeli kararlarıyla SANSÜRDE Diyanet İşleri Başkanları arasında rekor kırdığınız biliniyorken bu kötü imaja rağmen bu koltukta oturmakla bu kuruma ne kadar hizmet verebileceğinizi düşünüyorsunuz?"

7- "DİNİHABERLER.COM'u kapattırırken SÜREKLİ ELEŞTİRİ yaptığı iddiasıyla sitenin kapatılmasına neden oldunuz. Aynı ve DAHA AĞIR ELEŞTİRİLER (OdaTv'nin sizinle ilgili FETÖ'NÜN SEVGİLİSİ manşetinde olduğu gibi) sol ve laikçi medyadan da yapılmakta ve yapılmaya da devam ediyor. DİNİHABERLER.COM'un kapanmasına neden olduğunuz haberlerin tamamı sol/laikçi medyaya ait haberler iken Cumhuriyet Gazetesi, Sözcü Gazetesi, Aydınlık Gazetesi, OdaTv, Sol.org, Hürriyet Gazetesi, Posta.com...'a da kapattırma davası açtınız mı? Kendi mahallenizin, kendi Diyanet kurumunuzu savunan bir sitenin eleştirileri karşısında kendi adamınıza dahi tahammül edemezken İslam'ın hoşgörüsünden, peygamberimizin çektiği çilelerden söz etmeniz ne kadar inandırıcı olabilir? 

8- "Diyanet'in daha etkili ve işlevsel çalışması için bizden ziyade bu kurumu tanıyan DİNİHABERLER.COM'u bu toplantıya neden çağırmadınız? Asıl bilgi almanız gereken site DİNİHABERLER.COM değil midir? Hem size haberleriyle yol gösteren DİNİHABERLER.COM'u pas geçeceksiniz hem de bizi buraya çağırıp hiçbir bilgi ve ilgimiz olamayan bir alanda kurumu nasıl etkin kılarız deyip zamanımızı boşa harcayacaksınız. Sizin amacınız kurumu etkin kılmaktan ziyade kendinize meşruiyyet alanı oluşturmak. Kurumla ilgisiz Oral Çalışlar'ı buraya çağırmanızdan da bizi bu nedenle buraya çağırdığınız anlaşılıyor. Siz, bizimle dalga mı geçiyorsunuz?"

***

"Diyanet İşleri Başkanı dün kafamı çok karıştırdı

Dün sabah Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş'ın bir grup yazara verdiği kahvaltıya giderken kafam son derece netti.

Aklımda Başkan'a yönelteceğim tek bir soru vardı. Tahmin edersiniz işte. Medyanın ve siyasetin, "Diyanet" denilince otomatikman söz açtığı, kurumun bütçesinin oranına ve personel sayısına dair eleştiriler...

Kendilerinin benden beklentileri de bu kadar olmalıydı. Sorumu alıp cevap vereceklerdi herhalde.

Öyle ya, dindar kimliğiyle öne çıkan, gündemi de bu çerçevedeki argümanlarla değerlendiren gazeteciler dururken benden öneri ya da fikir alacak değillerdi ya...
Gelin görün ki, netliğimin bozulması çok sürmedi.

İlk darbeyi, kahvaltıya mekân olarak seçilen tarihi Ertuğrul Tekkesi'nin büyük salonundaki katılımcılar arasında Oral Çalışlar'ı görünce yaşadım.

Diyanet İşleri'ne benden daha çok vakıf olan Ahmet Kekeç ve Mustafa Kartoğlu gibi gazetecilerin yanında solcu geçmişiyle bilinen Oral Çalışlar oturuyordu.
Yalnız değildim!

***
Her zaman kadından yana tavır alan Oral abinin, tartışma çıkartan "Kurumunuzda kaç kadın imam var" şeklindeki sorusunun ardından kafam hepten dağıldı.

Bir anda kendimi, sadece maliyeti üzerinden değerlendirdiğim kurumun işlevi üzerine kafa yorarken yakaladım.

Umarım gevezelik etmemişimdir.

Ama çok şey öğrendim.

Merak etmeyin, Diyanet'in bütçesi ve personeli hakkındaki sorumu da atlamadım.

Peki, aldığım cevaptan ikna oldum mu?

Kesinlikle. Hatta bahsedilen bütçe ve personelin, kökü Osmanlı'ya dayanan, Atatürk döneminde revize edilen bu kurumun görevleri ve işlevi açısından az bile olduğunu düşünüyorum.

Siz söyleyin, 15 Temmuz'da ve terör saldırılarında yaşadığımız yıkım, onca acı ortadayken... İçeride ve dışarıda FETÖ gibi sapkın cemaatlerin ve tarikatların önünün erkenden alınmasının, Selefilik gibi vahşi akımların engellenmesinin maliyeti konu mudur?

Diyanetin, sivil toplumun gelişimine yaptığı katkıdan; ev kadınlarına, gençlere, öğrencilere, ceza evinde yatanlara, "dardakilere" verdiği destekten... Kısacası sosyolojik dokumuzu daha sağlıklı hale getirmedeki rolünden bahsetmiyorum bile...

***


Evet, insanın bir konuda kafasının net olması, her zaman bilgiden kaynaklanmıyor olabilir. Bu yüzden net olduğumuz konulardaki ezberlerimizi sürekli sorgulamamız şart.

Dolayısıyla toplantı boyunca sorularımıza cevaplar veren Sayın Erbaş'a kafamı karıştırdığı için minnettarım.

Bundan sonra Diyanet'i daha yakından takip edeceğim.

Benim gibi, net olduğunu düşünen arkadaşlara da aynı şeyi tavsiye ederim. Bütçesini vergiyle besledikleri bu kurumu daha işlevsel çalışması ve etkili olması için sıkı "denetlesinler."

Merak etmesinler öğrenmekten, "ötekiyle" diyaloğa geçmekten, anlamaya çalışmaktan laikliklerine halel gelmez.

Melih Altınok / Sabah

Son Güncelleme: 10.02.2019 22:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ihsan 2019-02-13 11:45:49

diyanet hala fetö ve dinlerarası diyalog konusunda zafiyette karşı görüş açıklamıyor bae dede papa bu konuyu işledi