Müftü Dr. Hayri Erenay Diyanet'in sorunları çarpıcı bir şekilde dile getirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ankara-Kızılcahamam ’da düzenlenen 3. İlçe Müftüleri Kongresi değerlendirme oturumunun ardından Tarsus Müftüsü Dr. Hayri Erenay'ın dikkat çeken sunumlarıyla sona erdi. 

Müftü Dr. Hayri Erenay Diyanet'in sorunları çarpıcı bir şekilde dile getirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ankara-Kızılcahamam ’da düzenlenen 3. İlçe Müftüleri Kongresi değerlendirme oturumunun ardından Tarsus Müftüsü Dr. Hayri Erenay'ın dikkat çeken sunumlarıyla sona erdi. 

09 Mart 2019 Cumartesi 23:07
Müftü Dr. Hayri Erenay Diyanet'in sorunları çarpıcı bir şekilde dile getirdi
banner310

Editörün Notu: Müftü Dr. Hayri Erenay'ın sunumu gerçekten takdire şayan... Lakin dört maddenin tashihe ihtiyacı olduğu muhakkak:

1- "Madde 26- Sahte peygamber, sahte Mesih, sahte evliya kavramları titiz bir dil ile topluma anlatılmalı, bu kavramların İslam örfündeki karşılıklarının yıpratılmamasına dikkat edilmelidir." Müftü Erenay'ın sahte peygamber uyarısına amenna... Ama "mesih ve evliya" konusunda aynı sahtelikten söz etmek imkansız. Bu tür bir ifade "Mehdi ve Evliya'nın sahtesi olduğuna göre gerçeği de varmış" gibi bir yanılgıya insanı düşürebilir. Dr. Erenay'a hatırlatmak isteriz ki Hristiyanlıktaki "Hz. İsa ile azizler" tarikat eliyle "Mesih ve evliya" şekline dönüştürülerek Müslüman topluma bulaştırılmıştır. İslam'da bu tür özel vasıflara haiz kişi ve gruplar yoktur.

2- "Madde 20- İlçe Müftülerine yönelik olarak gönüllülük esaslı 45’er günlük süreyle Klasik İslami metinler hizmet içi eğitimi verilmelidir. (Akaid Usulü, Fıkıh Usulü, Tefsir Usulü, Hadis Usulü, Tasavvuf Tarihi gibi..)" Zaten şu an ki İslam toplumu ve İlahiyatların en büyük çıkmazı, Klasik İslami Metinlerin tenkide muhtaç halinin aynen eleştirilmeden uygulama dayatmasından kaynaklanmasıdır. İsterdik ki Dr. Erenay, "Acilen Klasik İslami Metinlerin özellikle Tasavvufun tenkidinin cesurca yapılmasını" talep etsin.

3- "Madde 15- Taşrada her  İHL de, “Hadissiz ve sünnetsiz Kur’an mealcilği”ni savunan kimi akımlara mensup meslek dersi öğretmenleri bulunmaktadır. Din Eğitimi Genel Müdürlüğü ile İrtibata geçilmeli, ve bunlar hakkında gerekli işlemlerin tesis edilmesi sağlanmalıdır." Bu yaklaşım Cübbeli Ahmet diliyle sergilenen çok tehlikeli bir yaklaşım... "Hadissiz ve sünnetsiz Kur'an mealciliği" açıklamaya ihtiyaç gösteren hatalı bir tanımdır. Kur'an'a arzedildiği takdirde uygun olan hadislere kimsenin bir şey diyeceği yokken Kur'an ile taban tabana zıt hadisleri tenkit edenleri, hassasiyetinden dolayı tebrik etmek yerine "mealci" deyip yaftalamak bu dine yapılacak en büyük cürümdür. 

4- "Madde 22- Cumhuriyet dönemi gönül ve kanaat önderlerinin hayatları külliyat olarak basılmalı ve tüm din ateşelikleri ve müftülüklere dağıtımı yapılmalıdır. (Said Nursi, Esat Erbili, Süleymah Hilmi Tunahan, Mehmet Zahit Kotku, Abdulhakim Arvasi ve M. Sami Ramazanoğlu gibi kanaat önderlerinin hayat biyografileri acilen basılmalıdır.)" M. Sami Ramazanoğlu ile Mehmet Zahit Kotku haricinde ismi zikredilen zatların eser ve müdavimleri ortada gırtlağına kadar hurafeye boğulmuş ümmeti ayrıştırıp ilim ve irfan düşmanlığı ile ümmeti meşgul ederken biyografilerinin yayınlanmasını istemek gerçekten sehven edilmiş bir söz değilse çok büyük bir hatadır. Buradan Diyanet'e ve İlahiyat Fakültelerine çağrımız odur ki, tasavvuf/tarikat bineğiyle İslam'ı anlatmaktan bir an önce vazgeçip ümmete mal olmuş alimlerimizi bulup tanıtımını yapınız. Ne yazık ki kaynak kişi ve eser olmayan tarikat büyükleri hala müftülerimizin ilk aklına gelen isim olurken Kur'an aşığı, Mehmet Akif Ersoy; İlahiyatların tefsirde baş yapıtı, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır; Fıkıhta bir çok okulda kaynak fıkıh eserleri arasında adı geçen Ömer Nasuhi Bilmen ile Ahmet Hamdi Akseki'nin adının geçmemesi ne büyük bir gaflettir. 

Cumhuriyet tarihi boyunca eğitim öğretim veren İlahiyat Fakültelerimizde emeği geçen yüzlerce alimimiz varken; sayın müftümüzün ve Diyanet'in say desek on tane dahi İlahiyatçı ilim adamı sayamaması bu ümmete utanç olarak yeter de artar bile... 

***

3 gün süren kongreye Diyanet'in üst düzey yöneticileriyle birlikte Türkiye genelinde görev yapan tüm ilçe müftüleri katıldı.

“Değişen Dünya da Değerlerin Korunmasında Diyanet” ana başlığıyla 4 Mart ta  başlayan ve 3 gün süren 3. İlçe Müftüleri Kongresin görüş öneri ve tavsiyeler bölümünde kürsüye davet edilen Tarsus Müftüsü Dr. Hayri Erenay Diyanet’in iş ve işleyişi ile ilgi bir çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Müftü Dr. Hayri Erenay; “Düzenlenen bu kongre, bir araya gelmek ve kendi muhasebemizi yapmak açısından son derece önemlidir. Burada konuşulanlar ışığında eksiklerimizi görerek bu eksiklerimizi gidermek için çaba sarf edeceğiz. Toplumun dini ve manevi hayatına hizmette müftülerimize büyük görevler düşmektedir. Hizmetlerimizi gerçekleştirirken bu bilinçle hareket etmeliyiz” diyerek aşağıdaki tespitlerini kürsüden dile getirdi.

İşte Müftü Hayri Erenay'ın kongredeki o sunumu: 

1-Halkımızın Oruç, namaz gibi ibadetlerini ifa ederken Başkanlığımızın takvimleri esas alınmalıdır. Bunun dışında kalan takvimlerin de Diyanet İşleri Başkanlığımızın takvimleri ile uyumlu hale getirilmesi sağlanmalıdır.


2- 4-6 grubu öğrenci kayıtlarında Diyanet İşleri Başkanlığımızın veri tabanı ile Milli Eğitim Bakanlığının veri tabanı eşgüdümlü hale getirilmeli. 


3- Özellikle Kur’an kursu öğreticisi alımlarında Lise mezunu veya açıköğretim 2 yıllık mezunların istihdamına Formasyon şartı getirilmelidir.


4- Taşra- Merkez iletişiminde Özel Kalem engeline çözüm bulunmalıdır.


5- Fetö’den devralınan  okulların Diyanet Vakfına devri sağlanarak Özel İmam-Hatip orta ve Liseleri açılmalıdır.


6- Müftü, Vaiz, Murakıp, İmam-Hatip, Müezzin Kayyım, Kur'an Kursu Öğreticisi başta olmak üzere Din Hizmetleri sınıfında çalışan tüm personelin Emeklilik göstergeleri ve ücretleri yeniden düzenlenmelidir.


7- Vakıf camileri ve müştemilatının idari yetkileri müftülüklere devredilmelidir. Şartlı bağış yapılıp, büyükşehir yasaları gereği belediyelere geçen cami, tarla ve arsaların Diyanet Vakfına devri sağlanmalıdır.


8- Yeni-Yakın Fetö tehlikelerine karşı Diyanet İşleri Başkanlığının merkez ve Taşra teşkilatları daha aktif olmalıdır. 


9- 15 Temmuz gecesi sela talimatını harfiyen yerine getiren ve demokrasi meydanlarını boş bırakmayanlar ve müteşekkir olunduğunun taşra personeline deklare edilmelidir. 


10- Merkezi ezan sistemine asla geri dönülmemelidir. Anasır-ı İslam’ın yerel dillerine yapılan Kur’an meallerinin Latince değil Osmanlıca alfabesi ile devam etmesi gereklidir.


11- Tüm Diyanet çalışanlarının Diyanet Hizmeti tazminatı almaları sağlanmalıdır.


12- Teşkilat içerisinde dünyevileşme, doyumsuzluk ve mutsuzluğun nedenleri araştırılmalı, çözüm yolları üzerinde çalışmalar yapılmalıdır.


13- Fetö den doğan boşluğa milli ve yerli hassasiyetleri olan alternatif özel okullarla acilen çözüm getirilmelidir.


14-Gönüllü STK lar ve Vakıflarca Özel İmam-Hatip Fen Liseleri ve ortaokulları kurulmasının önü açılmalıdır.

15- Taşrada her  İHL de, “Hadissiz ve sünnetsiz Kur’an mealcilği”ni savunan kimi akımlara mensup meslek dersi öğretmenleri bulunmaktadır. Din Eğitimi Genel Müdürlüğü ile İrtibata geçilmeli, ve bunlar hakkında gerekli işlemlerin tesis edilmesi sağlanmalıdır.


16- Cami temizliklerine katkı sağlayan belediyelerin Tabela asma taleplerine standart getirilmelidir.


17- KYK ve 4-6 Yaş grubu kayıtlarında öğrenci sayısı 7’e indirilmelidir. Tek şubeye iki personel tanımlanarak ablalık konusu çözümlenmelidir.


18- Halk Eğitim Müdürlüklerindeki Elif-Ba modülü ve diğer din hizmetlerine yönelik modüllerde Diyanet İşleri Başkanlığının personel seçme ve görevlendirme usul ve uygulanmaları sağlanmalı Halk Eğitim Merkezleri bir pay-pass olmaktan çıkarılmalıdır. 


19- Fahri görevlendirmelerde, 657 sayılı devlet memurları kanununda Vekil öğretmenlere uygulanan usuller baz alınmalıdır. Ücret ve SGK tahakkukları iyileştirilmelidir.


20- İlçe Müftülerine yönelik olarak gönüllülük esaslı 45’er günlük süreyle Klasik İslami metinler hizmet içi eğitimi verilmelidir. (Akaid Usulü, Fıkıh Usulü, Tefsir Usulü, Hadis Usulü, Tasavvuf Tarihi gibi..)


21- Türkiye de son dönemlerde yaygınlaşan ve uyuşturucu kadar tehlikeli olan ve Dünya Kiliseler Birliğinin zımmen desteklediği “Deizm” e karşı etkili ülke geneline eşgüdümlü projeler geliştirilmeli


22- Cumhuriyet dönemi gönül ve kanaat önderlerinin hayatları külliyat olarak basılmalı ve tüm din ateşelikleri ve müftülüklere dağıtımı yapılmalıdır. (Said Nursi, Esat Erbili, Süleymah Hilmi Tunahan, Mehmet Zahit Kotku, Abdulhakim Arvasi ve M. Sami Ramazanoğlu gibi kanaat önderlerinin hayat biyografileri acilen basılmalıdır.)


23- TDV tarafından taşradan toplanan zekatların %30’u geri talep edilmektedir. Bu uygulama Vakıf şartlarına aykırı olduğundan derhal kaldırılmalıdır.


24- Çeşitli grupların, yada dini oluşum şekli verilmiş grupların camilere alternatif Cuma kılmaları önlenmelidir. Bu şekilde kılınan namazların İslam fıkhına göre gerekli şartları taşımadığı için sahih olmadığı kamuoyuna deklare edilmelidir.


25- Bir kısım belediye ve yerel oluşumların Diyanet dışındaki gruplarla cenaze ve mezarlık ekibi oluşturulmasının önüne geçilmeli, bu uygulamanın yeni Fetö oluşumuna sebep olacağı kamuoyu ile paylaşılmalıdır.


26- Sahte peygamber, sahte Mesih, sahte evliya kavramları titiz bir dil ile topluma anlatılmalı, bu kavramların İslam örfündeki karşılıklarının yıpratılmamasına dikkat edilmelidir.


27- KYK ile yapılan protokolün bir benzeri Genel Kurmay Başkanlığı ile de yapılıp kışlalarda bir proje kapsamında din eğitimi verilmelidir.


28- Memur ve Veri Hazırlama kadrolarında görevli personelin alanıyla ilgili yılda en az bir kez 15 günlük hizmet içi eğitime alınması sağlanmalıdır.


29-İbadet yerlerinin durumunu düzenleyen ilgili kanundaki  “İbadethane” kavramı yerine "Cami" kavramı yazılıp acilen değiştirilmelidir.


30- İlahiyat Fakültesi mezunu ve formasyon eğitimi  almış Kur’an Kursu Öğreticilerinin ünvanlarının Kur’an Kursu Öğretmeni şeklinde değiştirilmeli ve ek göstergelerinde iyileştirme yapılmalıdır.

31- A grubu camilerde görev yapan personele "Selatin Camii" tazminatı, B, C ve D grubu camilere Mahalle İmam-Hatipliği ünvanı verilerek "Özel Bölge Tazminatı" , diğer gruplarda görev yapanlarada "Mahrumiyet Tazminatı" verilerek İmam ve Müezzinlerin müktesebinde iyileştirilmeye gidilmelidir.


32- Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde hafızlık belgesine sahip her ünvandaki personelin "Hafızlık Tazminatı" alması ve üst ünvan atamalarında bu hususun belirleyici unsur olması sağlanmalıdır.


33- Müftülüklere, İmam-Hatip ve Müezzin Kayyım kadrolarından V.H.K.İ İşletmeni ve Memur alınmamalıdır.  Bu kadrolara açıktan atama ile İmam-Hatip Lisesi, Dini Yüksekokul mezunlarından sınavla personel alınmalıdır.


34- İl Müftülüğü seçme kriterleri oluşturulmalı ve atamalarda somut hizmet doneleri etkin hale getirilmelidir.


35- Takvim satışı esnafa açılmalı, sırtlık olmadan takoz takvim satışının önü açılmalıdır.


36- Türkiye genelinde il ve ilçelerin “hassasiyet grafikleri arşivi” oluşturulmalı, ortak tecrübe hafızasından yararlanılmalıdır.


37- Her ilçeye bir bilişim uzmanı ve Din psikoloğu istihdamını önü açılmalıdır.


38- Kurumsal aidiyeti ölçümünde, adayların İmam-Hatip Lisesini örgün okuyup okumadığına dikkat edilmelidir. 


39-İlitam ve İki Yıllık Açık öğretim İlahiyat Meslek Yüksekokulları kesinlikle kaldırılmalıdır. 


40- Örgün İlahiyat tahsili yapmayanlardan Müftü ve Vaiz alımı yapılmamalıdır.


41- Vaiz ve Murakıpların özlük hakları ve yetkileri acilen iyileştirilmelidir.


42- Büyükşehir İl Müftülükleri halen “İl Müftülüğü” konseptinde çalışıyor. Acilen icraya karışmayan, merkez ilçeleri pasifize etmeyen “Büyükşehir Valilikleri” gibi temsil konumuna dönüştürülmelidir.


43- Şube Müdürlerini din hizmeti yapanlardan değil, Genel İdare hizmetlerinde çalışanlardan seçilmelidir. Büyük illere 2 şube müdürü verilmelidir. Din Hizmetleri ve eğitimi, hac ve umre ile İdari ve Mali işlere ayrı ayrı personel istihdamı sağlanmalıdır.


44- Terörün sebebinin “Arzı Mevud ve Büyük İsrail” olduğu deklare edilmeli, bu konuda Ulema-i ben-i Ekrat daha uyanık olmaya davet edilmelidir. Nil-Fırat arasını isteyen ekolüne, ben-i Ekradın taşeron olmaması sağlanmalıdır. 


45-Nikah memurluğu yetkisi, “Nikah akdeden Müftü”pozisyonuna doğru geliştirilmelidir. Veya nikah kıyma yetkisi vaizler ve din hizmetleri uzmanları aracılığı ile genişletilmelidir.  Zira büyük ilçelerde nikah merasimleri müftüleri çok meşgul edecektir.


46- KYK ve Hastane rehberleri seçilirken ilçe müftülerinin görüşü alınmalı, personel belirlenirken kurum aidiyeti araştırılmalıdır. 


47- Nakil sınavlarında personelin başvurduğu ilçenin müftüsünün de sınav komisyonunda bulunması veya görüş alınması.


48- Soruşturmalarda şahit olarak ifadesi alınanların ifşa edilmemesi 


49- Teknik eleman istihdamı yapılmalıdır. 


50- Yeni yapılan camiler de 4/6 yaş sınıfı açılacak şekilde ayarlanmalıdır.


51- Aile ve Rehberlik Bürolarına özel programlarla destek verilmelidir.


52- 4/6 yaş sınıflarında ki hiperaktif öğrencilere özel eğitim uygulaması programı geliştirilmelidir.


53- Ortaokul son sınıfı öğrencilerine İdeal baba ve Anne bilinci geliştirilmelidir.


54- Hastanelerin yenidoğan ünitelerinde süt kardeşliği hassasiyetinin önemsenmesi sağlanmalıdır.


55- Petro Belgeseli.


56- İlçe Müftülüklerine norm kadronun verilmesi, 3 ay münhal olan camilere açıktan vekil İmam-Hatip atanması sağlanmalıdır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
manyak 2019-03-10 08:56:17

1-dini haberler islamda da evliya vardır. bizzat ku'an ifade ediyor lakin onların kimler olduğu bilinemez bazı insanlara evliya denmesi sadece hüsn-ü zandır, dua makamındadır. yoksa Allah'ın kimi dost edindiğini kim nerden bilecek. keramet göstermesi evliya olduğu manasına gelmediği gibi göstermemesine kişinin evliya olmadığı anlamına gelmez. Allah dostu keramet gösterebilir de gösteremeyebilir de. yani bu bir ölçü değil. ama sırf islami yaşantısından dolayı insanların bazılarına inşAllah Allah dostudur hüsn-ü zannını beslemesi de kimseyi rahatsız etmemelidir.2- tasavvufta sorun yoktur tasavvufa sorun katanlarda sorun vardır.3- mealcilerin derdi kur'anın anlaşılması değil hadisin tamamen dinden çıkarılmasıdır. onun için en mütevatir hadisleri bile inkar yolundadırlar. dolayısıyla hoca haklıdır.

Avatar
pirifani 2019-03-11 18:18:59 @manyak

size kitab tavsiye edecegim ki bu kitablarda tasavvuf hadislerle tenkid edilmektedir. 1-bir tarikat seyhine mektub mehmet emin akin medarikyayinlari 2-risaleinur kulliyatina elestirle bir yaklasim mustafa gok suleymaniye vakfi yayinlari. 3-vahiyden kulture celalettin vatandas pinar yayinlari. bu uc kitab islami hassasiyeti ve samimiyeti olan herkesin tasavvufun ne oldugunu anlamasi icin yeterlidir.kimse bunlar benim tarikatimi veya benim cemaatimi elestirmiyor diyerek kacacak delik bulamaz.muhattab ozel ise de mevzu geneldir herkesi baglar. bunlar disinda tasavvufla ilgili anti-tasavvuf yayinlarinin butun kitablarini ve ankara okulu yayinlarindan cikan iki ciltlik islamin pavluslarini tavsiye ederim.yazar sadettin merdin.tasavvufu islam zannetigi icin iki ayagi ateste olan kisi bunlari mutlaka okumalidir. ilave edyim 5-tasavvuf ve islam ibrahim sarmis dusun yay. 6-islam ve tasavvuf ercument ozkan anlam yayinevi.ihmal etmeyin,mahserde seyhleriniz seytan gibi sizleri terkedecek.

Beğenmedim! (0)
Avatar
pirifani 2019-03-11 18:09:35 @manyak

3-mealci diye isim taktiginiz kisiler ise tasavvufcular ve tarikatlar kadar degilse de farkli anlayislara sahib kisi ve gurublardan olusmaktadir.hadise yaklasimlari konusunda ikiye ayrilmaktadirlar.1-hadislerin kurana ve/veya kuran ve akla uygunlugunu sart kosanlar.2-hadisi peygamberin soyledigi kesin olarak bilinse bile dinde kaynak olmayacagini soyleyenlerdir.her iki gurub da temel argumanlarini kurandan almaktadirlar.bunlara karsi cikanlar ise kendi islam disi ideolojilerini kurandan destekleyemedikleri icin iki ucu acik hadis literaturunu peygamber sevgisi adi altinda pazarlayip islam disi butun inanc ve uygulamalrina hadisleri destek yapmaktadirlar.tarikat cemaatlerinin yayin ve konusmalrinda mevzuat literaturunu bile kendi goruslerini desteklemek icin kullandiklarini dikkatli biriysen gorebilirsin.bu bahsettigim pestemelli hainler tasavvufa sorun katanlar degil dogrudan tasavvufun kabul edilen temsilcileridir.kurana olan nefretlerini hadis sevgisi adi altinda gizlemektedirler.

Beğenmedim! (0)
Avatar
pirifani 2019-03-11 18:00:47 @manyak

1-islamda neyin var olup neyin var olmadigini muslumanlara kuran bildirir.isterseniz Allahin velilerinin kim oldugunu kurandan arastirin.kuranin bizlere anlattigi mumin tipi ve kissalarini bildirdigi peygamberlerin ozellikleriyle tasavvuf literatrundeki evliya modelinin tamamen ilgisiz oldugunu goreceksiniz.tasavvufun evliya tanimlamasi islam dininin degil cesitli dinlerin insanustu ozellikler vererek ilah ve yari ilah kisvesine burundurdukleri din buyukleridir.yani tasavvufun evliyasi kuranin tanittigi mumun ve peygamberden ziyade hinduizmin budizmin hristiyanligin rahib veya arhat swami tiplemelerine benzer.2-tasavvuf tamamen sonradan cikmis islamla kullanilan ve gercek manalari ters yuz edilen islami kavramlar disinda bir iliskisi olmayan tamamen gnostik dualist hermetik mistik ve panteist ozellikler tasiyan bir sirk ve kufur cesididir.tasavvufun her ekolu kendine ozgu metafizigiyle ibadetleri ve zikirleriyle ozel kutsal kisi listeleriyle islamdan bam baska bir din oldugu ortadadir.

Beğenmedim! (0)
Avatar
müftü 2019-03-10 19:42:15

Hiç kimse kürsüye çağrılarak kişisel önerileri sorulmadı. Müftü efendi müftülügünde mi sunum yaptı acaba?

Avatar
Admin veya Editörün Dikkatine 2019-03-10 12:50:59

17- KYK ve 4-6 Yaş grubu kayıtlarında öğrenci sayısı 7’e indirilmelidir. Tek şubeye iki personel tanımlanarak ablalık konusu çözümlenmelidir.
*Sınıf sayısı 10 olabilir, bir sınıfa iki personel görevlendirmesi olmalı ancak biri yardımcı personel olarak alınmalı*
33- Müftülüklere, İmam-Hatip ve Müezzin Kayyım kadrolarından V.H.K.İ İşletmeni ve Memur alınmamalıdır. Bu kadrolara açıktan atama ile İmam-Hatip Lisesi, Dini Yüksekokul mezunlarından sınavla personel alınmalıdır.
*Kanunlardan ve genel mevzuattan çakmadığı aşikar müftü efendinin. Çünkü danıştay atama ve yer değiştirme Yönetmeliğinde yer alan Vhki olmak için en az İHL mezunu olma şartını yürütmesini durdurdu. Yani yasal olarak dışardan Vhki almak istediğinde kafana göre İHL veya ilahiyat önlisans şartı koşup alamazsın. Şimdiki uygulamaya devam yani.*
43- Şube Müdürlerini din hizmeti yapanlardan değil, Genel İdare hizmetlerinde çalışanlardan seçilmelidir. Büyük illere 2 şube müdürü verilmelidir. Din Hizmetleri ve eğitimi, hac ve umre ile İdari ve Mali işlere ayrı ayrı personel istihdamı sağlanmalıdır.

*Şube müdürlerinin Genel İdare Hizmetleri sınıfından atanmasını isteyen müftü efendi; müftü atamasında da aynı kriterleri neden istemiyor acaba. Müftü olarak atanmak için dini ilimlerde ihtisas eğitimi almak yeterli oluyor mu?
Neden Kaymakam atamalarında olduğu gibi Vali yardımcısı olarak çalıştıktan ve staj gördükten sonra atama yapıldığı gibi müftü yardımcısı olarak çalıştıktan sonra ilçe müftüsü atanması hususunda görüş beyan etmemiştir. İlçe müftülüğü şube müdürlüğünden daha mı önemsiz bir görev acaba. Ayrıca şuan için her ilçede şube müdürü kadrosu yoktur. Aslında aynı temenniyi ve teklifi müftü ataması için yapmalıydı. Çünkü mevzuattan anlamayan, paraf atmasını dahi bilmeyen ihtisas eğitimi almış dairede sadece vaizlik görevi dışında başka unvanda çalışmadan ataması yapılan müftü bey taşrada mevzuata hakim olan memurlar tarafından yönetilmektedirler. Yıllardır müftülük yapanlar bile şuan tam anlamıyla mevzuata hakim değiller. Özellikle büyük ilçelerde mevzuat konusunda öncülük etmesi ve yardımcı olsun diye atanan şube müdürleri bazı müftü efendilerin şamar oğlanı gibi görülüyor malesef.
Sayın Editör düzenleyerek bunları da ekler misin?
*

Avatar
Ali 2019-03-10 07:04:42

Hemen hepsi harika tespitler..

Avatar
Ali.. 2019-03-10 07:07:17

Hemen hepsi harika tespitler

Avatar
admin 2019-03-10 10:15:00

müftü bey rotosyonu niçin dile getirmedin .merkezi sistemi bizmi imamlarmı istedi birilerine yaranmak için zamanında bu milletten paraları topladıp camilere milyonca malzeme parası yatırımı yapdınız ozaman sen müftü degilmidin.saygılar...

Avatar
Erdem 2019-03-10 11:11:56

Hocamızın anlatımları güzel olmuş.Uygulanabilir yaşanabilir ve ihtiyaç olanlar die getirilmiş.İlitam ile ilahiyat önlisansa sadece imam hatip Lisesini yüz yüze yani örgün devam edip mezun olanlar kayıt yaptırıp devam etmeli.Ayrıca en önemli normal liseyi mezunu olup dışarıdan imam hatip Lisesini bitiren bir çok kişi İlçe Müftüsü yapıldı.Bu hiç gündeme gelmeyişi düşündürücü.Çünkü bunların idareciliğinde ciddi anlamda sıkıntılar devam ediyor.Hala iletişimi tavır ve davranışları bozuk Müftüler var.

Avatar
admin 2019-03-10 11:42:21

zulum olan dergileride belirtseydin syın müftüüüüü