Nedim Şener'in sorusuna erbaş cevap veremezken Prof. Dr. Mehmet Görmez fetvayı bastı

Nedim Şener'in "Ayasofya'daki resimlerin cami statüsüne kavuşması sonrasında ne olacağına" dair sorusuna cevap verme ilmi yeterliliği olmayan Diyanet Başkanı Ali, topu Din İşleri Yüksek Kurulu'na attı. Oysa Ali, Kutlu Doğum Haftası'nın kaldırılıp hurafe Mevlid Kandili'ne alınması sürecinde siyasetin direktifleriyle hareket ederek Din İşleri Yüksek Kurulu'nun da içinde yer aldığı Diyanet Genişletilmiş İstişare Kurulu Kararlarını ve onlarca alimi yok saymıştı. Ali'nin cevap veremediği soruya Prof. Dr. Mehmet Görmez ilmi yeterliliği ile cevap verdi.

Nedim Şener'in sorusuna erbaş cevap veremezken Prof. Dr. Mehmet Görmez fetvayı bastı

Nedim Şener'in "Ayasofya'daki resimlerin cami statüsüne kavuşması sonrasında ne olacağına" dair sorusuna cevap verme ilmi yeterliliği olmayan Diyanet Başkanı Ali, topu Din İşleri Yüksek Kurulu'na attı. Oysa Ali, Kutlu Doğum Haftası'nın kaldırılıp hurafe Mevlid Kandili'ne alınması sürecinde siyasetin direktifleriyle hareket ederek Din İşleri Yüksek Kurulu'nun da içinde yer aldığı Diyanet Genişletilmiş İstişare Kurulu Kararlarını ve onlarca alimi yok saymıştı. Ali'nin cevap veremediği soruya Prof. Dr. Mehmet Görmez ilmi yeterliliği ile cevap verdi.

10 Temmuz 2020 Cuma 22:30
Nedim Şener'in sorusuna erbaş cevap veremezken Prof. Dr. Mehmet Görmez fetvayı bastı
banner310

İşte Nedim Şener'in yazısı;

Artık herkes görüyor ki Ayasofya’nın ibadete açılması önünde hukuki açıdan hiçbir engel yok. “Batı’da İslamafobiyi arttırır”, “Cuma cami olsun, pazar kilise” diyen aklı evveller de var, Ayasofya’nın ibadete açılmasını Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Batı ülkelerindeki camilerin durumu ile kıyaslayan da...

Görünen o ki, Danıştay’ın 3 Temmuz tarihinde Ayasofya’nın müze yapılmasına dair 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptaliyle ilgili kararından sonra işlemler hızlanacak.

Bazı hukukçulara göre bu kararın sonucu ne olursa olsun, bir Bakanlar Kurulu kararı başka bir Bakanlar Kurulu kararı ile kaldırılabileceği için Danıştay’ın aleyhte kararı da hukuken bağlayıcı değil. Buna karşın, Danıştay’ın iptal yönünde kararı, Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda Türkiye’nin elini uluslararası alanda güçlendirecek. Kaçınılmaz olarak Yunanistan başta olmak üzere belli ülkeler bunu uluslararası alanda tartışmaya açacaklar. Ancak sonuç alamayacakları da kesin.

TARTIŞILAN RESİMLER

Tartışmanın hukuk ve siyaset dışında bir de inanç boyutu var. O da Ayasofya’nın duvar ve kubbelerinde bulunan ve 1453’te İstanbul fethedildiğinde üzerleri sıvalarla kapatılan resim, fresk ve mozaikler. Atatürk’ün 1931 yılında, üzerindeki sıvaların temizlenerek mozaiklerin ortaya çıkarılması için Amerikalı Bizans Enstitüsü’ne izin vermesiyle başlayan süreç, 1934 yılında müze ilan edilmesiyle sonuçlandı. Bu çalışma 1941 yılına kadar devam etti, sonunda mozaikler gün ışığına çıkarıldı. Peki 86 yıl sonra Ayasofya ibadete açılırsa, bu mozaikler ne olacak? Çünkü bir kısım insana göre ibadet edilen yerde resim bulunması İslamiyet’e uygun değil. Bu düşünceden dolayı bazı kişiler de Ayasofya’daki mozaik ve resimler hakkındaki endişelerini belirtiyorlar. Bu konu açıldığında bana yöneltilen “Peki Ayasofya’daki mozaikler ne olacak?” sorusunu, şimdiki Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a ve bir önceki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e sordum.

Herkes bu soruyu soruyor: Ayasofya mozaikleri ne olacak İşte cevabı...


DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ: ‘AÇILMASI MUTLU EDER’

Önce Sayın Erbaş’ın Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması hakkındaki görüşlerini sordum, aldığım cevap şu oldu: “Gelişmeleri yakinen biz de takip ediyoruz. Elbette Ayasofya’nın ibadete açılması çok mutlu eder. İnşallah açılır. Açılırsa Diyanet İşleri Başkanlığı olarak tüm camilerimizde olduğu gibi yine dini hizmetlerimizi vereceğiz.”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a “Ayasofya’daki mozaikler ve ibadet” konusunu sorduğumda verdiği cevap şu oldu:

“Biliyorsunuz, Ayasofya’nın mülkiyet yönünden tasarrufu Vakıflar Genel Müdürlüğü uhdesinde. Biz dini hizmetlerle ilgileniyoruz. Ancak Ayasofya’da bulunan mozaik ve resimlerle ilgili kişisel görüşüm yerine Din İşleri Yüksek Kurulu’nun kararı önemli olacaktır. Elbette oradaki tarihi eserlerin korunması ve tarihi eserlere zarar verecek bir durum olmaması önemli. Bu konuda yazılı başvuru yapıldığında, kurul bir karar açıklayacaktır.”

GÖRMEZ: ‘HİÇBİR SAKINCA YOK’

Aynı soruyu eski Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez’e de sordum. Kendi görev döneminde Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda çalışmalar yaptıklarını, bazı konuları da tartıştıklarını anlatan Mehmet Görmez’in söylediklerini kısaltarak aktarayım: “Benim görev yaptığım dönemde açılmasını çok isterdim, şahsi olarak çok mutlu olurdum. Ama olsun, önemli olan açılmasıdır. Ayasofya’nın cami olarak kullanılması konusunda Batı kaynaklı bir tartışma da yapılıyor. Ayasofya’yı kilise olarak görenler bile var. Oysa 1453’ten beri Ayasofya camidir. Cami olarak kullanılması da burayı ibadethane olarak inşa edenlere saygıdır. Şöyle anlatayım: Fatih İstanbul’u fethettiğinde buraya zarar vermemiş, bilakis kendisi de onların ibadethane olarak kullandığı yeri kendisine ibadethane olarak görmüş, o yapıya da saygı göstermiştir. Gidin Batı ülkelerine, Osmanlı döneminden kalan Mimar Sinan eserleri dahil birçok ibadethane o kadar ahlaksızca amaçlar için kullanılıyor ki... Ama bizler Ayasofya’yı kendimize cami olarak belirleyerek onu saygımızı da göstermiş bir milletiz. Şimdi geleyim Ayasofya’daki mozaiklerin ibadete engel bir durum olup olmadığına... Önce şunu söyleyeyim: Hiçbir ilmihal kitabında ‘Resim olan yerde namaz kılınmaz’ diye bir ibare bulamazsınız, sadece mekruhtur, yani tercih edilmemesi istenir. Ayrıca kıble yönünde resimler olmadığı için ibadet etmeye bir engel yok.

Yani, bana yöneltilen sorunun cevabını aktarayım: Ayasofya’nın açılmasının önünde hiçbir hukuki engel olmadığı gibi, duvarlarındaki mozaik ve resimler de namaz kılmaya ve ibadete engel değil.

Son Güncelleme: 11.07.2020 11:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver 2020-07-14 08:54:47

biz de tam tersini söyleyelim ki bizim büyüklerimiz resim ve benzeri şeylerin olduğu yerde namaz asla kılmazdı.çünkü selam verildiğinde yani namaz bittiğinde o mozaik,resim ve diğer görüntülerre dönüleceğinden insanın aslında sağ ve soldaki meleklere dönmesi selam vermesi gereken durum resimlerle göze geleceğinden namazı fesata düşürür.onun için tamamen kaldırılmalıdır.

Avatar
tevhid 2020-07-13 04:57:58

ayasofyayı müze olmaktan çıkarıp hristiyan ve müslüman motiflerinin bir arada olduğu bir hoşgörü (dinler arası diyalog) mabedine çevirdiler göründüğü kadarıyla. böyle olacağına müze olarak kalması daha mı iyi olurdu acaba?

Avatar
Admin 2020-07-14 20:42:06

Ne kadar çarpıtılmış bir haber ayıptır ayıp.

Avatar
pirifani 2020-07-10 23:15:21

ali erbas dedik de gecen kitapyurdunda gezerken tercume ettigi bir kitaba rastladım. islamla yuzlesen batı yazar michel lelong yayınevi ufuk kitapları.aynı yazarın baska bir kitabı da nurcuların yeni asya nesriyatında cıkmıstı ki bunu seneler once okumustum. erbasın tercumesini yayınlayan yayınevi yanlıs hatırlamıyorsam fetoya baglı yayınevlerinden biriydi.tercume ettigi kitaptan diyalogcu oldugu anlasılan erbasın diyalog karsıtı cemaatlerce bu kadar tutulmasının sebebi nedir.erbasın mevzubahis tercumesini degil ama dort telifini okumustum.tamamı icreiksiz kalitesiz calısmalardı.sanki akademik kıdem yukseltmek gayesiyle hazırlatılmıs ve oylece kabul edilmis calısmalara benziyorlardı ki bilhassa melekler alemi ayrıca tam bir hurafecilik ansiklopedisiydi. hristiyan ibadetleri veya sacramentlerle ilgil olan musluman okuyucuya hic bir fikir vermeyecek musluman bir alimden beklenen yorumlar yapılmadan insanların onune koyulmus bir ilmihal kitabı gibiydi.

Avatar
pirifani 2020-07-10 23:25:12

2-hrıstiyanlıkla ilgil kitabı yine aynı kuru ve tatsız yazdım degil hazırladım denilecek bir calısma.reformasyonla ilgili calısma ayrı bir garabet.halbuki reformu hazırlayan reform oncesi dogudaki ve batıdaki hareketlerden baslayıp reform sonrası reformun devamı sayılabilecek metodist arminian restorasyonist adventist carizmatik pentacostal anabaptis antitrinitarian ve unitarian hareketlerden de gerektigi kadar bahsetmeliydi.engizisyonla ilgili ceviri ise katolik kilisesinin avukatlıgını yapma gayretinde olan bir calısma.bunu yaparken haclı seferlerini de savunan bir kitap tercume etseydi takım tam olurdu.peki bu kisiyi savunan cemaatciler bunca batı gavur ve diyalog karsıtlıklarına ragmen bunları gormezler mi.mesela nasıl oldu da bunlar mısırcı kadirin gozunden kactı.kalp gozu acık ruyalarda kendilerine cok sey bildirilen cubbeli feto konusunda oldugu gibi bu konuda da hızlan icerisinde mi bırakılıyor acaba.

Avatar
Mehmet 2020-07-11 15:59:25

fetönün içinde yıllarını geçirmiş adamın ne ilmi olabilir ki. yazık oldu diyanete. ben 30 yıl müftülük yaptım. diyanetin yaşadığı böyle kararnlık, güvensiz, bidat ve hurafeye bulanmış yıl görmedim. allah senin belanı vermesin erdoğan ne diyelim. hükumetin gücüne bak. ardında durduğu adama bak bir de.

Avatar
mert 2020-07-11 21:51:30

nezaketten kurulu adres gostermiş. ne ilmi var da gormez saydırmıs

Misafir Avatar
daha mert 2020-07-12 11:05:43 @mert

ne kadar ahmak ve akılsızsın mert efendi. adam yazının girişinde madem bu kadar naziktin de kutlu doğum haftası kararını alan din işleri yüksek kurulu üyelerini neden pas geçtin diyor. öyle adi şerefsizsiniz ki sırf mehmet görmezin kur'ani düşüncede olması, ali erbaşın ehli sünnet hadisçi olması nedeniyle cahilliğinden cevaplayamadığı ayasofya resimlerine bile hikmet bulup savunuyorsunuz. ulan siz tarikatçılar ne şerefsizsiniz. adın gibi biliyorsun ki ali erbaş bu sorunun cevabını bilemediği için topu din işleri yüksek kuruluna ttı. bileydi din işleri yüksek kuruluna laf bırakmazdı. sigaraanın haramlığını neden din işleri yüksek kuruluna bırakmadı. din işleri yüksek kurulu hala sigaraya haram demedi. buyur bunu da açıkla ahlaksız

Beğenmedim! (4)

banner312

banner298