Resul Tosun, "Yüksek sesli ezandan rahatsızım"

Hükümete yakın Star gazetesi yazarı Resul Tosun, “Beş vakit namazı camide kılmaya özen gösteren, imam olmadığı zaman mihraba da minbere de geçen biriyim. Bunları özellikle baştan yazıyorum ki aşağıda yazacaklarımdan dolayı kimse beni yanlış anlamasın” diyerek ezan eleştirisinde bulundu.

Resul Tosun, "Yüksek sesli ezandan rahatsızım"

Hükümete yakın Star gazetesi yazarı Resul Tosun, “Beş vakit namazı camide kılmaya özen gösteren, imam olmadığı zaman mihraba da minbere de geçen biriyim. Bunları özellikle baştan yazıyorum ki aşağıda yazacaklarımdan dolayı kimse beni yanlış anlamasın” diyerek ezan eleştirisinde bulundu.

15 Eylül 2019 Pazar 17:39
Resul Tosun, "Yüksek sesli ezandan rahatsızım"
banner310

Beş vakit namazı camide kılmaya özen gösteren, imam olmadığı zaman mihraba da minbere de geçen biriyim. 

Bunları özellikle baştan yazıyorum ki aşağıda yazacaklarımdan dolayı kimse beni yanlış anlamasın. 

Kuran tilavetinin ve ezanın güzel sesle ve güzel makamla icra edilmesi Müslüman’ı da gayr-i müslim’i de memnun eder. 

Müslüman zaten kelamın en güzeli olan Kuran ayetlerini usulüne uygun, güzel bir ses ve makamla dinleyince huzur bulur, huşuu artar. Manasını anlıyorsa imanı da güçlenir. Gayr-i müslim de güzel ses ve makamla icradan etkilenir. Bu etkiyle Müslüman olanlar da vardır. 

*** 

Ama günümüzde yüksek sesli hoparlörle okunan ezan ve Kuran tilaveti müminin umduğu huzuru ve huşuu vermek bir yana kulakları tırmalamaktadır, rahatsız etmektedir. 

Bu durum aşırı derecede ses kirliliği yapmakta ve beyin hücrelerini öldürdüğü için insan sağlığına zarar vermektedir. 

Çevre Bakanlığı yıllar önce 85 desibelin üstündeki seslerin sağlığa zararlı olduğunu ve sorumlularının cezalandırılacağını belirleyen bir yönetmelik yayınlamıştı. 

Bu yönetmelik kimi yerlerde uygulansa da maalesef camilerde uygulanmamakta, itiraz etmek isteyenler ‘ezan düşmanı’ olarak yaftalanmaktan korktukları için çekimser kalmaktadırlar. 

Özellikle bitişik bina sistemi olan semtlerde yüksek volümlü ezanlar küçük çocukları korkutmakta büyükleri de rahatsız etmektedir. 

Oysa ezanın sevdirilmesi gerekir değil mi? 

Mehmet Görmez hoca döneminde konuyla ilgili yayınlanan genelgeyi bir camiin ilan panosunda görmüştüm. 

Ama maalesef bu konu halledilmek bir yana ayarı kaçmış vaziyette. 

*** 

Özellikle selâtin camilerdeki imam ve müezzinlerimizin kıraatleri ve ezanları insanın ruhunu okşayan bir gıda gibi geliyor insana. 

Ben bazen onları dinlemek için bu camilere giderim. 

Yolumun ürerinde olduğu için de en fazla Üsküdar’daki Mihrimah Sultan ve Valide-i Cedid camilerine uğrarım. 

Bu iki camiin imamları da müezzinleri de düzgün ve başarılı kıraatleriyle cemaatin huzur ve huşu içinde namaz kılmalarına sebep oluyorlar ki her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. 

Hafta içinde dostlarımla ikindi namazında Valide-i Cedid Camii’nde buluşmak üzere anlaştık. Camiin kıblesinde bulunan Uncular caddesindeki Fütüvvet Vakfı’nın balkonunda ezana kadar dostlarla sohbet ettik. 

*** 

Ezan başlayınca sanki bir bomba patladı. 

Valide Camii’nin minaresindeki hoparlörler sonuna kadar açılmış kulakları patlatacak şiddette bir ezan. 

Mihrimah Sultan müezzini de aynı tonda münavebeli okumaya başladılar. 7-8 dakika boyunca müezzinlerin o güzel sesleri ve makamları hoparlörlerin şiddetinde boğulmuş, dinleyene huzur vereceği yerde kulak zarlarını patlatan bir eziyete dönüşmüştü.

Bu durum sadece bu iki camimize mahsus bir şey değil. Türkiye genelinde hoparlörleri sonuna kadar açmak gibi bir hastalık var maalesef. 

Rahmetli Şevket Eygi, Sultanahmet Camii’nin hoparlörlerinden duyduğu rahatsızlığı yaza yaza kaleminde tüy bitti. 

*** 

Bu eziyeti dile getirenleri ‘ezan düşmanı’ ilan edenler de çıkmadı değil. Oysa mesele ezana karşı çıkma meselesi değil. 

Mesele ezanın insan sağlığına zarar verecek bir ses tonu ile okunması meselesidir. 

Rahatsızlık ezandan değil, yüksek sestendir

Sadece ezan değil fısıldansa sesin duyulacağı camilerde bile hoparlör kullanılması namazda huşu ve huzuru ihlal etmektedir. 

Günde beş kez semaya yükselen bu çağrının, insanın beden ve ruh sağlığına zarar vermeyecek düzene kavuşturulması öncelikli olarak Diyanet’in sorumluluğundadır. 

Unutmayalım nefret ettirmek değil sevdirmekle emrolunduk! 

Resul Tosun / Star

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Merkez 2019-09-16 12:23:14

rahatsızlık veren sesin yüksekliği değilde ağdalı ezan okuma gayretine girenlerin gereğinden fazla uzatmalarının sebebidir. ihlasa ve işin ruhuna aykırı olan ağdalı ezan okumak ile güzel ezan okumak birbirinden ayıramayanlar mevcuttur.

Avatar
Mehmet Kerim 2019-09-16 10:15:48

sonuna kadar katılıyorum. ezan düşmanı denecek diye sesimizi çıkaramıyoruz. halbuki ezanın sevdirilmesi gerekir. yazarı kutluyorum.

Avatar
Vatandaş 2019-09-15 21:40:31

Yüksek ses rahatsızlık veriyor.Ancak betonarme binalar ısı yalıtım olunca bu sefer çoğunluk ezan bile duymuyoruz.diye ciddi toplumsal rahatsızlıklar ortaya çıkarıyor.Bunu önlemek imkansız.gibi görünüyor.

Avatar
pirifani 2019-09-15 23:01:57

deveye sormuslar boynun niye egri?nerem dogru ki demis.ezana gelinceye kadar daha neler var.dugun sunnet asker ugurlama mac kazanma konvoylari.evinin bahcesinde davul dumbelek havalari veya mevlit ilahi okutmalar.bunlar medineye tasinip medeni olamamanin isaretleridir.bana ne senin dugununden partinden bunu edebince kendi duyacagin kadarla yetin.sonra coplerini de topla.ayrica carsi pazarlardaki bagirma cagirma da kesinlikle yasaklanmalidir.lokantalarin onundeki buyruncular da isin cabasi.otobus terminalleri tam bir ilkellik manzarasi sergiliyor.ezana gelince yakin cevresindekiler uzerindeki etkiyi sadece onlar bilir.ezanlarin kalitesi bizim zamanimizdakine gore cok iyi.o zamanlar muezzinin ne dedigi bile anlasilmazdi.namaz saatlerini gosteren takvimlerin bulundugu ve cami cevresinden cok az insanin vakit namazina gittigi bir zamanda ezanin sesini yukseltmenin bir manasi yoktur.

Avatar
Baba 2019-09-16 16:12:50

Yazar ezandan rahatsız olmuş anlaşılan fakat başta uyarıyor ben aslında imamlık yapacak kadar hocayım diyor, yüksek ses beyin hücrelerini öldürür diyor. İlim insan yetmiyor, hele boğazında aşağıya inmezse, Şeytan ilimde yüksek seviyede idi, hatta meleklere hocalık yapıyordu neoldu, yazar konuyu iyi bilir size yazsin okursunuz.
Bu memleket düğünler yapılıyor yapa Müslümanın diyenler kadın, erkek birlikte dansediyorlar müzik sesi 1 km insanın beynin gicikliyor. Polisi, belediyeyi arıyorsun doğrusun fakat burada böyle diyor. Dini açıdan zaten içler acısı, bu insanların beyni nasıl tahammül ediyor anlamak mümkün değil...

Avatar
salih akkul 2019-09-17 22:46:50

aynen katılıyorum. camilerdeki hoperlörlerin yüksek sesinden muzdaribim. yüzlerce defa uyardım. sonuç alamadım.ufak camilerde dahi hocalar hoperlör kullanıyor.zaman zaman camiye cemaata hoperlör yüzünden gitmiyorum.ahırette hocalardan davacı olacağım.isra suresi 110. ayette "namazında niyazında sesini fazla yükseltme..." diyor. hocalara söylüyorum. ayet te söylesen imamlar bildiğini yapıyor.

Avatar
abdullah 2019-09-15 19:31:35

Allah sizi ıslah etsin.Şu düğünlerdeki sesten rahatsız olsan anlarım ,doğru.Ama ezan ve kur'an rahatsızlığı çok garip.Hele bunu bir müslüman söylüyorsa daha bi garip. Acaba kimleri memnun etmek için söylemiş? .Allah rızası için söylemediği kesin.

Avatar
Yusuf 2019-09-17 22:57:57

Sokaklarda yapılan düğünlerde 5,6 saat yüksek sesle müzik çalıyor bir tane rahatsız olan kişi yok.Ancak 5 dakikalık ezandan rahatsız oluyor.Bu kadarına da pes doğrusu.Ezandan rahatsız olan bir müslüman olabilir mi?

Misafir Avatar
pirifani 2019-09-18 08:58:52 @Yusuf

bazilari gelismis ulkelerle farkin 50 100 sene kadar oldugunu soyler ben bunu bin binbesyuz olarak ifade ediyorum.bahsettiginiz dugun meselesi oldukca ciddi bir mesele kimse sesini cikartamiyor.tam anlamiyla gorgusuzluk ve edepsizlik adina da adet gelenek deniliyor.sadece bu kadarla da kalmiyor.dugun sunnet asker ugurlamalar.sokaklardaki saticilar,lokanta onlerindeki cagiricilar,pazarladaki bagirtilar,otobus terminallerindeki gurultu.nereden bakarsaniz tam bir ilkellik.new york otobus terminalinde gunde milyonlarca insan inip biniyor cit yok.daha fazla soze de gerek yok.

Beğenmedim! (0)