Sibel Eraslan’dan Mabel Matiz sorusuna sert çıktı: Yetti gayrı sorumsuzluklarınız, yetti!

Mabel Matiz sorusuna iktidarın sesi çıkmazken her zaman olduğu gibi müslüman mahalle köşesinden ucundan bucağından bağırıp tepinip tepki gösteriyor. Oysa Mabel Matiz sorusu Avrupa'nın ekonomik anlaşmalarının görülmeyen maddelerine binaen LGBT'nin meşrulaştırılması çalışmasından başka bir anlam ifade etmiyor. Star Yazarı Sibel Eraslan, LGBT’ye ‘Velev ki ibneyiz’ döviziyle destek olan Mabel Matiz’in üniversiteye giriş sınavında soru konusu edilmesine tepki gösterdi.

Sibel Eraslan’dan Mabel Matiz sorusuna sert çıktı: Yetti gayrı sorumsuzluklarınız, yetti!

Mabel Matiz sorusuna iktidarın sesi çıkmazken her zaman olduğu gibi müslüman mahalle köşesinden ucundan bucağından bağırıp tepinip tepki gösteriyor. Oysa Mabel Matiz sorusu Avrupa'nın ekonomik anlaşmalarının görülmeyen maddelerine binaen LGBT'nin meşrulaştırılması çalışmasından başka bir anlam ifade etmiyor. Star Yazarı Sibel Eraslan, LGBT’ye ‘Velev ki ibneyiz’ döviziyle destek olan Mabel Matiz’in üniversiteye giriş sınavında soru konusu edilmesine tepki gösterdi.

01 Temmuz 2020 Çarşamba 11:51
Sibel Eraslan’dan Mabel Matiz sorusuna sert çıktı: Yetti gayrı sorumsuzluklarınız, yetti!
banner310

Star Yazarı Sibel Eraslan, LGBT’ye  ‘Velev ki ibneyiz’ döviziyle destek olan Mabel Matiz’in üniversiteye giriş sınavında soru konusu edilmesine tepki gösterdi.

Eraslan, ‘ÖSYM’nin yaptığı basit bir soru hatası değil... Devlet imkanlarını kullanarak, gençliğin dikkatini eşcinsel rol modellerine çevirmek. Yetti gayrı sorumsuzluklarınız, yetti!’ ifadelerini kullandı.

ÖSYM'nin yaptığı sadece soru hatası mı?

 1974 yılından bu yana genel ve ulusal sınavla giriliyor üniversitelere. Sınavların hazırlanması, takvim, soru bankası ve soruların basılması gibi işlevleriyle 1981’den bu yana bu işi YÖK’e bağlı, ÖSYM (ölçme, seçme, yerleştirme merkezi) yürütüyor. Üstelik sadece üniversitelere girişte de değil, ortaokul ve lise giriş sınavları, yabancı dil, lisans üstü sınavları, askeriyeden diyanete, tıpta uzmanlıktan, kamu personeli seçme sınavılarına kadar ve daha pek çok genel sınavı hazırlayan, uygulayan bir kurum ÖSYM. Her yıl, on milyon civarında insan bu kurumun eleklerinden geçiyor...

Kısaca millet olarak, kaderimizin dönüm noktalarında hep karşımıza çıkan bir kurum...

Bu kadar hayatımızın içinde, bu kadar keskinkes belirleyici olunca haliyle sorumluluğu da büyük bir kurum. Ama sınavlarda çıkan hatalı sorularla da gündemden düşmeyen bir kurum da. Soruların çalınması konusu ise, apayrı bir vicdan yarası, FETÖ ile birlikte gündeme gelmişti hatırlarsanız. İnsanların emekleri, döktükleri alınteri, bağladıkları umut ve hak ettikleri sonuç hiçe sayılarak sorular sızdırılmıştı. Tamam, bunu bir terör şebekesi tertip etmişti ama ÖSYM’nin bu konuda ne bir özür beyanı, ne üstüne alınması ne de kamuoyuna bir açıklama yapmasına rastlamadık. Sözgelimi bir kamu spotu hazırlayıp, kurumun üzerinde biriken kötü algıyı gidermeye çalışabilirlerdi ama böyle bir şey yapmak için bile sorumluluk hissetmek gerekir.

Geçtiğimiz sınavdaki Mabel Matiz’li soru da cabası. Hiçbir endişe taşımadan, böyle bir şeyi gençlere yönelik kamusal bir sınavda sorabildiniz ya pes size! Soruyu buraya almıyorum, zira bu köşe o soruya yetmez, 20 satırlık soruda Sezen Aksu’dan girip, Şeyh Galip ve Neşet Ertaş’tan çıkmışlar. Bu ‘’değerlerimizin’’ hepsini sentezleyen mükemmel ötesi bu pop şarkıcısının, aslında pop felsefecisinin, aşka dair bakış açısı sorgulanıyor. İşte tam o anda teller kopuyor ve ÖSYM’nin yeni bir sorumsuzluğu demek yerine yeni bir densizliği derken buluyorsunuz kendinizi. Bu soruyu hazırlayanlar ya Şeyh Galip’i hiç okumamışlar, ya Neşet Ertaş’ın bozlaklarına hiç kulak vermemişler.

Mabel Matiz elbette popüler bir kategoride sayılır, şarkılarını dinleyen, müzikal performanslarını takip eden binlerce insan var, ismini bir yazımda defaatle kullanmış olmak sıkıyor beni, herkesin kendine dair bir dünyası var... Ama gençlerin dikkatini, bu hayati sınavda, lgbt destekçisi olduğunu defalarca basında deklare etmiş bir kişi üzerinde toplamak, hangi akla hizmet ediyor? Üstelik bunu devlet imkanlarıyla yapıyorsunuz... Gençlerimizin kaderiyle oynayan bir kurum olarak bunun hesabını vermek zorundasınız...

Dikkatimi çeken bir başka vurgu da neredeyse sufi meşrep kılıf altında sinsice hazırlanan tematik kurgu: Aşkı en iyi onlar bilir mahiyetindeki bir ilüzyon. Utanmasalar Mevlana diyecekler, ki Şeyh Galip demişler bile... Aşk, ilahisiyle dünyevisiyle niçin ancak eşcinsellere hasredilen bir şey? ÖSYM gibi ciddi bir kurum, niçin ‘’bu işten en iyi onlar anlar’’ üfürüğüne borazanlık ediyor?

ÖSYM’nin yaptığı basit bir soru hatası değil...

Devlet imkanlarını kullanarak, gençliğin dikkatini eşcinsel rol modellerine çevirmek. Yetti gayrı sorumsuzluklarınız, yetti!

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murtaza Kurt 2020-07-01 13:30:49

ibnelerle uğraşmak kolay asıl toplumu soyan sömüren müslüman kılıklı ibnelerle uğraşında görelim ,

Avatar
Enver 2020-07-06 12:01:38

en az on kez sınava girdim,halen eğitimdeyim bu kadar batılcı,şerci soru hangi yıkımcı,batılcıdan geldi bilinmez.hangi okulda,hangi dersin konusu o da belli değil.bu kadar kötü sınav da dünya da ilk yazıklar olsun

banner312

banner298