Yeni Akit ile hurafecilerin yeni hedefi Diyanet Tefsiri

Son üç yıldır sözde ehli sünnet maskesiyle Diyanet'te kadrolaşma çalışmalarına hız verdiği iddiaları kamuoyunda sık sık dile getirilen tarikatların Kur'an merkezli düşünce sahiplerini dışlayan tavırları medya baskısının dışında son günlerde yapılan soruşturmalardan da kendini gösteriyor. Tarikatların bidat ve hurafelerle iç içe olan tefsir, ilmihal, kelam kitaplarında doğruyu bulmak neredeyse imkansızken Diyanet'in kaynak kitaplarını kötüleme adına Yeni Akit Gazetesi merkezli yaptıkları yayınlar dikkatlerden kaçmıyor.

Yeni Akit ile hurafecilerin yeni hedefi Diyanet Tefsiri

Son üç yıldır sözde ehli sünnet maskesiyle Diyanet'te kadrolaşma çalışmalarına hız verdiği iddiaları kamuoyunda sık sık dile getirilen tarikatların Kur'an merkezli düşünce sahiplerini dışlayan tavırları medya baskısının dışında son günlerde yapılan soruşturmalardan da kendini gösteriyor. Tarikatların bidat ve hurafelerle iç içe olan tefsir, ilmihal, kelam kitaplarında doğruyu bulmak neredeyse imkansızken Diyanet'in kaynak kitaplarını kötüleme adına Yeni Akit Gazetesi merkezli yaptıkları yayınlar dikkatlerden kaçmıyor.

19 Mayıs 2020 Salı 21:32
Yeni Akit ile hurafecilerin yeni hedefi Diyanet Tefsiri
banner310

DİNİHABER.COM / ANALİZ

Diyanet'in Kur'an Yolu Tefsiri'ni Cübbeli Ahmet'in ağzına alıp sık sık eleştirdiğini biliyoruz. Güya İsmailağa cemaatine göre Diyanet'in tefsirinde Yahudi ve Hristiyanlar cennetlik ilan ediliyormuş. Tabi bu iftiranın Diyanet tefsirinde nerede yazdığını hala İsmailağa cemaati gösteremedi. 

Diyanet'in özellikle ilmihal ve kelam kitaplarının bidat ve hurafede İsmailağa cemaatiyle yarıştığı aşikar. Lakin Hayrettin Karaman, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kafi Dönmez ile Sadrettin Gümüş'ün telifini yaptığı eser Diyanet'in bugüne kadar yaptığı içinde en az hurafe olan bir kitap. 

Belki Aydın Başar gibi konuya pek hakim olmayan kişiler FETÖ'nün diyalog toplantılarının Türkiye'de zirve yaptığı dönemde yazılan bu tefsirin içinde Tevrat ve İncil'e yapılan vurguları Dinler Arası Diyalog bağlamında değerlendirdiğini elbette biliyoruz.. 

Fakat bu şekilde değerlendirilenler unutmasın ki gerek Diyanet eski başkanlarından Ali Bardakoğlu gerekse Mehmet Görmez Dinler Arası Diyalog çalışmalarına asla prim vermediler. Mehmet Görmez, FETÖ'nün diyalog çalışmalarına karşı çıktığı bu görüşlerini 2009 yılında Astana'da Uluslaraarası Dinler Arası Diyalog toplantısında açıkça deklere eden bir isimdi. 

Tevrat ve İncil'i tanıma konusunda müslümanlar çok geç kaldı

Diyanet'in tefsirinde Tevrat ve İncil'e yapılan vurgular İsmailağa ve sözcüsü durumundaki Cübbeli Ahmet, Yeni Akit Gazetesi ve Aydın Başar'ın iddiasının aksine Yahudi ve Hristiyanlığın hak yoldan sapma süreçleri, Kur'an'ı teyit eden bölümler ile Yahudi ve Hristiyanlar içinde bir şekilde yaşayan müslümanların İslam'ı anlatma noktasında muhatapları olan ehli kitabı ikna edebilmeleri adına birer veriden ibarettir. Tevrat ve İncil'den alıntıların yapılmasını eleştiren hurafecilerin kendi sahip olduğu kaynakların tamamının israiliyatla dolu olduğu ise üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir konu. 

Vatikanın çakallığını yapan tarikatların Türkiye'de Diyanet ve İlahiyat Fakültelerinin Tevrat ve İncil üzerine uzmanlaşıp İslam'ı tebliğ faaliyetine girişmemesi adına Yahudi ve Hristiyan düşmanlığı yaptığı artık görülmelidir. 

İlmi merkez dini alanda İlahiyat ve Diyanet iken hala bu iki kurumun tarikatların ağzına bakıp karar vermesi bu iki gruba utanç olarak yeter de artar bile. Özellikle bu iki camianın koltuğunu muhafaza etme adına tarikatlara yalakalık yapan, koltuk için İslam'ı araya verip kırk takla atan şahsiyetsiz yöneticilere prim vermesi bu iki kurumun ciddiyetine ve samimiyetine gölge düşürmektedir. 

Dünyanın jeopolitik olarak en kritik yerinde olan Türkiyeli alim ve müslümanların Avrupa ve İsrail üçgeninde Tevrat ve İncil'den habersiz olması gerçekten büyük bir eksikliktir. Ağızlarını açtıklarında "tarikatlarla uğraşmayın Yahudi ve Hristiyanlarla uğraşın" diyen tarikatçıların Tevrat ve İncil'e vurgu yapan Diyanet tefsirine sataşmaları ancak ikiyüzlülükleri ile izah edilebilir.

Diyanet ve Müslümanlar tarikatların sinsi oyununun farkında değil

Kendi eserlerinde bidat ve hurafelerden doğru bir cümlenin dahi bulunmasının imkansız olduğu tarikatların kendi eserlerini millete pazarlama adına yeri geldikçe İlahiyat yeri geldikçe Diyanet'in değerli alim ve eserlerine saldırdığını biliyoruz. Bu iğrenç saldırılara Yeni Akit Gazetesi'nin her defasında alet olması gerçekten üzücü..

Yeni Akit'in milletin kafasını bulandırma adına yaptığı bu çalışma ilk değil elbette. Memlekette alim kalmamış gibi bidat ve hurafeleriyle meşhur insanları alim pozuyla piyasaya süren gazetenin ehli sünnet maskesiyle ehli delalet olan tarikatları meşrulaştırma çalışması dikkatlerden kaçmıyor.

Aralarındaki ilişkinin boyutunu bilmesek de Yeni Akit'in Cübbeli Ahmet'in ağzından İmam Hatiplerin kapatılması gerektiğine dair manşeti hala hafızalardaki yerini koruyor.

Diyanet bu tefsiri neden tefsir hocalarına yazdırmadı?

Diyanet, neden tefsircileri değil de tefsir branşından olmayan bu ekibe tefsir yazma işini verdiği sorulabilir. Bu tefsir Marmara İlahiyattan 6 kişinin bir çalışması olarak daha önce farklı isimlerle piyasaya sürülmüş, kabul görmüş, var olan eleştiriler doğrultusunda eksik ve hatalar giderilmiş, meali tekrar tekrar gözden geçirilmiş olarak zaten vardı. Diyanet'in teklifi üzerine var olan eser gözden geçirilmek telif edildi. Diyanet için elden geçirilen tefsir, Din İşleri Yüksek Kurulu'nca tetkik edildi ve Diyanet Vakfınca basıldı.

Diyanet'in Kur'an Yolu Tefsiri'nde İncil ve Tevrat'a yapılan vurguların sayısı şu şekilde:

Tevrat'a vurgu yapılan bölümler:

Tekvin - 42

Çıkış - 47

Levililer - 15

Sayılar - 19

Tesniye - 31

İncil'e vurgu yapılan bölümler:

Yuhanna - 24

Luka - 21

Markos - 20 

Matta - 53

Yeni Akit haber sitesinde yer alan haber şöyle:

***

İlahiyatçı Aydın Başar'dan Diyanet'e çağrı!

İlahiyatçı Aydın Başar 'Diyanet Kuran Yolu Tefsiri'yle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

"İlahiyatçılara, akademisyenlere, âlimlere, mollalara, müderrislere bir şey demem, istedikleri tefsiri okuyabilirler. Bilhassa ilim ehline malumat lazımdır, her türlü tefsiri okur. Fakat normal sıradan bir vatandaşın her türlü tefsiri okuması Allah muhafaza ona çok büyük zararlar verebilir." ifadesinde bulunan Başar, Diyanet'e çağrıda bulundu.

İlahiyatçı Aydın Başar şu ifadelerde bulundu: 

İlahiyatçılara, akademisyenlere, âlimlere, mollalara, müderrislere bir şey demem, istedikleri tefsiri okuyabilirler. Bilhassa ilim ehline malumat lazımdır, her türlü tefsiri okur. Fakat normal sıradan bir vatandaşın her türlü tefsiri okuması Allah muhafaza ona çok büyük zararlar verebilir.

Bütün iyi niyetimler söylüyorum Diyanet Kuran Yolu tefsirini, akrabalarıma, yakınlarıma dostlarıma tavsiye edemiyorum.

Lütfen bana kızmayın ve beni anlamaya çalışın. Bu sözlerimin iyi niyetle söylenmiş olabileceğine ihtimal verin. Nedenini açıklamama müsaade edin.

Ben emeği küçümseyen bir insan değilim. Ama verilen zararı da sezebilen birisiyim. Diyanet Kur’an Yolu Tefsiri normal sıradan insanlar okursa, bunun ne zararı var?

Şu zararı var: Bu tefsirde özellikle Yahudi ve Hıristiyan kaynakları İncil ve Tevrat’ın bölümlerine sürekli atıf yapılıyor. Bunu okuyan normal bir vatandaş İncil ve Tevrat’a yaklaşıyor ve onları Kur’an ile eş değer bir kitapmış gibi görmeye başlıyor.

Hayır, böyle olmuyor demeyin. Açıyorsunuz bir ayetin tefsirini size tahrif edilmiş ilahi menşeli kitapların açıklamalarını önce veriyor, sonra İslam’ın kaynaklarından bilgiler aktarmaya devam ediyor. Bunu okuyan insanlar Tevrat ile İncil’le içli dışlı oluyor. Buna gerek yok.

İnternet araması yaptığımızda ilk ulaştığımız kaynak bu tefsir ve bu tefsirinde böyle bir yönü var.

Diyanet’e birkaç türlü önerim şudur:

1. Ya bu alıntıları komple çıkartın, en hayırlısı budur.
2. Ya bu tefsiri iki versiyon halinde yapın, halk için olanından bu bölümü çıkartın.
3. Ya da hiçbir şey yapılamıyorsa, Tevrat ve İncil ile ilgili yapılan alıntılar dipnot ile ana metinden ayrılsın altta yer alsın.

Tevrat ve İncil alıntıları birçok yerde var, örnek olması açısından çok sayıda örnekten bir tanesini dikkatlerinize sunuyorum:

https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/131/124-ayet-tefsiri

Son Güncelleme: 20.05.2020 01:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Safa 2020-05-20 00:20:55

Yeniasir boşuna değerlenmesin affetmem. Taa ki tarikat kafasını bırakır. O zaman bakışım değişir. Geçmişte çok destek verdim yıllarca. İnsan üzülüyor elbet. Ama savrulmayın anlamı yok. Siyasette bu savrulalar çok olur ama basında olmamalı. Tercih kendilerinin.

Avatar
pirifani 2020-05-20 00:29:15

boşuna basar sasar dememişler.gercekten de sasarmıs.tarh boyunca binlerce tefsir yazılmıştır.bunların bazıları butun kuranı bazıları ise bazı bolumleri kapsayan calısmalardır.her müfessirin kendine ozgu metodu vardır ki bu da müfessirin almış olduğu eğitimden ilgi alanlarından bağlı bulunduğu siyasi itikadi felsefi goruslerden ve cağının revaçta olan dusuncelerinden etkilenmiştir.bir müfessir tefsirinde hadislere onem verirken ibni kesir diğeri felsefi kelami tartışmalara razi bir diğeri arab dil ilimlerine zimahseri kimisi israili bilgilere ve siyere kimisi de ahkama fıkıha onem ve oncelik verir.zira kuran cok geniş bir mana alanına sahib olmak bakımınd aslında tek bir müfessirin tek basına başarabileceği bir is değildir.bu acıdan ben sahsen konu tefsirlerini tercih ediyorum.kuranda nesh kuranda mutesabih kuranda ahiret peygmanberler ınfak nifak salat vs vs vs gibibu kısa girişten sonra beser in yazısındaki bazı meseleleri cevablamaya geçebiliriz.

Avatar
pirifani 2020-05-20 00:41:18

2-sayın basar tevrat ve incil referanslarının mevzu bahis tefsirde kullanımasından rahatsız olmuş.peki içleri israiliyatla dolu olan klasik tefsirler için ne düşünüyor.icleri uydurma rivayetler menkıbelerle dolu tefsirlerle ilgili ne dusunuyor.vatandas o uydurmalarla dolu tefsirleri mi okusun.israili bilgiler için her turlu tahrifata rağmen en güvenilir diyebileceğimiz kaynaklar yine de mevcut tevrat ve incillerdir.hoca kılıklı hokkabazların veya sahtekar mühtedilerin ve muslumanlarla dalga gecen ruhbanın aktarımlarından olan israili bilgilerden rahatsız olmayıp kuranda defalarca kendilerine vurgu yapılan tevrat ve incildeki alıntıları dile dolamak bu yazının sahibinin samimiyetine karsı suphe uyandırmaya yeter.yazar ince bir nüansa işaret etmiş halk için ayrı ruhban için ayrı baskıları olsun gibi gayrı mumkun bir teklifte bulunmuş.diger tefsirler için de böyle bir teklifi olmuş mıdır bilmiyorum.bu korkunun bu kendine güvensizliğin bu paranoyanın sebebini biliyorum.. nifak

Avatar
pirifani 2020-05-20 00:53:02

3-i̇ngilizcedeki mellerin cogunda da kitabı mukaddese referanslar oldukça coktur ve bu meallerden bazıları da oldukça eskidir.iclerinde her mezheb ve mesrebden olanları da vardır.muhtemelen diyanet tefsirini hazırlayanlar kitabı mukaddes konusunda uzman olmadıkları icin tefsiri hazırlarken bu i̇ngilizce meal ve tefsirlerden faydalanmışlardır. zaten gunumuz dünyasında musluman ülkelerde bile yazılı görsel medya kitaplar ve sosyal medya aracılığıyla kitabı mukaddes ve hristiyan inanç dusunce ve kültürüyle içli dışlı olmuş haldeyiz.bu tefsirdeki kitabı mukaddes referansları bazılarını niye bu kadar korkutuyor.neredeyse her 10-15 turkten biri yurt dızında yasıyor veya gidip geliyorken yapmamız gerek asıl sikayet tefsir ve meallerde kitabı mukaddesten referans olmamasıdır.bu konularda bilgisi olmayan hoca ve imamların tartışmalarda ne kadar gülünç duruma düştüklerine defalarca sahit oldum.madem beğenmediniz oturun kendiniz de bir tefsir hazırlayın da baskalrı eleştirsin siz de savunun.

Avatar
pirifani 2020-05-20 01:02:03

4-diyalog meselesine gelelim.diyalog gülenle başlamadı gülen tarafından sulandırıldı. muslumanların her dinden insanla siyasi askeri ticari ilmi sanat spor vs münasebetleri varken musluman din adamlarının diğer din mensublarıyla dinsizlerle satanistlerle entellektuel seviyede formal veya gayrı formal ilişkiye yani diyaloga girmesi ne için sakıncalı oluyor bunu izah etmeleri lazım.insanımız zaten yurt dışında ve turkiyede her turlu dini felsefi ideolojik tartışma ve diyalogun içerisinde değil mi.ha biz odunuz biz keresteyiz onlarla oturup konuşacak bir birikimimiz yok diyorsanız bari bırakın da islam için birseyler yapmaya calısanları engellemeyin.adamlardan tokadı yedikçe anne bana tokat attı diye annenizin backalrına sarılmaktan vaz geçin.siyasilerimizin secim öncesi miting meydanlarında kuru sıkı bağırmaları gibi kahramanlık pozlarına girip milletin aklını çelmeyin.

Avatar
Fetocu ali ne der 2020-05-20 02:07:21

Fetonun kesip üyesi ali erbaş in da görüşünü alin ilmi varsa tabi.

Avatar
Alpaslan 2020-05-20 23:03:38

i̇lmin merkezi olma payesini diyanete ve ilahiyatlara ki vermiş ki! tefsiri yazanlar ne kadar ücret almışlar bilginiz var mı? tarikatlar vatikan merkezli ise siz kum ,tel avi̇v,bürüksel waşi̇nton ve ri̇yad merkezli̇ yayin yapiyorsunuz

Misafir Avatar
pirifani 2020-05-21 04:06:14 @Alpaslan

sayın alpaslan meseleye biraz önyargısız yaklaşmaya calıs.bir tarafta tefsirlerini senedi sepeti belli olmayan israiliyatla uydurma rivayetlerle dolduran müfessirlere Allah dostu hazret vs dıyıp laf ettirmeyenler ote yandan kuranın defalarca atıfta bulunduğu kitabı mukaddesten alıntı yapan tefsirleri karalamaya calısanlar.elbet eski müfessirler tefsirlerini ilahi emirle yazdıklarını veya tasdik edildiğini söylemedikçe saygı duyarız.onların kendi zamanlarındaki kainat anlayışına sahib olmalrına da gunumuzde kutsanmadıkça laf etmeyiz.cografya astronomi anatomi vs bilgileri bastan asagı hatalarla ve eksiklerle doluydu.simdi ise dünya degisti klavyenin ucunda incile ulaşılıyor ingilzcesi olan onbinlerce incil tefsirine ulaşabiliyor.her sey tartışılıyor.dunya artık duz değil kıbleyi mezheb muctehidlerinin fetvalarıyla değil japon pusulasıyla buluyoruz.oyle kum tel aviv diyerek iftira atma hesabını veremezsin.varsa hataları delilleriyle curutursun ki bu senin boyunu asar.

Beğenmedim! (0)
Avatar
pirifani 2020-05-21 04:12:56

aylar once what is up a bir durum geldi mezkur tefsiri örtünmeyle ilgili acıklamalrdan dolayı eleştiriyordu.tamam eleştirmek herkesin doğal hakkıdır.ancak bu mesajı yollayan kişiler kuranın Allaha ve resulüne savaş açmak olarak nitelediği faizi uyduruk hadisten çıkarttıkları fetvayla nesh edip faizi çekinmeden yedikleri hic akıllarına gelmiyordı.iste tarikatların dusunmeye akıla aklı kullanmaya verdikler zarar böyledir.insanları uydurk fetvalarla oldurmeyi mubah hatta vacib kabul ederler.abdesti bozan kanın miktarını tartışırlar.bide dinimizin cok incelikleri var diyerek sırıtırlar.

banner312

banner298