Gavslar kendilerine verildiğini söyledikleri akıl almaz işlerin dayanağı nedir? Ve de bu işlerin alt yapısını teşkil eden “Vahdeti Vücut” ve “Nuri Muhammedi” tasavvurlarını neye dayandırıyorlar?


Tasavvuf kültürünün sufi inancına temel teşkil eden hususlarda bilgi kaynakları neler?

Bütün bunların böyle olduğunun dayanağı ne?


Bu soruların cevaplarını bulabilmek için gavs hazretlerinin bilgi edinme yöntemlerini irdelemek gerekiyor. 


Mübarek zatlara büyük hürmet duyulmasına sebep olan bilgilerin kaynaklarını bilmek bize bu zatların nasıl kimseler ve kişilikler olduğu konusunda önemli ip uçları verecektir. Bu, tarikat yapılanmalarını anlamamız için şarttır. 
 
Gavs Hazretleri Bilgilerini Nereden Alırlar? 
Tasavvuf kültürü, gavs hazretlerinin bilgi kaynaklarından aldıkları bilgilerle oluşur. Bu bilgiler Kur'an ve sünnete asla dayanmaz. Tasavvufta Gavsların görüşü esastır. Ayet ve hadisler onların görüşlerini delillendirmek için kullanılır. Sufilerin, akıl ve dini bilgilerle kritik edilmesini asla kabul etmedikleri kaynakları şöylece sıralamak mümkün; 
I.    Gavslara Yazdırılan (verilen) kitaplar
II.   Peygamberle Görüşmeleri
III.  Rüya Yolu 
IV.   Keşf ve İlham Yöntemi 
V.    Cifir ve Ebced Hesabı
VI.  Cinlerden Haber ve Keramet

Tasavvufi Bilgilerin İki Temel Özelliği 
Yukarıda sıralanan yedi yöntem ya da kaynağın tamamı veya tamamına yakını tüm gavslarda görülür. Söylemleri ve bilgi birikimleri irdelendiğinde kolaylıkla görülecektir ki, bu kaynaklar az ya da çok her devirde tüm tarikatlarda ortak yöntemlerdir. 


Kendilerine Allah tarafından yazdırılan kitapları, peygamberle görüşmelerinden aldıkları bilgi ve direktifler, sahih olarak kabul edilen rüyaları, gerektiğinde (daha az dillendirilmesine rağmen) cinlerle irtibatları, bir kısmında çok fazla yer tutan cifir ve ebced hesapları ve hemen her kutsal mesajın arkasında aradıkları batını ve ledünni ilim iddiaları.. 
 

Bütün bunlar çekilip alındığında ortada sufi yapılanmanın ne temel taşı ne de harcı kalmaz. Bu kaynaklar onlar için vazgeçilmezdir ve tartışılmazdır.


Tarikatlar için bu kadar önemli olan kaynaklar ve bu kaynaklar vasıtası ile oluşan bilgi birikiminin iki temel özelliğinin var olduğunu görüyoruz;


Bir: Bu kaynaklardan geldiği ifade edilen bilgilerin, ister dini ister bilimsel yöntemlerle kritik edilmesi bunlara inananlarca kabul edilmez. Peşinen doğru olduğuna inanılır ve asla eleştirilmez. 


İki: Tüm bu birikim ve yöntemlerin odağında tek bir otorite vardır; o da gavs hazretlerinin bizzat kendisi! 


Kitapları bunlara Allah tarafından yazdırılmış olduğu iddiası üzerinde tereddüt gösterilmez. Peygamberin ruhaniyeti ile görüştükleri, sahih rüyalar gördükleri hususunda da şüphe duyulmaz. Cinlerden haber alma, keşf ve ilhama, cifir-ebced hesapları ile batını ve ledünni ilimler diye ortaya konan şeylere de kimse itiraz etmez.


Bu söylemler sadece Gavs hazretleri tarafından ortaya konur. Şeyh, gavs yada kutup hazretlerinin en yakınındaki kimselerin bile böyle bir iddiası olamaz. Hatta onların gavstan bağımsız bir kitap yazması bile hoş görülmeyecek ve haddi aşan bir davranış olarak nitelendirilecektir. 


Değil İslam’ın apaçık hükümleri herhangi bir din kitabının hükümleri ile de bu bilgileri kritik edemezsiniz.    Bu yöntem ve birikimlerin bilimle de kritik edilmesine izin verilmez. Bu sadece iman konusudur. Ya kabul eder iman etmiş olursunuz ve tasavvuf yoluna girersiniz ya da reddeder münkir olur, tasavvuf düşmanı olarak görülürsünüz. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2018-09-19 23:21:21

her bir gavsin yazdigi eserlerdeki iddalar digerleriyle celiskili bilgiler icerir. gunluk olaylar hakkindaki yorumlari cehaletlerini aciga vurur. bunun icindir ki dusunen sorgulayan arastiran insanlarin aralarina girmesinden hoslanmazlar.anlattiklari seylerin islam zannedilmesi icin cematlerinin ciddi dini egitimden yoksun olmasini isterler. bunun icindir ki bircogu okuma yazmayla arasi iyi olmayan kirsal kesimdeki insanlarin cocuklarina kancayi takarlar. zaten islami bilmeyen kisilerde islam diye ogrendikleri seyleri islam zanneder ve farkli bilgileri kabullenmezler. ciddi ilim adamlarinin ilimlerini kucumserler ve kopyaci olmakla yaftalarlar. kendi buyuklerinin kitablarini ve konusmalrini dikkatlice dinleyen her dini bilgi sahibi kisi cehaletlerini ve sahtekarliklarini rahatca anlar. cemaatlerine kendilerinin ledun ilmi sahibi olduguna inandirip ledun ilmine sahib olmayan kisilerin kitablarini okumaktan soguturlar.herseye ragmen okuyan ve arstiranlar zaman icinde bunlardan ayrilir.