Ayasofya gerçekten açılacak mı, yoksa bir seçim vaadi miydi?

Seçim kampanyalarında vaad edilenlerin kataloğu yapılsa, bayağı hacimli bir kitap olur. Vaadler gerçek olsa, çözülmedik meselemiz kalmaz. 

Ayasofya gerçekten açılacak mı, yoksa bir seçim vaadi miydi?

Seçim kampanyalarında vaad edilenlerin kataloğu yapılsa, bayağı hacimli bir kitap olur. Vaadler gerçek olsa, çözülmedik meselemiz kalmaz. 

16 Nisan 2019 Salı 01:46
Ayasofya gerçekten açılacak mı, yoksa bir seçim vaadi miydi?
banner310

Bir kere Ayasofya gerçekten açılacak mı, yoksa bir seçim vaadi miydi?

Seçim kampanyalarında vaad edilenlerin kataloğu yapılsa, bayağı hacimli bir kitap olur. Vaadler gerçek olsa, çözülmedik meselemiz kalmaz. 

Neler vaad edilmez ki?

Ayasofya’nın gündeme gelmesi bu seçime mahsus değil. Geçmiş yıllarda da 1970’lerden itibaren Ayasofya konusu siyasilerin gündeminde olmuştur. “Ayasofya açılsın, zincirler kırılsın” mitinglerini bizim nesil hatırlar. Hatta ANAP (bu harflerin açılımını bilen fazla yoktur: Anavatan Partisi!) kendi açısından Refah Partisi’nin konuyu istismarını önlemek için Ayasofya’nın bir bölümünü 1980’lerde ibadete açmıştır. Muhtemelen imam ve müezzin de tayin edilmiştir. Belki de Hünkâr mahfeli hâlâ bu şekilde kullanılmaktadır.

Bu evinize bacadan girmek gibi bir şeydir. Gerçek anlamda açılmış saymak mümkün değildir. Ayasofya’nın müzeliği bir belirsizlik halidir. Batı kamuoyuna “kiliseye tahvil edemezdik, müze yaptık” denilmek istenmiştir. Batılılar için nihai hedef kilise olmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler, Sevr’de açıkça telaffuz edilen, Lozan’da muhtemelen perde gerisinde öne sürülen bir yükümlüğü 1935’te yerine getirdiler.

Ayasofya üzerinde tasarruf bu anlamda bir hükümranlık meselesidir. İstanbul’un Fatih’i fetihten sonra şehir üzerindeki hükümranlığını Ayasofya’yı camiye tahvil ederek ortaya koymuştur. Bilahire Fatih Ayasofya’nın da içinde olduğu bir vakıfname tanzim ettirmiş ve miras bıraktığı eserlerin yönetimi ile ilgili konular bu vakfiyede kayda geçirilmiştir.

Yapının mülkiyeti konusunda problem yoktur. Vakıf olan bir mülkün herhangi bir şekilde vakıf şartları dışında tasarrufu mümkün müdür?

Hukuk devletinde mümkün olmamalıdır.

***

Ayasofya’ya hukuk açmalı, hukuk devleti açmalı!

Ayasofya’nın bir vakıf eseri olduğu hatırlanmalı, Vakıflar idaresi yapının vâkıfının arzusu hilafına kullanılmasından şikayetçi olmalı ve aslî konumuna döndürülmesini talep etmelidir.

Bir vakfın asıl amacına uygun kullanılmasını talep etmek, elbette adaletin icabıdır.

Türkiye’de Ayasofya’nın vâkıfının iradesine uygun şekilde, yüzyıllardır olduğu gibi camiliği bir hukuk meselesi olarak görülmelidir. 1935 tarihli Bakanlar kurulu kararı vakıf şartlarının üstünde olabilir mi? Eğer bunu kabul edersek bütün vakıf sistemini yok sayıyoruz demektir.

Vakıf mülkleri bugünün idari sistemi içinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sahasındadır. Bu emlâkin vâkıfın iradesine uygun şekilde kullanılması kurumun en esaslı işidir.

Fatih’in 1462 tarihli vakfiyesinde “eğer bu vakfiyeye uygun hareket edilmezse Allah’ın, peygamberlerin, meleklerin lâneti üzerine olsun” bedduası da hatırdan çıkarılmamalıdır

Ayasofya meselesinin hukuk yoluyla çözümü yönünde hareket geçmekte geç kalınmamalıdır, siyaseten çözüm yerine hukuki çözüm doğru olandır. Bütün dünyaya söylenecek sözümüz de bu olmalıdır: Hukuk bunu gerektiriyor!

Mehmet Doğan / Karar

Son Güncelleme: 16.04.2019 02:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver TAŞTAN 2019-04-16 09:42:02

öncelikle anavatan partisinin kuruluşu 1983 olduğu bilinmelidir.1980 de darbe yapılıp askeri yönetimin dönemi olduğunu hatırlatalım.yazar 1980 de anavatan partisinin olmadığını bilmiyorsa diğer bilgileri ne kadar doğru olabilir.?vakıf konusundaki verileri doğru ama ayasofya camisinin müzeye çevirten asıl diyet borçlularının verileri yok.

Avatar
imam 2019-04-17 13:16:04

Hadis-i Şerif’te şöyle söylenir; İnsanların cami inşası ile övünmeleri kıyamet alametidir."