Bir profesörden Yeni Akit'e mektup!

Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan İsmailağa cemaatinin sözcülüğünden vazgeçmeyen Yeni Akit'e bir mektup yazıp FETÖ konusunda uyarılar yapmasına rağmen dikkate alınmadığını söyleyip gazeteye sitem etti. dinihaber.com olarak Prof. Muhammed Nur Doğan'a hatırlatmış olalım: Yeni Akit Prof. Doğan'ı ehli sünnet karşıtı gördüğü için kendisinin ihbar ettiği kişileri otomatikman ehli sünnet görüp ciddiye almamıştır. Gazete içine düştüğü ehli sünnet sarmalından kurtulmadığı sürece de bu çelişkili bakış açısını da bırakacak değildir. İşte Prof. Doğan'ın o mektubu:

Bir profesörden Yeni Akit'e mektup!

Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan İsmailağa cemaatinin sözcülüğünden vazgeçmeyen Yeni Akit'e bir mektup yazıp FETÖ konusunda uyarılar yapmasına rağmen dikkate alınmadığını söyleyip gazeteye sitem etti. dinihaber.com olarak Prof. Muhammed Nur Doğan'a hatırlatmış olalım: Yeni Akit Prof. Doğan'ı ehli sünnet karşıtı gördüğü için kendisinin ihbar ettiği kişileri otomatikman ehli sünnet görüp ciddiye almamıştır. Gazete içine düştüğü ehli sünnet sarmalından kurtulmadığı sürece de bu çelişkili bakış açısını da bırakacak değildir. İşte Prof. Doğan'ın o mektubu:

27 Şubat 2020 Perşembe 15:32
Bir profesörden Yeni Akit'e mektup!
banner310

Muhterem Ali Karahasanoğlu, bu gün akithaber’de bir haber okudum. Bu haberin başlığı şöyle idi:

Profesörden açık açık darbe çağrısı!
Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği toplantısında skandal açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Arif Yavuz açık açık darbe çağrısında bulundu. Yavuz tepki çeken sözlerinde ''Ya seçim ya da başka şekilde iktidar değişecek." ifadelerini kullandı.


Haberin devamında bu profesörün pervasız bir şekilde darbe çığırtkanlığı yaptığı ile ilgili sözleri aktarılıyordu.


Değerli kardeşim, hatırlarsınız ben ve birlikte İ.Ü. Edebiyat Fakültesi’nde görev yaptığımız Prof. Dr. Ahmet Atilla Şentürk ile birlikte sizi gazetenizde ziyaret etmiş ve bütün bir YÖK’ün ve bahusus İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün başından sonuna kadar FETÖ’ye teslim edildiğini ve başta YÖK’ün en tepesindeki kadro elemanları olmak üzere rektör, dekan, üniversite sekreteri ve daire başkanları düzeyinde bütün bir Türkiye akademik hayatı FETÖ tarafından ele geçirildiğini söylemiş ve bu konuda Başsavcılığa şikayette bulunduğumuzu ifade etmiştik.

Ancak siz bu konuda bizim yakın planda şahit olduğumuz bu çok önemli gerçeği anlamak istememiştiniz. Şimdi bakınız bu sözde profesör tam da darbe söylentilerinin ayyuka çıktığı bir zamanda ortaya atılıp mensubu bulunduğu terör örgütü nam-ı hesabına Türkiye’yi tehdit etme cesareti buluyor.

Bu sözde profesörü çok yakından tanırım. Bu şahıs İstanbul Üniversitesindeki FETÖ kumpasının ayaklarından biridir ve vicdanını ve cüzdanını direkt Pensilvanya’ya kiralamıştır.

Bu şahıs doğrudan YÖK’ün ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün himayesi altında havadan profesör ünvanı ile ödüllendirilmiş ve Üniversitenin vakıflarını maddî ve manevî anlamda örgütü adına yağmalamıştır. Bu gerçekler ve daha niceleri ortada iken biz feryadımızı siz kardeşlerimize duyuramadık.

Bakın aynı şekilde bugün Yunus Emre Enstitüsü’nün başına getirilen adam da Adil Öksüz’den daha tehlikeli ve Fetullah Gülen tarafından hususi ihtimamla yetiştirilmiş bir FETÖ imamıdır. Bundan da haberiniz var mı yok mu bilemiyorum. Sevgili Ali Karahasanoğlu siz gazetecilik adına neden bu gerçeklere kulaklarınızı tıkıyorsunuz?

Neden Türkiye akademik hayatının başında dolaşan bu uğursuz fitneyi görmek istemiyorsunuz!


Eğer bu konuda mütemmim bilgiye ihtiyacınız varsa bu fakiri arayınız. Yok bu dostça ve kardeşçe sitemlerim de herhangi bir şey ifade etmeyecekse Allah’a emanet olun. Selam ve dua ile


Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan

NE OLMUŞTU?

Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği, 21 Şubat 2020 Cuma akşamı Mega Saray’da yeni üye katılım toplantısı düzenledi. Yeni üyelerin katılım belgelerinin verildiği ve rozetlerinin takıldığı toplantıya İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Yavuz konuşmacı olarak davet edildi.

Supersilivri'nin haberine göre; sunum eşliğinde gerçekleştirdiği konuşmasında dünya ve Türkiye ekonomisi hakkındaki düşüncelerini paylaşan Prof. Dr. Yavuz, konuşması içerisinde darbe ihtimalini akıllara getirecek türde bazı ifadeler kullandı.

Konuşması sırasında genel olarak muhalif bir söylemi tercih eden Prof. Dr. Arif Yavuz’un skandal ifadeleri şu şekilde:

''2021 için erken seçim ya da başka bir olay ile iktidar değişikliği sonucunda ekonomide 1-2 yıllık zorlukların ardından 2025'e doğru ciddi toparlanmalar olacak… Hükümet bankalara kredilerin kesilmemesi için baskı yapıyor. Yabancılar Türkiye’den devlet tahvillerini ve hisse senetlerini satarak çıkıyor.

"Ya seçim ya da başka şekilde iktidar değişecek"

Bu ülkenin çok güçlü bir kurucu iradesi var. Kurucu irade bu baskı sistemini devam ettirmeyecek. 1-2 yıl sonra her şey düzelecek. Tedbirli olun. Ya seçim ya da başka şekilde iktidar değişecek. Tedbir almak için çok uygun bir zaman. TL üzerinden kredi kullanın döviz borçlarınızı kapatın. Farklı pazarlar ile ihracat açılımı yapın.

Türkiye ekonomisinin en az 2-3 ay daha iyiye gideceği, 2020 ilkbaharda zirve yapacağı ve daha sonra geri geri gelmeye başlayacağını düşünüyorum. Daha sonra bir dip yapacak. Bu dibin olduğu yer ya erken seçim ya da başka bir önemli olay olabilir. Ondan sonra toparlanma başlayacak 2025 ekonomi tekrar zirve yapacak. Firmalara diyoruz ki şu an 1-2 yıl çok dikkatli olun, yatırımlarınıza, borçlanmanıza dikkat edin. Doların 7 TL'yi Euro'nun da 8 TL'yi geçeceğini düşünüyoruz bir yılın içinde dolayısıyla döviz borçlanmayın. 2021'den sonra Dolar tekrar 5'lelere kadar düşmeye başlayacak 2-3 yılda. Geleceği Allah bilir ama bizim öngörümüz böyle işliyor.

Türkiye'nin 450 Milyar Dolar borcu var. 400 Milyar'ı Batı kaynaklı. Bizim borcumuz Avrupa ve Amerika'ya. Ve şu anda bizim bu ülkelerle ilişkilerimiz iyi değil. Dolayısıyla güven yok. Buradan 70-100 Milyar Dolar arasında para girişimiz olması lazım. Şu anda Türkiye'ye güven oluşmadığı için bu para girmiyor. Ama yeni bir iktidarda güven oluşup para girer. Birinci senaryo bu.

''Seçim olmazsa başka bir şey olur"

İkinci senaryo seçim olmazsa, başka bir şey olur yine iktidar değişir yine para girer ve toparlanırız. Yani Türkiye'de güven ortamı oluşacak, para girişi olacak ve toparlanma olacak. Bu güven ortamının oluşmasının birkaç faktörü var.

Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği Üyesi Adil Sirkecioğlu, Prof. Dr. Yavuz’a konuşması sırasında “kurucu iradeden kastınız kim” ve “seçim olmadan iktidar nasıl değişecek” sorularını yöneltti. Prof. Dr. Yavuz da soruları şu şekilde yanıtladı:

“Zorlama ile bu iş daha fazla yürümez. Haziran 2020'de Cumhurbaşkanı seçime gidiyordu yapılan kamuoyu yoklamalarında sonuç iyi çıkmadığı için askıya aldı. Seçip yapıp iktidarı alıp herkesi susturmayı istiyordu. Peki kamuoyu yoklamaları 3-5 ay, 1 yıl sonra iyi gelir mi? Gelmez. Darbe olur demedim, demem de ama ya seçim olacak ya da başka bir şey olacak şimdilik bu kadar.”

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 27.02.2020 17:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner312

banner298