Dilipak, 8 Mart, "fahişeler yürüyüşüne döndü"

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, 8 Mart'ın fahişelerin sokağa çıktıkları bir gösteriye döndüğünü vurgulayarak "İffetle dalga geçiyorlar" dedi.

Dilipak, 8 Mart, "fahişeler yürüyüşüne döndü"

Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, 8 Mart'ın fahişelerin sokağa çıktıkları bir gösteriye döndüğünü vurgulayarak "İffetle dalga geçiyorlar" dedi.

09 Mart 2019 Cumartesi 19:23
Dilipak, 8 Mart, "fahişeler yürüyüşüne döndü"
banner310

İstatistikler, gençlerin evlenmekten caydığını, evlilerin ise boşanmak için mahkemelik olduğunu söylüyor. Çocuk sayısı düşüyor. Devam eden evliliklerde ise mutluluk katsayısı çok düşük. Media, diziler, insanları eşcinselliğe özendirdiğine ilişkin ciddi bir endişe söz konusu. Aile kan kaybediyor!

8 Mart’ın hikayesi şöyle: Takvimler 8 Mart 1857’yi gösterirken ABD’de New York’ta dokuma fabrikasında çalışan, modern köleler, kadın işçiler ağır çalışma şartları ve düşük ücretler sebebi ile işçi kadınları greve zorladı. “Daha iyi şartlarda çalışmak, çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, eşit işe, eşit ücret” istiyorlardı. Buna ek bir iddia daha var, 8 Mart 1857’de greve çıkmak isteyen kadınların engellenmesi için kadınlar fabrikaya kilitlenir. Çok sayıda kadın işçi hayatını kaybeder.  Bu da işin tuzu biberi olur. Sendikacılar 25 Mart 1911tarihinde Asch binasında üretim yapan Triangle gömlek fabrikasındaki yangından da söz ederler. Bu yangında hayatını kaybeden 146 kişiden 129’u kadın, bunların 48’i sendika üyesiydi.

Sonuçta bu kadınlar günü, bugün bu işi kapitalistler benimsese de sosyalist, sendikalist bir gelenekten geliyor. 1910 yılında 2. Enternasyonal, Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplandı.  Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak kabul edilmesini teklif etti. Teklif oy birliğiyle kabul edildi. Zaman içinde Feministler bu işi sahiplendi. Biliyorsunuz, sivil toplum fikri de bir sosyaliste ait. İtalyan Gramschi! Yani 8 Martsol, sosyalist, sosyal demokrat gelenekten gelen, işin içinde ABD, Almanya, Danimarka’nın da olduğu bir eylem. Bu karar sonrası Dünya Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de anıldı ve gösterilere çok sayıda kadın katıldı. Kadınların yeni talepleri vardır: Oy verme, seçme-seçilme, meslek edinme ve mesleki eğitim görme hakkı isteniyordu. 1917’de de Rus işçi kadınlar “Ekmek ve gül istiyoruz” sloganlarıyla sokaklara çıktı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde 8 Mart anmaları yasaklansa da 1960 sonrası ABD’de bu gösteriler yeniden başladı. BM 66 yıl sonra 8 Mart’ı ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak kabul ettiğinde artık üyeler, muhteva ve sloganlar çok değişmişti. Bizde 8 Mart ilk kez 1921’de komünist kadınlar tarafından Ankara’da bir bağ evinde düzenlenen toplantıyla gerçekleşti. Ancak bir sonraki buluşma için 54 yıl geçmesi gerekti. 1975’te Ankara ve İstanbul’da İlerici Kadınlar Derneğinin girişimiyle 8 Mart ilk kez kamuya açık olarak 400-500 kadının katılımıyla kutlandı.

Bizde 8 Mart 2016’da “Feminist Gece Yürüyüşü” ile önce feminist gösteriye, ardından gay ve lezbiyenlerin, fahişelerin sokaklara çıktıkları bir gösteriye döndü. “Dünya Emekçi Kadınlar” günü önce “Dünya Kadınlar Günü”ne döndü, ardından “Feminizm” üzerinden gay ve lezbiyen gösteriye döndü. Sloganları “Lilith’in Sürtükleriyiz” , “Dolapta zıkkımın kökü, sokakta isyan var”, “Tam iffetli olacam bi gülme geliyo”, “Zıvanadan çıkalım”, “…mişim kime ne!”, “Namusumu kirletmeden duramam” gibi daha buraya yazamayacağım bir sürü abukluklara döndü!

Bunların, Suriyeli, Filistinli, Mısırlı, Yemenli kadınlarla, kızlarla, annelerle bir ilgisi yok. Aile diye bir meseleleri yok. “İffet”le dalga geçiyorlar, fahişelikten yanalar. Bunu özgürlük olarak görüyorlar.

Kadın hakları” diyorlar da, artık kadın-erkek birbirine karıştı. “Cinsiyet eşitliği”nden vazgeçtiler, “cinsiyetsiz bir toplum” için çalışıyorlar. “Kadın” da “yok” onlar için, “aile” de. Biz “hanım”, “hatun” diyoruz. Önce “bay-bayan” dediler, olmadı “kadın-erkek” dediler. “beyefendi-hanımefendi” mi kaldı! “Efendi” demek yasayla yasaklandı ya! “Ana-anne, hala, teyze, nine” zaten yok. Kim ki onlar! Cinsiyet ayırımı da yok artık. Transseksüel, biseksüel tipler. Kadın gibi erkek, erkek gibi kadın. Şeytana köle olmanın adını “özgürlük” koydular. Artık “Dünya kadınlar günü” de cinsiyetçi, ayırımcı bir gün olduğu için artık birkaç sene sonra kaldırırlar herhalde!? “Cinsiyetsiz eğitim”in, “başarı”ya odaklanmış ve “gayeye giden her yolu meşru sayan”, “Lilith’in çocukları”nın, bizim, Osmanlı’yı “Lale devri”nden ibaret sanan “Tanzimat kafalı” “Lale devri çocukları”nın varacağı yer orası!

Neyse, işte durum bu. Bakalım bugün bizim siyasiler, bürokratlar, kadın dernekleri neler söyleyecekler.

 Suriye’den ve aileden söz edecekler mi? Birileri aileye savaş açtı. “Topyekûn bir savaş”.. Evlilik dışı beraberlik ve çocuksuz bir toplum için!. Allah şerlerinden emin eylesin.(Amin)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver TAŞTAN 2019-03-12 15:28:08

dürüstler ve doğruları yazmak kadar eleştirmek de erdemliktir.bizler ümmete ait olmayan tüm gün ve tatilleri ret edecek idareci,yönetici,medya ve yazarların ortaya çıkmasını bekliyoruz.anneler,babalar,kadın,sevgi ve diğer tüm günlerin ülkede tatil edilmemesi,vakıf,dernek kurulması yasak olmalıdır.batıl kendi pişliklerini bizlere kamufle ederek ihraç ediyor bizdeki batıl hayranları,cahiliye zamanın cehennemlikleri gibi ona yönelip kendisi gibi nesillere de zarar verenler ve engel olması gerektiği halde sesi çıkmayanlar vebaldedir.

Avatar
Enver TAŞTAN 2019-03-13 08:17:31

ümmet olma suurunu kaybeden,kaybettirenlerin ümmet değerlerine savaş açması, düşmanlığını ortaya koyması kadar doğal ne olabilir.edepten,hayadan,onurdan,kişilikten,haysiyetden anlamayanların,ne olduğunu bilmeyenlerin batılın,sömürgecilerin,ümmet düşmanlarının kölesi olması kadar doğal ne olabilir.çalışan ve iş hayatına yönlendirilmesi tüm sebep olanların vebalidir.

Avatar
kaldırın gitsin. 2019-03-12 12:21:37

seneye kaldırılır türkiyede kutlanması....mesele çözülür.

Avatar
pirifani 2019-03-09 23:15:14

gorulmesi gereken yine gorulmemis.biraz dusunun bir iki nesil once olmayipta gunumuz nesillerinde olan birsey var ki bu hic hesaba katilmiyor.

Avatar
Ihsan 2019-03-11 11:41:20

ben bu kadar keskinini söyliyemedim bunlar din düşmanı cehenneme odun lazım dedim

Avatar
pirifani 2019-03-13 12:31:44

toplumlarin yozalsmalari sadece kutladiklari gunlerin niteligiyle degil sayisiyla da iliskilidir.kadinlar gunu sevgililer gunui anneler babalar gunu tip bayrami noel yilbasi mevlit regaib mirac kandilleri gibi geleneksel ve dini olsun farketmez.dikkat edilirse sia takviminde senenin yarisi ozel gundur.katolik ve ortodox hristiyanlar ve yahudiler de de senenin yarisi dini gundur desek abartmis olmayiz.bu gunlerin hangi maksatlarla uyduruldugu ve yayginlastirildigi arastirilirsa hersey anlasilir. kotu seyin reklama ihtiyaci yoktir.sigara nargile uyusturucu hakkinda bu kadar uyari yapildigi reklami yasak oldugu halde yayildiklari gibi bu gunlerinde reklama ihtiyaci yoktur.siz istediginiz kadar bidattir gayri muslum adetidir deyin vazgeciremezsiniz bir de hatali olan siz olursiniz.

Misafir Avatar
Enver TAŞTAN 2019-03-16 16:28:01 @pirifani

şer günlerin kutlayanı da şer düşünür de ümmet değerlerinden olan üç ayların ve son nebinin önem verdiği değerlere saldırmanın nedeni nedir.?

Beğenmedim! (0)
Avatar
pirifani 2019-03-15 08:46:35 @pirifani

eh kardesim seytana uyanlar her donemde olmustur demissiniz.belki boyle kasdetmemisisniz ancak ifadeniz sanki seytana uyanlar azinliktaymis gibi bir izlenim uyandiriyor.hayir seytana uyanlar her zaman cogunlukta olmustur ve de olacaktir. seytana uymak sadece acik saciklikla mi oluyor.tezgahin ustunde besmele astigi halde bok kokan peyniri peynir bok kokar diyerek satan tuccar rahmana mi uyuyor?konutlarin altina isyeri ve imalathane acilmasina musaade eden devlet makamlari rahmana mi uyuyor?kandil gecelerini uydurma zikirleri uydurma cevsen ve evrad kitablarini millete qaqalayanlar seytana degil de rahmana mi uyuyor?mesele zannedildiginden daha derinlerde ve cozumu de boyle giderse mumkun degil.din cahili ve din dusmani ureten tarikatci ve gelenekci islam anlayisinin islam olmadigini anlatmadikca bu tur pislikler artarak devam edecek.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
eh 2019-03-14 22:59:02 @pirifani

nefsine ve şeytana uyan her dönem olmuştur.şeytanın peşinden gidenler elbet olacaktır.marifet kişi kendinin ne olduğunu ve bilmesi gereken değerlerini bilmesidir.

Beğenmedim! (0)