İki tavsiye de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a etsen olmaz mı Hayrettin Karaman?!

Hayrettin Karaman iktidara yönelik kendi tabanından gelen eleştiriler karşısında, "Gelenin gideni aratacağı" türünden yazılarla sabır telkin ettiğine şahit oluyoruz. Hayrettin Karaman'ın millete korkunç sonu gösterirken bir şeyi hesaba katmadığını görüyoruz.

İki tavsiye de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a etsen olmaz mı Hayrettin Karaman?!

Hayrettin Karaman iktidara yönelik kendi tabanından gelen eleştiriler karşısında, "Gelenin gideni aratacağı" türünden yazılarla sabır telkin ettiğine şahit oluyoruz. Hayrettin Karaman'ın millete korkunç sonu gösterirken bir şeyi hesaba katmadığını görüyoruz.

16 Haziran 2019 Pazar 18:51
İki tavsiye de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a etsen olmaz mı Hayrettin Karaman?!
banner310

Adminin Notu: Kendisini "müceddit" ilan ettiğimiz, sık sık manşete çektiğimiz Hayrettin Karaman, zor günlerin adamı olup iktidarın yanlışlarını söylemek yerine yanlış yapan iktidarı millete meşru göstermekle meşgul. Bu uğurda tüm ilmi birikimini ayaklar altına alıp sırf tarikatların muhabbetini çekme adına son aylarda tasavvuf güzellemeleri yapması da bu meşguliyetin tezahürlerinden...

Dikkat edin! Türkiye'de ve İslam ülkelerinde her biten iktidar bir şekilde Vatikan/İsrail/ABD/İngiltere güdümünde olan tarikatların kucağına bir şekilde oturtulur. Onların desteğini alma adına ihaleler ve ödünler verir. Verdiği ihale ve ödünlerle güçlenen bu şer yapılar akrep gibi kendini besleyeni önce sokar sonra yeni yem peşine düşmekle yeni pazarlıklara girişir.

Her neyse biz konumuza geçelim!

Millete sabır tavsiye ederken iktidarı layüs'el gören Hayrettin Karaman'ın hesaba katmadığı konu şu; iktidar halka rağmen bir bürokrat atamışsa o bürokrat orada sadece memnuniyetsizlik unsuru olarak orada oturmuyor. Eline aldığı yetkiyle muhaliflerini sürgün, siciliyle oynama, meslekten ihraç gibi yaptırımlarla cezalandırıyor. Liyakatsizler görev başında durduğunda çalışmıyor, üretmiyor. Kabil'in Habil'e yaptığı gibi adeta kaliteli insan katliamına başlıyor. Tüm kurum baştan ayağa işlevini kaybedip atıl duruma geçiyor. Peki bunun vebalini kim ödeyecek Sayın Hayrettin Karaman?

Ortada iktidar eliyle yapılmakta olan bir zulüm var ve bu zulüm bile bile terkedilmez iken susmakla Allah'ın rahmetini beklemek kitabın neresinde yazar Sayın Karaman?

Zulüm, zulüm getirir. Zulüm varsa o iktidar yıkılmaya mahkumdur. Diyelim ki taban Hayrettin Karaman'ın dediği gibi akılsızlık etti de bindiği dalı kesti. İktidar devrildi de pusuda bekleyen muhalefete iktidar nasip oldu. Sonuçta daha büyük zulümler başladı. 

Bu durumda buna sebebiyet veren iktidar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan suçlu değil mi?

Son dört seçimdir hiçbir şey yapmadığı halde artan CHP oylarının nedeni her seçim sonrası "Ders aldık! Mesajı aldık.." deyip bildiğinden şaşmayan, hiçbir değişim göstermeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan değil mi? 

Pansuman tedbirlerle işi çözmek varken milletin fitnesine neden olup tümden ülkeyi ateşe atmak da vebal değil mi?

İktidarın el değişmesine neden olacak adımları zamanında atmamak ve değişen iktidarla zalimlere ülkeyi teslim etmenin bedelini; Allah indinde 1- Masum halk mı yoksa 2- "Ben atadım oldu, siz de itaat edeceksiniz. Siz atadığım adamı eleştiriyi ne zaman bırakırsanız ben o zaman görevden alırım" deyip ayak direten lider mi öder, Sayın Hayrettin Karaman?

Ve bu duruma son vermek bir imza işi iken iktidar inatla o bürokratı orada tutuyor. Hani "Kimse atandığına bakıp oturmasın! Memnuniyetsizlik olursa ertesi gün görevden alınır..." türünden vaadleri nereye koyacağız?

Demek ki bu millet kandırılmış, aldatılmış. 

Peki Hayrettin Karaman! Millete sabır derken bir kez de dönüp sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a; "Millet patladı, bunaldı, atadığın adamların beceriksizliği yetmemiş gibi yaptıkları zulümler arşı alayı kapladı. Anlıyoruz dışarda uluslararası arenada savaş veriyorsun. Yedi düvele kafa tutuyorsun. Biliyoruz... Lakin zulümle savaş kazanılmaz. İçerdeki halkın vicdanı rahat değil, sitem ederken sen dışarda başarılı olamazsın. Bu millet sana inandı, güvendi ve iktidar yaptı. Ama bu gün senin atadığın adamlar bu millete kan kusturuyor.

Dev projelerin atadığın istenmeyen, başarısız bürokratların gölgesinde kaldı. Tabanı dinle! Eğer dinliyor da sorun yok diyorsan senin danışmanlarında sorun var demektir. Haberin olsun aşağıda atadığın adamlarla millet papaz olmuş durumda. Senin atadığın adamlarla millet tümden mahkemelik. Burada hala nasıl sorun olmadığını düşünürsün. Milletin mahkeme dışında kanlı bıçaklı olmasını mı bekliyorsun? Sulh Ceza Hakimleri senin atadığın beceriksiz bürokratların eleştiri haberlerini engellemekten bitap düştü...

Tabandan habersizsen sana sağlıklı bilgi aktarmayan danışmanlarını değiştir. Bak seni uyarayım derken kaç tane köşe yazarı ekmeğinden oldu. Adamların tek suçu halka tercüman olmaktı. Oldular ve onlarda işlerinden oldu. Bu ekmeğinden olan insanların yazıları destekleriyle sen iktidar oldun. Ve bu gün seni zor zamanında destekleyen insanlar atadığın kalitesiz insanlarca kırılıyor, incitiliyor, işinden ekmeğinden ediliyor. Mahkemelerde süründürülüyor. Artık bir şeyler yap. Değilse başlayacak fitne seni koltuğunda tutmadığı gibi ortama terkedilen bu fitneden ve sebep olduğun fitnenin vebalinden sen de sorumlu olursun!" diyebildin mi Hayrettin Karaman?

Seçimlerin üzerinden 3 ay geçti. Alınan mesaj ne? Sıfır...

Millet feryad ediyor. Yazarlar feryad ediyor. "Ya bak! İstanbul seçimlerine gidiyorsun. Parti yönetimi ile bürokrasiden millet şikayetçi, seçimden önce bir şey yap yoksa İstanbul gidebilir. Genel seçimlerde bunun bedeli bak ağır olur" demekten milletin dilinde tüy bitti. Var mı bir değişim! Yok...

Efendim! Ne yapacakmışız...

Sabırla bekleyip Cumhurbaşkanının adam değiştirmesini bekleyecekmişiz.

Peki ya Cumhurbaşkanının adam değiştirme süreci tamamlandığında kendini terkeden milyonların gönlü tamir edilebilecek mi? Mesleğinden, şerefinden olanların kaçının kaybettikleri geri gelecek? 

Millet, 30 Haziran seçimlerinden beri azalan oylarıyla iktidara gereğini yap! Bak yoksa biz gerekirse CHP'ye oy veririz. Senin atadığın adamların zulmünden gına geldi bize dedi. Artık öyle bir hal aldı ki ortam, AK Parti adaletindense CHP zulmü görmeye razı bir millet var. Son seçimde CHP hiçbir şey yapmadığı halde oylarını yükseltmesi, 20-30 yıl boyunca sağ iktidarlarda olan illerin CHP'ye geçmesi kuru kuruya ekonomik kriz bahanesi ile geçiştirilemez.

Sayın Karaman! Sırça köşkünüzden bir zahmet inip halkın arasına karışın. Oturduğunuz sırça köşklerde, karnı tok sırtı pek insanların arasında verdiğiniz panel ve konferanslara bakıp sanmayın ki ülkenin tamamı da sizi dinleyenler gibi keyfi yerinde...

Tebdili kıyafetle bir halkın arasına karışın. Ünvanınızı ömrünüzde bir saatliğine zikretmeden gidin varoşlara, adliyelere, maliye ve hastanelere, taksicilere, münibüsçülere ve her kurumun en alt birimindeki memura bir zahmet uğrayıp az hasbihal edin!

Zulme uğrayan vatandaş, AK Parti'nin kapısını çalıyor, feryad ediyor ama muhatap bulamıyor. Değer görmüyor. Adam yerine konulmuyor. Adamların havasından, çalımından geçilmiyor. Altınızda 500 bin liralık arabanız hesabınızda bir milyon lira paranız yoksa AK Parti'de muhatap bile alınmıyorsunuz. 

Her yerde lüks, şatafat, savurganlık, iltimas almış başını gidiyor. Resmi araba ile evine giden gelenler bırakın illeri, ilçelerde kurum şube müdürlerine kadar düştü. Neredeyse şefler bile resmi araba ile evlerine gidip dönecek durumda... Adamın aldığı maaş 6 bin lira bindiği resmi araba 300-500 bin liradan aşağı değil... Kapladığı alan, yaptığı iş ceviz kabuğunu doldurmaz ama makam odası ile makam arabasına baksan sanırsın ki bizim namazlı abdestli AK Parti'nin bürokratı Almanya'yı yönetiyor.

İktidarın en büyük destekçisi yetkili sivil/kamu sendikası seçimlerini yaptı. Hiç dönüp baktığınız mı kim kazandı, kim kaybetti. Tabanın sesi yönetimlere ne kadar yansıdı? Muhalefet var mıydı, yok muydu? Bakmadınız... Biz söyleyelim ne olduğunu: Çıkarılan tüzükler sayesinde oluşturulan ağalık saltanatı ile mevcut yönetimlerin değişmesi ancak musallada mümkün olacak. Aynı yönetimler aynen iktidar olup yola devam dedi. Bu ne demek biliyor musun Sayın Karaman! Aynı, bitmiş, söyleyecek sözü kalmamış, bürokrasiye ve kabap sofralarına angaje olmuş, kendi ikbali için kendi adamını yemekten geri durmayan yönetimlerle farklı sonuç bekleme aptallığı demek.

Ne yazık ki sendikasından derneğine, vakfından odasına tüm kamu/sivil kurumları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği destek karşılığı bu gün bu durumda ve içler acısı halleri... 

Eleştiri yok! Alkış var...

Başarı yok! Sadakat var..

Kalite yok! İltimas var...

Kişilik yok! Cumhurbaşkanı leb demeden leblebi diyen acaip bir bürokrat tipi peydahlandı kamuda... Kişiliği olmayan bürokrasinin kişiliği olan devleti olur mu, Sayın Karaman?

Ki sen Kutlu Doğum Haftası ile alimleri bile es geçip cahillere teslim olan siyaseti nasıl savunursun? Bu ülke AK Parti iktidarında siyasetin dine müdahalesini de gördü. İlim ehline değer vermeyen, oy uğruna tarikatlara teslim olan bir iktidarın kime ne faydası olur?! İki cahili yanına almak uğruna tüm ilim ehlini karşına almak akıllılık mıdır, söyle Hayrettin Karaman!

Evet, Hayrettin Karaman! Yarın CHP iktidara gelse buna sebebiyet vermede sadece millet mi vebale girer. Yoksa tedbir almadığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu konuda vebali olur mu, olmaz mı? Hadi söyle...

***

İşte, Hayrettin Karaman'ın iktidara tek laf etmeyip Hz. Osman ve Emeviler döneminde olduğu gibi millete sabır faturası telkin ettiği o yazı:

Kötüyü Ayıklamak

Pirinç pilavını yerken dişlerin kırılmasını önlemek için pirincin taşını iyice ayıklamak gerekir, lakin ayıklamanın bazı zorlukları da vardır; bazı taşlar pirince çok benzer, bazen taş çok olur ayıklamakla bitmez, ayıklamaya karşı olanlar ince ayıklamaya mani olurlar…

İşte bu ters durumlar yüzünden iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan, layık olanı olmayandan ayırmak zor veya imkansız olunca söylenen “Ayıkla pirincin taşını” deyiminin de bir hikayesi varmış:

Yavuz Sultan Selim Han zamanında Yemen, Osmanlı topraklarına katıldıktan bir süre sonra, Yemen’de isyan çıkmış. Yemen Fatihi Sinan Paşa, zor zahmet duruma el koyarak sükuneti sağlamış. Sinan Paşa’nın ordusu çölde konaklarken yemek pişirmek üzere, has torbalar içindeki pirinç yere serilmiş büyük bir çadır bezinin üstüne dökülmüş, taşlarını ayıklanmaya başlamışlar. Bu sırada bir fırtına çıkmış, rüzgârın savurduğu bir kum bulutu, pirinçleri üstüne konmuş. Kumların arasında kalan pirinçlere bakakalan Yeniçeriler arasından bir asker, arkadaşlarına: “Biz Allah’ın nimetini taşlı diye beğenmiyorduk, oysa bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile gelir. Hadi ‘ayıklayın bakalım pirincin taşını’ şimdi” demiş.

Beğenilen bazı yöneticilerin yakın veya uzak çevrelerinde, genel olarak icraatı takdir edilen bir iktidarın bir kısım mensuplarında ahlak, liyakat, adalet, hakkaniyet… bakımından arızalar, eksikler, çürüklükler oluyor, iyi niyetli bazı insanlar da yetkili sorumlular bunları niçin ayıklamıyorlar diye “haklı olarak” yakınıyorlar; yakınmakla kalmıyorlar, Doğrucu Davutluk adına olur olmaz zamanlarda biraz da abartarak ve genelleme yaparak şikayetlerini yayıyorlar. Siperde bekleyen muhalefet -ki, kendilerinde de ayıklanacak pek çok unsur olduğu halde bunu yapmazlar- fırsatı kaçırmıyor, iktidar dostlarının yersiz ve zamansız ifadelerini kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyor, bazen de ulaşıyorlar.

Dostlar, “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” akla ve hikmete uymaz.

Ülkemiz siyasi arenasında iktidara gelme mücadelesi yapan partilere bakıyorum, bunlardan, mevcut iktidar dışında birinin tek başına iktidar olması mümkün görünmüyor. Koalisyonların da ne bela olduğunu yaşadık gördük. Mevcut iktidarı yıpratmak ve yok etmek isteyen iç ve dış mihraklara bakıyorum; bunların ve özellikle dışarıdakilerin ve içerideki “yönü ve davası farklı olanların” derdi ahlak, liyakat, hak-hukuk değil (keşke olsa), dertleri ve hedefleri Türkiye’yi teslim almak; mel’un emellerine mani olmaya çalışan, zalimlere karşı dik durup hiç değilse hakkı söyleyen lideri bertaraf etmekten ibaret. Dünyayı güce dayalı zulümle yöneten güçler ne yazık ki, bazı adı Müslüman olan liderleri/ülkeleri teslim aldılar, ümmetin malını ve canını bu hainler sayesinde çalıyorlar. Türkiye’yi de -Allah korusun- teslim alırlarsa hem maddi hem de manevi olarak kayıplarımız çok büyük olacaktır.

Meseleye pirinç ayıklamakla başlayıp bu noktaya geldik; şunu demek istiyorum:

1. Bize benzeyen ülkelerde tasfiye (pirincin taşını/kötüleri ayıklamak) kolay değildir, ama yapılmalıdır.

2. Savaş sırasında âdî suçluların cezası infaz edilmez ve biz zalimlerle savaş halindeyiz. Her şeyin uygun bir zamanı vardır ve bunu gözetmek gerekir.

Islah niyetine dayalı olup hikmete de uygun olan her uyarı, tenkit, gayret makbuldür elbette, ama Doğrucu Davutluk adına düşmana fırsat vermek ve bindiğimiz dalı kesmek de makul ve meşrudur diyemem!

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 17.06.2019 01:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
filiz yeğin 2019-06-17 09:15:30

gerçekten güzel bir yazı olmuş. erdoğana hepimiz oy verdik ama son dönem atamalarına bakıp diretince solun despot demesi konusunda haklı olduğunu anlıyoruz. gerçekten erdoğan despotça atamalar yapıyor. kimseyi ya dinlemiyor ya dinlediği ve karar aldığı adamlarda iş yok.

Avatar
vaizler heyeti 2019-06-17 09:36:56

putuna dokunmuyor hayro

Avatar
ahmet taş 2019-06-17 09:39:49

çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık. diyanet bitti diyanet. hala neyi seyrediyorsun. bulunmaz hint kumaşı mı atadıkların da iki yıldır görevde tutuyorsun. memlekette adam mı yok. yurt dışında diyanet silindi. kültür, milli eğitim, adalet, ekonomi, aile, sağlık bakanlarından kimse memnun değil. görmüyor duymuyorsun be erdoğan

Avatar
Enver 2019-06-19 09:07:17

bu adamda ne ilim,ne de kariyer var.bir zamanlar çıkarılan dergilerde yazdıklarını hatırladıkca ahiretde yaptıklarının vebalini nasıl verecek diye düşünüyorum.yazıklar olsun ki dinimizi tahrik,tahrif ettiği gibi toplumu da yozlaştıranların başında bulundu.

Avatar
Vaiz 2019-06-17 09:51:23

Batılınızda boğulun admin .Sizler Mekke müşrikleri gibi hakka karşı mücadele ediyorsunuz.Birgün helakınızın haberi gelmeden hidayete koşun

Misafir Avatar
yerli 2019-06-17 22:55:08 @Vaiz

bu din bu kadar açık iken bu peygamber bu kadar adil iken sizin kendinizi hakkın merkezine koyup konuşmanız söze gerek bırakmıyor...

Beğenmedim! (0)
Avatar
Dertli 2019-06-17 08:40:06

Başkalarına akıl verdiğin gibi kendi öz eleştirini de yaparmısın. Bu kafir şu kafir gibi yazılarınızdan bıktık usandık artık. Öyle görünüyor ki iktidar elinizde olsa bu ülkede hiç kimseyi Müslüman olarak kabul etmezdiniz. Her kesi kafir ilan ederdiniz.

Misafir Avatar
dertli'ye 2019-06-17 09:13:43 @Dertli

bu site bir şey söyler daima ve bu çok hoşuma gider. her n eyaparsan delil ile yap der. bu güne kadar bu sitenin eleştirdiği kim varsa delil ile eleştirdi ve haklılarda. alim dediğin kim. kime göre alim. ardında koşan sürüye göre mi alim belirliyoruz. bu yazıda dört dörtlük bir yazı olmuş.

Beğenmedim! (0)
Avatar
pirifani 2019-06-17 14:47:11

erdogani erdogan yapan kadro birer birer harcandi.ancak tek adamcilik dinde de siyasette de iliklerinie islemis kitle bunu gormezden geldi.oyle ya padisah fermaniyla kafasi ucurulan pasalarin hakliligi mumkun olabilir miydi?haklinin her zaman padisah oldugu yanlisi her zaman baskalarinin yaptigi yapacagi ogretilmemis miydi? bu meselenin sadece bir yonu. bircok ulkede baskan vali ve daha daha alt seviyelere secilen kisilere iki donemden fazla secilme hakki verilmemesi sebebsiz degilmis.abd de cogu baskanikinci donemde ilk donemdeki performansini gosteremiyor.olaganustu durumlarda bu en fazla uc donemle sinirlandirilmalidir.zaten bsalangicta erdogan da bunu dillendiriyordi.ne dinde ne siyasette ne de herhangi baska birseyde kimse bulunmaz hint kumasi degildir.yaslanan sporcu sporu birakacagi zamani bilmeli ve hayranlarini hayal kirikligina ugratmamalidir.otobus kamyon sirketim olsa arac teslim edemeyecegim yastaki kisiye iyi calisiyordu diye arac ve can teslim edemem.

Avatar
tunç 2019-06-18 13:33:17

i̇mam hatipli olarak 2012 yılından beri haksızlığa uğruyorum.ailece çekiyoruz.suçum neymiş? torpile şiddetle karşı olmakmış.i̇ltiması günah saymakmış..2012 -2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarında torpilsiz bir adım atamadık.hala...... devam.bedelini çok ağır ödetiyorlar.hiçbir dönemde olmadığı kadar bürokratların kirli zulmüne maruz kaldık.