İlim ehli şaşırttı! KURAMER'den Türkiye Gazetesi'ne sert cevap!

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi'ne bağlı Kur'an Araştırmaları Merkezi (KURAMER) ile ilgili Türkiye gazetesinde yayınlanan "KURAMER kapatılmalı!" yazısına merkezden sert cevap geldi.

İlim ehli şaşırttı! KURAMER'den Türkiye Gazetesi'ne sert cevap!

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi'ne bağlı Kur'an Araştırmaları Merkezi (KURAMER) ile ilgili Türkiye gazetesinde yayınlanan "KURAMER kapatılmalı!" yazısına merkezden sert cevap geldi.

22 Şubat 2020 Cumartesi 13:08
İlim ehli şaşırttı! KURAMER'den Türkiye Gazetesi'ne sert cevap!
banner310

KURAMER, Türkiye gazetesi yazarının merkezi hedef gösteren bugünkü yazısına sert cevap verdi. 'Kamuoyuna duyuru' başlığı ile yapılan açıklamada, grubun KURAMER'i hedef göstermesinin, grubun dini düşünce hayatını kendi istekleri doğrultusunda şekilledirme çabasu olduğu belirtilerek "KURAMER'i kötü niyetli, yanlış ve yanıltıcı bilgilerle hedef tahtasına koyan söz konusu grubu milletimizin sağduyusuna ve kendi kirli tarihlerinin tanıklığına havale ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz" denildi.

CEHALET VE KÖTÜ NİYET!

KURAMER'den yapılan açıklama şöyle:

Dini cemaat kisvesi altında yıllardır halkın inanç ve duygularını da istismar ederek yürüttükleri finansal ve ticari operasyonlarla on binlerce kişiyi zarara uğratan bir grubun, dini düşünce hayatını da kendi cehalet ve kötü niyetlerinin aleti yapma çabası sergiledikleri ve bu çerçevede KURAMER'i hedef tahtasına koydukları görülmektedir.

KURAMER'in ilmi faaliyetleri hakkında sağlıklı bilgi edinmek isteyenler bugüne kadar yüzü aşkın ilim adamının katkısıyla yayımladığımız 40'ın üzerindeki araştırma eserlerine bakabilirler. Ancak bu eserlerden sınırlı ifadeleri bağlamlarından ve maksatlarından kopararak kastedilenin tamamen tersine iddialara malzeme yapanların, yazılanları anlama çabasından çok KURAMER'i mahküm etme niyetiyle hareket ettikleri açıktır. KURAMER bütün ilmi çalışmalarını belli bir fikrin savunuculuğunu yapmaktan çok farklı fikirlerin kendilerini ifade edebilecekleri bir platform oluşturma düşüncesiyle yürütmektedir. Bu fikirlerin iyi niyetle ve ilmi ölçüler çerçevesinde tartışılması ve hatta eleştirilmesinden de herhangi bir rahatsızlık duymamaktadır.

DİYANET'İN KATKISI YOK

Bu vesileyle söz konusu grubun da sık sık dillendirdiği asılsız bir iddiayı da düzeltmek isteriz. KURAMER bütün faaliyetlerini, iddia edilenin aksine T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı veya Diyanet Vakfı'nın hiçbir katkısı olmaksızın kendi mali imkanlarıyla yürütmektedir.

KURAMER'in ilmi çalışmaları ve mali yapısı hakkında söz konusu grubun da içinde olduğu çeşitli çevreler tarafından sıkça dile getirilen iftira, itham ve saptırmaların kendi gruplarının ekonomik çıkarlarını dini değerlerin arkasına saklama, düşünce ve inançlar üzerinde tahakküm oluşturma çabasının bir ürünü olduğu kamuoyu tarafından çok iyi bilinmektedir.

KURAMER'i kötü niyetli, yanlış ve yanıltıcı bilgilerle hedef tahtasına koyan söz konusu grubu milletimizin sağduyusuna ve kendi kirli tarihlerinin tanıklığına havale ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

NE OLMUŞTU?

Ehli Sünnet maskesiyle İslam dinini dejenere edip tasavvuf/tarikat yapılanmasıyla İslam ümmetini parçalayan hurafe ehlinin kendi iğrenç tuzaklarına düşmemesi nedeniyle Diyanet, İlahiyat ve İmam Hatip karşıtı söylem ve eylemlerinde son iki yılda gözle görülür bir artış yaşanıyor.

Diyanet'i ve İlahiyatları yıpratma adına 15 Temmuz'dan sonra Kutlu Doğum Haftası'nı FETÖ icadı olarak niteleyip Prof. Dr. Mehmet Görmez üzerinden Diyanet'e saldırı başlatan İsmailağa ve Işıkçılar denen hurafeci iki grubun operasyonu arzuları doğrultusunda başarılı olmuştu.

İki grubun saldırılarına cevaben Eski Diyanet İşleri Başkanları, Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri, seçkin alimler ile pekçok müftünün de katılımıyla yapılan Diyanet Genişletilmiş İstişare Kurulu'nun almış olduğu karar doğrultusunda Kutlu Doğum Haftası'nın adının "Sireti Nebi" olarak değiştirilmesi benimsenmiş ve haftanın da yapılageldiği şekliyle Nisan ayına sabitlenmesi kararlaştırılmıştı.

AK Parti iktidarı bu karar karşısında, "Alimlerimizin aldığı istişari karara saygı duyuyoruz. Kamuoyundan da saygı bekliyoruz." demek yerine Prof. Dr. Mehmet Görmez'in yerine atadığı ali erbaş ile ilim ehlini pas geçip Kutlu Doğum Haftası'nı oluşturulan kamuoyunun isteği doğrultusunda Mevlid Kandili'ne aldırmıştı. 

Hatırlanacağı üzere hain Fetullah Gülen'i 17-25 Aralık sürecinde tüm tasavvufçu/hurafe ehli "EHLİ SÜNNET ALİM" deyip sahiplenirken Prof. Dr. Mehmet Görmez dinler arası diyalog karşıtı söylemlerinin bedeli kendisine ödettirilmek istenircesine FETÖcü ilan edilmiş iktidar ise bu saldırıya sessiz kalmakla seyirci kalmıştı. Ne ilginçtir ki Prof. Dr. Mehmet Görmez'i tek bir belge dahi göstermeksizin FETÖ'cü ilan eden hurafeciler ünvanlarının tamamını FETÖ'nün üniversitelerinde tamamlayan ve FETÖ'nün organizasyonlarının aranılan adamı olan zatı muhtereme ise tek kelime etmemişlerdi.

AK Parti'nin eleştirilen bu tutumu sonucunda Diyanet ve İlahiyat camiasına karşı başarı elde etmenin sevinciyle çığrından çıkan tarikatlar, gizliden gizliden yürüttükleri sinsi düşmanlığı o günden sonra açık edip buldukları her platformda Diyanet, İlahiyat ve bağlı kuruluşlarına saldırıya geçmişlerdi.

Son saldırı sahih İslam'ın ve özgür düşüncenin savunucusu İlahiyat'ın bağlı özel kuruluşlarından KURAMER'e "KURAMER kapatılmalı" başlıklı yazıyla Türkiye Gazetesi'nce gerçekleştirilmişti.

TARİHE GEÇECEK İLK CEVAP!

Bu yazıya cevap İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi'ne bağlı Kur'an Araştırmaları Merkezi (KURAMER)'den geldi. İlim ehli İlahiyatçılardan tarikatlara tepki olması yönüyle bu cevap tarihe geçecek ilk tepkidir. Bu güne kadar her saldırı karşısında suskun kalan ilim ehli nihayet kabuğunu kırıp İslam alimine yaraşır ve yakışır şekilde dini dejenere edenlere kurumsal olarak cevap verebildi.

Daha önce şahıs nezdinde Diyanet camiasından ilk kez Prof. Dr. Mehmet Görmez, tarikatçıların yalan ve iftiralarına karşı "Gırtlağına kadar bidat ve hurafeye bulanmış düşünce.." tanımlamasıyla ehli hurafeye tepkisini dile getirmişti. Ne yazık ki Prof. Görmez, Diyanet ve ilahiyat camiasınca sahiplenilmemiş yalnız bırakılmıştı. Teşkilatsız ve kendi halinde ortak tepki verme iradesinden yoksun eğitim hayatına devam eden İlahiyat camiası, Genişletilmiş İstişari Kurul kararına uymaması nedeniyle AK Parti'ye tepki koymamasının bedelini Diyanet'in dibe vurması ve her platformda susturulmak ve aşağılanmakla ağır bir şekilde ödedi.

Genişletilmiş İstişari Kurul kararını görmezden gelip alimleri pas geçen siyasi kanada karşı ortak bir bildiri ile cevap vermesi gereken İlahiyatçıların suskunluğu karşısında KURAMER'in geç de olsa kendini savunma adına verdiği bu cevap elbette oldukça anlamlı...

Son Güncelleme: 22.02.2020 18:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
lokman çiçek 2020-02-22 17:33:21

dinihaber adaletin kılıcı gibisin. umarım bu halin hiç bozulmaz. o günlerde en güçlü iki cemaate karşı ilahiyat ve diyaneti savundunuz ama yalnız bırakıldınız. müslümanlar kime sahip çıktı ki. müslümanlar sadece seyreder. dinihaberden sonra gerçekten ilk defa huarafeciler karşısında bir kurum kendini savunuyor. tebrikler kuramer

Avatar
Sinan 2020-02-22 14:52:56

Sapık tarikatlara, kirli pis işlerine alkış tutanlara her kese lanet olsun. Özellikle devleti yöneten siyasi erk çok daha dikkatli olmalı. Geçmişte yaşanan fetö ihanetinden ders alınmamış gözüküyor. Fetö ün en üst organizasyonunda görev yaptığı belki olan biri nadıl okurda bu kurumun başına getirilir?
Komuoyu cevap bekliyor. Sukuneti edebindendir. Asla cehaletinden değildir.

Avatar
alpaslan 2020-02-26 01:03:45

iyi ki varsınız dinihaber

banner312

banner298