İslam Birliği kurulması talebi İYİ Parti'yi rahatsız etti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğinden dün istifa eden Adnan Tanrıverdi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) kongresinde ayrı bir anayasası, yönetim şekli, askeri gücü, yargısı, başkenti, bayrağı, dili olan “İslam Devletler Birliği” kurulması önerisi İYİ Parti'yi rahatsız etti

İslam Birliği kurulması talebi İYİ Parti'yi rahatsız etti

Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğinden dün istifa eden Adnan Tanrıverdi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği’nin (ASSAM) kongresinde ayrı bir anayasası, yönetim şekli, askeri gücü, yargısı, başkenti, bayrağı, dili olan “İslam Devletler Birliği” kurulması önerisi İYİ Parti'yi rahatsız etti

11 Ocak 2020 Cumartesi 17:21
İslam Birliği kurulması talebi İYİ Parti'yi rahatsız etti
banner310

ASSAM tarafından organize edilen “3. Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi” 19-20 Aralık’ta gerçekleştirildi. İYİ Partili Öztürk’ün paylaştığı bilgi ve belgelere göre, açılış konuşmasını yapan Adnan Tanrıverdi, kongrenin THY, MKEK, ASELSAN, TAİ, HAVELSAN, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bahçelievler, Beyoğlu, Esenler, Sancaktepe ve Sultangazi belediyelerinin de aralarında bulunduğu kuruluşların desteği ile yapıldığını söyledi.

Tanrıverdi kongrenin toplanış amacını, “İslam ülkelerinin ortak bir irade altında toplanması için gerekli müesseseler ve bu müesseselerin olması gereken mevzuatını tespit ederek karar vericilere bir model sunmak” olarak açıkladı. Kongrede, Asya ve Afrika kıtaları “ASRİKA” olarak tanımlandı.

Tanrıverdi konuşmasında 1. ve 2. kongrelerde alınan kararlara dikkat çekti. Tanrıverdi’nin açıklamasına göre, 2017'de gerçekleştirilen birinci kongre sonucunda yayınlanan deklarasyonda, “Müslüman milletlerin refahı, kurdukları devletlerin güvenlik ve bekası, dünyada barışın tesisi ve idamesi, adaletin hakimiyeti ve İslam dünyasının süper güç olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmesi için Asya- Afrika “ASRİKA” coğrafyasını mihver kabul eden İslam ülkelerinin bir irade altında toplanmasının gerektiği ve bunun için de İslam ülkelerinin kabinelerinde İslam birliği bakanlıklarının ihdas edilmesinin ve acilen daimi faaliyet gösterecek İslam Ülkeleri Temsilciler Meclisi’nin kurulmasının gerekliliği” savunuldu.

'İSLAM ÜLKELERİ ANAYASASI'

Bu meclisin başlangıçta İslam ülkeleri arasındaki meselelere ve İslam ülkelerinin iç çatışmalarına çözüm getirerek “İslam Ülkeleri Kriz Yönetim Organı” gibi çalışması gerektiği, hedefinin ise “İslam ülkelerini bir irade altında toplayacak müesseseleri oluşturmak olacağı” kaydedildi. Tanrıverdi’nin konuşmasına göre yine birinci kongre sonucunda model olabilecek kapsamlı bir “ASSAM İslam Birliği Anayasası” da hazırlandı. Bu anayasa “İslam Ülkeleri Konfederasyonu Anayasası” olarak da tanımlandı. Bu anayasaya göre devletin adı “ASRİKA (Asya-Afrika) İslam Devletler Birliği.” Yine bu anayasaya göre bu birlik “konfederal Cumhuriyet” olarak tanımlandı.

İslam Devletler Birliği’nde “kuvvetler ayrılığı sistemi uygulanacağı ve başkanlık sistemi ile yönetileceği” belirtildi. Bu devletin başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olarak ifade ediliyor. Bayrak ise, “şekli kanunla belirlenen kırmızı-yeşil zemin üzerine beyaz ay ve milli devlet sayısı kadar yıldızlı bayrak” olarak ifade ediliyor. Tanrıverdi, ASSAM’ın hazırladığı model anayasa ile İslam birliğinin tamamlanabilmesi için bir yol haritası çizdiğini ve 4 safhada İslam ülkelerinin bir irade altında birleşebileceklerine dikkat çekti.

Buna göre, 3. sahfada “Bölgesel İslam Ülkeleri Konfederasyonlarının” tamamlanması, ardından bunların merkezi yönetimleri güçlendirilerek federasyonlara dönüştürülmesi ve her federasyonun “İslam Ülkeleri Konfederasyonuna” bağlanması öngörülüyor.

'ORTAK İSLAM BİRLİĞİ KURULMALI'

4. ve son safhada, “merkezi müşterek iradenin İslam Ülkeleri Konfederasyonu Parlamentosu’nda, bölgesel oluşumların müşterek iradelerinin de ‘Bölgesel İslam Ülkeleri Federasyon Parlamentoları’nda temsil edilmesi” öneriliyor. Parlamentolara bağlı icra organlarının oluşturulması, bunların kontrolünde “adalet divanları” ve bu divanların kararlarının uygulanmasını sağlayacak “Ani Müdahale Kuvvetleri” kurulması öngörülüyor. “Asayiş ve iç güvenlik” için teşkilatlanma yapılması isteniyor. Ceza mahkemelerinden oluşan yargı sistemi kurulacağı dile getiriliyor. Yine Tanrıverdi’nin konuşmasına göre 2018 yılında gerçekleştirilen ikinci kongrede de, İslam ülkeleri arasında “gümrük birliği, ortak pazar, para birliği, ticaret bölgeler” kurulması öneriliyor. Aralık ayında yapılan 3. kongreden bahsedilirken de sure ve ayetlere yer verilerek aynen şöyle deniliyor: 

“En’am Suresi - 60. Ayet Meali. Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın. Ki bunlarla Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer (gizli şer ve nifak odaklarını) korkutasınız (ve caydırıcılık gücüne sahip olasınız. Bu konuda cimrilik ve tedbirsizlik yapmayasınız). Allah yolunda (cihad uğrunda ve milli savunma amacıyla) her ne harcarsanız, (nasıl bir katkı sunarsanız, o ahirette) size tam olarak ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” 

Tanrıverdi konuşmasında, İslam ülkelerinin savunma gücüne de yer verdi. Buna göre, İslam dünyası, dünyada tank (28 bin 760), zırhlı araç (84 bin 63), top (26 bin 184) ve savaş gemisi sayısında (2 bin 577) birinci sırada yer alıyor. Savaş uçağı (10 bin 986) ve helikopter sayısında (3 bin 937) da ABD’den sonra ikinci sırada bulunuyor. Konuşmada İslam dünyasının “süper güç” konumuna ulaşabileceğine dikkat çekiliyor. Harp silah, araç ve gereçler ile yedek parça ve her cins mühimmat için kadro ve stok seviyelerinin belirlenerek, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için dağıtım sistemi kurulması öneriliyor. 

İYİ PARTİLİ ÖZTÜRK MECLİS'E TAŞIDI

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle Meclis gündemine de taşıdı. Öztürk, bu konferanslar için İçişleri Bakanlığı’ndan izin alınıp alınmadığı; inceleme, soruşturma başlatılıp başlatılmadığı; “şeri hükümlere uygun ASRİKA ülkesi konfederasyonu ve anayasa modeli oluşturulmasına yönelik faliyetlerin” devamı niteliğindeki 3. konferansa neden izin verildiği; kamu kurumlarının derneğe ne kadar katkı yaptıkları; Diyanet İşleri Başkanı’nın bu toplantıya neden katıldığı hakkında bilgi istedi. Öztürk, “Sayın Cumhurbaşkanı, ASSAM’ın bu faaliyetleri konusunda uyarılmamış mıdır? Sayın Cumhurbaşkanının, bu görüşlere sahip bir kişiyi Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi olarak görevlendirmesi ne anlama gelmektedir?” sorularını da yöneltti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver 2020-01-14 08:40:36

kurulmuş olan birliğin daha yeni farkına varıp yokmuş gibi yeni teklif edenlerin danışman olduğu verilen maaş,imkanlara acıyorum.biz bunu 1996-97 yılından beri biliyor,mevcut yönetim de biliyor ama batıl refaransı olduğundan islam refaransına,birliğine,gücüne yönelen olmadığı gibi hiç bir çalışmada yapılmadı.asıl acizlikte bir batıl politik önemseyenin tepkisinden çekinip,mahalle,medya algısına tahammül edemeyip isitifa edilmesi değil mi.?seref malkoç neler söyledi ama kimse baskıda,medya da,politacılarda aynı zihniyeti taşıdığından belki de yerini daha sağlamlaştırdı.kendine güvenemeyenlerin kimseye faydası olmaz.

Avatar
alper 2020-01-12 05:10:11

yasin harbi denyoymuşsun

Avatar
Yüksel Öztürk 2020-01-12 09:08:46

Kâfirlerin ve münafıkların en büyük korkusu müslümanların birlik olmasıdır. İslâm birliği dağıldıktan sonra müslümanlar kavga-dövüş hâline getirildi. Kardeşliği vahdet-i unuttuk. Rabbim sonumuzu hayırlı eylesin inşAllah

Misafir Avatar
pirifani 2020-01-12 12:28:22 @Yüksel Öztürk

devam ediyor:sahsen size bilmem ama sizin gibi dusunenlerin cogu yapmak icin degil yikmak icin birlik olma hayalleri kuruyor.bundan dolayidir ki avustralyadaki orman yanginina da herhangi bir ucak kazasina da sevinip bu sevinclerini utanmadan paylasanlarimiz pek cok.zihniyet su biz duzelemeyecegimze gore onlar batsin.yazanimiz cizenimiz konusanimiz cok ama yasadigi cagi anlayip sorunlari cozebilecek alternatifler gelistirebilenler neredeyse yok denecek kadar az.onlar da konusturulmuyor dinlenmiyor ve dinletilmiyor.sanli ecdad bir zamanlar soyleydik birlesirsek soyle oluruz hayalleriyle insanlarimiz mutlu ruyali uykulara yatiriliyor da kimse uyutuldugunun farkina bile varamiyor.hz omer deprem olan bir beldede tekrar ederse burada iskani yasaklarim demesine ragmen etrafinda omerler gormek isteyenler turkiyenin herseyini deprem bolgesinde insa ediyorlar.istanbul ve cevresi mumkun oldugunca tahliye edilmeli ve ic anadolu bolgesine sanayi sehirleri kurulmalidir.apartmanlar koyu sehir yapmaz

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
pirifani 2020-01-12 12:17:01 @Yüksel Öztürk

kliselesmis ezberler uzerinden konusuyorsunuz.islam birligi ne zaman var oldu? olmayacak duaya amin diyorsunuz.birlik ancak zorla saglanir,bunun da kimseye faydasi olmaz.japonlar kimle birlik oldular?ya kore?ya hindistan?onlar birlik olmadan birsey oldular biz birsey olmadan birlik olursak birsey mi olacagimizi zannediyorsiniz? birlik olmak birisinin veya birilerinin bas olmasini gerektirir ki bunu kimse kabul etmez,ancak zorla ki bu da sihhatli ve uzun omurlu olmaz.eger politikacilarimiz kendilerini ilgilendirmeyen isleri birakip kendilerine dusen isleri yapmak icin gayret sarfederlerse islam ulkeleri birlik olmadan da bir sey olurlar ve kendilerine gelen oz guvenle birlik ve beraberlik dogal olarak olusur.muslumanlar her zaman kavga dovus ettiler.ilk halifenin secilmesinden ridde savaslarina hz osmanin oldurulmesinden muavviyeye endulusten hindistana anadoluya k afrikaya muslumanlar her daim kavga ettiler yani degisen bir durum yok.devam edecek..

Beğenmedim! (1)

banner312

banner298