Kaybettiğimizi kim demiş, kim görmüş "Biz kaybetmedik!"

AK Parti tabanı bir kelimede olsa değişim hususunda AK Parti'den gelecek bir sinyal ile muarızlara parti eski güçlü ve adil günlerine dönüyor mesajı beklerken her gelen "duymadık, görmedik, bilmiyoruz" türünden açıklamalar tabanda büyük rahatsızlık meydana getirdi. Akif Beki bu durumu kaleme alırken değişim beklenilen bürokratlar dururken Merkez Bankası'nın müdürünün görevden alınmasıyla Ekonomi cephesinde aileden olan bakanı koruma adına millete aksi yönde cevap verildiğini yazdı. İşte o yazı:

Kaybettiğimizi kim demiş, kim görmüş "Biz kaybetmedik!"

AK Parti tabanı bir kelimede olsa değişim hususunda AK Parti'den gelecek bir sinyal ile muarızlara parti eski güçlü ve adil günlerine dönüyor mesajı beklerken her gelen "duymadık, görmedik, bilmiyoruz" türünden açıklamalar tabanda büyük rahatsızlık meydana getirdi. Akif Beki bu durumu kaleme alırken değişim beklenilen bürokratlar dururken Merkez Bankası'nın müdürünün görevden alınmasıyla Ekonomi cephesinde aileden olan bakanı koruma adına millete aksi yönde cevap verildiğini yazdı. İşte o yazı:

11 Temmuz 2019 Perşembe 10:06
Kaybettiğimizi kim demiş, kim görmüş "Biz kaybetmedik!"
banner310

AK Parti liderliğinin seçim sonuçlarına nasıl tepki vereceği içeride ve dışarıda merakla bekleniyordu, orası artık kesinleşti; yenilgi üstlenilmeyecek...

Halk arasında ‘sonuna kadar inkar’ olarak da bilinen meşhur politika izlenecek. ‘Kim demiş bendim diye, o yenilen aslında ben değilim, karıştırıyor olmalısınız, başkasına benzettiniz herhalde, hayal görmüş olmayasınız’ şeklinde uzayıp giden klasik savunma argümanları, siyasete uyarlanıyor.

Hala bir umutla yenilgi itirafı bekleyenler, yanıldı.

Yapılan hataların yol açtığı bir yenilgiyi kabul etmek yerine, gerçekte kaybetmediğini, kazanan tarafın kendisi olduğunu kabul ettirmeye çalışma stratejisi yürürlüğe sokuldu bile.

Geriye, inandırmak kalıyor. ‘Kalan sağlar bizimdir’ prensibi tıkır tıkır işletilecek. İnanma güçlüğü çekenlere kendini çek etme çağrıları başladı. Hataların telafisini isteyen, çürüme arayan, kendi iman tahtası sağlam mı, ona bakacak.

Parti politikalarının doğruluğunu sorgulayanlar, isabetli kararlar alındığından tereddüde düşenler, sisteme inancı zayıflayanlar din düşmanlarının değirmenine su taşıyıp taşımadıklarından şüphe ettirilecek.

Yoksa; siyasette yol ayrımına gelenler ‘ümmeti parçalama, din kardeşliğine zarar verme, fitne çıkarma’ gibi ithamlarla karşılanır mıydı?

Değilse; işlevsizleşen kurulları çalıştırarak, devre dışı kalan ortak akla müracaat ederek düzeltme, toparlama taleplerine, tıkanan ve aksayan taraflarını düzelterek sistemi daha da hızlandırma vaadiyle cevap verilir miydi?

Sanki bürokrasideki tıkanma, hala tek elde toplanmamış birtakım yetkilerin varlığından kaynaklanıyor. Sağda solda unutulmuş bu inisiyatif kırıntıları da tek elde toplanınca devlette tek başlılık, dört başı mamur hale gelecek. Devlet içinde devlet olurmuş gibi politbürodan bağımsız, otonom, başına buyruk takılma heveslisi hiçbir karar organına, derebeyi özentisi hiçbir yetkili daireye göz yumulmayacak.

En alttaki birime kadar küçük, büyük demeden hepsi merkezi idarenin çelik çekirdeğine bağlanacak. Sorunlar da bu sayede ayak üstü şipşak mükemmel çözüme kavuşturulacak. Sistemin işleri yavaşlattığı, yukarıya sormadan rutin kararların bile alınamadığı, bütün yolların en tepeye çıktığı, oralara ulaşan bir kanal bulunamadan günlük sıkıntıların bile aşılamadığı şikayetleri böylece giderilecek. Ve halkın aşırı merkeziyetçi işleyişten artan hoşnutsuzluk ve eleştirileri, merkezileşmeyi daha da güçlendiren bu destek ve imkanla ortadan kaldırılmış olacak...

Gidişatı beğenmeyip ileri geri konuşan, hatta ‘ben yokum’ diyerek bu sistemin dışına çıkan, değişim ve yenilik diye tutturan bozgunculara gelince... Kendileri düşünsün, ümmetin birliğine ihanet etme sorumluluğuyla baş başa bırakılacaklar.

Sanki Hz. Peygamber’den sonra birliği hiç bozulmamış da şimdi ayrılanlar ayrı parti kurarsa ümmet bölünecek, varlığı tehlikeye atılacak.

Merkez Bankası tasarrufuyla, siyasi otoritenin seçimden güç kaybederek çıktığını vehmeden gafillere gereken mesaj verildi. ‘Otorite tüm gücüyle yerinde, kimse de şu ya da bu güvenceyle ondan bağımsız ve dokunulmaz değil’ mesajı...

‘Revizyon bekleyenler gider revize edilecekler yine kalır, kimse kafasına göre seçim kaybından sorumlu görüp politbüro aktörlerine saygıda kusur etmesin’ mesajı da üste bonus...

Ola ki ümmetin uçaktaki mesaj taşıyıcı evlatları deşifrede zorlanır diye benden mütevazı bir katkı, kabul buyursunlar.

Akif Beki / Karar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2019-07-11 12:04:33

tanzimlerden alisveris yapmadigi icin olabilir mi acaba?