Mustafa Çağrıcı, İslam ümmetinin ahlak sorunu ve sonuçlarını yazdı

İnsanoğlu ahlâka ve onun en zaruri unsurlarının kurallara dönüşmüş, somut yaptırımlarla desteklenmiş şekli olan hukuka muhtaçtır; devlet ve hukuk buradan doğmuştur.

Mustafa Çağrıcı, İslam ümmetinin ahlak sorunu ve sonuçlarını yazdı

İnsanoğlu ahlâka ve onun en zaruri unsurlarının kurallara dönüşmüş, somut yaptırımlarla desteklenmiş şekli olan hukuka muhtaçtır; devlet ve hukuk buradan doğmuştur.

13 Şubat 2019 Çarşamba 13:35
Mustafa Çağrıcı, İslam ümmetinin ahlak sorunu ve sonuçlarını yazdı
banner310

İnsanlar birbirlerini değerlendirirken umumiyetle önce karşıdakinin ahlakına bakarlar. Zira Hz. Peygamber’den itibaren bizim kültürümüzde de ahlak en yalın olarak “iyi geçimli, hakka hukuka saygılı olma” şeklinde tanımlanmış; dolayısıyla “Ne kadar ahlaklıysan o kadar insansın” diye düşünülmüştür.

(İnsanı “sosyal bir varlık” olarak tanımladı diye Mısırlı âlim Reşid Rıza’yı pozitivist Durkheim’in yanına koyan meslektaşıma hatırlatmak isterim:) Aralarında Fârâbî (ö. 950), Ebû Hayyân et-Tevhîdî, Gazâlî, Râgıb el-Isfahânî, Râzî gibi en büyüklerin de bulunduğu ilim ve fikir adamlarımız, “İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır” (el-İnsânu medeniyyun bi’t-tab‘i) cümlesini sıklıkla tekrar etmişlerdir. Sadece Râzî’den üç cümle: “İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. İhtiyaçlarını ancak hemcinsleriyle bir araya toplanarak (ictimâ) karşılayabilir. Onların her biri bir meslekle uğraşır ve bu sayede hepsinin ihtiyaçları karşılanmış olur” (Tefsir, Beyrut 2000, 29/211). 

***

İnsanoğlu ahlâka ve onun en zaruri unsurlarının kurallara dönüşmüş, somut yaptırımlarla desteklenmiş şekli olan hukuka muhtaçtır; devlet ve hukuk buradan doğmuştur. Bugün de dünya meselelerinin tamamına yakınının ahlakla ilgili olduğunu görüyoruz: Hak ihlalleri, savaşlar, işgaller, katliamlar, sömürüler, açlık ve yoksulluk, çevre sorunları, terör, vs…

Modern ulaşım, iletişim ve bilişim ağı nedeniyle dünya küçüldükçe sorunlar küreselleşmekte, bu da insanlığı şimdiye kadar gördüklerinden, bildiklerinden farklı kötülük ve zarar riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bütün bunların nedeniyse ta Kabil ve Hâbil’den beri aynıdır: İnsanoğlunun bencil ve çatışmacı içgüdüleri. Yüce Rabbimiz yeryüzünde bir halife (insan) yaratacağını bildirince melekler “…Orada fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” demişlerdi (Kur’an, 2/30-33). Hikâye uzun… Ogün bugün insanoğlu hem birbirine destek oluyor hem birbirini boğuyor.

Neden ahlak? Çünkü kötülükler bitmiyor; çünkü insanoğlunun bilhassa iki yıkıcı tutkusu, hubbu’l-câh (makam/yönetme tutkusu) ve hubbu’l-mâl (mal/sömürme tutkusu) aklını ve vicdanını esir alıyor. İşte dünyayı yangın yerine, soygun yerine çeviren bu tutkulardır. Bu tutkular yüzündendir ki, iki metre kabre sığan insan dünyaya sığmıyor; zenginleştikçe yoksullaşıyor, hükmettikçe köleleşiyor. Zamanımızda yılda on milyon insan açlıktan ölüyor. Daha da öldürmek için her yıl 1.7 trilyon dolar harcanıyor.


***

İslâm, Allah’ın insanlığa son ve ebedi mesajı, âmennâ.. O zaman İslâm’ın böyle bir dünyaya söyleyecek sözü olmalıdır. Elbette var; ama bu çağın dilini, talep ve ihtiyaçlarını bilip anlayacak, İslâm’ın sözünü bu çağa sunacak ulemanın olması gerekiyor. Tıpkı o sözü kendi çağına sunan Gazâlî (ö. m. 1111) gibi:

“Kimi insanlar mallarını peş peşe hacca giderek harcıyorlar; ama komşularının açlığını umursamıyorlar. (Hz. Peygamber’in en yakınlarından, Kur’an âlimi) Abdullah b. Mes’ud şöyle demişti: ‘Öyle bir zaman gelecek ki sebepsiz hacca gidenler çoğalacak. Yolculukları kolaylaşacak, ancak sevaptan mahrum olarak dönecekler.’ Bişr b. Hâris (ö. m. 841), hacca niyet edip kendisiyle vedalaşmak ve tavsiyesini almak için gelen birine sorar:

-Yanına ne kadar para alıyorsun?

-2000 dirhem.

-Hacca niçin gidiyorsun..?

-Allah’ın rızasını kazanmak için.

-Allah’ın rızasını evinde oturarak… kazanmak ister misin?

-İsterim.

-O zaman git, 2000 dirhemi şu on kişiye paylaştır: Borçluya ver, borcunu ödesin; yoksula ver, sıkıntısını gidersin; ailesi kalabalık olana ver, çocuklarını doyursun; yetimi olana ver, eli rahatlasın… Paranı muhtaçlara dağıtıp gönülleri sevindirmen, farz olanın dışındaki yüz hacdan daha hayırlıdır” (İhyâ, Kahire 1332, III, 409).

(ADMİNİN NOTU: Mustafa Çağrıcı'nın tasavvuf erbabından alıntıladığı son bölüme katılmak mümkün değil. İlk kez hacca gidenden ziyade ikinci ve üçüncü kez hacca veya umreye gidenlere bu örnek verilebilir. Ümmetin fakirleri bitse bile ahmakları bitmeyip ahmaklıktan birileri zoraki fakir kalabileceğine göre hacca gitmek için fakirlerin bitmesini bekleyen ümmetin hacca gitmesi neredeyse hayal gibi bir durumu ortaya koyacaktır.)

Mustafa Çağrıcı / Karar

Son Güncelleme: 13.02.2019 18:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
harbiden 2019-02-14 10:16:13

Allah mustafa cagrici hoca dan razi olsun , muhtesem bir yazi. okuyup tekrar okumak lazim. insan ' ahlak' devlet' ibadet ve insanlara yol gosterecek ulemayi tarif ve tavsiye...

Avatar
Enes 2019-02-13 14:47:22

Nureddin yıldız, ihsan şenocak, muhammed emin yıldırım, Osman Nuri topbaş, saffet bakırcı, Mehmet Emin Saraç, salih Ekinci.. Ve daha çokları. Bence herkes evine dönsün çocuklarını eşini korusun onları yetiştirsin..

Avatar
pirifani 2019-02-13 18:20:28

hacca gitmek isteyenleri caydiran mutasavviflar tasavvuf literaturunde oldukca coktur.yazarin ihyadan verdigi ornek de bunlardan biridir.hacca gitmis birine boyle bir uyari yapilabilse de ilk defa hacca gidenler..... gunumuzde turbe turbe gezdiren kuduse umreye goturen cemaat mensublari bu uyarilari dikkate alabilirler.

Avatar
Ihsan 2019-02-14 11:56:01

din ve devlet işlerinin birliği bozulmuştur hadise bu çağrın boş