Özdağ'dan Erdoğan ve AK Parti'ye sert uyarı: 28 Şubat'ı tersinden yaşıyoruz

AKP’nin eski Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ sosyal medya hesabından çarpıcı açıklamalar yaptı... Özdağ haklı! Herkesin bir örneği olduğu gibi dinihaberler olarak biz de Erdoğan'ın atadığı FETÖ'cü bürokratça PKK/FETÖ/DEAŞ/TARİKATLARLA mücadele etmemizin bedelini 4 kez anasayfadan kapatılmakla ödedik. Katolog suçu kapsamında yayın yapmamamıza rağmen FETÖ'nün 134 dava açtığı bir site FETÖ'ce AK Parti döneminde cezalandırılıyor. Bir imam 15 Temmuz'da ilk ezanı okudu diye, AK Parti'nin atadığı FETÖ'cü bürokratça hiçbir sosyal medya hesabı olmamasına rağmen CHP aleyhinde paylaşım yaptı diye meslekten ihraç ediliyor. Daha neler neler...

Özdağ'dan Erdoğan ve AK Parti'ye sert uyarı: 28 Şubat'ı tersinden yaşıyoruz

AKP’nin eski Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ sosyal medya hesabından çarpıcı açıklamalar yaptı... Özdağ haklı! Herkesin bir örneği olduğu gibi dinihaberler olarak biz de Erdoğan'ın atadığı FETÖ'cü bürokratça PKK/FETÖ/DEAŞ/TARİKATLARLA mücadele etmemizin bedelini 4 kez anasayfadan kapatılmakla ödedik. Katolog suçu kapsamında yayın yapmamamıza rağmen FETÖ'nün 134 dava açtığı bir site FETÖ'ce AK Parti döneminde cezalandırılıyor. Bir imam 15 Temmuz'da ilk ezanı okudu diye, AK Parti'nin atadığı FETÖ'cü bürokratça hiçbir sosyal medya hesabı olmamasına rağmen CHP aleyhinde paylaşım yaptı diye meslekten ihraç ediliyor. Daha neler neler...

14 Şubat 2019 Perşembe 12:22
Özdağ'dan Erdoğan ve AK Parti'ye sert uyarı: 28 Şubat'ı tersinden yaşıyoruz
banner310

AK Parti’nin eski Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ sosyal medya hesabından çarpıcı açıklamalar yaptı.

Özdağ, Türkiye’de siyasi partilerin kışlaya döndüğünü üyelerinin de asker gibi görüldüğünü belirtirken “28 Şubat bize baskı siyasetinin ne kadar kötü olduğunu göstermişti,  o tecrübe bize en demokrat, en özgür, en insan haklarına saygılı düzeni kurdurmayı sağlamalıydı. Ama 28 Şubat tersinden tekrar edildi” ifadelerini paylaştı.

İşte sırasıyla Özdağ’ın Twitter’dan yaptığı o açıklamalar:

“İktidarların vazifesi mazeret üretmek değildir. Sorumlu siyaset bir problem ortaya çıktığında nerede hata yaptık diye düşünür. Batı'da böyledir. Bizde siyasetçi kendini la yüsel görür, kendine hata, kusur yakıştırmaz.

Nerede hata yaptım yerine bize komplo kurdular diyerek sorumluluğu görünmez odaklara yükler. Bu zihniyet biçimi aslında sorun çözmekten kaçma biçimidir. Problem çözücü değil, problem biriktiricidir. Geldiğimiz noktanın birinci, belki de biricik sebebi budur!

Ne yazık ki parti sistemimiz doğruları konuşmaya el vermez, özgür düşünmeye kapalıdır. Biraz şahsiyet belirtisi gösteren kendini kapı önünde bulur. Partiler kışla gibi, mensupları asker gibi görülür. En azından liderlerin beklediği parti ve partili tipi budur.


Bu da siyasetçinin her geçen gün profilinin düşmesine neden olur. Ortada kalite olmayınca da siyasetçi çözüme değil dalkavukluğa yönelir.

Türkiye son otuz yılda büyük tecrübeler yaşadı. 28 Şubat'ta toplumun bir kesimi ezildi. Vatandaşın kararlılığı 28 Şubat'ı püskürttü. Ardından o günün mağdurları iktidar oldu. Bu defa toplumun başka kesimleri mağdur edilmeye başlandı. Hâlbuki ders alınmalı değil miydi?

28 Şubat bize baskı siyasetinin ne kadar kötü olduğunu göstermişti,  o tecrübe bize en demokrat, en özgür, en insan haklarına saygılı düzeni kurdurmayı sağlamalıydı. Ama 28 Şubat tersinden tekrar edildi.

Şimdi toplumun sağındakiler de solundakiler de aynı tecrübeye sahipler, hep beraber demokrasiden uzaklaşmanın, farklılıklara hoş görü göstermemenin, siyaseti hukukun üstüne çıkarmanın bize hangi acılar yaşattığını biliyoruz. Hepimiz aynı cendereden geçtik.

Hepimiz aynı cendereden geçtik. Bunun bize hoşgörüyü, barış siyasetini, bir arada yaşama şuurunu öğretmesi gerekir. Farklılıklarımızla, renklerimizle, bir arada yaşamanın güzelliğini görmemiz gerekir.

Avrupa demokrasiye mezhep savaşlarının bıraktığı büyük acı tortuları ile geldi. Ötekini yok etmeye çalışanlar kendilerinin de yok olmaya başladığını gördüler. Toplum renkleri ile bir bütündür, bir rengin eksilmesi, vücudun bir parçasının eksilmesi gibidir.

Bir rengini kaybeden bir toplum sakat ve alil bir toplumdur. Laiki, anti laiki, dindarı, dindar olmayanı, milliyetçisi, liberali ile biz bir bütünüz.

Ulus olmanın yolu da farklılaştırmadan değil, farÖklılıklarımızı bütünün parçası gibi görmemizden geçer. Partiler, liderler gelip geçicidir. Kalıcı olan millettir. Vazgeçilmez olan da budur.

Bizi kabileleştiren, bizi bizle dövüştüren hiç bir siyaset meşru değildir. Kavga eden bir toplum problemlerini çözemez. Hele orada hakemlik yapabilecek bir hukuk ve yargı düzeni yoksa o ülkenin sonu felakettir.

Şu yaşadıklarımızdan siyasetten bağımsız bir yargı, din haline getirilmemiş bir parti anlayışı ve liderlere insanüstü vasıflar isnat etmeyen bir siyaset biçiminin gerekliliğini çıkaramamışsak yaşadıklarımızdan hiç ders almamışız demektir. İşte asıl felaket budur!”

Son Güncelleme: 14.02.2019 15:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman 2019-02-14 14:03:58

Şu an malesef 2025 yıldır mevcut iktidara destek vermiş Allah'ın izni ile belki de bu günlere gelmesinde önemli desteği olan bizlere hiç emeği olmadan havadan gelmiş belki de gizli fetöcü okan bürokratlar zulüm ediyor ve zarar veriyor acı ama gerçek. Bu sahte iktidar yanlılarını ve kendilerini sanki sarayın adamı gibi gösterenleri görecek kimse yok mu.

Misafir Avatar
bilgi 2019-02-16 12:07:00 @Osman

boşuna ağlamayın. başınıza gelen her musibet kendi elinizden dolayıdır ayetini hatırlayın...

Beğenmedim! (0)
Avatar
Osman 2019-02-14 15:28:57

Önceki yorumda 2025 yıldır diye yanlış yazılmış doğrusu 20-25 yildir olacak. Bir de okan yazıl iş orasida olan olacak. Yani gizli fetöcü olan. Sayın başkanımız Cumhurbaşkanımıza elbette güvenimiz tamdır. İnşAllah bizleri bunların zulmünden Allah'ın izni ile kurtarır.

Avatar
Yorumcu 2019-02-14 19:33:52

Eskiden askerler bir yola barikat veya bariyer koyar kapatırdı, şimdi de üniversiteler istediği yere bariyer koyup orayı yerleşke, site yapmak üzere kapatıyorlar.