Prof. Dr. Hayrettin Karaman nihayet gerçeği gördü

Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gün döndü dolaştı aslına rücu etti. Allah tekrar şaşırtmasın diye dua ediyoruz.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman nihayet gerçeği gördü

Prof. Dr. Hayrettin Karaman bu gün döndü dolaştı aslına rücu etti. Allah tekrar şaşırtmasın diye dua ediyoruz.

09 Mart 2019 Cumartesi 21:15
Prof. Dr. Hayrettin Karaman nihayet gerçeği gördü
banner310

Editörün Notu: Merak ediyoruz ve Prof. Karaman'dan bir an için düşünüp cevap vermesini bekliyoruz. Tasavvufçulara çektiği bağlamadan sonra kaç tarikatçı kendini alim yerine koydu, kendine inandı, kaçı kendinden etkilenip yolunu değiştirdi veya tarikatı sorguladı. Biz söyleyim: Hiççç!...

Keşke Prof. Karaman bulunduğu yerde dimdik durabilseydi kendisini sevenlerini en azından kaybetmezdi. Şu an Karaman kendisi gibi düşünenlerin güvenini kaybederken ciddiye alınmayan alimler arasına katıldı bile... Prof. Karaman ve diğer İlahiyatçılara hatırlatalım ki samimi müslümanlar yalpalayan, zikzaklar çizen, gelgitler yaşayanlara güvenleri kırıldı mı kolay kolay o ilim sahibine güvenmezler.

Prof. Karaman'ın hangi niyetle ara ara Tasavvufa bağlama çektiğini bilmiyoruz ama Bakara 120'de Hristiyan ve Yahudilerden için "Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır." ayetinin bu gün tasavvuf erbabı için de geçerli olduğunu kabul etmek gerekir. Yani Prof. Karaman onların tasavvuf batıl dinine girip bu ilmiyle onların cahil gavslarına mürid olmadıkça istediği kadar "İmamı Rabbani" konulu kitap yazıp tarikatçılara övgüler yapsın, kendisinden razı olmayacaklarını artık görmesi lazım. Prof. bu ilmiyle okuma yazması bile olmayan Menzil'in gavsına bağlansın veya Cübbeli Ahmet'e mürid olsun. Yapacakları şu! Bu ilimle sen de fazla kibir var. İlahiyatta İslam Hukukçusu olabilirsin. Hele sofi, sen şöyle bir ahıra geç de biraz atları tımar et. Git bizim dükkanda ya işletme de temizlik yap da nefsini tezkiye edesin, der gönderirler gözden ve gönülden ırak bir yere. Bu kural tüm cemaatler için de geçerli ve bunu Prof. Karaman gibi tüm müslümanların da görmesi lazım.  

Allah'ın indirdiği dışında kendi şeyhlerini ilah edinen, Peygamberin sünnetini bırakıp kendi gavslarının sünnetine tabi olan, Allah'a değil kendi tarikatlarına çağıran, Müslümanları ayrıştıran, ilim sahiplerini takmayan, her bulduğu fırsatta ilim erbabını aşağılayan, hurafe ve bidat sahiplerini göklere çıkaran bu sapkın tasavvuf erbabı Bakara 120 kapsamında değilse kim bu kapsamda olabilir ki... Biliyoruz ki ayetler önce müslümanlara hitap eder ve müşrikler ve ehli kitaptan hareketle "Bunlar gibi olmayınız!.." denilerek ihtar edilir.

Prof. Karaman ümmetin birliğinin Ehli Kıbleyi tekfir etmemekten geçtiğini söylüyor. Amacımız, FETÖ'de olduğu gibi aldatılmış aşağıda bulunan saf vatandaşı tekfir etmek değil... Ehli Kıble'nin tekfir edilmemesi lüzumludur lakin başlı başına ümmetin birliğinin gerçekleşmesi için yeterli bir gerekçe değildir. 

Beyyine Suresi'nde olduğu gibi Allah'ın açık ayetlerinin açık bir şekilde topluma anlatılmasının yanında Peygamberi metotta olduğu gibi bu asalak grupların kaynakları ve ekabir takımının hatalarının da gözler önüne serilip tıpkı müşrik ve ehli kitabın hatalarının ortaya konulduğu gibi halkın bunlara karşı bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Tabi burada da en büyük görev Prof. Karaman gibi toplumun saydığı, sevdiği, güvendiği kişilere düşüyor. 

Hatırlanacak olursa FETÖ'nün destek verdiği Hillary Clinton'a Uşşaki Lideri Fatih Nurullah'ın "Müslümanlara çok faydası dokunacak. Allah yardımcısı olsun..." duaları hala hafızlarımıda canlılığını koruyor. Tasavvuf erbabının kendi inançlarına hizmet eden Firavun dahi olsa şefaat edip cennete sokacağını, tüm doğruluğuna rağmen Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ı da cehenneme layık görüp yaptıkları muhalefeti biliyoruz.

Lakin gelin görün ki bu gün İlahiyat camiası araştırma, okuma ve düşünme yeteneğini kaybedip kendine olan güveni de büsbütün yitirince Tasavvufçulara yalakalığı alimlik sanır oldu... ZATEN İLAHİYATÇILAR GÖREVİNİ YAPMADIĞI, ADAM GİBİ ÖĞRENCİ YETİŞTİRMEDİKLERİ İÇİN ORTALIK BU HURAFECİLERE KALDI.

Prof. Karaman kadar İlahiyatçılar iyi bilmeli ki Allah'ın dini, tasavvuf dahil adına ister fikir, ister düşünce ister ideoloji... sair tüm beşeri unsurlardan uzak bir şekilde kendini lanse eder. İslam, beşerin uydurduğu hiçbir unsurla ne yanyana, ne iç içe geçip de kendini o şekilde tanımlamaz. Ya o İslam'ı kendi kalıpları içinde tanımlarsınız ya da o kalıba katılan her ne ise o katılan şeyden olur ama İslam üzere olmazsınız...

Bu gün adı tarikatçı, nurcu, süleymancı, fetullahçı, irancı... şucu bucu olan hangi grubun İslam üzere olduğunu kim iddia edebilir. Her biri kendi çöplüğünü İslam'ın sarayı ilan eden bu nefsinin zebunu olmuş yaratıklarla hangi İslam'ın kalesinde buluşulabilir ki...

İşte Karaman'ın "Kavganın perde arkası" başlıklı o güzel yazısı:

İslam’ı doğru anlayıp uygulama amacına yönelik çalışmalar, çatışmalar, kavgalar ve iddialarda iki ana akım var.

Birinci akımın temsilcilerine göre:

İslam’ın temel kaynakları Kur’an-ı Kerim ve Sünnettir, bu iki kaynakta yer alan vahyi beşer anlayacak ve uygulayacaktır. Anlama ve uygulamada rehber olan alimler müctehidlerdir, mütefekkirlerdir, onlara tabi olan ikinci ve daha aşağı derecedeki “alimler”dir. Vahiy ilâhîdir, kutsaldır, yanılmaz.

Beşerin anlayışı kutsal değildir, isabet kadar yanılmaya da açıktır. İyi yetişmiş alimler iyi niyetle anlamaya çalışır da doğru olanı bulamamış olurlarsa Allah onları bağışlar, üstelik sevap yazdırır ve hatalı ictihadlarıyla yapılan kulluklarını kabul eder. İslam hayatın bütününü kaplar, din-devlet, din-siyaset, din-hukuk, din-iktisad, din-ictimaiyat, din-ahlak, din-estetik… birbirinden ayrılmaz. Biri Allah’a, diğeri kullara, krallara, seçkinlere ait değildir. Müslüman hayatın bütün alanlarında ve atacağı her adımda dinin neresinde olduğunu bilmek, düşünmek ve sorumluluk bilincine sahip olmak durumundadır. Kendisi müctehid olmayan müminler gerçek manada alim olan müctehidlerin verdiği bilgiye göre bilgi, fikir ve amel sahibi olurlar. Bütün işlerinde tek bir müçtehide ve mezhebe bağlı olmak mecburiyeti yoktur. Devlet başkanının istişare sonunda tercih ettiği ictihad, resmi işlerde bütün ümmetin mezhebi olur. Akaid (iman) konularında Selef, Mâtürîdî ve Eş’arî mezhebleri, amel ve uygulama konularında meşhur dört mezheb (bunların tamamı birden ümmet için) yaşayan Ehl-i sünnet mezhepleridir. Ehl-i sünnet alimlerinin muteber gördüğü, bugün tabileri bulunmayan, ama kitaplarda ictihadları ve görüşleri nakledilmiş olan imamlar ve bunların mezhebleri de vardır. İctihad kapısı kapanmamıştır. Bugün bilgiye ulaşma yolu dünkünden daha kolay hale gelmiştir. Çağın problemlerine İslam’ın çözümünü sunmak için ictihad gereklidir ve buna ehil olanlar tarafından yapılacaktır.

İşte Ehl-i sünnetin ana çizgileri bundan ibarettir ve ben bu grubun içindeyim.

İkinci akımın temsilcilerini iki fırkaya ayırmak gerekiyor:

a) Laik/ılımlı İslam taraftarları: Bunlara göre İslam iman, ibadet ve ahlaktan ibarettir. Bunların dışında kalan konular dine/İslam’a dahil değildir, insanlar yaşadıkları çağın gerektirdiği gibi bu alanları düzenler ve uygularlar.

b) Teorik olarak veya sözde İslam’ı, birinci gruptakiler gibi kabul ettikleri halde uygulamada iman, ibadet, kısmen ahlak, zikir ve nafile ibadetlerin dışında kalan İslam ile ve ümmetin dertleriyle ilgilenmeyenler, dahası ilgilenenleri Ehl-i sünnetin dışına atanlar, dar çerçeveli İslam anlayış ve uygulamalarına dokunmadıkları sürece laik düzenle bir dertleri olmayanlar, İslam’a aykırı düzenin değişmesi gerektiğine inanan ve çeşitli yollardan bu amaca ulaşmak için çaba gösteren gayret-i diniyye sahibi Müslümanları ve bunların liderlerini “reformcu, mezhebsiz, Ehl-i sünnet düşmanı, terörist…” ilan edenler, tek mezhebe bağlanmayı şart koşup gerektiğinde diğer mezheplerden istifade etmeyi caiz görmeyenler, ictihad kapısı kapalıdır deyip ehli oldukları alanlarda ve lüzumuna mebni ictihadda bulunanlara cephe alanlar, kendi metbûlarını (hoca, şeyh, lider…) yanılmaz, doğrunun tek temsilcisi bilenler…

Ehl-i sünnet alimlerinin temel kitaplarına bakıldığında bu gruplar içinden yalnızca birincisinin sahih İslam’ı ve gerçek manada Ehl-i sünneti temsil ettiklerini görürüz. Diğerlerinin inanç, görüş ve uygulamaları Ehl-i sünnete aykırıdır.

Kim neyi, hangi ismi ve kutsal kavramı ve şahsı kullanırsa kullansın biline ki, perdenin arkasındaki kavga bu üç grup arasındadır.

Açık laik-ılıman İslam taraftarlarının sahih İslam kaynaklarına göre savunulacak tarafları yoktur. Ülkemizde ve İslam dünyasında iki yüz yıldan beri bunlar vardır ve giderek sayıları artmaktadır.

Örtülü ılımancılar ise ya hıyanet veya cehalet ve taassup çamuruna saplanmışlardır.

Peki, durum bu ise ümmetin hali ne olacak; birlik, beraberlik, dayanışma, ortak düşmana karşı güçlenme nasıl olacak?

Çare Ehl-i sünnetin şu temel kurallarında saklıdır:

Ehl-i kıbleyi tekfir etmemek.

Ehl-i sünnet dışında ama İslam’ın içinde kalan müminleri de kardeş bilmek, ümmeti İslam’da birleştiren ilkeler çerçevesinde birlik, beraberlik ve dayanışma yollarını aramak.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman / Yeni Şafak

Son Güncelleme: 10.03.2019 14:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
deli dumrul 2019-03-10 08:44:22

dinibarler bu yazı tamamen senin kafana kafan vururcasına bir yazı olmuşya. 1- sen ehl-i sünnet düşmanısın hoca bizzat ben ehl-i sünnetim diyor. 2- yanlışlarına rağmen ehl-i kıbleyi tekfir etme diyor sen kendin ve senin kafandakiler hariç herkesi tekfir ediyor hatta şirkle itham ediyorsun. 3- hoca kur'anın peşine hadisi koyuyor sen, üstadlarının (islamoğlu, okuyan vs. bilimum sahih gayr-i sahih hadis düşmanları) fikirleri mucibince tam bir hadis ve sünnet düşmanısın. 4- "bu gün adı tarikatçı, nurcu, süleymancı, fetullahçı, irancı... şucu bucu olan hangi grubun i̇slam üzere olduğunu kim iddia edebilir" bu cümle sana ait. bütün bu gruplar grup da kendi düşüncelerini islam olarak dayatıyorlar da senin üstadların ne yapıyor onlar da aynı şeyi yapıyorlar. islam bizim fikirlerimizdir diyorlar onları niye katmıyorsun. niye islamoğlucu demiyorsun. ama yok islam sizin ki de mi? ne farkın kaldı böyle düşününce diğerlerinden?

Avatar
Türkoğlu 2019-03-10 01:10:23

tasavvuf Allaha ortak koşmanın dibidir, beyinsiz tembel insanların yaşamak istedikleri şirk hayatıdır. genellikle cemaat ve tarikatların milletin beynini uyuşturmak ve kendilerine köle yapmak için kullandıkları en iyi argümandır. uydur uydur millete yuttur

Avatar
pirifani 2019-03-09 23:20:59

zinciri kiramamis.hala dolap beygiri gibi donup dolasiyor.ehli sunnet de ehli sunnet. bunu asmadan ne yaparsa ne soylerse bostur.muhammed esittir Allah diyeni ve bunlarin pesinden gidenleri kibleye donuyor namaz kiliyor hacca gidiyor kurani hifzediyor diye tekfir etmeyecek miyiz?

Avatar
Emrolunduğun gib dost doğru ol.! 2019-03-10 11:53:27

Benim size bir sorum var sizin Hayretttin hocamızı ciddiye almanız çokmu önemli? Bir kere sizin her fikrinizde olmayan kişileri eleştirmeniz sizin samimiyetsizliğin tescilidir,sizin hesabınıza gelmeyen yorumları bile yayınlamaktan imtina ediyorsunuz bumu samimiyetiniz, elinizi çekin bu kendini kur’an-a adamış dava insanların yakasından, şunu unutmayın”dosyalarıyla uğraşanlar düşmanlarıyla savaşamazlar” uğraşacak islam düşmanımı kalmadı acaba? Mahşerde buluşmak özere.!

Misafir Avatar
imameyn 2019-03-10 12:05:03 @Emrolunduğun gib dost doğru ol.!

bu kafa ümmeti batırıyor ya. demek dostlarıyla uğraşanlar düşmanlarına galip gelemez. hz ömer denemi belki de vahyin 35 yılı ya var ya yoktu. ama islam sınırları azarbaycana dayanmıştı. nasıl biliyor musun gerizekalı! bir parça kumaşın hesabını hz. ömer gibi adalet abidesi bir emire hesap sorarak. sen bırak kumaşı islamın genleriyle oynayanlara müsamaha gösterilsin istiyorsun. bunu dostluk kılıfına sokuyorsun utanmadan. dost dediğin dostun elini yüzünü yıkar. asıl dinihaberler dost bir site ki herkese şu hatan var, yapma etme diyor

Beğenmedim! (0)
Avatar
Yusuf 2019-03-10 19:11:41

hayrettin hoca maalesef kuranın temel ilkelerini kavrayamamış. dinin iki kaynağı olmaz, tek bir kaynağı vardır. oda Allah /yani vahiydir. sünnet/ peygamber ise vahye tabi ve bağlıdır. müstakil kaynak değildir. Allah resülünün sünneti her hususta kurana /Allaha tabi olmaktan ibarettir. hoca ehli sünneti müctehitleri ve alimleri din zannediyor. bilmiyorki kuranın bahsettiği ilim vahiy, alim ise kurana vakıf olanlardır.

Avatar
Musa uzun 2019-03-11 16:04:57

Bencede gercektende islamin onundeki en buyuk engeller nurcu tarikatci cemaatlerdir hepsini yasaklamak lazim

Avatar
birisi 2019-03-11 10:02:21

ölmüşsünüz ağlayanınız yok :)

Avatar
Ihsan 2019-03-11 11:39:30

bu yazı ne yahu karaman ehli şeriat alimidir . eyvAllah. fakat genede nefis ehlidir . süfli nesi azda olsa yanılabilir . tarikat işte bununiçin var süfli nefisten temizlenme nefsi mutmainneye ulaşma hakka vuslat etme . ihlas samimiyet kazanma islam için

Misafir Avatar
ihsan efendiye 2019-03-11 16:40:52 @Ihsan

tasavvuf senin gibi mallar için var, mal oğlu mal

Beğenmedim! (0)