Prof. Dr. Mustafa Öztürk'e tepkiler çığ gibi

Farklı görüşleri ile tefsir ilmine zenginlik katan Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün 'Dihlevi, Suyuti ve kaynağı tartışmalı Ebu Hanife'nin "Kur'an'ın lafzının Peygambere ait olduğuna" dair görüşü savunması' üzerine Din İşleri Yüksek Kurulu'nca tenkit edilmesi sonrasında katıldığı bir panel de Kemalizme sığınması tepkileri beraberinde getirdi. Sosyal medya hesaplarında kıyasıya eleştirilen Öztürk'e bir eleştiri de Haksöz Dergisi'nden geldi...

Prof. Dr. Mustafa Öztürk'e tepkiler çığ gibi

Farklı görüşleri ile tefsir ilmine zenginlik katan Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün 'Dihlevi, Suyuti ve kaynağı tartışmalı Ebu Hanife'nin "Kur'an'ın lafzının Peygambere ait olduğuna" dair görüşü savunması' üzerine Din İşleri Yüksek Kurulu'nca tenkit edilmesi sonrasında katıldığı bir panel de Kemalizme sığınması tepkileri beraberinde getirdi. Sosyal medya hesaplarında kıyasıya eleştirilen Öztürk'e bir eleştiri de Haksöz Dergisi'nden geldi...

26 Aralık 2018 Çarşamba 12:48
Prof. Dr. Mustafa Öztürk'e tepkiler çığ gibi
banner310

Ne olursa olsun! Bir din aliminin İslam'ı tebliğ ederken dinin referanslarıyla hareket etmesi kendisinden beklenir. Çünkü alimler, İslam kültürümüzde Peygamberlerin varisleri olarak bilinirler.

Hiçbir peygamber karşılaştığı zorlukta içinde bulunduğu toplumun gayri islami referanslarına sığınmış değildir. Peygamberlerin dini tebliğ ederken olmadık işkence ve iftiralar karşısında İslami davranış ve söyleminden ödün vermemeleri ortada iken son dönemde özellikle İlahiyat camiasında iki eleştiriye tahammül edemeyip Kemalizme sığınma, referans alma eğilimlerini esefle seyrediyoruz. 

Bu dini anlatmaya, bu dinin ana kaynağı Kur'an ve tebliğcisi Hz. Muhammed (as)'ın örnek hayatı yeter de artar bile... Allah Resulü'nün fikir hürriyetine verdiği önem ve örnekler ortada iken çağın siyasi kişiliklerinden minnet ve yardım bekleyen İlahiyatçıların ilmine bu ümmetin ihtiyacı yoktur. 

“Türkiye’de Kemalizm Sürecektir, Ona Sadece Din Elbisesi Giydireceğiz!"  diyen Yahudi Yazar Alon Liel'i haklı çıkartırcasına Kemalizme destek veren ilahiyatçılar kervanına Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün de katılması haklı olarak tepkileri beraberinde getirdi. Öztürk'e sosyal medyada gelen tepkilere bir anlamlı tepki de Haksöz Dergisi'nden geldi.

Haksöz Dergisi'nden Mustafa Öztürk'e ve kendisini dinleyen kalabalığa yönelik o eleştiri yazısı:

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın son açıklamasıyla tartışmaların odağında yer alan Mustafa Öztürk sürece tepki gösteren açıklamalarda bulunmaya devam ediyor.

Kendisini savunması en doğal hakkı Sayın Öztürk'ün!

Hele ölçüsüz eleştiriler, saldırılar, iftiralar karşısında elbette isyan etmesi gayet anlaşılabilir bir durum.

Lakin haksızlığa maruz kaldığı noktada durmalı insan, haksızlığa, ölçüsüzlüğe meyletmemeli!

Oysa yukarıda yayınlanan videoda görüldüğü üzere Sayın Öztürk açıkça ölçüsüz, adaletsiz tepkiler serdediyor.

Sayın Öztürk Ankara'da İslamcı bir çevreye ait olduğu bilinen Şehir ve Medeniyet Derneği'nde biraz duygusal çokça arabesk içerikle dindarlar, İslamcılar, mahalle ilişkisine değiniyor. Haksızlığa uğramış, ölçüsüz sataşmalara, iftiralara muhatap olmuş bir Hoca'nın duyduğu öfkeyle, kızgınlıkla eleştiri dozunu yükseltmesi normal karşılanabilir.

Hatta yaşadığı gerilim ve baskı üzerinden bütün bir süreci özgürlük başlığı altında tanımlayarak "dindarların, muhafazakârların, İslamcıların ne kadar baskıcı, tahammülsüz olduklarına dair çizdiği iç karartıcı ve bir hayli abartılı tablo da bir yere kadar anlaşılabilir!

Ama konuşmasını Mustafa Kemal'e şükranlarını sunarak bitirmesi, 'hatalarıyla sevaplarıyla' O'na ve yaptıklarına yönelik minnet beyanı akıl alır gibi değil!

Böylece Sayın Öztürk hem modaya uyup 'mahalle'yi kıyasıya bir eleştiri salvosundan geçirirken, aynı zamanda son zamanların popüler ifsadının üst sırasında yer alan trendi de kaçırmamış oluyor.

Yaşadığımız çarpıklığı iyi anlatan bir tablo! Düşüncelerinden dolayı baskı gördüğü şikâyetinde bulunan sayısız Kur’an çalışmasına imza atmış bir tefsir hocası, İslamcıların mekânında Mustafa Kemal övgüsü yapıyor ve dinleyici kitlesi de yoğun bir şekilde bu saçmalığı alkışlıyor.

Peki, tefsir hocası Mustafa Öztürk için tağut kelimesi ne anlam ifade ediyor? Yaşadığımız coğrafyada İslami olan neredeyse her şeyin tasfiyesi için elinden geleni yapmış ve ikame ettiği sistemle de halkın İslamsızlaşması için çalışmış, farklı ve itiraz eden bütün muhalifleri sert bir şekilde bastırmış birisi mi özgürlüğün temsilcisi ve şükran makamında oluyor?

Öyle ya Sayın Öztürk’ün hem İslamcı müktesebatı hem de tefsir hocası kimliği zalim ve tağut kavramlarını boyutlarıyla bilmeye fazlasıyla yeter.

Hadi diyelim Mustafa Öztürk, inişli-çıkışlı hallerin bir yansıması olarak bu sözleri sarfetti peki o salondaki dinleyici topluluğuna ne oluyor? Tebliğ ve davette elbette farklı insanlar etkinliklere katılmalı, mesaj ulaştırılmalı. Fakat bu iş ancak, insanlara hakkı, sabrı tavsiye etmek, iman edilen hakikatlerin aktarmakla olur, yoksa muhatabın kimliğine bürünerek değil!

Ne kadar özgür bir dünyaya selam çaktıklarını unutanlar, hasbelkader biraz cesur davranıp Mustafa Kemal’in yaptıklarını açık bir şekilde eleştirsinler de çağdaşlığın sembolü Adliye Saraylarında soluğu alsınlar!

Son Güncelleme: 26.12.2018 22:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat 2019-08-14 00:24:25

Allahı bırakıp cemaat soytarılarına mı tapalım sizi çok iyi biliyoruz kim olduğunuzu arap piçler

Avatar
bozeren 2018-12-26 15:17:37

adam kemalizme savrulmadı. bizimkilerin şerrinden onların daha ehven olduğu kanaatine vardı. nitekim öyle değil mi? bizim de biraz düzelmemiz gerekmiyor mu?
ADMİNİN YORUMU: DAHA GEÇEN GÜN ÜSKÜDAR BELEDİYESİNİN BİR PROGRAMINA TARİKATÇILARIN SALDIRILARINDAN DOLAYI BAZI AKADEMİSYENLER KATILMAMIŞ ÖZTÜRK DE EN SON KATILMIŞTI. ÖZTÜRK'ÜN ORADA YAPTIĞI AÇIKLAMALAR KENDİNİ SEVEN KUR'AN MERKEZLİ MÜSLÜMANLARCA PAYLAŞILMIŞ TAKDİR EDİLMİŞTİ. MÜSLÜMAN MAHALLENİN TARİKAT TARAFI VARSA BİR DE TARİKAT KARŞITI TARAFI VAR. ORAYI GÖRMEZDEN GELMESİ HOŞ DEĞİL. VELEV Kİ TARİKATÇI VEYA KARŞITLARI KENDİNE MUHALEFET ETSİN. DERİSİNİ YÜZMEDİLER YA GİDİP KEMALİSTLERE SIĞINIYOR. BU MU ÖRNEKLİK...

Avatar
yerli 2018-12-26 19:51:42

adam gibi derken... onu da aç... şuna bana göre de de rahatla...

Avatar
bilgi 2018-12-27 17:56:27

kimse kendi savrulmasını görmüyor... hep başkasının savrulması gündeme geliyor..

Avatar
ÜLKER 2019-08-14 01:06:10

sn yazar si̇zi̇n sn öztürkün atatürke sükran i̇fadesi̇ni̇ kinamaniz varlik sebebi̇ni̇zi̇ i̇nkar deği̇lmi̇di̇r. ilahi̇yatci ali̇mleri̇n alayli takim tarafindan tehdi̇t edi̇lmesi̇ si̇zi̇nde başiniza gelebi̇li̇r. onlar hepi̇ni̇ze karşilar. farkinda deği̇lsi̇ni̇z ama si̇z cahi̇l cüheylaya karşi kurulmuş bi̇r cumhuri̇yet kurumusunuz.
ADMİNİN YORUMU: ÖZTÜRK'ÜN ATATÜRK'E NEDEN TEŞEKKÜR ETTİĞİNİN NEDENİNE BİR BAK SONRA ELEŞTİR. SENİN GİBİ YOBAZLARDAN ATATÜRKE ŞÜKREDER DURUMA GELMİŞSE AYNAYA BAKIN DERİZ. ÖZTÜRK BU KONUDA DA HAKSIZ DEĞİL. ATATÜRK'ÜN GEREK YAŞANTI GEREK DEVRİMLERİ KONUSUNDA YAPTIĞINA KATILMIYORUZ. AMA TARİKATLAR KONUSUNDA ALDIĞI TEDBİRLERDE HAKLI OLDUĞU BU GÜN DAHA İY İANLAŞILIYOR. DÖNÜNDE BAKIN KENDİNİZE SİZİN DIŞINIZDA HERKES KAFİR, KİMSE KONUŞAMAZ. KİMSE MÜSLÜMAN DEĞİL. İYİ Kİ LAİKLİĞİ İLAN EDİP SİZİN ŞERRİNİZDEN MİLLETİ KURTARMIŞ. GERÇETEN İNSAN ATATÜRK OLMASA ORTALIK BU TARİKATLARA KALSA ÜLKEDE BİR MÜSLÜMANA NEFES DAHİ ALDIRMAYACAĞINIZ GÜN GİBİ ORTADA.