Yılman, "2 kilo domates için o kuyruğa girmeye değer mi?"

Sevilay Yılman, arım Bakanı Pakdemirli; “Mevsimine göre sebze yenilse fiyatlar dengelenir” sözünden hareketle gündeme farklı bir bakış açısıyla çözüm önerdi

Yılman, "2 kilo domates için o kuyruğa girmeye değer mi?"

Sevilay Yılman, arım Bakanı Pakdemirli; “Mevsimine göre sebze yenilse fiyatlar dengelenir” sözünden hareketle gündeme farklı bir bakış açısıyla çözüm önerdi

13 Şubat 2019 Çarşamba 14:13
Yılman, "2 kilo domates için o kuyruğa girmeye değer mi?"
banner310

Biliyorum ki yine bir kısım insan yazdıklarım dolayısıyla sinirlenip atarlanacak bendenize ama olsun!

Ben bugün de yine kitabın ortasından konuşacağım…

Mevzunun ne olduğunu yazının başlığından anlamışsınızdır herhalde.

Mevzu, birkaç gün önce hükümet desteği ile başlatılan şu ucuz domates, patlıcan, yeşil biber, salatalık satışları ve memleket gündemine oturan kuyruklar.

Geçenlerde Tarım Bakanı Pakdemirli; “Mevsimine göre sebze yenilse fiyatlar dengelenir” diye bir ifade kullanmıştı.

Neredeyse linç edecekleri bakanı.

Oysa çok haklıydı Sayın Bakan.  

Bilmiyorum ben yanlış mı düşünüyorum… Ya da genelden aykırı mı bakıyorum meseleye ama açık söyleyeyim ben de mevsimine göre sebze yenilmesi fikrine inanlardanım.

Ve bu yüzden de çok anlamsız, gereksiz buluyorum bu halka ucuz sebze imkanı sağlama çabalarını.

Günlerdir herkesin dilinde taze sebze için kurulan tanzim satışlar ve önünde oluşan kuyruklar!

Hani ekmek için olsa bu kuyruk ya da başka zaruri bir ihtiyaç için…

Misal yağ, tuz, şeker, tüp vs…

Ve eğer başka şansım yoksa… Yani tıpkı 1970’lerde olduğu gibi… Bulunmuyorsa piyasada…

Elbette ben de el mahkum girerim o kuyruklara!

Ama pardon domates ya da salatalık ya da yeşil biber, patlıcan zaruri bir gıda mıdır?

Bu sebzeler mutfakların olmaz ise olmazı mıdır?

Değil tabi ki!

Öyle olsaydı ben ve akranlarım ve benden öncekiler sefilce bir yaşam sürmüş sayılırız.

Çünkü çocukluk yıllarımı anımsıyorum.

Kışın bizim evde taze domates, biber, patlıcan falan hiç olmazdı.

Genellikle yemekler annemin yazdan kurutup sakladıklarından yapılırdı.

Neden?

Çünkü o zamanlar “seracılık” yok gibi bir şeydi.

Vardıysa da ancak cebi, cepkeni bir hayli dolu yani çok zenginlerin faydalanabildiği bir şeydi.

Kış mevsiminin vazgeçilmezleri lahana, ıspanak gibi sebzelerdi.

Bir de fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyatlar ile bulgur ve pirinçten yapılan yemeklerdi.

İşin kötü yanı ne biliyor musunuz?

Seracılığın gelişmesi ve yaygınlaşması sayesinde artık bu eski yemeklerde pişmez oldu evlerde.

Mesela bulgurdan ya da pirinçten yapılan lahana sarması.

Ya da kurutulmuş acı biber ya da patlıcandan yapılan etli dolmalar.

Ha bir de annem… Kurutulmuş biber ve domatesten bir kızartma yapardı.

Sarımsaklı, kekikli filan…

Kaç yılı vardır bilmiyorum ama şimdi, yazarken fark ettim ki mesela yıllardır yemiyorum ben o yemekten.

Neden?

Eee çünkü yılın her mevsimi tazesi var artık biberin de domatesin de...

Kızartması yapılacaksa da kurusundan değil, tazesinden yapılır nasılsa!

Ve bu anlayış, bu rahatlık dolayısıyla da artık kimse sebze mebze kurutmaz oldu.

Evet… Seracılık yılın her günü taze sebze bulmaya imkan tanıdı insanlara ama bununla beraber eski yeme, içme, mutfak anlayışlarını da tümden yok etti!

O nedenle de anlamıyorum ben bu domates, biber, patlıcan uğruna girilen o kuyrukları ve de üzerine yapılan feveranları.

Kimse bu yazdıklarımdan sakın ola; “Memlekette pahalılık yok! Her şey güllük gülistanlık” gibilerinden bir şeyler zırvaladığım anlamı çıkarmasın.

Bilmiyorum bunun nedeni gerçekten yetkililerin dediği gibi fırsatçıların yaptığı bir şey mi yoksa enflasyon mu ama pahalılık var.

Hem de öyle böyle değil!

Ancak bu pahalılığı domates, biber, patlıcan üzerinden görmek ve tartışmak hakikatten uzaklaştırıyor herkesi.

Mümkünse pahalılığı zaruri ihtiyaçlar üzerinden tartışalım.

Ve çözüm arıyorsak da öncelikle bu ihtiyaçlar üzerinden çözüm arayalım.  

Haksız mıyım?

Sevilay Yılman / Habertürk

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
pirifani 2019-02-13 18:23:36

mevsim disi meyve sebze tuketimi ve yasanan cografyaya ait olmayan urunlerin yenmesi saglik acisindan ne gibi riskler tasir.allerjiden bagisiklik sisteminin tahribine uretim sekilleri dusunulurse kanser riski dahil icerirler.

Avatar
Cemaat 2019-02-13 20:34:00

Aynen öyle kadın haklı kardeşim herşey mevsiminde yensin eskiden olduğu gibi kışın yenen domates salatalık biber hepsi hormon hepsi ilaç ondan sonrada hastalıktan kurtulamıyoruz hastaneden çıkmıyoruz eskiden öylemiydi herkes kendi eker kışın kurutup yerdi doğaldı ama simdi hersey hormon herşey ilaç

Avatar
bozeren 2019-02-13 15:48:58

bence gayet haklı. halkımız artık kışın da yazın yediklerini yiyebilmek istiyor. lüks yaşamı normal zannediyor. bu yüzden beklentisini yüksek tutuyor. ama yazar gayet haklı. her şey mevsiminde yenmelidir.

Avatar
Ihsan 2019-02-14 11:54:45

asıl sen bu faiş fiyatın müsebbiblerine baksana 4 büyük firma var demniyor 2 tanesi pkk lı 1 tanesi chp li bunların komplosu deniyor gazeteci isen bunu araştır