Minik Eylül'ün zanlısı olan caninin kadavra köpeklerinin gelmesiyle köyden kaçtığı ortaya çıktı

Eylül'ü arama çalışmalarına katılıp, ailesini teskin eden Koçyiğit'in, iz süren ve kokuya duyarlı kadavra köpeğinin getirileceğinin duyulmasının ardından paniğe kapılarak, köyden ayrıldığı belirlendi.

Minik Eylül'ün zanlısı olan caninin kadavra köpeklerinin gelmesiyle köyden kaçtığı ortaya çıktı

Eylül'ü arama çalışmalarına katılıp, ailesini teskin eden Koçyiğit'in, iz süren ve kokuya duyarlı kadavra köpeğinin getirileceğinin duyulmasının ardından paniğe kapılarak, köyden ayrıldığı belirlendi.

01 Temmuz 2018 Pazar 14:10
Minik Eylül'ün zanlısı olan caninin kadavra köpeklerinin gelmesiyle köyden kaçtığı ortaya çıktı
banner310

Bursa'da yaşayan İbrahim- Şerife Yağlıkara çiftçi, yaz tatili için memleketleri Ankara'nın Polatlı ilçesine bağlı Uzunbeyli Mahallesi'ne geldi. Yağlıkara çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü Eylül, 22 Haziran Cuma günü öğle saatlerinde arkadaşlarıyla birlikte oyun oynamak için evden çıktı. En son evlerinin yanındaki yolda bisiklet sürerken görülen Eylül, dönmeyince ailesi, dışarı çıkarak, küçük kızı aramaya başladı. Arama çalışmalarından sonuç alınamayınca durum, jandarmaya bildirildi. İhbar üzerine köye çok sayıda asker ile AFAD ekibi ve özel ekip sevk edildi. 7 gün boyunca havadan ve karadan sürdürülen aramalara rağmen küçük kızın izine rastlanılmadı.

BÜTÜN DELİLLER UĞUR KOÇYİĞİT'İ GÖSTERİYOR


Olayla ilgili yürütülen çalışmalar kapsamında, Yağlıkara ailesinin gözaltına alınan komşusu Uğur Koçyiğit, tutuklandı. Koçyiğit'in el koyulan otomobilinde bulunan saç teli ile yıkandığı tespit edilen arka koltuklar ve paspaslar kriminal laboratuvarda incelendi. Eylül'ün yakınlarından alınan DNA örnekleriyle Koçyiğit'in aracının koltuğunun yıkanan bölümünde bulunan eldivendeki kan lekeleri ile saç telinin uyuştuğu saptandı.

DİREĞİ DE KENDİSİ DİKMİŞ

Köyde yaşayan çoban İzzet Bükülmez, cuma günü, jandarmayı arayarak, tutuklanan Uğur Koçyiğit'i olay günü Yüzükbaşı yolu mevkisinde arabasıyla gördüğünü söyledi. Bunun üzerine ekipler, mahalleye 2 kilometre uzaklıktaki bölgede ceset arama köpeği ile çalışma başlattı. Aramalar sırasında köpeğin tepki vermesi üzerine, elektrik direğinin dibi kazılınca Eylül'ün cesedine ulaşıldı. Elektrik tellerinin bulunmadığı direği ise tutuklu Uğur Koçyiğit'in diktiği belirlendi.

SORGUSU HALA DEVAM EDİYOR 

Eylül'ün katil zanlısı Uğur Koçyiğit, tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi'nde diğer mahkumlar tarafından linç edilme ihtimaline karşı tek kişilik hücrede tutuluyor. 8 gündür belirli aralıklarla sorguya alınan ve bugüne kadar konuşmayan Koçyiğit, tüm soruları yanıtsız bırakıp, suçunu itiraf etmedi. Koçyiğit, Eylül'ün cesedinin bulunması nedeniyle sorguya yeniden alınacak.

Öte yandan Eylül'ü arama çalışmalarına katılıp, aileye 'geçmiş olsun' dileğinde bulunan Uğur Koçyiğit'in, iz süren ve kokuya duyarlı kadavra köpeğinin getirileceğinin duyulmasının ardından paniğe katılarak, köyden ayrıldığı belirlendi.

TELEFON GÖRÜŞMELERİ İNCELENİYOR

Jandarma ekipleri, 4 kişinin gözaltına alındığı Eylül'ün ölümüyle ilgili Uğur Koçyiğit'in suçunu itiraf etmemesine rağmen geniş kapsamlı çalışma sürdürüyor. Ekipler, Koçyiğit'in cep telefonuna ait HTS (görüşme ve sinyal trafiği) kayıtlarını inceleyerek, ona yardım edebilecek kişileri tespit etmeye çalışıyor. Koçyiğit'in gözaltına alınan annesi, eşi ve komşuları bir kadın ile bir erkeğinde sorgusu sürdürülüyor. Olay yerindeki araç iziyle Uğur Koçyiğit'in aracına ait iz de eşleşirken, şüphelinin Eylül'ü boğarak, öldürdüğü tahmin ediliyor. Eylül'ün kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu'nun raporunda belli olacak.

DİN DE HALKIN VİCDANI DA İDAM DİYOR

Küçük Eylül nihayetinde savunmasız bir çocuktu. Belki de bu caniye güvenerek peşi sıra gitti. Deliller anlaşıldığı kadar Uğur Koçyiğit'i gösteriyor. Suçun kesinleşmesi sonrasında bu cani ve yardım eden her kim varsa tamamının hakettiği cezayı alması halkın büyük arzusu. Eylül'ün canına kıyanların başta masum bir çocuğun canına kıyması nedeniyle İslam dinine göre kısasa kısasen ölümü hakettiği aşikar. Ayrıca her kim ise bu cani güveni sarsma, işkence, varsa tecavüz, özgürlüğe engel olma, toplumun huzur ve sükununa kast etme gibi suçlardan hakettiği idam cezasını alması gerekiyor. 

Maalesef Avrupa Birliği'nin dayatmalarıyla diğer bir bebek katili ve tecavüzcüsü Abdullah Öcalan'ın sağ kalması adına yasalarımızdan idam kaldırılmış durumda. Hükumetin artık güçlü bir ortağı MHP'de mecliste iken idam cezasının getirilmesi milletin beklentisi...

Tabi ki bu beklentinin karşılanması için kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının özellikle kadın örgütlerinin güçlü ses vermesi, kampanyalar düzenlemesi, Avrupa Birliği karşısında hükumetin elini güçlendirmesi gerekiyor. Halkın talebi ciddi anlamda ses getirmeli ki Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye anlaşmada mutabakatı bozma nedeniyle yapacağı yaptırımlar boşa çıkarılabilsin.

Son Güncelleme: 01.07.2018 14:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan 2018-07-01 15:10:30

Kısas bizde uygulansın ne terör kalır ne tecavüzcü . Kuran'da Allahu Teâla kısasta hayat vardır buyuruyor avrupa kendiside tecavüzve katl suçuyla başa çıkamıyor en gūzeli Allahın koydugu kanunlara

Avatar
Mustafa Polat 2018-07-01 16:59:08

i̇nşaAllah toplum olarak idam cezasını meclisimizden ve sayın cumhurbaskanımızdan bekliyoruz!