Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu görevden alındı, soruşturma başlatıldı

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu'nun "LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım. Laiklik en büyük tehlikedir” gibi sözler söylediği iddiasıyla sosyal medyada bir grup laikçinin tepkisine yol açmıştı.

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu görevden alındı, soruşturma başlatıldı

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu'nun "LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım. Laiklik en büyük tehlikedir” gibi sözler söylediği iddiasıyla sosyal medyada bir grup laikçinin tepkisine yol açmıştı.

08 Aralık 2018 Cumartesi 18:15
Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu görevden alındı, soruşturma başlatıldı
banner310

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü, “Kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir. 15 yaşındaki kızlar evlenebilir. LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım. Laiklik en büyük tehlikedir” gibi ifadeler kullandığı iddia edilen Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü / Mantık Anabilim Dalı Başkanı İbrahim Emiroğlu’nun merkez müdürlüğü görevinden alındığı ve hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Emiroğlu'nun üniversitesini bilgilendirmeden konferansa katıldığının ifade edildiği Rektörlük açıklaması şu şekilde:

"Dokuz Eylül Üniversitesi, Mevlana Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, 22 Kasım 2018 tarihinde Güzelbahçe Müftülüğü tarafından düzenlenen bir konferansa, Rektörlüğümüzden izin almadan ve Rektörlüğümüzü bilgilendirmeden konuşmacı olarak katılmıştır.

Konferans kapsamında Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu’nun konuşmasında yer verdiği iddia edilen bazı ifadeler yerel ve ulusal basında yer almıştır. Bu durum tüm kamuoyunun tepkisini çektiği gibi Rektörlüğümüzü de rahatsız etmiştir.

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu

İddia sahipleri savcılığa suç duyurusunda bulunarak konuyu yargıya taşımışlardır. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden başlayan protestolar, Türkiye’nin çeşitli illerinde yapılan gösterileri beraberinde getirmiş, bu esnada Prof. Dr. Emiroğlu’nun oda kapısına ve dış duvarlarına eleştirel yazılar ve notlar bırakılmıştır. Bu gösterilerin de basında geniş yer bulmasıyla birlikte ulusal çapta bir tepki oluşmuş ve üniversitemize çok sayıda yazılı dilekçe ve sözlü şikayet ulaştırılmıştır. Bu şikayetler, Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu ile ilgili olarak geçmişte de benzer hadiseler yaşandığına dair bilgiler içermektedir.

Konunun geldiği nokta, üniversitemizin kurumsal kimliğine zarar verir boyuta vardığından mevzuat çerçevesinde üniversitemiz içerisinde de bir inceleme/soruşturma başlatılmış ve Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, hem hukuki sürecin selameti hem de kurumsal faaliyetlerin kesintiye uğramaması için merkez müdürlüğü görevinden alınmıştır.

Dokuz Eylül Üniversitesi, kurulduğu günden beri, köklü geçmişinden aldığı güçle, akıl ve bilimin ışında gerçekleştirdiği çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası düzeyde başarılara imza atmış, varlığını Türkiye’nin ilerleyişine vakfetmiş, sayısız bilim insanı yetiştirmiş ve 3 bin 500’ü aşkın akademik personeli bulunan çok büyük bir eğitim kurumudur.

Üniversitemiz kimliğini taşıyan her öğretim üyesinin; kamusal alanda ve halka açık etkinliklerde düşüncelerini ifade ederken sağduyulu davranması beklenmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi, anayasaya bağlı, temel hak ve özgürlüklere saygılı, her türlü ayrımcılığa karşı bir eğitim kurumudur. Mensuplarından da aynı hassasiyetleri göstermesini istemektedir.

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu tarafından sarf edildiği iddia edilen sözler, başta Rektörlüğümüz olmak üzere herhangi bir akademik veya idari birimimizin görüşlerini asla yansıtmamakta ve Dokuz Eylül Üniversitesi’ni hiçbir şekilde bağlamamaktadır. Bununla birlikte üniversitemizin; hakkında çok sayıda yazılı dilekçe ve geçmiş ders anlatımlarıyla ilgili sözlü şikayetler bulunan Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu ile ilgili kamuoyu tepkileri ve farklı illerde yapılan gösteriler karşısında kayıtsız kalması söz konusu değildir. Bu noktada üniversitemiz, gereken her türlü tedbiri almaktan ve gerekli adımları atmaktan geri durmayacaktır.

Söz konusu iddialar, bağımsız yargıya taşınmış ve hukuki bir sürecin parçası haline gelmiştir. İzinsiz toplantı ve gösterilerle bu süreci saptırmaya çalışmak son derece yanlıştır. Konu, hukuki sürecin tamamlanmasının ardından aydınlığa kavuşacaktır."

Ne olmuştu?
Güzelbahçe Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Etkinlikleri Haftası’nda öğrencilere verilen “Peygamberimiz ve Gençlik” adlı konferansla ilgili olarak 
Eğitim-İş Sendikası, Güzelbahçe Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Etkinlikleri Haftası’nda öğrencilere verilen “Peygamberimiz ve Gençlik” adlı konferansın içeriği ile ilgili olarak İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve 9 Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ne suç duyurusunda bulundu.

Sendika tarafından yapılan açıklamada, “22 Kasım 2018 tarihinde Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Peygamberimiz ve Gençlik” adlı konferansta İslam dini ile ilgisi olmayan, peygamberin ahlakı ile uyuşmayan, ortaçağ zihniyetini barındıran iddia ve söylemlerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunduk. Dinle ilgisi olmayan ve gençlerimizi kindar yetiştirmeyi hedefleyen her türlü uygulamanın takipçisi olmaya devam edeceğiz” dendi.

İlçedeki ortaokullardan 7. ve 8. sınıflardan 30’ar, liselerden ise 40’ar öğrencinin, ikişer öğretmen eşliğinde katılımının istendiği belirtilen suç duyurusu dilekçesinde, konferansla ilgili şu bilgiler verildi: 

“Etkinlikte konuşmacı Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu (DEU İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü / Mantık Anabilim Dalı Başkanı) tarafından yapılan anlatımlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Temel Hak ve Özgürlükler kapsamında oldukça sıkıntılı olup din, felsefe ve cinsiyet üzerinden büyük ayrımcılık ve nefret söylemleri içermektedir. Prof. Emiroğlu tarafından;

-‘Kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir. 15 yaşındaki kızlar evlenebilir. Kızlar tesettüre girsinler, edepli olsunlar’

-‘LGBTİ masum gibi gösteriliyor, tedavi olmaları lazım.’

-‘Laiklik en büyük tehlikedir’ gibi ifadeler kullanılmıştır. 

Eğitim İş'in iddiaları bu iken gerçekte Prof. Emiroğlu'nun ne konuştuğu konusunda ise belirsizlik sürüyor. 

Son Güncelleme: 09.12.2018 09:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dadaşş 2018-12-09 03:43:59

Doğru söylemiş hoca fakat hocanın arkasında sağlam duracak aDaM yok
Hep söylüyorum ölene kadar da söyliyecem
Yeryüzünde küfür ehlinin küfrünü savunacak cesareti ne zamanki müslümanlar hakkı hakikati haykırır işte o zaman bizler islam dan müslümanlıktan bahsedebiliriz
Peygamber efendimiz sav “ya rabbi tembellik ten acizlikten korkaklıktan pısırıklıktan zulmetmek ten ve zulme uğramaktan sana sığınıyoruz “ buyuruyor ya
Biz de diyoruz ki bu müslüman geçinenler ne zaman pısırıklıktan korkaklıktan kurtulacak silkelenecek
Uyuyan ümmeti uyandır yaa RABBİM

Avatar
Abdullah uymaz 2018-12-09 09:32:48

28 Şubatın derin Kemalistleri tekrar meydana çıktı. İbrahim emiroğlunu tanımam. Ancak kendi beyanı var ben öyle bir şey demedim diye. Yapılan ithamlarla alakalı video veya ses kaydı yok.

Avatar
Gonul adami 2018-12-08 20:17:34

Eğitim iş sen ne ayak bu

Avatar
isa 2018-12-09 00:55:18

lgbtli lik hastalık öyle mi? heee heee .. ulan ne hastalığı.. dna sinda ne var da hastalık .. eşcinsellerin erkeklik veya kadınlık hormanuyla hic bir alakası yok.. sapiklık... adam oldurmek? .te mi hastalık... dayanamuyom abi be diye doğrasinlar mı seni...? hastalikmis . . pedofolide hastalik mı? sakalini kesip çocuk kiyafeti giydirip sonra seni sapik emellerinde kullansalar hasta bunlar ya idare edin mi diyecen... bu gune kadar eşcinsel olanların diger insanlardan farklı bir hormani belirlenmiş degildir. normal insandan hıcbir farkı yoktur..

Avatar
pirifani 2018-12-09 17:58:06 @isa

evet karsi cinse degilde kendi cinsine karsi cinsel istekli olmak hastaliktir.irza tecavuz hastaliktir.subyancilik hastaliktir.ama bu kisiler yaptiklarinin ve kendi durumlarinin bilincinde olduklari icin verilmesi gereken agir cezalardan yirtamazlar. bilhassa gunumuzde tedavi olma imkanlari eskiye nazaran oldukca coktur. tecavuz veya taciz durtusu olan kisi tibbi ve psikiyatrik tedavinin yoluna gitmelidir. ayni cinse istek te ayni sekilde tedavi edilmelidir. bu noktada ebeveynler ogretmenler cocuklarin davranislari konusunda dikkatli olmalidirlar.gerekli uyari yapilip onleme careleri bulunmalidir.sapigi idam etmek taciz ve tecavuz edilen kisiyi eskiye goturmez.care onceden alinmalidir.gerekli ceza da verilmelidir.her suclu kendi sucunun kurbanidir.cinsel olsun veya olmasin suclarda genetik ve hormonal baglanti oldugu kriminolglar ve ilgili bilim adamlari tarafindan seslendiriliyor. calma hastaligi dayak atma ve yeme hastaligi iskence ve eziyet etme hastaligi vs vs vs

Beğenmedim! (0)

banner312