Sayın cumhurbaşkanımız İslam’ın güncellenmesinden bahsetti. Çok doğru söyledi. Daha ötesini söylemeliydi.

Bu güncellemeden dinin sabitelerinden bahsedilmediğini ortalama her müslüman anlar.

Mesela "güncelleme" denildiğinde kimsenin aklına "orucu yirmi güne indirelim! Çünkü modern dönemlerde insanlara oruç tutmak ağır geliyor! Hem küresel ısınmada var! İnsanlar yedikleri GDO'lu gıdalardan dolayı eskisi kadar dayanıklı değil!" gibi "güncelleme" gelmez.

"Temel iman konularından mesela meleklere imanı çıkaralım! Bu çağda meleklere iman olur mu?" denmediğini, denilmek istenmediğini her mümin bilir.

Sayın cumhurbaşkanının ne demek istediğini sadece din üzerinden dünyevi varlıklarını sürdüren, din üzerinden bir saltanat kurup bu saltanatlarını kaybetmek istemeyenler "anlamadı!"

"Anlamadı" dediğime bakmayın, aslında en iyi onlar anladı.

Çünkü hakiki din cari olduğunda etraflarında sömürecek insan bulamayacaklar.

Çünkü kurdukları tezgah çökecek.

Çünkü sahte saygınlıkları yer ile yeksan olacak.

Çünkü bir postun üstünden siyaseti bile yönlendirme imkânları kalmayacak.

Çünkü tacı tahtı bırakıp pazarda kavun karpuz satmak, eğer din hakkında konuşmak isterlerse hayalleri, vehimleri, halüsinasyonları bırakıp emek verip okumak zorunda kalacaklar.

Ledün ilmini, şapkadan maymun (tavşan değil) çıkarma işini hokkabazlara bırakıp sünnetullah doğrultusunda yaşamak ve geçinmek zorunda kalacaklar.

Dinin sabitelerini bile tahrif edip kendi konumlarını güçlendirmek için kullanamayacaklar.

Allah'ın elinden adam kurtarma vaadinde bulunarak cenneti parselleyemeyecekler.
İnsanları aklını kullanmaktan men edip sorgusuz kendilerine biat ettirip kapılarına kul yapamayacaklar.

Peygamber adına söylenmiş yalanları varlıklarının teminatı olarak kullanamayacaklar.

Belli bir zamanda, belli bir zamanın şartlarına göre yapılmış içtihatları bugünün koşullarıyla örtüştürmek ve bu günün insanını zamandan ve zamanın ürettiği değerlerden yalıtmak suretiyle kendi lehlerine militanlaştıramayacaklar.

"Ehl-i sünnetçiliği" İslam’ın yerine ikame edip Allah'ın "Müslümanlar" diye tanımladığı kullarını mezhepçilik zehriyle zehirleyip din kardeşini tekfir ettiremeyecekler.

Mezhep imamlarını islamın değil, mezhepçilik dininin Tanrıları olarak pazarlayıp üzerlerinden ümmeti birbirine hasım edemeyecekler.

Daiş'ler, Fetöler,Talibanlar, Haşhaşiler kurup alamut kaleleri yükselterek içinde ve gölgesinde akılları iğdiş edemeyecekler.

İslam'ın güncellenmesi demek, Allah'ın indirdiği dinin her zamana, her mekana, her bireye, her koşula söyleyecek sözü olması demektir.

İslamın dondurulması demek ise geçmiş ümmetlere, geçmiş zamana, geçmiş eşyalara ve koşullara seslenen, /fıkhını hukukunu oluşturan İslam’ın bu günküleri tanımadığını, bu günküleri tanıyacak hukukunu/fıkhını oluşturacak kadar yeterli olmadığını iddia etmektir. Bu ise Allah'a iftiradır.

Tabiri caizse, kışın salebinin hükmünü yazın limonatasına uyarlayıp insanların dilini dudağını yakmaktır!

Hasılı, İslam'ın güncellenmesi demek kur'an metnine dokunmak değil, kur'an metnine yaşanan islamı uydurmaktır.

İslam, kur'an metninden hasıl olan ve yaşanılan dinin adıdır. Düşünün şimdi; Cübbelilerin, kippalıların, süloların, mahoların, Daişlerin, Taloların, Gulat-ı Şia’nın yaşadığı da, muvahhidlerin yaşadığı kur'an'a sünnete, akla vicdana uygun olanda "islam"dır!

Öyleyse islam nedir?; Kur'an'ın her an'a her zerreye hitap eden, akıl ve vicdana ve tabiat ayetlerine yaslanan hükmüdür.

Bu hüküm bugün kalabalıkların, mezhepçilerin, tarikatçıların yaşadığının adı kesinlikle değildir.
Öyleyse yaşanılan ve algılanan İslam kur'an mihenginde güncellenmelidir. Zaten insan kendini kur’an ile her an güncellemelidir. Güncellenmek Müslümanlara farzdır!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Damar 2018-03-28 07:43:08

Asansör fetvası gayet güncel eskiden asansörmü vardi ?