Hadisçiler neden konuşmaz? İlk hadis tedvininin mimarı "Zühri"

Ehli sünnet inancın üzerine bina edildiği hadislerin nasıl tedvin edildiğine dair ilginç bir örnektir Zühri... Kendisinin uydurduğu rivayetlerin Kutüb-i Sitte'nin meşhur bazı ravilerinin de içinde yer aldığı Iraklı râviler tarafından değiştirildiğini görmesi karşısında Zühri, “Buradan bir karış olarak çıkan hadis Irak’tan döndüğünde bir kulaç olur... Meşriktan gelen şu tanımadığımız rivayetler olmasaydı hadis yazımına müsaade etmezdik” diyebilmiştir. Yani bu sözlerle Zühri, hadislerin toplanmadığını ravilerce masa başında uydurulan senetlerle yazıldığını itiraf etmiştir. Bu nedenle hadislerin ciddi bir çalışma ile Kur'an'ın rehberliğinde metin tenkidinin yapılması zaruridir.

Hadisçiler neden konuşmaz? İlk hadis tedvininin mimarı "Zühri"

Ehli sünnet inancın üzerine bina edildiği hadislerin nasıl tedvin edildiğine dair ilginç bir örnektir Zühri... Kendisinin uydurduğu rivayetlerin Kutüb-i Sitte'nin meşhur bazı ravilerinin de içinde yer aldığı Iraklı râviler tarafından değiştirildiğini görmesi karşısında Zühri, “Buradan bir karış olarak çıkan hadis Irak’tan döndüğünde bir kulaç olur... Meşriktan gelen şu tanımadığımız rivayetler olmasaydı hadis yazımına müsaade etmezdik” diyebilmiştir. Yani bu sözlerle Zühri, hadislerin toplanmadığını ravilerce masa başında uydurulan senetlerle yazıldığını itiraf etmiştir. Bu nedenle hadislerin ciddi bir çalışma ile Kur'an'ın rehberliğinde metin tenkidinin yapılması zaruridir.

24 Mayıs 2020 Pazar 16:39
Hadisçiler neden konuşmaz? İlk hadis tedvininin mimarı "Zühri"
banner310

Zuhrî, Muaviye’nin saltanatının son zamanlarında hicretin 58. yılında doğmuştur, tabiîndendir.[1]

Bir kıtlık yılında ailesiyle birlikte Medine'den Şam'a göç etmiştir. Daha sonra Zühri, rivayetleriyle Zalim Abdülmelik b. Mervan'ın beğenisini kazanmıştır.[2]

Ayrıca Abdülmelik b. Mervan, Medine'den açlık ve yoksulluk yüzünden Şam'a göç eden Zühri'ye ikramda bulunarak, borcunu ödemiş ve hazineden maaş bağlamıştır.[3]

Zühri eski yaşamında sefaletin pençesindeyken Emevi krallarının ulufeleriyle zengin olmuş, Filistin'de ve Hicaz’da çiftlik ve arazilere sahip olmuş ve tağut Abdülmelik'in ölümüne kadar onunla beraber yaşamıştır.[4]

Sultan Abdulmelik b. Mervan Sehl b. Sa'd ve Cabir b. Abdullah gibi sahabilere işkence yaptırıp el ve boyunlarını dağlatmıştır. [5]  Peki neden aynı işkenceler Zühri'ye yapılmamıştır da Zühri dirhem ve dinarlarla zengin edilmiş, kendisine çiftlikler tahsis edilmiştir?! Abdülmelik İslam tarihinde verdiği ahdi ve emânı ilk bozan ve mârufun emredilmesini ilk yasaklayan kraldır. “Bana Allah'tan kork!” uyarısında bulunanın boynunu uçururum.” diyen bir zalim, Yezid’in mel’unluklarıyla yarışan ilk diktatördür.[6] İşte bu diktatör Emevî sarayında Şa’bî ve Zühri gibi saray alimlerinden meğazi ve hadis dersi almış, daha sonra da himayesine bağlı Urve B. Zübeyr’in de bilgisinden faydalanmıştır. Osman b. Afvan, Ümmü Seleme ve Ebu Hureyre gibi sahabelerden hadis öğrenmiş Urve b. Zübeyr, Recab. Hayve ve Zühri gibi muhaddisler de ondan hadis rivayet etmişlerdir.[7]

Oysa Zalim sultan Mervan tarihe İlk “cimri” sultan olarak cimriliği nedeniyle “taşları bile sıkmıştır” denilen[8] bir zat olarak geçmemiş midir? Abdülmelik Bin Mervan-Zühri dostluğunun bir bedeli yok mudur? Elbette vardır! Bu dostluk sayesinde bugünkü hadis külliyatının ilk temelleri atılmış, ilk hadis tedvini Tağuti rejimin emriyle yapılmaya başlanmıştır. İşte bu tedvin projesinin başkanı da Zühri’dir…

İşte yukarıda tarihe zulüm ve işkenceleriyle geçen Abdülmelik'in oğlu Yezid b. Abdülmelik (720-724) te Zühri'yi kadı tayin etmiştir.[9] Peki II. Yezid kimdir? Tahtını cariyesine teslim edip “uçmak istiyorum!” diyen sarhoşun teki! Bu diktatör tahtını verdiği cariyesinin cesedinin gömülmesine izin vermeyip günler boyu sarayda alıkoymuş çürümüş cesedin kokuları Emevini sarayını kaplamıştır.[10] II. Yezid, kırk ehl-i sünnet alimini çağırıp onlara “Halifeler için hesab ve azab yoktur.” fetvasını(!) yazdırmıştır.[11] İşte geleneğin dayandığı hadisleri ilk toplamaya başlayan şahıs böyle bir zalimin baş adamıydı!

Yezid b. Abdülmelik, Zühri'yi başkadı atamanın yanında, onu çocuklarının öğretmeni olarak da görevlendirmiştir.[12] İşte Velid b. Yezid b. Abdülmelik, Zühri'nin talebesidir.[13] Velid, içki içen, fasıklıkta aşırı giden ve Kur'an'ın, “Peygamberler yardım istediler ve her inatçı, zorba hüsrana uğradı.” (İbrahim: 15) ayetini oka tutarak delip, “İşte o zorba ve zalim benim.” diyen kişidir.[14] Zühri'nin talebesi Velid, “Kâbe'nin damında içki içeceğim.” diyecek kadar fasıklıkta ileri gitmiş[15], Halid b. Abdullah el-Kuşari bunu önlemiş ancak hayatına mal olmuştu[16]. Ne var ki, sultanının ve talebesinin tüm bu fasıklıkları ve zalimlikleri Zühri'yi rahatsız etmemiştir...

Zühri, Emevilerle olan bu saray mollalığının bir başka boyutu da Hişam b. Abdülmelik'le olan ilişkisidir.[17] Bunun yanında Hişam b. Abdülmelik (724-743)'in Kur’an’ın muhkem değerlerini savunan onurlu Müslümanlara karşı uyguladığı zulüm politikalarının ardında Zühri'nin fetvaları vardı. Örneğin Hişam, peygamberimizin torunlarından direnişçi İmam Zeyd b. Ali'nin başını kestirip çıplak naaşını bir ağaçta çarmıha vurdurdu ve Hişam'ın ölümüne kadar Zeyd'in cesedi ağaçta asılı duruyordu![18]

Zühri, İmam Zeyd'in naaşı ağaçta asılı dururken, Hişam'la beraber hacca gitmiştir(!)[19] ne kadar garip bir İslam ne kadar garip bir yaşam…

Evet, Hadisleri resmi yoldan, sultanların emriyle tedvin eden ilk hadisçi sayılan Zühri’ye[20] hadis ihtiva eden kitaplar getirilir, kendisinden rivayet edilip edilemeyeceği sorulur ve böylece kitabın muhtevasını teşkil eden hadisler onun adına isnad silsilesine alan senedlerle rivayet edilirdi.[21] Zühri, Hişam b. Abdulmelik'i kastederek “Bizi hadis yazmaya (yani uydurmaya) zorladılar.” demiştir.[22]. Gerçekten de Zühri, Mervan ailesi (Abdülmelik, Yezid, Hişam, Velid) için özel hadis ve tarih kitapları yazmış ve Mervan soyuna gizlice vermiş, fasık Velid'in 744'te öldürülmesinden sonra hazine malları arasında Zühri'nin kitapları görülünce, mesele anlaşılmıştı.[23]. Nitekim Ma'mer şöyle demişti: “Biz, Zühri'den daha çok hadis rivayet ettiğimizi sanıyorduk, ama Velid öldürüldükten sonra onun hazinesindeki defterler bineklere yüklendi. O defterler Zühri'nin ilmini içeriyordu.”[24]

Emeviler döneminde ulema sınıfı ile devlet arasında da gizli bir anlaşma var gibiydi. Devlet siyasi hadiselere bulaşmadıkları, sadece dini tedrisatla uğraştıkları sürece bu alimlere asla karışmaz, bilgilerini halka aktarmalarına mani olmazdı. Hatta zaman zaman teşvik ettiği dahi olurdu. Ancak siyasi hadiselere bulaşmış ya da devlet yönetimini eleştirmiş, hele muhalif grupların içerisinde yeralmış olan bilginler kesinlikle affedilmez, şiddetle cezalandırılırdı. Said b. Cübeyr ile Şa’bi bunun en güzel örneğidir. Bu iki büyük müfessir ve fakih Vali Haccac’a karşı Muhammed b. Eş’as’ın yanında yeralmışlardı. Abdurrahman yenilince bunlar Haccac’ın zulmünden nasiplerini aldılar. Şa’bî, Haccac’dan özür dileyince affedilmiş, Said Bin Cübeyr ise acımasız bir şekilde şehid edilmiştir.[25] Buna benzer bir çok örnek bulunmaktadır. Oysa Zührî, Emevi sarayıyla işbirliği yapmayı tercih etti. Tasarrufundaki kaynakları daha fazla hadis toplamak için kullandı. Onun bu çabaları etkili olmuştur ki o, böylece bir çok rivayetin kaynağı haline geldi. Sarayda prensleri şehzadelerin eğitiminde ve dinî konularda halifeye danışmanlık hizmetlerinde bulunmuştur.[26]

İbn Sa’d’ın Buhârî ile Müslim’in şartlarına göre sahih bir senedle rivâyetine göre,[27] birisi ez-Zührî’ye gelmiş, dişleri altın tellerle bağlamanın hükmünü sormuştur. O da sakıncası yok, demiştir. Zührî’nin bu fetvayı verirken Abdülmelik’i kaynak göstermesi kriterinin ilim değil zalimlerin amelleri olduğunun göstergesidir. Zührî, “Abdülmelik dişlerini altınla bağlatmıştı!” diyerek, “Sakıncası olsaydı o yapmazdı!” demiştir. Ayrıca Zührî tedlis yani hadise yalan karıştırma ile de ünlü birisidir.[28] Yani rivâyet ettiği hadîsin başkalarınca güvenilir sayılabilmesi için senedde ve daha başka yerlerde oynama yapabilen bir şahıstır. Diğer yandan Urve geleneğin temel yapıtaşı olan hadislerin ilk toplayıcısıdır İmam Ebû Ca’fer el-İskâfî, Urve’yi, Muâviye’nin hadis uydurmak için tuttuğu kişiler arasında sayar! İbn Abbâs da Urve’nin yalancı birisi olduğunu belirtenlerdendir. [29]

Zühri’den sonra ve onunla Zührî’nin her ikisi de Ehl-i Sünnet tarafından gayet güvenilir kabul edilmektedir.[30] Yuklarıdaki tabloyla hadisçilerin güvenilirlik anlayışlarının ne menem bir şey olduğu her insaflı insan tarafından anlaşılabilir. İşin ilginç yanı Zühri’nin hadisleri ilk tedvin eden kişi olmasının yanı sıra isnad zincirlerini ilk düzenleyen şahıs olmasıdır. Fuad Sezgin’in belirttiğine göre: Hadis senedlerinin müşterek ifadesinden anlaşıldığına göre ashab, Peygamber’den “kâle” tabiriyle naklediyordu. İlk tabiinin sahabeden hangi üslubu kullandığını vâzıh olarak bilemiyoruz. Belki pek te müşterek bir üsluba sahip değildiler. Esasen bu tabirin, hadislerin menşeine nispetle yeni şahıslar araya girdikçe ehemmiyeti artıyordu. Oldukça eski kaynakların bize sakladığı malumata göre, hadisleri ilk defa isnat eden Zuhri (öl.124) idi.[31]

İşte Kur’an’la eş düzeyde görülen, Dinde temel kabul edilen ve hatta bazılarına göre Kur’an’daki hükümleri bile iptal edebilen ayet gibi vahiy(!) olduğu söylenen rivayetlerin ilk tedvincisi Zühri ve arkadaşı Urve’nin sabıka dosyası böyledir…

Cimriliği ile ün yapmış zalim Hişam, bir defasında Zühri'nin seksen bin dirhem borcunu ödemiştir.[32] Zühri, sade biri gibi değil, bir sultan gibi öldü ve Filistin'deki topraklarına defnedildi.[33]

[1] İbn-i Kesir, El-Bidaye ve'n Nihaye, c. 9, s. 560, Çağrı y. İstanbul 1995

[2] İbn-i Kesir, El-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 9, s. 558-559 Çağrı y. İstanbul 1995

[3] İslam Ansiklopedisi, c. 1, s. 270, TDV yayınları, Ankara.

[4] İbn-i Kuteybe, El-Maarif, s. 329

[5] Suyuti, Tarih'ül Hülafa, s. 215, Eser Neş., İstanbul.

[6] Suyuti, Tarih'ül Hülafa, s. 219. İbnü'l-Esir, El-Kamil, c. 4, s. 468,

[7] “Emeviler Dönemi Bilim, Kültür ve Sanat Hayatı” Edisyon, İrfan Aycan, İlmi Hayat, İlahiyat Yay. Ank. 2003 sf.34

[8] İbn-i Kuteybe, El-Maarif, s. 244, İbnü'l-Esir, El-Kamil, c. 4, s. 468.

[9] İbn-i Kuteybe, El-Maarif, s. 329.

[10] İbn-ül-Esir, El-Kamil, c. 5, s. 103.

[11] Suyuti, Tarih'ül Hulafa, s. 246.

[12] İbn-i Kesir, El-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 9, s. 561.

[13] İbn-ül-Esir, El-Kamil, c. 5, s. 240, 243.

[14] İbn-i'ül-Esir, El-Kamil, c. 5, s. 240, 243

[15] İbn-i Kesir, El-Bidaye..., c. 10, s. 23, Suyuti, Tarih'ül Hulafa, s. 250.

[16] İbn-i Kesir, El-Bidaye..., c. 10, s. 23.

[17] İslam Ansiklopedisi, c. 13, s. 645, MEB yyn.

[18] İbn-i Esir, El-Kamil, c. 5, s. 25,

[19] İbn-i Kesir, El-Bidaye..., c. 9, s. 561.

[20] İslam Ansiklopedisi, c. 13, s. 645, MEB yayınları

[21] El-Kifaye s.318’den naklen Fuat Sezgin, “Buhari’nin Kaynakları” Kitabiyat Yay. Ank. 2003 sf. 61

[22] İbn-i Kesir, El-Bidaye..., c. 9, s. 560.

[23] İslam Ansiklopedisi, c. 13, s. 646, MEB yayınları.

[24] İbn-i Sa'd, Tabakat, c. 2, s. 389. Bekir Yakıştıran, “Dört Halife” Yya.

[25] Taberî, 7:391; İbn’ul Cevzî, es-Sıfat 3:80’den naklen Emeviler Dönemi Bilim, Kültür ve Sanat Hayatı” Edisyon, Mahfuz Söylemez, Eğitim Öğretim Faaliyetleri, İlahiyat Yay. Ank. 2003 sf.77

[26] Recep Şentürk, “Toplumsal Hafıza: Hadis Rivayet Ağı” Çev. Fatih Serenli, Gelenek Yay. İst. 2004 Sf.248

[27] İbn Sa’d, V, 235

[28] ez-Zehebî, IV, 40’naklen Bekir Yakıştıran A.g.e

[29] İbn Ebil-Hadîd, IV, 63’den ve İbn Sa’d, II, 263 naklen B. Yakıştıran, a.g.e

[30] Sırasıyla bak. İbn Sa’d, V, 178; ez-Zehebî, IV, 40; İbn Hacer, et-Tehzîb: IV, 113~115, V, 266~269, et-Taqrîb: II, 22, 216; el-Aynî, I, 42, 53; es-Süyûtî, el-İs’âf: 29, 37; Bilmen, I, 462, 473’dan naklen B. Yakıştıran, a.g.e

[31] Muqaddimetul Cerh ve’t-ta’dil, s. 20’den naklen Fuad Sezgi,n a.g.e, sf.65

[32] İbn-i Kesir, El-Bidaye..., c. 9, s. 564.

[33] İbn-i Kuteybe, El-Maarif, s. 329

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 24.05.2020 17:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
müftü şahin 2020-05-23 21:27:51

Allah fetöcü erbaşın ve ona destek veren bekiroğlu zinakarın belasını versin. bu site diyanetin eli ayağı idi. ahmaklar bu siteyi saf dışı bırakmakla diyanetin ipini çektiklerinin farkında bile değiller. akılları sıra tarikatçılardan destek bulup ilim ve hikmetten yoksun iki akıllı koltuklarını sağlamlaştıracaklardı. geldiğimiz noktada tarikatlar ikisinin boynuna yularını taktı ve esir aldı. şimdi yana döne dinihaberleri arıyorlar. ahmaklar dinihaberler gündemde olsa anlaşsalardı, bu gün ne tarikatların borusu öter, ne diyanet tarikatlara esir düşer ne de ali erbaş bu hataları yapardı. fetö boşuna bu adamı kadip yönetimine almamış. tam güdülecek adammış. fetöyü anlarımda erdoğan bu güdülecek adama çobanlığı nasıl verdi. hem de stratejik bir kurum olan diyaneti.

Misafir Avatar
vatandaş 2020-05-24 01:53:08 @müftü şahin

senin müftülüğün yalandır. yalan değilse diyanette ne işin var hadsiz herif.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Aaa 2020-05-24 17:27:42

Hadi be ordan size göre hadis yok o zaman kim iyi kim kötü toptan hadisleri kabul etmeyin bizde destek verelim.yok şu zat iyiydi yok bu zat iyiydi kime göre?

Misafir Avatar
hülya kepenek 2020-05-24 18:50:28 @Aaa

kardeş senin okum ayazman mı yok yoksa anlama özürlümüsün. bu yazının tamamı kaynaklı. sana hadislerin masabaşında yazıldğını bir güzel anlatmış. hala bu palavralara neden yapışıyorsunuz ki. bu palavralara inanmıyorsan ferec hüdür denen köşe yazarı var ona bir bakıver de hadislerin nasıl palavra olduğunu anla. başka birinin demesine gerek yok kendi aklınla az ölç biç tart.

Beğenmedim! (1)
Avatar
ebu hureyre 2020-05-24 17:51:31

müftüymüş bende yedim.

Avatar
Koray 2020-05-24 18:46:53

Ignác Goldziher yahudisinin uydurmalarini aynen buraya aktarmış. Nasilsa kimse arastirmaz bu iddialarin kaynagini kimse sorgulamaz degil mi.emevilere dosttu madem neden abbasiler foyasini ortaya cikarmadi.su kaynak diye verdiklerini arastirmadan bu yazdiklarina inananlar zaten musluman olmanin ne demek okdugunu bilmeyenlerdir ki fasik bir kavimden gelen haberleri hemen tasdik ederler. VAllahi yahudilerden betersiniz. Elbet Allah iki cihanda da sizi rusvay edecektir.
ADMİNİN YORUMU: BİRİLERİ SİZE GOLDZİHER ŞU GÖRÜŞTE DEDİ. SİZ DE PEŞİNDEN GİDİYORSUNUZ. MİLLETİN GOLDZİHER KADAR AKLI YOK DEĞİL Mİ. BU YAZIYI HAZIRLAYAN BEN SANA YAZIYORUM. NE GOLDZİHER BİLİRİM, NE ESERİNİ ALIP OKUDUM. NE FİKRİNİ ZİKRİNİ BİLİRİM. MADEM BU YAZIYI YAZAN BEN UYDURDUM BUNLARI. AL SANA KAYNAK VEREYİM. İNTERNETTE DİYANET İSLAM ANSİKLOPEDİSİNİ AÇ. ZÜHRİ MADDESİNİ OKU. BU YAZIYA AYKIRI BİR YERİNİ GÖRECEK MİSİN. YAHUDİLER SİZİ KANDIRMIŞ FARKINDA DEĞİLSİNİZ. SONRA TUTUP YAHUDİLER SİZİ KANDRIYOR UYANIN DİYENLERİ YAHUDİLİKLE SUÇLUYORSUNUZ. SİZ ALLAHA NASIL HESAP VERECEKSİNİZ.

Avatar
pirifani 2020-05-24 01:35:25

eskiye gidildikçe hadislerin hem sayısı hem konuları hem de müstakil hadislerin muhtevaları kısalmaktadır. hadisler unutulup kısalması gerekirken ilavelerle uzatılıp egolar tatmin edilmiştir.

Avatar
Diyarbakırlı 2020-05-25 00:17:29

ulan pis mealciler şimdide imam Zuhriyi mi hedefe koydunuz?

Avatar
Safa 2020-05-25 09:30:43

Yahu sizin aklınız yok mu ? Bu hadis anlayışını devam ettirirseniz 50 yıl sonra müslüman bulamazsınız. Çünkü anlattığınız İslamın yaşanması mümkün değil, çünkü İslamla alakası yok. Gençler anlatılan Kuran sız müslümanlık anlayışının içinin boş olduğunu görüyor biliyor sorguluyor. Sizin gibi uyduk kalabalığa demiyor.O eskidendi. Uydurulan rivayetleri bir müslüman nasıl savunabilir. Elinde tek Hak ölçü Kuran varken. Tamam sayısal müslüman çok 1,5 müslüman. Nitelikli kaç tane acaba ? İşte sonuç ortada. Siz hiç Kuran okumuyormusunuz ? Okumadığınız zaten belli. . Bir çok saçma sapan Kurana akla tarihi gerçeklere uymayan görüşleri din diye anlatırsan elbet kimse kabul etmez.

Avatar
Ube 2020-05-25 11:31:44

Başkalarını suçlayanlar, önce kendi eteklerindeki taşı döksünler,
İlk HADİS concordance/Hadis fihristini hazırlayanlar Hollandalı müsteşriklerdir, yani Müslümanlar değil, yani Goldziher suçlamak yanlış...bu çözüm getirmez... samimiyetle sorgulamak lazım, bu Allah Resulüne atılacak iftirayı da önlemek için önemli, Hadisi sorgulamayı hemen Yahudilikle suçlamak belki de tam tersi olarak Peygamber düşmanı, Yahudi dönmesi Kabu'l Ahbarı savunmak olacağını da görmeliler..farketmelilier,Burdan anlıyoruz ki bir şaibe var, şüphe var
Kesinlikle net şeksiz şüphesiz teslim olacağımız yegâne ölçü.. KİTAP/RESUL Allah Resulü as.da teslim olduğu Mübarek Kur'an'ı Kerim dir...vesselam

banner312

banner298