“Bir Bilen” Dostla Sohbet

     Değerli okuyucu, bir dostum var; bendeniz ona “BİR BİLEN” diyorum.. Zaman zaman onunla sohbet ediyoruz. O, sanki bir FÜTÜROLOG gibidir; kültürü, feraseti ve basiretiyle geleceği de okur mübarek.

  Bu haftaki sohbetimizin bir yerinde dedi ki:

“Şerifçiğim, dünyamızın geleceğini hiç de iç açıcı görmüyorum..  İşsizlik, aşsızlık, eş ve arkadaşsızlık, bazı mesleklerin fosilleşmesi ve dahi bunların sonunda da sosyal patlamalar bekliyor dünyamızı. Bilim ve teknolojideki dev adımlarla gelişen yapay zekaların, robot adamların aramıza girmesiyle, çözümü çok zor olan sorunlar yumağı ile karşı karşıya kalacağız ne yazık ki.. Faşizm, komünizm, kapitalizm, liberalizm, Hümanizm, modernizm gibi sonu “İzm” ile biten POSTları da dâhil tüm ideolojiler, sistemler iflas ettiler; insanlığa vadettikleri müreffeh bir hayatı sunamadıkları gibi, milyarları içinden çıkılması zor olan bir BUNALIMLAR DÜNYASInın eşiğine getirdiler..

      Biz inanıyoruz ki, kurtarıcı olarak bundan böyle bir Peygamber gelmeyecek, ama bu sorunlarla baş edebilecek AKILLI, KASASINI KESESİNİ DÜŞÜNMEYEN, KENDİNİ İNSANLIĞA ADAMIŞ, ZEKİ VE BECERİKLİ, ERDEMLİ YÖNETİCİLERE ihtiyacı var dünyamızın. Bunlar ve bunların oluşturacağı kadrolar, dünyamızı fitne ve fesada boğmak isteyen ayaklı ve ayaksız ŞEYTANLARLA mücadele etmesini çok iyi bilen yöneticiler olmalıdır.

            Yarınlarımız

         Görünen o ki, yapay zekâların ve bizim gibi vatandaş statüsü kazandırılacak olan robot adamların gelişi ile dünyamızda birçok meslek fosilleşecek. Meselâ, avukatlık gibi.. Hukuk bürolarında çalışanların işlerine son verilecek. Mesela, yapay zekâ ile donatılmış dev hibrit robotların hastanelerdeki saltanatıyla, sağlık sektöründe çalışan bir yığın uzman ve yardımcı elemanlara evlerinin yolu gösterilecek..   Eğitim ve öğretimde milyonlarca eğitimcinin yerini SANAL DÜNYA işgal edecek. Zihinlerimize, düşünce ve ruh dünyamıza belirli merkezler yön verecek, onlar şekillendirecek.. Buna benzer daha yüzlerce örnek verilebilir.. 

     Gelecekte KAPİTALİZM daha da acımasız olacak; VAHŞİsinden tutalım da, TURBO kapitalizmine varıncaya dek tüm çeşitleriyle birlikte merhametsizliğine devam edecek.. Onun için diyorum ki, gelecekte BİLGE KRALLARA ve aralarında   BRÜTÜS barındırmayan yönetici kadrolara bu günden daha çok muhtaç dünyamız.. Günümüzde olduğu gibi KAHT-I RİCAL yani devlet adamı kıtlığı yaşarsa dünyamız, vay biz dünyalıların haline.

     Birkaç Hastalık Ve Meslek

    “ Şerifçiğim, felaket tellallığı yapmak istemem, ama gelecekte dünyamızı tıpkı ahtapot gibi sarmalına alacak olan ekonomik, sosyal, bedensel ve ruhsal hastalıklar da hortlayacak gibi. Bunların her biri çağın VEBAsı olacak maalesef. Bunlardan bazılarının daha şimdiden ayak seslerini duymaya başladık bile..

    Nedir o, diyorsun değil mi???

  Ben diyorum ki, AŞSIZLIK, İŞSİZLİK ve DOSTSUZLUĞA ilaveten bir de YALNIZLIK sendromu sarmalına aldı ve daha da alacak insanlığı. Mesela bu gün bile çağdaş Fransa’nın PARİS’inde evlerin yüzde ellisi, nenesiz- dedesiz, hanımsız veya kocasız, çoluksuz çocuksuz bir halde imiş. Bu haneler, yalnız bir kişi tarafından iskan edilen evlermiş.. Gelecek yıllarda bu Milyonlar, yalnızlıklarını giderebilmek için, sevgi, şefkat ve ilgilerini hemcinslerine değil de, kedi, köpek, yılan, çıyan gibi hayvanlara yönlendirecekler.. Bu bakımdan geleceğin revaçta olan mesleklerinden biri de, Merhum Mehmet Akif’in mesleği BAYTARLIK, yani veterinerlik olacak diye düşünüyorum.. Buna psikoloji ve Psikiyatri uzmanlıklarını da ilave edebiliriz. Bu bağlamda sevgi ve ilgiler insana değil de hayvanlar âlemine yöneldiği için PET SHOP denilen evcil hayvan yem ve malzemelerinin satış mağazaları, işsizlerin vakit geçirecekleri kafeler de ticari anlamda cazibe kazanacaktır.

        Ve Şer Güçler

Dostum, gelecekte insanlığı fıtratından (doğal olan yaratılışından) koparmak için şer güçler, var gücüyle faaliyet gösterecektir. Özellikle ateist ve deistler, gerek sosyal, gerekse görsel ve yazılı medyada tüm gayretleriyle atağa geçeceklerdir. Ama onların tüm bu atakları boşuna gidecektir. Çünkü insanın hamuru, tevhid akidesinden mahrum kalınca kokuşur. Bu kokuşmayı hisseden, bunalımlara düşen insan, saf ve tahrif edilmemiş bir dine koşmak isteyecektir. Dolayısıyla bu gün olduğu gibi gelecekte de bu taleplere cevap verecek olan, gerçek DİN TEBLİĞCİSİ akademisyenlere şiddetle ihtiyacımız olacaktır. Bu tebliğciler, Kur’an ve sünnetten aldıkları ilhamla asrın idrakine sunacaklardır İslam’ı. Bu arada DİN BEZİRGÂNLARI, çakma seyyitler, şerifler, şeyhler, hurafeciler, kıssacılar da oldukça mebzul bir şekilde mantar gibi türeyecek veya türetilecektir.  Türetilecektir diyorum, çünkü pek yakın geçmişte Irak’ta bir KESNİZANİ Tarikatını, Pakistan’da Tahir El Kadri diye ezoterik bir şeyh bozuntusunun örneklerini gördük. Ama bunların hiç biri, bunalım çağının insanlarını tatmin edemeyecek ve milyonlar, dikkatlerini ve kulaklarını gerçek din tebliğcilerine yönlendireceklerdir. DİN, yine tüm sadeliği ile sosyal ve ruhsal bunalımların çare kapısı olacaktır inşallah.”

              Tohumu, Toprağı ve Nesli İfsat Edenler

          “Kıymetli Dostum, fitne ve fesat odakları, nasıl ki insanlığın beden, ruh ve zihinsel dünyasını ifsat ediyorsa,  tıpkı bunun gibi, toprağı ve tohumu da ifsat etmeye devam edecekler. Bunun sonucunda da, hastalıklı nesillerle karşılaşacağız. Bazı tıp Uzmanlarımız, çeşitli vesilelerle, gelecekte doğacak çocukların, büyük oranda OTİZM ve DOWN SENDROMU gibi çeşitli hastalıklarla malül özürlü ÇOCUKLAR olarak dünyamıza geleceklerini ifade ediyorlar.  Böyle bir dünyada, normal olan eğitim ve öğretim kurumlarımıza ilaveten ne yazık ki, ÖZEL EĞİTİM MERKEZLERİnin sayıları artacak ve buralarda görev yapacak profesyonel eğitimcilere de ihtiyaç duyulacak.

     Evet, bu çağda küresel güçler toprağı ve tohumu da bozdular maalesef. Onlar, "Moleküler biyoloji” yi de yanlarına alarak tohumu da bozdular. Tarımsal ilaçlarla da, hem meyve ve sebzeleri hem de toprağı bozdular.. Bizleri de “Tarımda Yeşil Devrim” sloganlarıyla kandırdılar. Oysa bizler, Rabbimizin yüzyıllar öncesindeki şu uyarısını görmezden geldik veya gafil avlandık.

    İNSANLARDAN öylesi var ki, bu dünya hayatı hakkındaki görüşleri senin hoşuna gider; (dahası), kalbindekilere Allah'ı şahit tutar, üstelik tartışmada da son derece ustadır.

   Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde fesat çıkarmaya, [insanın] ÜRÜNÜ[nü] ve NESLİ[ni] yok etmeye çalışır: Allah fesadı sevmez.” (Kur’an, 2/ 204-205)

          VE “ETCEP PROJESİ”

      Şerifçiğim, yarınlara dair ifsat projeleri saymakla bitmez ki. Son günlerin gündeminde olan CİNSİYET DEVRİMİ” ve ETCEP PROJELERİnden ve bunların karşısında neler yapmamız gerektiğinden de bahsetmek isterim, ama dilerseniz bu konulardan gelecek sohbetimizde söz edelim. Ne dersiniz???”

      Değerli okuyucu, BİR BİLEN DOST’un gelecek sohbetinde buluşmak üzere hoşça kalınız. Selam ve muhabbetlerimle

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.