Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan ile Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka'nın sosyal medya hesaplarından Hz. Nuh'u kendi şehirleri ile bağdaştırmaları üzerine başlayan tartışma dikkate değerdi.

Her iki belediye başkanı kadar bu güne kadar tüm İslam ve ehli kitap camiası, Hz. Nuh'un gemisinin Cudi Dağı üzerine oturduğu konusunda hem fikir...

Her iki başkanın yaptığı tartışmanın temelini elbette rivayet kültürü oluşturuyor. Parça mantığı ile ele alınan hadisler nedeniyledir ki İslam dini, bidat ve hurafelere bulanırken bu yöntemle Kur'an'ın da anlaşılması büsbütün engellendi.

Bu gün hadis savunuculuğu yapanların hiçbirinin Kur'an bağlamında tüm hadisleri bir arada okuyup değerlendirmediğini iyi biliyoruz. Hadisler konusunda ortada bize bir fil gösterilse de parçacı yaklaşımla herkes kendi konusu bağlamında hadisleri alıp kullanınca herkes tuttuğu konuya göre hadislerden körlerin fili tanımlaması hesabından bir tanımlama çıkmaktadır. Filin bacağını tutan fili sütuna, karnına dokunan duvara, hortumuna dokunan boruya, kuyruğunu tutan halata, kulağını tutan yelpazeye benzetiyor. Ama aslına bakarsanız bütüncül bakışla ortada ne sütun, ne boru, ne yelpaze ne de fil var...

Ciddi bir inceleme yapılması durumunda özellikle ayetlerin esbabı nüzulü ile sebebi vüruduna dair rivayet edilen hadislerin gerçeği anlatmaktan öte var olan ayetlere don biçme şeklinde uydurulan hikayeler manzumesi olduğu görülmektedir.

Bu hikayelerden bir kısmı da tabi ki "Hz. Nuh ve tufanı" ile "İsra ve Mescidi Aksa" konusudur.

Her konuda olduğu gibi Hz. Nuh ve tufanı konusunda da müslümanlar; risaletin amacı ve yapılış şeklinden ziyade, dünya ve ahirette işlerine yaramayacak geminin çapı, içine alınan canlı, yüzdüğü su ve oturduğu yerle ilgilenmektedir.

Madem risaletin amacı dışında bu konu illa görüşülecekse bu konunun da Kur'an'dan onayının olmadığını tarafların bilmesi gerekir. 

Dikkat edilecek olursa Hz. Nuh ve tufanı konusunda her iki belediye başkanının da risaletin amacından ziyade müslümanları Kur'an'ın hedefinden uzak tutma adına rivayet kültürü ile hareket edip geminin Cudi Dağı'na veya kendi bölgelerine yakın bir yere konduğunu iddia etmektedirler. 
Oysa ayette dağdan falan söz edilmemektedir. 

وَق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْداً لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ 

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" denildi. Böylece su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cudi'nin üzerine oturdu ve: "Zalimler topluluğu yok olsun" denildi." (Hud Suresi, 44.ayet)

Ayet,"Cudi" denen bir şeyin üzerine geminin oturduğundan bahsetmektedir. 

Anlaşılan o ki tahrif olmadan önce Tevrat ve İncil'de de Hz. Nuh'un gemisinin "Cudi" isminde bir şeyin üzerine konduğu/ durduğu/ oturduğundan bahsedilmiş olmalı ki biri Arabistan'da diğeri Türkiye'de iki dağa "Cudi" ismi veriliyor.. 

Yani Hz. Nuh'un gemisinin Cudi Dağı'na oturmasından ziyade "Cudi" isimli her ne ise o şeyin üzerine oturan gemiden hareketle bu iki dağa "Cudi" adı verilmiştir.

İSRA SURESİ'NDEKİ "KUL" ALLAH RESULÜ DEĞİLDİR

Bu tartışma/ kafa karışıklığının bir benzerini "Mescidi Aksa" konusunda da görmekteyiz.

سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ 

Allah, İsra Suresi, 1. ayette, "Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir." demiştir. 

Ayette "kul"un kim olduğu belirsizken birileri, "kul" kelimesini, Muhammed (as)'e yorumlamıştır.

Belki de ayetteki "kul" tabirinin kapsamına Allah Resulü Muhammed (as)'ın girmediği nedeniyledir ki o gün bu ayet nazil olduğunda Mekke Müşrikleri itirazsız bir şekilde sükut etmişlerdi. Aynı şekilde ne hikmettir bilinmez böyle önemli bir konuda Allah Resulü ve sahabenin konuya dair hiçbir yorumu yokken dine alternatif din oluşturan hadisçilerimiz birbiriyle çelişik onlarca Mirac hadisi uydurabilmişlerdir.

"Kul" kelimesinin ötesinde birileri büyük bir efsanecilik örneği sergileyerek ayetteki "Mescid-i Aksa"yı da ilk kez Hz. Ömer döneminde Kudüs'te Mescid-i Aksa ismiyle yapılan mescidle bağdaştırmıştır.

Oysa ayetin nüzulu esnasında Kudüs'te Mescidi Aksa ismiyle bir mescid yoktu.

Ayetten hareketle Hz. Ömer döneminde Kudüs'te Mescidi Aksa isimli bir mescid inşa edilmiş, aradan geçen 190-210 yıl sonra birileri bu mescid ile İsra Suresi 1. ayette geçen Mescidi Aksa üzerine hikayeler uydurmuş, Zerdüştlükteki Mirac olayı da İsra Suresi'ne uyarlanınca ayette kimin kastedildiği bile belirsizken Peygamberimiz Hz. Muhammed, bir gece burak denen bir binekle bir anda uçurulup Allah'ın katına kadar yükseltilebilmiştir.

Zerdüştlüğün kol gezdiği bölgelerde anlatılan efsanelerle birleştirilen İsra 1 ayeti, rivayet kültürü üzerinden "Mirac" konulu bir yığın zırva hadisin ümmetin dağırcağına yerleşmesine yol açar. 

"CUDİ" GAYBE İMAN KAPSAMINDADIR

İşte "Cudi" ismi de "Mescid-i Aksa" gibi gaib bir konudur. 

Türkiye'deki Cudi dağına Hz. Nuh'un gemisinin oturması imkansızdır. Çünkü Cudi Dağı'nın oturduğu alan Şırnak ve Silopi arasındadır.

Geminin dağın eteklerine oturduğu düşünüldüğünde; Şırnak ile Silopi'nin rakımı: 1650 metredir. 

Bu da tüm dünyanın 1650 metre yüksekliğinde su altında kalmasıdır. 

Yani 1650 metre yüksekliğe kadar yeryüzünde karada yaşayan tüm hayvan ve böceklerin su altında boğulup kalması anlamına gelecektir. Yine 1650 metrelik bir suyun mevcut denizler üzerine eklenmesiyle oluşan basınçta tüm deniz hayatının yok olması mümkün olabilecektir.

Çünkü denizde yaşam 100 metre sonrasında güneş ışığının yokluğu, artan basınç, basınca bağlı dibe çöken organik maddelerin çürümesiyle oksijene ihtiyaç duyulup kirliliğin artması ve derinlerde oksijenin çözünmemesi gibi nedenlerle her santimde canlılık imkansızlaşacaktır.

Denizde basınç her 10 metrede 1 atmosfer artarak katlanır. 1 Atmasfer basıncının 10332 kilogram kuvvet/metreküpe denk  olduğu hesaplandığında sadece cudi dağının eteğinde 100 metre canlılığın aktif olduğu deniz tabanıyla birlikte 1750 metre yükselen denizin 175 atmosfer basıncı oluşturacağı bunun da 1.808.100 kuvvet/metreküpe denk bir basınçla canlılığın imkansızlığı anlamını taşır.

Hal bu iken 1650 metre mevcut denizlerin üzerine ilave suyun oluşturduğu basıncı bir canlının hacmine göre karşılayabilmesi için en az 20-50 cm çelik zırha sahip olması gerekir. Canlılığın devam etmesi için gereken diğer etkenlerin her biri yine apayrı bir inceleme konusu...

Nuh'un gemisinin 2089 rakımlı Cudi Dağı'nın tepesine oturtulması durumunda bu yüksekliğin altında kalan tüm kara ve deniz hayatı 1650 metre rakıma göre daha feci bir şekilde yerle yeksan olacaktır.

Gerek Silopi-Şırnak gerekse Cudi Dağı'nın zirvesi veya dağın eteği ile zirvesi arasında herhangi bir yere geminin oturması durumunda o seviyenin altında kalan tüm kara ve deniz canlı türlerinin yok olması durumu söz konusu olacaktır. 

GEMİYE TÜM CANLILARIN DOLDURULMASI İMKANSIZDIR

Zaten Hz. Nuh'un yaptığı gemiye dünyanın dört bir tarafında farklı iklim koşullarına göre yaratılmış var olan milyonlarca tür kara ve deniz canlısını toplaması imkansız olduğu da göz önüne alındığında tufan, bölgesel bir sel baskının olmaktan öteye geçmemektedir.

Arkeolojik kazılarda şu ana kadar tüm dünyayı etkisi altına alan bir tufanın izine rastlanmadığını biliyoruz.

Arkeolojik kazılara binaen Hz. Nuh'un dede ve torunlarının yaşadığı bölgeden yola çıkarak kesin olmamakla birlikte Dicle ile Fırat havzasında bölgesel bir sel baskını olduğuna dair izlere rastlanıyor. Böyle bile olsa aşağıya doğru sel baskını yapan iki ırmağın oluşturduğu su kütlesinin aksine geminin Cudi dağına gidip konması Allah'ın yaratılış/ bilim kanunlarına aykırı bir durum...

KITALAR HAREKETİ VE DEPREMLERİN ETKİSİ GÖZ ARDI EDİLİYOR

Fakat şu noktanın da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Allah, Kur'an'da yürüyen kıta /dağlardan söz ediyor. Bilimsel veriler ayete uygun olarak kıtaların hareketini ortaya koymuş durumda... 

Bu da şu anlama geliyor ki Hz. Nuh döneminde gerçekleşen tufanın olduğu bölge kıtaların hareket etmesiyle o gün bulunduğu yerden çok çok farklı bir yerde dünyanın her hangi bir yerinde olabildiği gibi şu an kıtaların hareketi ve bağlı depremlerle o bölgenin çöküntüye uğrayıp deniz altında kalması da mümkün...

Diyeceğim o ki, "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl olmuş bir bakın!" (Rum Suresi, 42. ayet) bağlamında geçmiş ümmetlerin halini görme babında yaşadıkları yerleri gezip görmek incelemek güzeldir.

Bu, Allah'ın bize bir emridir. Lakin ayette görünen öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakılması tavsiye edilmişken Hz. Nuh ve kavminin yaşadığı tufana dair elimizde somut hiçbir veri olmadığından hareketle Hz. Nuh ve tufanı ümmet için tamamen gaybi bir konudur. 

Sonuçta Hz. Nuh ve kavminin yaşadığı yer konusunda yapılacak her konuşma ve tartışma "karanlığa atılan bir taş" (Kehf Suresi, 22. ayet) mesabesinde boş bir tartışmadır. 

Yani bu yazı bağlamında Hz. Nuh ve tufanı ayette belirtildiği şekilde gerçektir. Bu konu gaybi iman konusudur. Lakin tufanın yeri ve oluş şekliyle ilgili tartışmalar, Allah'ın sünnetullahına aykırı olmakla gerçek dışıdır. Bu konudaki Allah'ın bilim kanunları çerçevesinde şimdilik yapılan tartışmalar karanlığa taş atmanın da ötesinde birer şehir efsanesidir.

ALLAH DİLERSE OLUR MU?

Bazıları bu yazıyı okuyup Nuh tufanının dünya genelinde gerçekleşmesinin mümkünlüğünden hareketle "Allah dilerse neden olmasın!" diyebilir. 

Bu tip kolaycılığa kaçan kimselere Kur'an'ı kelime kelime tercüme ederek üzerinde düşünmelerini salık veririm. 

Allah'ın nazil ettiği Kur'an'da delil/ belge/ ayet/ mucize olarak söz konusu edilen tüm olaylar bir peygamber nezdinde ve o peygamberin hitap ettiği insanlarla sınırlı kalmıştır. 

Diğer taraftan o kavme gösterilen ayetler genel geçer olup sünnetullahta sadece bir istisnadır. Bu istisnayı da Allah yine ayetlerinde neden bazı kavimlere belgeler/ deliller/ mucizeler gösterdiğini belirtmiştir. 

Yani Allah, asla vaadinden dönmediği (Rum, 6; Hac, 47; İbrahim, 47) gibi kainata koyduğu bir düzenden söz etmektedir. Bu düzenin adı sünnetullahtır. (Furkan, 1-2) Ve Allah'ın kendi koyduğu kanunları da bir vaattir ve O vaadinden dönücü değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dertli 2020-06-14 10:40:37

Belki bir gün tarihte Muhammed diye bir peygamber bile gelmemiş dersin. Gerçekten pes artık.

Avatar
ebu hureyre 2020-06-14 16:23:37

sizler görevinizin icabı kıyamete kadar islama saldıracaksınız bizde size karşı islamı müdafaa edeceğiz.gelin islamın değerlerine saldırmaktan vazgeçin.yoksa hüsrana uğrayanlardan olacaksınız.yazık olacak kıyamet günü size.

Avatar
İnsaf 2020-06-15 16:15:17

Birilerine karşı kininiz var, lakin Hz Nuh ve Hz Muhammed’lesne alıp veremediğiniz var.
Muhalifliğinize bir şey demiyoruz, lakin ayetlerle problem yaşamaya, kendinizi üst perdede düşünmeye başlamışsınız, artık bize “Elveda” demek düşer....

Misafir Avatar
pirifani 2020-06-15 21:47:41 @İnsaf

nerede problem gordunuz.nuh tufanıyla ilgili cok sayıda calısma var siz bunları hic okudunuz araştırdınız mı.yoksa israiliyatla dolu eski kitabları vahiy veya kesf mahsulü diye kuranla celisip çelişmediğine bakmadan kabul mu ediyorsınız. rabbimiz kuranda kuranın dilinde bozukluk olmadığını bildiriyor bir ayet biresy soyluyorsa ayetlere zıt mana veren rivayetleri olur olmaz manalar yükleyen rivayet ve yorumları kimden gelirse gelsin terketmek zorundasınız. kuranda tarih boyunca ustunde gerektiği gibi durulmamış cok sayıda mesele vardır.daha doğrusu kasden saptırılmış mesele vardır.bunlardan biri de isra hadisesidir.seytan ayetlerine inanaıp peygamberi günlerce sokaklarda müşrik müşrik dolaştıran rivayetçilere tek bir laf etmezsiniz ama aynı yeren kaynaklanan ezberlerinize dokunuldu mı artıstlige kalkarsınız.

Beğenmedim! (3)
Avatar
levent 2020-06-14 05:34:44

Dinihaber değil DİNSİZhaber.com sunuz ve daha da ötesisiniz...

Misafir Avatar
Ebu hureyre 2020-06-15 15:13:31

Sen nasıl bir haber sitesisin arkadaş. Nerede sapık adam sapık fikir sapik ideoloji varsa yazıyorsun. Bence dini haberler kapatılsın. Çünkü Müslümanların itikatlariyla oynanıyor...

Beğenmedim! (0)
Avatar
tahir 2020-06-14 09:07:05

miracı inkar ettiğiniz ve hatta ayetle sabit bir hakikat olan isra olayındaki kişinin peygamber efendimiz olduğunu da inkar ettiğinizi de öğrenmiş olduk sizi gidi zındıklar

Avatar
Hafiz 2020-06-14 13:22:24

Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz. Bakara Süresi 134 ve 141

Avatar
Baba 2020-06-15 03:52:41

Sizi gidi din düşmanları sizi, Ehli Sünnet itikadinda olanlara israiliyat yaftalari takiyorsunuz. Kendiniz hak dini birakip incil de boyle tevrat ta soyle yaziyor diyorsunuz. Allah tan korkun tevbe edin iman edin. Milletin itikadini bozmak icin Seytanin borazanligini yapiyorsunuz

Avatar
Ube 2020-06-13 23:48:40

mesaja odaklanmak lazım!!!!
Allah'ın verdiği ayrıntı kadar üzerinde durmak lazım,

Misafir Avatar
pirifani 2020-06-18 07:58:16 @Ube

vatandaş madem peygambere atfedilen ifadeyi kullanıp insanların konuşmasına daha doğrusu sadece kendi isine gelmeyenleri konuşmasına kendisinin islam zannettiğinin hilafına konuşmasına mani olmak istiyor be de peygambere atfedilen başka bir sözle mümin Allahın nuruyla bakar hadisiyle soz edeyim.bu tartışmalarla pek ilgilenmeyen namzında kuranında yarı hafız bir yakınım tv de sherocakı gorur görmez münafık bu dedi. başka bir seferinde youtube da sefili görünce bu musluman değil bunu niye dinliyorsın dedi. rüya falan da değil ha. bana Allah resulü bildiriyor da demedi.sadece aklı selimle ve temiz bir kalble daha once hic görmediği iki kişi onun dimağına bu dusunceleri doğurdu ki daha önceki haklı tesbitlerini de biliyorum.buyur bir de burdan yak.

Beğenmedim! (4)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-18 06:49:21 @Ube

vatandaş efendi herkesin laf etmesine taraftar değilmiş.vay be kafa yapısına bak. omuzun ustunde oyle kafa taşımak başka birsey değil hammallıktır. lafı ben etmesem başkası edecek.insanların düşünmesine sorgulamasına araştırmasına konuşmasına yazmasına çizmesine nasıl engel olacaksın.bak bunu profosyonelce yapan tarikatlerin uydurma islamlarından hergun insnalar uyqanıp hidayete ulaşıyor engel olabiliyor mısınız.isteseniz de istemeseniz de hakikatler ortaya çıkacaktır . siz istemesesniz de kurani hakikatler ortaya çıkacaktır.tufa ve isra konusunda araştırma yapılması sizi niye bu kadar korkuttu.kuran hakikatlerinin ortaya çıkması islamı kuranı zayıflatmaz ama sahte Allah dostlarının canına ot tıkar ondan değil mi.ilahiyatlara sızmış tarikatçı sahtekarların foyasını ortaya çıkarır ondan değil mi. hz isayı gökten getirecek kitaplar yazanların gerçekten ne olduklarını ortaya çıkarır ondan değil mi.hakikatler sözle iletilmez mi.insanları susturmak için hadislerin ardına sığınmak niyedir.

Beğenmedim! (5)
Misafir Avatar
vatandaş 2020-06-16 07:14:14 @Ube

maalesef bu kardeşlerimiz propagandanın tesirinin farkında değiller veya fark etmek istemiyorlar. efendimiz: beyanın sihirli gücü vardır. buyuruyorlar. yalanlarda yanlışlarda insanları etkiler. onun için herkesin rast gele laf etmesine müsaade edilmez. lütfen kur'ana dil uzatılmasına müsaade etmeyin. edenlere doğru dürüst tek laf bile etmeden bu nasıl kur'an savunuculuğudur Allah aşkına.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-15 22:17:29 @Ube

9-sayın vatandaş kuranla ilgili endişende samimi olduğunu düşünerek cevaplayacağım.kuranı inkar ve kabul her donem ve sart altında olacaktır.yani seni endişelendiren calısmalar yapılsa da yapılmasa da kuranı inkar eden de kabul eden de olacaktır.bu tip seni endişelendiren calısmalar yapılmadığı zamanlarda da cok sayıda alim ve cahilin kuranı red ettiğini biliyoruz bunların sayılarının gunumuzde artması ozgur ortamda dusuncelerini ifade edebiliyor olmalarındandır.asırı uçuk ve kaçık yorumlar tarihin her döneminde oldu kimisi kabul edildi kimisi kabul görmedi mesela muhiddin arabi hallacı mansur gunumuzde yasasalardı evrenesogluyla bir tutardın.uydurulmus din kadar uydurulmuş olan başka bir sey daha var ki uydurulmuş din onunla ayakta durabilmektedir o da uydurulmuş tarihtir.hakikatleri öğrenmekten korkma.hakikat bazen ayrıntıda bqazen satır araklarında bazen de buyuk harflerdedir.esas mesel hakikati ogrendihinde hakikate teslim mi olacaksın yoksa atalarımız başka turlu inanmışlardı mı.

Beğenmedim! (7)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-15 21:39:52 @Ube

vatandas yolun sonu budur diyerek insanları korkutmaya calısıyorsın ama boşuna.icerdeki sağlam kaleyi korumak bahanesiyle korumaya calıstıgın curuk surların altında her gun binlerce insan helak oluyor.korkma kuran Allah kelamıdır kimse yıkamaz.kuranı korumak için sahte zırha ihtiyacımız yoktır.hadisler rivayetler vs kurana gore degelendirilir.1400 senedir müfessirler kuranın her ayeti konusunda tartışmışlar her biri her bir ayete farklı yorumlar getirerek kendi zamanlarında kendi kapasitelerince yorumlar yapmaya calısmıslar.bu gun de gunumuz ortamının algılarıyla kurana yaklaşmaktan niye korkuyorsın.razinin tefsiri felsefeyle mukatilinki israiliyatla ibni kesir rivayetle dolu onlar kendi zamanlarının cagdası yani moderniydi biz de kandi zamanımızın insanıyız.dunya yuvarlak diyene yunan felsefesinin etkisind kalmış diyorlardı.bugun bilgi düğmenin ucunda.fastaki malezyadaki somalideki vs eski ve yeni butun çalışmalara ulaşma imaknımız var.bilimsel analiz metodları gelişti.

Beğenmedim! (6)
Misafir Avatar
vatandaş 2020-06-15 16:06:46 @Ube

bu yolun sonunda söyleyeceğiniz şey: ne yapalım araştırmalar kur'anın Allah kelamı olmadığını ortaya koyuyorsa yapacak bir şey yok. bunun adını siz koyun. bu yolun sonu budur lütfen kafanızı kuma gömmeyip anlayın. sıra kur'ana dil uzatmaya geldi. bu da yapılıyor. bu kur'an lafzıyla manasıyla Allahın kelamıdır. değildir diyenlere cevap yetiştirin. bırakın müslümanlarla uğraşmayı. tabi samimi iseniz.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-15 09:58:35 @Ube

2-yahu vatandaş bu korkunun sebebi ne yoksa bilip de insanlardan gizlediğiniz bazı bilgiler belgeler mi var.cıkart dilinin altındaki baklayı ben çıkartmadan dilimin altındaki baltayı.sakın cami hocalarının vaizlerinin ellrini kursuye vurarak dünyanın her yerindeki kuranlar noktası noktasına aynıdır palavrasının artık insanları kandırmadığını mı öğrendin.eskiden ulaşım iletişim yoktu insanlar bunların hepsine sahip olamıyor ve sayfa sayfa harf ahrf karşılaştıramıyordu ve zaten kitap okuma alışkanlığı olmayan halka da kursuye pat pat vurarak racon kesmekle malı götürmek kalıyordı.artık john burton.william muir.canon sell gibi oryantalistlerin zamanında yasamıyoruz.dunya senin kucucuk ülkenden ibaret değil.onlar klasik oryantalizmi çoktan ashtı sen halen insanları masallarla kandırabileceğini zannediyorsın.kurana yapılacak her bir itirazın asıl cıkıs yeri hadislerdir uydurmalardır klasik tefsir ve tasavvuf literaturudur. kuranla çelişmeseler onları savunmasını sizden iyi yapariz.

Beğenmedim! (7)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-15 09:16:46 @Ube

yahu vatandaş sefile hoca gözüyle bakmaktan ne zaman kurtulacaksın. kuranı kim inkar etmiş.mesele kuranın doğru anlaşılmasıdır.kuranı uydurma hadislerin uydurma rivayetlerin saptırıcı etkisinden arındırarak doğru olarak anlama gayretidir.sefil nihayetinde bana kuran okuma diyebilecek 500 ayetin vız geleceğini söyleyebilecek biridir.bunların hadis demelerinin tek gayesi insaları kasden kurandan isalamdan uzak tutmaktır.nuh tufanı yaratılış ve peygamber kıssalarının tümünde israiliyat yönlendiricidir.gerketigi yerde ayetlere kelimeler eklenerek israiliyat ve uydurma hadisler dogrulnamaya calısılırken niye sefil gibilere itiraz etmiyorsınız da kafayı halefullah veya tarihselcilere takıyorsınız.isra miraç mescidi aksa meslesi de tahkiki gerektiren bir meseledir.kuranı inkar tehdidi ve korkusuyla basını kuma gömmekle ne elde edeceksin.zaman mı kazanacaksın.gec de olsa gerçekler yalanları supurup goturur.dunyanın yuvarlak olduğuna karsı çıkan ataların nerede simdi kaldılar mı.

Beğenmedim! (8)
Misafir Avatar
vatandaş 2020-06-14 22:49:17 @Ube

söylüyorum. bu gidişin sonu önce tarihsellik sonra da dini inkardır. işte kur'an tek kaynak diyenlerde sıkışınca tarihsel demeye başladı. siz hadis inakrının kur'an inkarına dönüşeceğini anlamak için kaç fırın daha ekmek yemelisiniz. ebubekir hoca defaatle söyledi. hadislere yönelttiğiniz itirazları kur'ana da yöneltirsiniz diye. m. öztürkte aynı şeyleri söylemiyor mu?

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
Şerif Bilgin 2020-06-14 12:02:16

Allah'ın muradı geminin hangi ülke yada il olmasımı yoksa Allah'ı ve ona karşı sorumluluğunu unutmuş bir topluma kendidine gelmesi ve Allahın kudretini göstermesi mesajımıdır.ve önümüze koyarak bizim almamız gereken ders nedir demek mi Allah bize kur'an'dan hesaba çekileceksiniz derken neye odaklanmak gerekirse ona odaklamalı insanlık yoksa bizde mesajı örtmüş oluruz.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-14 09:54:30 @Ube

2-devam edelim mesela hz isanın uluhiyetini kabul etmeyen hristiyanların da hz isaya her ne kasdederlerse de Allahın oglu dediklerini herkes biliyor peki ezra ya Allahın oglu diyen geçmişte ve gunumuzde bir tek yahudi gosterebilirmisiniz.iste bu kurani hakikatler ancak ayrıntıdadır.bu anlaşıldığı zaman muhammedin muru Allahın nurundan yaratılmıştır muhammed esitir Allah.vahyi cebraile hz muhammed veriyor.ete kemiğe gorundum filan olarak gorundum diyenlerin ne dedikleri neyi kasdettikleri daha iyi anlaşılacaktır.bizim kuran merkezli sistematik teolojıye acilen ihtiyacımız var kıssaolojinin de bunun alt dallarından biri olmak sartıyla.olum ve ahiret konusundaki mehmet okuyanın calısması eskatoloji konusunda ornek teşkil eder.bunun kıssalar basta oak uzere kurnaın butun konu ve kavramlarıyla ciddi olarak yapılması gerekmektedir.aslında bu calısmalar yapılıyor ama dağınık sekilde.

Beğenmedim! (6)
Misafir Avatar
pirifani 2020-06-14 08:59:58 @Ube

kuranda gecen kıssaların gayesi yine kuranda açıklanır.ancak bunun otesinde ehli kitapla dinsizlerle ve diğer inancda olan kişilerle mücadelede ayrıntılar üzerinde durulması konunun uzmanları için gereklidir.kısalarda kasdedilen dini ahlaki hedeflere kuranda bahsedildigi kadardan ulaşılabilir.yani israiliyat ve uydurmalarla halkın zihnini kirletmemek önemlidir.ancak böyle yapılmadığı ve musluman halkın zıhınleri uydurmalarla kirletildiği için musluman araştırmacılar meselelerin teferruatına inip doğru bilgilerle halkı aydınlatmalı gayrı muslumlere gereken cevabı verebilmelidir.seneler once misyonerler bana tevratta geminin agrı dağında olduğu belirtiyor kuranda ise cudi dağında yazıyor diyerek itirazda bulunuşlardı.bu konuda gerekli araştırmayı yapmadan ikna edici cevap verilemez.ayrıca kuranın anlasılamsında kıssalara yönelik yeni yaklaşımlar var tarihselcilerin bu kıssaların gerçek tarihi olaylar olmamasını savunmak gibi iddaları var bu konunun da irdelenmesi gerkemktedir.

Beğenmedim! (6)

banner312

banner298