İmamı Rabbani 273. mektup: Garanik hadisesi... Şeytan vahye müdahale etti iddiası

Tasavvuf alimi İmamı Rabbani hakkında daha önce bir kaç mektubunu yayınlamış ve tenkit etmiştik. Bu yazımızda 273. mektupta yer alıp Allah'a, peygambere, meleklerine ve Kur'an'a nasıl iftira attığını ele alacağız...

İmamı Rabbani 273. mektup: Garanik hadisesi... Şeytan vahye müdahale etti iddiası

Tasavvuf alimi İmamı Rabbani hakkında daha önce bir kaç mektubunu yayınlamış ve tenkit etmiştik. Bu yazımızda 273. mektupta yer alıp Allah'a, peygambere, meleklerine ve Kur'an'a nasıl iftira attığını ele alacağız...

11 Mart 2019 Pazartesi 22:00
İmamı Rabbani 273. mektup: Garanik hadisesi... Şeytan vahye müdahale etti iddiası
banner310

273. mektubunda İmamı Rabbani rüyada görülen peygamberin gerçek olup olmadığı konusuna “Garanik Kıssası” olarak tarih ve hadis kitaplarında yer bulan İsrailiyyattan örnekle rüyada görülen Peygambere itimat edilmemesi gerektiğini anlatıyor.

GARANİK KISSASI ÖZETLE

Hz. Peygamber’in müşriklerin gönlünü İslâm’a ısındırmayı arzu ettiği bir sırada, şeytanın telkiniyle vahiylere Allah kelâmı olmayan bazı sözler karıştırdığını ve daha sonra Cebrâil’in ikazıyla bundan vazgeçtiğini iddia eden rivayetler münasebetiyle kullanılmış ve daha çok Necm sûresiyle (53/19-20) Hac sûresindeki (22/52-54) âyetlerin nâzil oluşuna ilişkin tartışmalara konu olmuştur. Garânîkle ilgili ilk rivayet erken devir siyer yazarlarından İbn İshak’a aittir. Onun, Habeşistan’a hicret eden müslümanların Mekke’ye dönüşlerinden söz ederken naklettiğine göre Resûl-i Ekrem kendisine nazil olan Necm sûresini okumaya başlamış, yanında bulunan müslüman-müşrik herkes onu dikkatle dinlemiş, fakat, “Gördünüz mü Lât ile Uzzâ’yı” (53/19) meâlindeki âyete geldiğinde şeytan, “Andolsun ki bizi Allah’a yaklaştırmaları için onlara tapıyoruz” (والله لنعبدهنّ ليقربونا إلى الله زلفى) şeklindeki bir cümleyi araya sokunca müminlerin bir kısmı tasdik etmiş, bir kısmı kabul etmemiş (Diğer kaynakların kaydettiğine göre Hz. Peygamber, secde etmeyi emreden sûrenin son âyetinin gereğini yerine getirmek üzere secde etmiş, müşrikler de onunla birlikte secdeye kapanmışlar). Şeytan ise âyet diye kattığı ibareyi müşriklere öğretmiş ve onlar tarafından durmadan tekrar edilmesini sağlamış. Bu durum Hz. Peygamber’i çok üzmüş; Cebrâil gelince söz konusu ibareyi ve onunla ilgili olarak aldığı tepkileri anlatmış, Cebrâil de bu ibarenin sorumluluğunu taşımadığını belirterek Allah’tan getirmediği metinleri insanlara okuduğunu ifade etmiş. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem’i korku ve telâş almış. Bu sırada onu teselli etmek için şu âyet nâzil olmuş: “Biz senden önce hiçbir resul ve nebî göndermedik ki o, vahyedilenleri okuduğu zaman şeytan okuduklarına bir şey karıştırmış olmasın. Ancak Allah şeytanın karıştırdıklarını iptal eder, kendi âyetlerini de sağlamlaştırır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” (el-Hac 22/52). (Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Garanik)

BU KISSADAN HAREKETLE KUR'AN'A DİL UZATAN SELMAN RÜŞTİ KAFİR İLAN EDİLMİŞTİ

Garanik Kıssası hatırlarsanız Selman Rüşdi’nin “Şeytan ayetleri” kitabına kaynaklık eden baş yapıt…

Selman Rüşdi bu İsrailiyat ile Kur’an’a dil uzatınca İslam aleminde kıyametler kopmuş, İran başına 500 bin dolar ödül koymuştu.

Ama aynı hikayeyi İmamı Rabbani dile getirince bir anda müceddidi elfi sani olup baş tacı ediliveriyor.

İMAMI RABBANİ GARANİK KISSASINI SORGULAYACAK İLME SAHİP DEĞİL

Şu an sözde ehli sünnetçi taifenin yaptığı gibi İmamı Rabbani de hadis diye rivayet edilen her sözü, Kur'an'a denk görüp sorgulamaksızın doğru kabul eden bir zihniyete sahiptir. Yani İmamı Rabbani metin tenkidi yapacak ilmi seviyede değildir.

Yazının sonunda göreceğiniz şekilde Garanik Olayında Peygamber (as) Necm Suresi’ni okurken Şeytan vahye müdahele ederek putları övdürmektedir. Oysa rivayet dikkatle incelendiğinde bu olayın doğru kabul edilmesi durumunda Hristiyanların Tanrı inancına benzer bir şekilde olandan bitenden habersiz olan bir Allah tasavvuru kabul edilmiş olacaktır. Şeytan ayetlere müdahil olup Peygamber ağzından putları methettirirken;

-Bu durumdan Allah habersizdir.

-Cebrail habersizdir.

-Peygamberin kendisi habersizdir.

-Sahabe de habersizdir.

Müşriklerin sevinç çığlıkları üzerine sahabe uyanır.

-Ve sahabe Peygamberimizi uyarır.

-Peygamber (as) vahye şeytanın sözünün karıştığını o an ancak farkeder.

-Allah hala habersizdir.

-Peygamber üzülür.

-Allah hala habersizdir.

Peygamberin üzülmesi sonrasında Cebrail (as) “O kelimeler şeytandandır” deyip Necm Suresi’nin ilgili ayetlerini vahyeder.

GARANİK KISSASI ZINDIKLARIN YALANLARINDANDIR

Garanik Kıssasının içinde yer aldığı rivâyet, sened yönünden merduttur. Bu hususla alâkalı olarak İbn-i Huzeyme: “Garanik kıssası, zındıkların yalanlarındandır.” demiştir

273. mektupta İmamı Rabbani açık açık şeytanın ayetlere müdahale edebileceğini belirterek Kur'an hakkında kalplere şüphe tohumları atmaktadır. 

Oysa Allah; “O’na (Kur’ân-ı Kerîm’e) ne önünden, ne ardından bâtıl yaklaşamaz. O, bütün kâinâtın övdüğü bir hikmet sâhibi tarafından peyderpey indirilmiştir.” (Fussilet, 42)

“Arkadaşınız (Muhammed) şaşırmadı ve sapıtmadı. O hevâsından konuşmaz. O’nun konuştukları kendisine vahyolunandan başka bir şey değildir.” (Necm 2-4)

Yine Allah kendine iman eden müminler hakkında Şeytan'a hitaben şöyle demektedir: “Benim kullarım üzerinde senin bir yetkin (etkin/zorlaman) yoktur.”(Hıcr, 15/42) Mü'min kulları üzerinde tasarruf/zorlama/etki gücü olmayan şeytanın Allah Resulü ve getirdiği vahiy üzerinde etkisinin olduğunu söylemek art niyet yoksa da Kur'an'dan bihaber olmaktır. 

Garanik Kıssası’nı gerçek kabul eden İmamı Rabbani’nin 273. Mektubunda dile getirdiği o bölümle okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz:

— Bir gün, Resulûllah oturmuştu. Ona ve âline salât ve selâm.

Kureyş'in ileri gelenleri ve küfür ehlinin başları da yanında idi. Ashabdan da çokları orada bulunuyordu.

Bu sırada, Resulûllah (S.A.) efendimiz Necm suresini okudu. Onların batıl putlarını anlatmaya gelince; Şeytan, Resulûllah (S.A.) efendimizin kıraatına;  onların batıl putlarının medhi üzerine bazı kelimeler zammetti (ekledi). O şekilde ki: Orada bulunanlar, Resulûllah (S.A.) efendimizin kendi kıraati sandılar. Asla, bir ayırd etme yolu bulamadılar.

Bunun üzerine, kâfirler sevinip şöyle dediler:

— Muhammed bizimle musalaha etti (sulh etti, barıştı); putlarımızı övdü.

Orada bulunan, Müslümanlar buna şaşırdılar.

Resulûllah (S.A.) efendimiz dahi, Şeytan'ın kelâmına muttali olamadı; sordu:

— «Vaki olan nedir?.»

Ashab dahi, durumu kendisine arz etti:

— Şu fıkralar, sizin kelâmınız meyanında zuhur etti.

Bunun üzerine, Resulûllah (S.A.) efendimiz mahzun oldu. Akabinde Cebrail geldi; vahiy ile şu beyanı yaptı;

— O kelâm, ilka-i Şeytanî'dir.

Bu suretle şu âyet-i kerimeleri de getirdi:

— «Biz senden evvel hiç bir resul, hiç bir nebi göndermedik ki o, (bir şey) arzu ettiği zaman şeytan onun dileği hakkında ille (bir fitne meydana) atmış olmasın. Nihayet Allah, şeytanın ilka edeceği (o fitneyi) giderir, iptal eder. Yine Allah âyetlerini sabit (ve mahfuz) kılar. Allah (her şeyi) hakkiyle bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.» (22/52)

— «(Allah'ın buna müsaade buyurması) şeytanın (meydana) atacağı (fitneyi) kalblerinde bir maraz bulunanlara, yürekleri katı olanlara bir imtihan (vesilesi) yapmak içindir. Hiç şüphe yok ki o zalimler (haktan) uzak bir ayrılık (ve muhalefet) içindedirler.» (22/698)

— «Bir de bu, kendilerine ilim verilenleri onun (Kur'ân'ın) muhakkak Rabbinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilip de ona (tam) iman etmeleri ve kalblerinde tam bir itminan hâsıl olması îçindir. Şüphesiz ki Allah, (o suretle) iman edenleri doğru bir yola iletir.» (22/54)

— «Küfr (-ü iman) edenler ise kendileri o saat ansızın gelinceye, yahut kısır bir günün azabı çatıncaya kadar ondan (Kur'ân'dan) yana mütemadi bir şey içinde kalırlar.» (22/55) (1)

Kaynak: DiNiHABER.C0M / Özel İçerik

Son Güncelleme: 08.11.2019 23:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Türkoğlu 2019-03-16 09:22:14

ehli sünnet kavramı kur'an dışı dibine kadar uydurma bi kavramdır. en çok diyanet(pardon-hıyanet) cemaatler, tarikatlar, menziller, gavslar, şeyhler cübbeliler, zübbeliler, ihsan-ı şeytanlar, sifiller, tifiller, mamutcuklar, masum zibisi ve ahalisi,ismailağacılar ve kör cahil kur'an dışı müslümanlar kullanırlar. çünkü bu ehl-i sünnet kavramı üzerinden çıkar sağlamak, halkı sömürmek, paraları cukkalamak, dini istismar etmek, cahil beyinsiz insanların gözüne girmek, beyinleri yıkamak çooooooook kolaydır. i̇şte müslümanları geri bırakan, süründüren, paramparça eden bu kavramdır. Allahım sen türkleri araplaştırmaktan koru (amin)

Avatar
pirifani 2019-03-16 10:35:57 @Türkoğlu

listeye fetoyu koymayi unutmussiniz.ayrica oktar bey de ehli sunnetten asagi inmezdi.bundan on onbes sene kadar once samanyolunda izlemistim proflari toplamislar niye ehli sunnet olup ehli kuran olmadiklarini savunuyorlardi. zaten onlarin buyukleri kuran muslumanligi denilen bir sapiklik ciktigini haykirmiyor miydi.ehli sunnet de ehli sunnet.talha hakan alp neyse ki ehli sunnet cizgisini biraz daha genis tutup esariligin ucuna selefileri maturidilerin ucuna da mutezileyi takip ehli sunnet cizgisini genisletiyor.yakinda ibadiler ve zeydileri de ehli sunnet yaparsa sasmamak lazim.

Beğenmedim! (2)
Avatar
Ali 2019-03-12 17:19:23

Cenabi hak butun ehlisunnet velcemaat mezhebi mensubunu imami rabbani muceddidi elfisani ahmedi faruki serhemdi h.zlerinin şefaatine nail eylesin.
Geri kalan ehlisunnet dusmanlarinida kahruperisan eylesin

Avatar
pirifani 2019-03-12 07:56:20

garanik hadistir.garanik rivayetini tenkid edenleri hadis inkarcisi hadis dusmani ilan edenlerin,peygambersiz din olur mi? diyerek salya sumuk saldiranlarin dininin kutsal kitablarinin bir parcasidir.o pestemallilar ki hadis alimlerinin hadis zannedilmemesi icin yazdiklari mevzu hadis kitablarindaki sozleri kendi fikirlerini destekledigi icin hadis diye rivayet ettiklerini biliyoruz.iste bu hadis sersemleri iste bu hadis zibidileri,iste bu hadis hergeleleri imami rabbaniyi yere goge sigdiramazlar.ancak tecdidi olmayan bu muceddid bile peygamberin gercek suretini bilmeyenlerin ruyalarinda seytan tarafindan aldatilabliecegini ifade ediyor.yani kisacasi sadece peygamberi gozleriyle gorenler seytan tarafindan aldatilamazlar.zira diger insanlar peygamberin suretini bilmedikleri icin seytan herhangi bir surete girip kendisinin peygamber oldugunu ifade edebilir.hz isa suretine girip milleti dinden cikardigi tarzinda cok rivayet de var.iste kurandan baska rehber arayanlarin hali.

Avatar
pirifani 2019-03-12 09:58:49

yukarda ve imami rabbani soz konusu olunca dile getirilen ikinci binin mucedditligi meselesini acalim.her bin yilda ululazm bir peygamber geldigi fakat son resulden sonra peygamber gelmeyecegi icin imami rabbani ikinci binin muceddid olarak adlandirilir.ulul azm peygamberlerin arasinda ulul azm olmayan peygamberler oldugu gibi imami rabbani den once ve sonra da gelen mucedditler yuz yil muceddididriler.idda bu.ancak ne ulul azm peygamberlerin arasinda bin sene vardir ne imami rabbani disindaki mucedditlerin kimligi belllidir ne de yaptiklari tecdid nedir dogru durust bir bilgi yoktur.ancak her tarikatin baglilarinca sorgulanmaksizin kabul edilen kendi tarikat buyuklerinin diger tarikatlarin buyukleriyle celisen iddda ve ifadeleri vardir.birakin imami rabbaniyi kabul etmeyenleri kabul edenler bile birbirleriyle uyusmazlar ancak murit bizimkilerin dedigi dogrudur dedikce seyhler de rahat eder ta ki sapitanin da saptiranin da hesaba cekilecegi gune kadar.

Avatar
İmameyn 2019-03-12 09:12:29

Çok güzel bir yazı olmuş iyi ki varsınız. Allah daim etsin

Avatar
pirifani 2019-03-12 19:36:56

madem konu acilmis konuyla ilgili birkac kitabi tanitayim. 1-tarikatta naksibendilik ve rabita yazar ferit aydin maruf yayinlari 376 sayfa.bu kitabin ilk baskisini okumustum eksikleri olmakla beraber guzel bir calisma.2-serhendli rabbaninin delaletini red yazan mehmet emin koc icmal yay 392 sayfa 3-naksibendilik yazan mehmet emin koc ve emre polat icmal yay 386 sayfa 4-naksibendiligin olusum tarihi yazan rauf memmedof icmal yay 352 sayfa icmal yainlarinda cikan bu uc kitabi okumus degilim hacimli calismalar olmakla beraber fiyatlari hacimlerinin cok ustunde oldugu icin cok kitab okumayanlara tavsiye edilebilir.her ne kadar yayinevinin ait oldugu cemaat da karsi ciktiklari naqsilik gibi saibeliyse de okudugunu tartabilen kisilere fazlasiyla faydali olacaklari kanaatindeyim. muhtemelen omer ongutun bazi cemaatlerle ilgili kitabciklarinin cok ustunde bir seviyeye sahibdirler.burada elimden geldigince tasavvufla ilgili calismalarin tanitimini yapacagim. ayrica bumudin nokta blogspot nokta

Avatar
İmam sü 2019-03-13 14:17:31

İyi ki varsınız tasavvufçuların tarıkatçıların maskeleri sayenızde bir bir düşüyor onların feryadları bu son çırpınışlarıdır diyanette keşke böyle çalışsa

Avatar
LA MEDRİ 2019-03-13 14:09:58

halt etmi̇ş si̇ni̇z

banner312

banner298