Avrupa yurt dışında müslümanlara tayin edilen imamlara çözüm ararken belki de en etkili adım, bu gün Almanya'da atılan dil bilme zorunluluğu ile gündeme geldi. 

Avrupa ülkelerinde artmayan nüfus ile birlikte işgücündeki daralma yurt dışından elaman temin etmeyi zorunlu kılıyor. Haklı olarak Avrupa maaşını karşılayıp ekmeğini yedirdiği insanların da kendi ülkelerine ait olmasını/entegrasyonunu istiyor. Entegrasyona en büyük engel ise din ve her ülke insanının beraberinde getirdiği din görevlileri...

Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkeleri bu duruma çözüm bulma adına yurt dışından görevli getirilmesini engelleme yolunda bir takım çalışmalar yapıyor.

DİYANET'İN GÖREVLİLERİNDEN NE DİYANET NE DE CEMAAT MEMNUN

Türkiye gibi tüm İslam ülkeleri geleceği görmekten yoksun, taşıma su ile değirmen döndürmekte Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yaptığı gibi her yıl binlerce dolar masraf ederek din görevlisi görevlendirmektedir.

Görevlendirilen din görevlilerinin çok azı dışında çoğunluğunun namaz kıldırma ve Kur'an okutma dışında tebliğ faaliyeti yapamadığı, farklı cemaat müntesiplerini birleştirme noktasında ilmi ve psikolojik seviyesinin yetersiz olduğu biliniyor.

Yurt dışı görevlendirmesinin şu an için Diyanet çalışanlarına artı maaş dışında hiçbir cazibesi bulunmuyor. Ne Diyanet gönderdiği elemanlardan memnun ne de görevlendirdiği cami cemaati görevlendirilen din görevlilerinden memnun... Ne de Avrupa ülkeleri bu durumdan memnun...

DAVA DERDİ OLMAYAN KENDİNİ GEÇİCİ GÖREN İMAMDAN KİMSEYE FAYDA GELMEZ

Yapılması gereken Avrupa iç dinamiklerinden hareketle orada yaşayan Müslümanlardan din görevlisi yetiştirmek.

Avrupa'da yetişmiş, Avrupa'da oturmaya devam eden, Avrupa kültürünü tanıyan ve kendini geçici görmeyen, davasının adamı din görevlilerinin bir an önce istihdam edilmesi gerekiyor. Tıpkı Bulgaristan, Yunanistan, Bosna ve diğer balkan ülkelerinin yerel din adamlarını istihdam ettiği gibi..

Diyanet'in bu konuyu nasıl aktive edeceğine dair fazla düşünmesine de gerek yok. Var olan DİTİP teşkilatı üzerinden açılacak okul veya kurslar bu konuda çözüm olabilir. İlgili devletin ikna edilmesiyle bu okul ve kurslara kazandırılacak eğitim statüsü sonrasında Avrupa'nın bağrında İmam Hatipler ve İlahiyat Fakülteleri açılabilir.

Bu yol mümkün olmayacaksa ki biraz sancılı ve uzun bir süreç olması nedeniyle gerçekleşmeyebilir. Tıpkı Yusuf İslam'ın İngiltere'de başlattığı eğitim yatırımlarının benzerini Türkiye, Avrupa'da yerel unsurları harekete geçirerek bu sorunu çözebilir.

Aslında Avrupa'nın aradığı ve aldığı bu tedbirler Müslümanların da lehine. İlim dahil üretmeyip herşeyi ithal eden Müslümanların kendine güvenle üretir hale gelmesi gerekir. Maalesef Türkiye'den ithal din görevlileri ile vaziyeti idare eden Avrupalı Müslümanların kendi içlerinden din görevlisi yetiştirmeleri zorunluluktur. Avrupa kendi değerlerini üret diye müslümana yol gösterirken müslüman ısrarla ben üretmem ithal ederim deyip ayak sürçüyor. 

Bazı okurlarımız "Eee! Biz de Almanca bilen hoca göndeririz" deyip çamura yatmayı tercih edebilir. Mesele Almanca bilen hoca meselesi değil.. Kendi bağrından din görevlisi yetiştirme, değer üretme meselesidir.

Avrupalı Müslümanların haçlı baskısının yanı sıra tarikatlar ve cemaatler üzerinden vicdan ve cüzdanlarının sömürülüp parça parça edilmesinin önüne geçilmek isteniyorsa Diyanet bir an önce Avrupa'da yerel unsurları harekete geçirmelidir.

***

İşte Deutsche Welle'nin Almanya'nın bu gün tasarı pek yakında kanunlaştıracağı Almanca dil bilme zorunluluğu haberi:

Almanya'da Bakanlar Kurulunun, ülkede görev yapacak yabancı din görevlilerine temel düzeyde Almanca bilme zorunluluğu getirilmesini öngören yasa tasarısı Alman siyasetini ikiye böldü.

Almanya'da yabancı din görevlilerine temel seviyede Almanca bilme şartı getirilmesi planları Alman iç siyasetinde yoğun tartışmalara neden oldu. Bakanlar Kurulunun Çarşamba günü kabul ettiği yasa tasarısıyla oturma izni ve istihdam yönetmeliklerinde gerekli değişikliklere gidilmesini onaylamıştı.


Yeşiller, Almanya için Alternatif (AfD) ve Sol Parti'nin din politikalarından sorumlu yetkilileri, planı eleştirerek dil bilmenin yabancı ülkelerin gönderilen görevliler aracılığıyla nüfuz kurması sorununu çözemeyeceğini savundu.


Yeşiller Meclis Grubunun Din İşleri Temsilcisi Konstantin von Notz, yabancı din görevlilerinin gelecekte Almanca bilgilerini ibraz etmesi planının "başka devletlerin etkisinde olacak imamlar sorununu çözmeyeceğini" belirtti. Von Notz, Almanca şartından ziyade Almanya'daki imamlar ve din görevlileri için eğitim programlarının desteklenmesi çağrısı yaptı.


Sol Parti'den Christine Buchholz da Almanca şartını popülist bir yaklaşım olarak nitelendirerek "Alman hükümetinin bunun yerine enerjisini Almanya'daki Müslümanlar için eşit haklara sahip bir imam eğitimi için harcaması gerektiğini" kaydetti.


"Asıl sorun Katar ve Türkiye'nin etki kurabilmesi"


Sağ popülist AfD partisinin din politikaları sözcüsü Volker Münz de yasa tasarısının yetersiz olduğunu belirterek, yabancı din görevlilerinin sadece temel düzeyde Almanca bilmesinin entegrasyona hizmet etmeyeceğini, daha ziyade kabaca anlaşmayı mümkün kılacağını belirtti. Münz, "Asıl sorun, Katar ya da Türkiye'den din görevlilerinin gelip buradaki Türk ya da Arap kökenli insanlar üzerinde etki kurabilmesidir" diye konuştu.


İktidardaki koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hristiyan Birlik partilerinin din politikaları raportörü Christoph de Vries ise yasa tasarısıyla ilgili olumlu görüş bildirerek, "Bu şekilde şimdiye kadar Almanya'da görevlendirilmesi gündeme gelebilen pek çok imam artık Almanya'da görev yapamayacaktır" dedi. de Vries, bunun yerine imamlık eğitimi alan ve camilerde görevlendirilenler arasında Türk kökenli Almanların sayısının giderek artacağını kaydetti.


Alman Konrad-Adenauer Vakfı'nın Mart ayında açıkladığı araştırma sonuçlarına göre, Almanya'daki camilerde görev yapan imamların yüzde 80 ila yüzde 90'ı yabancı ülkelerden gönderiliyor. Almanya'daki en büyük Müslüman cemaati oluşturan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (ditib), Türkiye'deki Diyanet ile yakın bağı ve imamların çoğunun Türkiye'den gönderilmesi Almanya'da geçmişte de yoğun siyasi tartışmalara yol açmıştı.


Ancak Almanya'da pek çok Hristiyan cemaat ve Katolik kilisesinde de yabancı din görevlileri bulunuyor.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet turgut ( imam hatip ) 2019-11-09 10:43:58

Diyanet hazırlıksız, tedbirsiz değildir, almanca bilen çok imam var ,ben ilmen dinen ve alman kültürünü ve almancayi biliyorum

Avatar
Ahmet ilter 2019-11-10 23:14:50

ADMİNİN YORUMU: BU YAZIYI YAZAN ALMANYA, AVUSTURYA, HOLLANDA DA YAŞAMIŞ TÜM CEMAATLERLE DİYANET İMAMLARININ NASIL ÇALIŞTIĞINI YAKİNEN GÖREN BİRİ. GÖREN DE TEBLİĞ AŞKI İLE YURTDIŞINA GİTMEK İÇİN BİRBİRİNİZLE YARIŞTIĞINIZI SANACAK. YURTDIŞINA İLAVE PARA VERİLMESİN KAÇ KİŞİ GİDECEK YURTDIŞINA, VAR MISIN DENEMEYE... ALÇAKLIK ETME VARSA CESARETİN KÜNYEDEKİ TLFDAN ULAŞ VE AYNI SÖZLERİ TEKRAR ET Kİ ADAM OLDUĞUNU ANLAYALIM

Avatar
ne Diyim? 2019-11-11 14:35:05

imamlar en sonda da diğer yüksek görevdekiler biliyor mu?

Avatar
Kenan 2019-11-12 01:25:05

Ya Kardesim bize dava adami lazim, avrupada yetismis musluman dava suuru. Malesef avrupadaki Cimri turk muslumanlar herseye para buluyor, bir imamin maasini ödemeye para bulamiyor. Diyanet milleti temple yetistirijor , en Buyuk kötulugu Diyanet yapiyor. Imamin maasini ödemeyen cemaate Imam Yok nokta. Yaziklar olsun alcak vatan haini burokrasicilere.